Ensest yasağı… Belki de kökenleri insanlık tarihinin ilk devirlerine kadar giden bir yasak. Yasağın ihlalinin cezası, bazen kırbaçlanma bazen de ölüm olmuş. Peki ensest neden yasaklanmış? İlkel bir hukuk düzenlemesine bile sahip olmayan kabilelerin esas tabularından biri olan ensest, gelişmiş bir hukuk sistemine sahip modern toplumlarımızı hâlâ nasıl şekillendirebiliyor? Din, etik, psikoloji ve antropoloji gibi ana disiplinlerin temel konularından biri olan ensesti ve yasaklanmasını kurucu sosyologlardan Émile Durkheim inceliyor.
₺6,95
₺9,26
Tabu kavramı dilimize ilkel insanların sözlü dilinden geçmiştir. Bu sözcüğü aldığımız Polinezya dilinde, soyluların kişiliklerine ve özel mülkiyet haklarına karşı batıl inanç kaynaklı bir saygı telkin eder ve dini, toplumsal ve siyasi yaşamı derinden etkileyen şaşırtıcı bir sistemi tanımlar.

Bu cilt, tabu ilkelerini kitabın asıl teması olan krallar ve rahipler gibi kutsal kişilikler üzerinden ele alır.

Tabu ve benzer sistemlerin din, ahlak, yönetim ve mülkiyetin gelişimindeki önemi o günden sonra genel hatlarıyla kabul gördüğü gibi antropolojinin sıradan bir unsuru haline gelmiştir.
₺33,34
₺41,67
İnsanın var oluşuyla başlayan yok oluşa direnme serüveninin en önemli delillerinden biridir mumyalama. İnsanoğlu bir türlü ölümü kabul edemez iken, kuru çöl kumlarının arasında, kuru havası olan yüksek dağlarda hala çürümeyen bedenlerle karşılaşmış ve bu manzara karşısında umuda kapılmıştır. Şartlar uygun hale getirildiği takdirde insan vücudunun ölümsüzlüğü yakalayacağı fikrini geliştirmiştir. Bu arzu ile işe koyulan mumyacılar, edinilen tecrübelerle birlikte her geçen gün kullanılan malzemeleri ve teknikleri geliştirerek bize bu güne kadar taşınan kıymetli bir miras bırakmışlar ve insanoğlunun ölümle mücadelesini göstermişlerdir.
₺16,50 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
Kültür denen şey, sabit bir öz mü, yoksa ele geçiremediğimiz, sürekli değişen dinamik bir canlılık mı? 
Kuruluşunda Batı-dışı insan topluluklarına odaklanan antropoloji disiplini, son otuz-kırk yılda kendi tarihiyle hesaplaşabilen, başlangıç varsayımlarını yıkabilen ve günümüzün karmaşık sorunlarıyla farklı biçimlerde ilişki kurabilen bir araştırma alanı olduğunu kanıtladı. 
Kültür Denen Şey, antropolojinin bu zenginliğinin ve derinleşmesinin bir yansıması. Hem dünyada hem Türkiye’de yapılan araştırmalar ışığında antropolojinin araştırma gündemlerinin bir haritasını veriyor elimize. Bu harita sayesinde devlet, bürokrasi, tarım, köylülük, ekonomi, kent, çalışma, cinsiyet, din, etnisite, spor, dil, medya, hukuk, göç, cinsellik, çevre ve duygulanım gibi çok geniş bir alanda insana ve kültüre bakışımızın yakın zamanlarda nasıl büyük bir değişime uğradığını görebiliyoruz. 
Son yıllarda hem Türkiye üzerine çalışan sosyal bilimciler arasında hem okurlar arasında antropolojinin tartışmalarına, yöntem ve bulgularına artan bir ilgi var. Kitapta yer alan makaleler, kendi konularında bir düşünce tarihi sunarken, bu panoramanın önünde şekillenebilecek yeni sorulara ve tartışmalara ilham vermeyi amaçlıyorlar.
₺31,50 KDV Dahil
₺42,00 KDV Dahil
“Her gün bazı erkekler, kadınlar ve çocuklar göğe tırmanırlar ve yeniden ağacın dallarını kullanarak geri inerlermiş. Bir gün yukarı doğru tırmanırlarken Kakan adlı yaşlı bir şahin bir çubuğu diğerinin üzerinde hızla döndürerek ateş yakmanın yolunu bulmuş. Fakat bu kuş ile beyaz bir şahinin arasındaki sürtüşmeden ötürü tüm bölgeyi ateş sarmış ve ne yazık ki çam ağacı yanmış; bu yüzden yukarı çıkan insanlar yeniden yeryüzüne dönememiş ve bu hadiseden sonra gökyüzünde kalmışlar. Yukarıda kalan insanların kafalarında, dirseklerinde, dizlerinde ve diğer eklem yerlerinde kristaller oluşmuş; geceleri bu kristaller parlıyormuş. Bu parıltılar aslında bizlerin yıldız olarak adlandırdığı şeylermiş.” 
Dünyanın dört bir yanında insan, hayvan ve doğa gözlemlerinden yola çıkarak anlatılan sayısız mitlerden yalnızca ateşle ilgili olanları bize aktaran Frazer’a göre, ilkel doğa felsefesinde yürütülen mantık kusursuza yakındır. Antropolojinin yanısıra edebiyat, felsefe ve zooloji gibi alanların da beslenebileceği bu mitler, ateşin insanlık üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
Kültürel antropolojinin önemli isimlerinden olan Robert H. Lavenda ve Emily A. Schultz’un on iki bölüm ve bir ekten oluşan Kültürel Antropoloji: Temel Kavramlar adlı bu kitabında; kültür, insanın anlam yaratma süreci, dil, din, mit, ritüel ve akrabalık gibi kavramlar tarihsel-toplumsal bağlamlarıyla ve antropolojik bakış açısıyla ele alınmıştır. Sosyal bilimler ve özellikle antropoloji ve sosyoloji ile ilgilenenler için temel kaynak niteliğindeki bu eserde; başlangıcından bugüne kadar antropolojinin bilim olarak nasıl algılandığı, küreselleşme, teknoloji ve bilim antropolojisi gibi konular ayrıntılı şekilde irdelenmektedir. 
Kitabın sonunda verilen etnografya metinlerini yazmak ve okumak konusundaki ek bölüm, saha çalışması yapıp metin yazacak veya etnografi metinleri okuyacak kişiler için bir rehber niteliği taşımaktadır. Kültürel antropolojide teori, siyasal ve iktisadi antropoloji ve tıp antropolojisi, cinsellik, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ve toplumsal örgütlenme gibi konular, derinliğinden ve zenginliğinden bir şey kaybetmeden açık ve anlaşılır biçimde anlatılmıştır. Sosyal ve kültürel antropoloji disiplinine dair hemen her kavramın işlendiği kitap, Türkiye’deki antropoloji çalışmalarına özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺21,00 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
₺22,50 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
₺11,25 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
₺28,80 KDV Dahil
₺36,00 KDV Dahil
1
< style >. async - hide { opacity : 0 ! important } < /style>