JulietMacur korkunç detaylar veriyor. Kan torbaları. Şırıngalar. Davalar. Bu nasıl bir çılgınlık! 
–EveningStandard. 

İmparatorluğu çökmüş ve evini satmak zorunda olan bir adam… Onu muhteşem evinde ziyarete gittiğinde böyle bir Lance Armstrong karşılıyor gazeteci JulietMacur'u. Defalarca karşı karşıya geldiler. Ama ilk kez yenik bir adam var karşısında.  
Armstrong’un skandal sonrasında görüşmeyi kabul ettiği nadir kişilerden biri Macur. Lakin öyküyü sadece onun ağzından dinlememekte kararlı. Ailesinden yakın arkadaşlarına, yetkililerden sponsorlara, rakiplerinden takım arkadaşlarına, bilerek ya da bilmeyerek bu büyük yalanın parçası olmuş yüzü aşkın isimle görüşüyor. Ve karşımıza doymak bilmez bir hırsa sahip bir adamın kimi yerde acıklı kimi yerde gülünç kimi yerdeyse nefret uyandırıcı, yalanlarla örülü hikâyesi çıkıyor. Ünü bisiklet sporunun ötesine geçmiş bir bisikletçinin, yetkilileri, gazetecileri ve hayranlarını yıllarca nasıl kandırdığını, imajını korumak için nasıl insanları kullanarak –bazen onların hayatı pahasına– etrafına bir duvar ördüğünü ve “Armstrong Sistemi” adıyla anılan, gelmiş geçmiş en karmaşık, en ayrıntılı doping programını nasıl şeytani bir ustalıkla yarattığını ve uygulattığını bir bir ortaya koyuyor Macur. 
TEKERLEKLİ YALAN: Lance Armstrong'un Düşüşü, kaybetmemek için spor tarihinin en büyük organize suç organizasyonunu kurmayı göze almış bir sporcunun, en zengin hayal gücünün bile sınırlarını zorlayacak, akılalmaz ama gerçek hikâyesi.  

Cevaplanması gereken ilk soru: “Neden yaptı bunu?” Ve “Nasıl bu kadar uzun süre paçayı sıyırabildi?” Macur sis perdesini kaldırınca ortaya Antik Yunan destanlarını hatırlatan bir karakter çıkıyor: ölümcül kusurları olan bir yarı tanrı. 
–Toronto Star
24,00 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil
Yazar, bu kitabında büyük Atatürk'ün bazılarımızın bilmediği bazılarımızın da çok az bildiği bir özelliği üzerine durmaktadır. Yazarın amacı Atatürk'ü şair ilan etmek değil, onun en az bir şair kadar duygu yoğunluğuna sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ömrü savaş meydanlarında geçen bir liderin duygu dünyasını siz okuyucuların önüne sermektir.
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil

Frida, Meksika’nın Vicdanı kitabı, Meksika'nın ulusal kadın kahramanlarından Frida Kahlo'nun yaşamı boyunca ödün vermediği yurtsever, devrimci kişiliğini;
Tuvaline, 35 defa bıçak altına yatan yaralı bedenine çizer gibi büyüleyici gerçekliğini, acılarını yansıttığı öz portrelerini;
Popülist, yozlaşmış kültürün moda ikonu haline getirdiği giyitlerindeki Meksika yerlilerinin folklorik imgelerini;
"Ben devrimle doğdum" diyen Frida'yı Frida yapan Zapatista Köylü Devrimini ve 500 yıldır süregelen Meksika aydınlanmasını;
Frida'nın, Kafka ile örtüşen dönüşümü ve paradoksunu;
20. yüzyılın en büyük sanatçı aşklarından birini yaşayan, birbirini tamamlayan, ötelemeyen, aşk acısı ve aldatılmışlığına rağmen, tüm benliğiyle ve sanat aşkıyla ölene kadar sadık kaldığı eşi Diego Rivera'yı;
Devrim aşkıyla bağlı olduğu Troçki'yi;
Mavi Ev’deki, cennet bahçesini, dostlar sofrasını, çiçek ve hayvan sevgisini;
B. Traven, Octavio Paz, Eduardo Galeano, Carlos Fuentes gibi Meksika aydınlarının gözünden büyük ressamın gerçeğini;
Frida'yı 'sürrealist', 'feminist', 'postmodern" gibi modern sanat çağının kalıp ve tuzaklarına düşürerek devrimci ve aydın kişiliğini görmezlikten gelen, Frida ve Diego'nun karşılıksız aşkını aşağılayanlara inat, hatıralarına bir saygı olarak yazılmıştır. 

Buket Şahin, Meksika'nın devrimci geleneğinden, Maya, Aztek, Zapotek kültürünün süregelen, Chiapas Yaylalarında, Oaxaca Vadisinde yaşayan adsız kadın kahramanlarından beslenen Frida'nın yalın ve özentisiz dünyasına adayarak bu eseri yazmıştır.

(Tanıtım Bülteninden)
18,40 ₺ KDV Dahil
23,00 ₺ KDV Dahil
22 yaşındayken bir düello sonrasında İspanya’dan kaçmak zorunda kalan genç bir sürgün… İnebahtı Deniz Savaşı’nda cesaretiyle ün salmış, çarpışmada sol elini kaybeden gözü pek bir asker... Cezayirli korsanların eline düşen, beş yıllık esareti boyunca defalarca kaçma girişiminde bulunan bir esir… İspanya’ya döndükten sonra Kral II. Felipe adına çalışan bir istihbarat görevlisi ve donanma komiseri… Cinayetle suçlanıp hapse düşen bir aile babası… Kilise tarafından iki defa aforoz edilen, yeraltı dünyasının karanlık işlerine karışan tekinsiz bir adam… Edebiyat dünyasında efsanevi düşmanlıklar yaşayan ve taklitçilerine karşı kendisini savunmak zorunda kalan bir yazar… Hapisanedeyken yazmaya başladığı Don Kişot adlı romanıyla, kendisinden sonra gelen kuşaklara ilham olmuş, modern romanın kurucusu kabul edilen dev bir edebiyatçı… Uwe Neumahr’ın tarihî belgelere, mektuplara ve tanıklıklara dayandırdığı bu titiz çalışması, Miguel de Cervantes’in edebi evreninin penceresini aralarken, kendisi de bir romana benzeyen maceralı ve türlü talihsizliklere rağmen iyimserlik dolu hayatını anlatıyor. Yazar aynı zamanda, okuru 16. yüzyılın çalkantılı dünyasında Córdoba’dan Madrid’e, Roma’dan Napoli’ye, Cezayir’den Sevilla’ya uzanan renkli ve heyecanlı bir yolculuğa çıkartıyor.
26,80 ₺ KDV Dahil
33,50 ₺ KDV Dahil
“Ufak şeyleri dışarıda bırakıp sadece büyük olanları sıralayan bir biyografi, insanın hayatının düzgün bir resmini asla teşkil edemez; kişinin hayatı, hislerinden ve ilgilendiği şeylerden, hislerinin takıldığı görünüşte büyük veya küçük birçok hadiseden oluşur.” 



Samuel Langhorne Clemens, bilinen ismiyle Mark Twain, kendi isteği üzerine ölümünden yüz yıl sonra yayınlanan otobiyografisinde böyle der. 



William Faulkner, Twain’in “ilk gerçek Amerikan yazarı” olduğunu ifade eder. Mark Twain’in büyük bir yazar olduğuna kuşku yok; ama aynı zamanda dopdolu yaşamına sayısız tecrübe ve zenginlik katan çok yönlü bir maceraperesttir o; maharetli bir konuşmacı, gezgin, hayvansever, seyrüseferci, fedakâr bir eş ve baba, acemi bir asker, muhabir, mucit ve aktivisttir. 



Bu kitap, Twain’in hayatıyla ilgili “büyük veya küçük birçok hadiseye” değiniyor: Konuşmalarından mektuplarına, gazetede çıkan yazılarına, yaşadığı ve gezdiği yerlere, savunduğu değerlere, çalışma ve aile hayatına, dostlarına, sevdiklerine ve sevmediklerine göz gezdirerek onu biraz daha yakından tanımamıza olanak sağlıyor.
24,00 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil

Ne yazık ki; günümüzde bir çok kültür adamı ölümlerinden sonra değer kazanmakta, arkalarından övgüler düzülmektedir. Yaşamı boyunca büyük acılar çekmiş, eserlerinin çoğunu hapishanelerde demir parmaklıklar ardında geçirmiş Nazım Hikmet de onlardan birisidir.

 

Nazım Hikmet (Ran) bir zamanlar vatan haini olarak nitelenmiş, şiirleri, yazıları yasaklanmıştır. Gerçekte II. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının en büyük devrimcilerinin başında gelmektedir. Şiirlerinde memleketine ne kadar içten bağlı olduğu açıkça görülmektedir. Özellikle Kurtuluş Savaşı Destanı o büyük şairin baş yapıtları arasında yer almaktadır. Yaşamının en zor günlerinde bile kadınların ilgisini çekmiş, sayısız aşklar ve evlilikler yaşamıştır. Yaşamı süresince de onu paylaşamayan kadınlar olmuştur.

 

Kapsamlı bir çalışma sonrasında elinize geçen bu kitapta Nazım Hikmet'in edebiyat yönü, ideolojisi ve yaşadığı aşklar dile getirilmeye çalışılmıştır. Dünyaca ünlü şairin eserleri elliden fazla dile çevrilmiş, kendisine ölümünden sonra da ödüller verilmiştir.

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

12,80 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
“Tehcir miydi, soykırım mıydı?” Yoksa 1915, yine yaygın resmi görüşün ileri sürdüğü gibi, bir “mukatele”den mi ibaretti? Yanlış bir hayatı doğru yaşamanın güçlüğünü akla getiriyor bu sorular: Gecikmiş bir soruya, kaybedilmiş bir imkâna sadece tarihe değil bugüne de ışık verecek bir bağlam kazandırmak da aynı ölçüde zor. 

“Ermeni meselesi”yle ilgili yazılarını, söyleşilerini ve değinilerini bir araya getirdiğimiz Masis Kürkçügil bu zor işe girişiyor. Sadece 1915’e değil, 1908’de Ermeniler açısından kaybedilmiş inkılabın şifrelerine ve “unutulmak istenmiş” bir tarihe odaklanıyor. Geçmişe bugün yaşayanları da özgürleştirecek soruyu yöneltiyor: “Bir başka tarih mümkün müydü?” 

Tarihe Marksist bir bakış açısıyla yaklaşan, yıllardır sosyalist- devrimci siyasetin içinden birinin, geçmişin bu büyük olaylar dizgesine ışık tutan yazılarını okuyacaksınız, bu kitapta. Kürkçügil Ermeni siyasi partileri Hınçaklar ve Taşnakların tarihsel serüvenlerini, Taşnakların İttihat ve Terakki ile ilişkilerini, 1908’de İttihatçılarla Ermeni örgütleri arasında kurulan ittifakın birkaç yıl içinde nasıl berhava olduğunu analiz ediyor. Ermeni meselesini Paramaz’dan Manuşyan’a, Rakovski’den Rosa Luxemburg’a, Armen Garo’dan Hagop Babigyan’a, Talat Paşa’dan Cemal Paşa’ya ve nihayet Hrant Dink’e uzanan geniş bir tarihsellikte ve perspektifte irdeliyor. 

Siyasi Şeyler, toplumsal yüzleşmenin kaçınılmazlığını gören bir yerden, “Büyük Felaket”i irdeleyen bir kitapla yayın çizgisini sürdürüyor.
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil

ÜRÜN AÇIKLAMASI

Bu olağanüstü kitap, karşı karşıya gelişlerinin hikâyesini ve hepimiz için önemini anlatıyor. 


Julian Assange, 2011’de hiç alışılmadık bir ziyaretçiyi ağırlar: Google şirketinin başkanı Eric Schmidt, Assange’ın ev hapsinde olduğu Norfolk’a onunla görüşmeye gelir. İki deha karşıkarşıyadır. Dünyanın en tanınan aykırı yayıncılık organizasyonunun sürgündeki lideri iledünyanın en büyük bilgi imparatorluğunun milyarder başkanı tarihî bir tartışmaya girerler. Siyasî meseleleri ve küresel sistemin bunlar için ortaya koyduğu teknolojik çözümleri (ArapBaharı’ndan Bitcoin’e kadar uzanan konuları) tartışırlarve birbirlerine taban tabana zıt görüşler ortaya koyarlar. 


Kitapta aralarında geçen etkileyici ve geleceğe yönelik uyarıcı konuşmaların yanı sıra Assange’ın “internetin geleceği”ne yönelik öngörüleri, Wikileaks’in çalışma biçimi, devletler ve şirketler için neden bu kadar önemli olduğuna dair konuşmasının düzeltilmiş bir deşifresi de yer alıyor. Bunların sonucunda ortaya çıkan şey ise Wikileaks’in ardındaki felsefenin bugüne kadarki en berrak ve en açıklayıcı fotoğrafı...

23,92 ₺ KDV Dahil
29,90 ₺ KDV Dahil
Mustafa Kemal Atatürk’ü bu kez “dışarı”dan bir gözle, tarihçi Fabio L. Grassi anlatıyor. Cumhuriyet’in kurucu liderinin nasıl yetiştiğini, sürdürdüğü askeri ve siyasi mücadeleleri, barışçı bir devlet adamı ve gözü pek bir devrimci olarak yaşadığı hayatı ele alıyor...  
“Fabio L. Grassi’nin kitabı İtalyanlar kadar Türk okuru için de önem arz etmektedir. Özellikle Cumhuriyet Türkiyesi üzerine getirdiği yorumlar geçmişimize farklı açılardan ışık tutmaktadır. Fabio L. Grassi’nin kitabı Atatürk’e odaklanan bir biyografi olmanın ötesinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkiye’nin tarihini çok yönlü bir biçimde kapsayan, yepyeni açılımlar getiren önemli bir katkıdır.” 
Prof. Zafer Toprak
27,20 ₺ KDV Dahil
34,00 ₺ KDV Dahil
Hilmi Seçkin, kendi deyimiyle “mesleğinde olgunluğa erişmiş”, yıllarca Anadolu’nun dört bir yanında görev yapmış biri olarak adalet terazisini elinde tutarken “hakkaniyet”i tek ölçüt bilmiş, demokrasiye, kuvvetler ayrılığına inanmış bir Cumhuriyet hâkimi. Seçkin’in yaşamını kaleme aldığı bu kitap “Ben Cumhuriyet’le Doğdum…” diye başlıyor. Okurken satırlar sizi, Seçkin’in doğup büyüdüğü Siirt’e götürürken, o yılların yoksul ama onurlu insanlarını tanıyor; sonra genç bir hâkimle birlikte Ordu’yu, Gölköy’ü, Devrek’i ve Zonguldak’ı dolaşıyor, adalet dağıtan idealist bir kişiliğin emekli olana dek verdiği mücadelelere tanık oluyorsunuz. Bir Hâkime Yakışanı Yazdım adlı bu kitapta anılarını derleyen Seçkin, kitabını “sağduyuyu egemen kılalım, kenetlenelim, özgürlük alanlarını genişletelim, demokrasiye, aydınlığa, uzlaşma kültürüne sahip çıkalım ve en önemlisi hep birlikte, Atatürk’ün bıraktığı noktadan yola devam edelim” diyerek tamamlıyor.
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

Bozkırda kendi içine çekilmiş bir şehre, düşleriyle dokunarak o şehri düşleri kadar çoğaltmış ve çağdaş bi dünya şehrine dönüştürmüş ; düşler mimarı bir kültür insanı olan Yılmaz Büyükerşen’in özverilerle, başarılarla yüklü yolculuğu, etkili ve şiirsel bir yoğunlukla anlatılıyor. Bu kitap, idealist bir insanın, bir şehrin kaderini değiştiren örnek tutkularının tutanağı. İbrahim Karaoğlu Mehmet Sadık Bozkurt, sıra dışı anlatım tarzıyla okuyucuyu hoş bir duygu sağanağına uğratıyor ve edebiyat dünyamızda üreteceklerinin ipuçlarını veriyor. Bu kitabı okduktan sonra bildiğiniz çok ötesinde bir Yılmaz Hoca imajı oluştu beynimde. Yazarın duygu yüklü üslubu, Yılmaz Hoca’nın dehası sayesinde ilmek ilmek işlediği uygulamaları ve içe işleyen anekdotlarıyla muhteşem bir buluşma gerçekleştiriyor.

-Ergin İğdebeli-

15,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
Kuş, dem çekiyor, cik cik ötüyor da 
Necip Fazıl dedemizin adını söylüyormuş: 
"Necipcik, Necipcik..." 
Varlıkla yokluğu sanki kulağına fısıldıyormuş. 
Kuş kardeş, Necip Fazıl üstadımızı 
çocukluğuna götürmüş de ona ne güzel 
isim bulmuş: Necipcik... 
Haydi canlar Necipcik'i gülücükle 
karşılayalım.
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil

Eski İçişleri ve Milli Eğitim Bakanı Necdet Uğur (1923-2004), İsmet İnönü’yü anlatıyor. Türkiye’nin ikinci cumhurbaşkanına dair anılar, tanıklıklar, izlenimler… Çöken bir imparatorluğun ardından memleketi kurtarmaya adanmış gençlik yılları… Kurtuluş Savaşı verip Cumhuriyet’i kuran bir subay neslinin öyküsü… Bir devlet adamının ve politikacının portresi…

Necdet Uğur okurlara, Lozan’dan çok partili yaşama geçişe, CHP ve DP’den 12 Mart günlerine uzanan eşsiz bir anılar demeti sunuyor. 

“Yaşamının son 10 yılında İsmet İnönü’yle yakın çalışma ayrıcalığım olmuştu. İsmet İnönü ile yakın çalışmak bir mutluluktu. Bir yandan dost sıcaklığı, arkadaş yakınlığı içinde olurdunuz, bir yandan da kalıcı bir büyük adamın yaptıklarına ve söylediklerine tanık olmanın heyecan ve saygısını duyardınız.”

7,20 ₺ KDV Dahil
9,00 ₺ KDV Dahil

İbn Haldun denilince İslam düşünce tarihine tam sekiz yüzyıl sonra “dönüp şöyle bir bakmanın” ifadesi anlaşılmalıdır. Çünkü o ünlü “Mukaddime”siyle İslam kültür ve medeniyetinin siyasi/sos-yal/kültürel bir analizini yapmış, “Buraya kadar olanların anlamı nedir?” sorusunu sormuş, sonraki nesillere “Buradan çıkarılacak dersler şunlardır” diyerek yepyeni bir çığır açmıştır. 

 

Bu açıdan, İslam düşüncesindeki yenilikçi damar¬ların en güçlü temsilcilerinden olan İbn Haldun, kararmaya yüz tutan İslam semasının âdeta son yıldızlarından birisidir.

12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil

Bir yaşam bu, özyaşam...

Kavacık, 1948’de başlayan öğretmenliğimin ilk basamağıdır. Delikanlı gücümü bir yandan köyüme, bir yandan yazın çalışmalarına veriyorum; şiirler, öyküler yazıyorum. Tatilde Ankara, İstanbul, İzmir dolaşıp yazarlarla tanışıyorum. Çiçeği burnunda derler; öyleyim, başım da göklerde.

Öte yandan baştaki yönetim köy enstitülü öğretmenlere cephe almış. Karakol peşimizde. Issızlıklar içinde yapayalnız çalışıyoruz. Halk bizi tutsa da karakış sert, karanlığın gücü bastırıyor.

Dereköy’de süren öğretmenliğim “Yoksullar Üniversitesi” dediğimiz Gazi Eğitim Enstitüsünde yüksek öğrenime kaydı. Bir yanıyla acı, bir yanıyla tatlı yıllarım benim! Çabalarımı ikiye, dörde katlayıp bir yerlere ulaşmaya çalışıyorum.

Fakir Baykurt

Duisburg

2.2.1995

30,80 ₺ KDV Dahil
38,50 ₺ KDV Dahil

Bir yaşam bu, özyaşam...

1943-1948 arası; köy enstitüsünde geçen delikanlılık yıllarım. Köylere öğretmen yetiştirmek için açılan o kurumlarda 17.000 köy çocuğu okuma olanağı buldu. Onlardan biriyim. Açtıklarına pişman olmuş gibi on yıl içinde her şeyi ters türs ettiler. Bu yüzden oradaki öğrenciliğimin yarısı cennet, yarısı cehennemdir. O yıllar Türkiye’nin çok partili demokrasiye geçtiği kırağılı yıllardı. Yaşadıklarımı öykü öykü yazdım. Tıpkı öbür yıl salkımlarım gibi bol biberli bir romana benzedi.

Fakir Baykurt

Duisburg

2.2.1995

24,80 ₺ KDV Dahil
31,00 ₺ KDV Dahil

Fakir Baykurt, 65 yaşına kadar olan yaşamını bölüm bölüm yazdı. Pek çok olayı, insanı özenle anlattı. Acısıyla tatlısıyla bir nehir roman çıktı ortaya. Yazınımızda örneği az. Akçaköy'de o yüksek göklerin altında doğan, yoksulluk yüzünden köyün sığırını sıpasını güden çocuk, evlerinde bir tek kitap olmadığı, anası babası okuma yazma bilmediği halde nasıl ünlü bir öğretmen; yapıtları sahneye, perdeye aktarılan, yabancı dillere çevrilen bir yazar oldu? O öğretmen, o yazar nasıl çalıştı, savaştı? Fakir Baykurt doğruları ve yanlışlarıyla birlikte hepsini ortaya serdi. 

21,20 ₺ KDV Dahil
26,50 ₺ KDV Dahil

Pablo Escobar’ın ağabeyi Roberto Escobar anılarını kaleme aldığı Kardeşim Escobar kitabına şu sözlerle başlıyor: “Hakikat Pablo ile o çatıda öldü. Fakat bu, bildiğim kadarıyla Pablo Escobar ve Medellín Karteli’nin hikâyesi...”

Tarihte çok az insan hem nefret edilip hem de bu kadar sevilmiştir. Pablo Escobar adını Jesse James, Al Capone’la birlikte tarihin karanlık sayfalarına en başarılı, acımasız ve kuşkusuz en iyi tanınan uyuşturucu kaçakçısı olarak yazdırdı. Roberto Escobar’ın biyografisi, kardeşi Pablo’nun çocukluğundan, aile hayatına, dönemimizin en büyük suçlularından birine dönüşmesine ve Medellín Karteli’nin iç işleyişine dair bilinmeyenleri ortaya seriyor.

“Ben hiçbir zaman büyük duyguların adamı olmadım. Hayatı bütün renkleriyle kabullenirim, olduğu gibi. Bir zamanlar şampiyon bir bisikletçiydim, sonra ulusal takımın başına geçtim. Bisiklet fabrikamda yüzlerce işçi çalıştıran ve beş dükkân sahibi başarılı bir işadamıydım. İşte Pablo, benden uyuşturucu işinden kazandığı parayı yönetmemi o zaman istedi. Benim için böyle başladı. O yıllardan kalma pek çok yara izim var, vücudumda ve ruhumda...”

20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

Okurların anı yazarı olarak tanıdığı Arif Keskiner, namı diğer Çiçek Arif, bu kez de binbir renkli, binbir çiçekli ve de Yaşar Kemal’li anılarını yazdı.

60 yıla yaklaşan bir dostluğun öyküsünü okurlarıyla paylaştı.

Ama bu sadece bir anı kitabı değil…

Bu kitapta Karacaoğlan, Dadaloğlu sesleniyor Toroslar’dan…

Nâzım Hikmet, Arif, Abidin ve Güzin Dino, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yılmaz Güney, Ruhi Su, İlhan ve Turhan Selçuk, Can Yücel, Demirtaş Ceyhun ve daha nice dostlar geçit töreni yapıyor…

Çukurova’nın düzü, İstanbul’un Kulisi, Paris’in sokakları tanıklık ediyor hem tarihe hem de Arif Keskiner–Yaşar Kemal dostluğuna…

Çukurova’nın binbir rengi, binbir kokusu siniyor üzerinize…

 

 

Arif Keskiner, böyle bir kitaba başladığını söylediğinde usta yazar Yaşar Kemal,

“Madem kalem de almış başını gidiyor, dizginlerini çekme, varsın istediği gibi yazsın. Bizler Çukurova'da çok şeyler yaşadık, gördük.

Birlikte az şey mi yaşadık be Arif…

Anlat gitsin hatırladıklarını.”

diyor. Ve kalem alıp başını gidiyor Binbir Renk Binbir Çiçek’te… Yaşar Kemal’le yaşanmışlıklar eşliğinde…

 

Okurların anı yazarı olarak tanıdığı Arif Keskiner, namı diğer Çiçek Arif, bu kez de binbir renkli, binbir çiçekli ve de Yaşar Kemal’li anılarını yazdı.

60 yıla yaklaşan bir dostluğun öyküsünü okurlarıyla paylaştı.

Ama bu sadece bir anı kitabı değil…

Bu kitapta Karacaoğlan, Dadaloğlu sesleniyor Toroslar’dan…

Nâzım Hikmet, Arif, Abidin ve Güzin Dino, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yılmaz Güney, Ruhi Su, İlhan ve Turhan Selçuk, Can Yücel, Demirtaş Ceyhun ve daha nice dostlar geçit töreni yapıyor…

Çukurova’nın düzü, İstanbul’un Kulisi, Paris’in sokakları tanıklık ediyor hem tarihe hem de Arif Keskiner–Yaşar Kemal dostluğuna…

Çukurova’nın binbir rengi, binbir kokusu siniyor üzerinize…

 

 

Arif Keskiner, böyle bir kitaba başladığını söylediğinde usta yazar Yaşar Kemal,

“Madem kalem de almış başını gidiyor, dizginlerini çekme, varsın istediği gibi yazsın. Bizler Çukurova'da çok şeyler yaşadık, gördük.

Birlikte az şey mi yaşadık be Arif…

Anlat gitsin hatırladıklarını.”

diyor. Ve kalem alıp başını gidiyor Binbir Renk Binbir Çiçek’te… Yaşar Kemal’le yaşanmışlıklar eşliğinde…

      İçindekiler;

  • Usta’yla ilgili anıları yazmaya soyunmak
  • Yaşar Kemal’le tanışma         
  • Yaşar Kemal ve yeni dostlar
  • Kulis Bar’a Yaşar Kemal sayesinde giriyorum
  • Yamaçtaki varagele
  • Yaşar Kemal nikâh şahidim oluyor
  • Yaşar Kemal’in yolunu kesenler        
  • Hemite’nin geçmişi ve Hemite’ye yerleşme
  • Koca Sadık’ın ölümü ve Kemal Sadık’ın kör olma öyküsü   
  • Çöküş ve çocukluk yılları
  • Başkaldırının şairi: Dadaloğlu
  • Kadirli 
  • Dino ailesi ve Yaşar Kemal
  • Yaşar Kemal’in “üniversitesi”: Arif Dino         
  • İlk karakol serüveni    
  • Karacaoğlan   
  • Eğitmenlik      
  • Ağıtlar 
  • Yaşar Kemal ve Azra Erhat dostluğu...         
  • Abidin Dino’nun gözünden Yaşar Kemal      
  • Askerlik günleri
  • Askerlik sonrası İstanbul        
  • Çukurova’nın iki yazı ustası: Yaşar Kemal ve Orhan Kemal
  • Cezaevi tahliye ve ayrılık       
  • Beklenen adamın gelişi ve “Cumhuriyet”te işe başlama       
  • “Ver elini Anadolu: Kemal Sadık kim? Ben Yaşar Kemal’im”
  • Haber ve röportaj üstüne
  • İnce Memed ve Yaşar Kemal’in dünyaya açılma serüveni   
  • Yaşar Kemal ile Nâzım’ın kesişen yolları      
  • Nâzım’la Paris’te buluşma
  • Yaşar Kemal’in Cambridge günleri ve Nâzım’la mektuplaşmalar    
  • Yaşar Kemal’le Türkiye İşçi Partisi’ndeyim
  • Yaşar Kemal’in “Yılanı Öldürseler” romanını film yapıyoruz
  • Yaşar Kemal ve Ömer Zülfü Livaneli 
  • Yaşar Kemal ve Yılmaz Güney         
  • Del Duca ödül töreni  
  • Yaşar Kemal Strasbourg’da   
  • Yaşar Kemal için şenlik düzenliyoruz
  • Mitterrand ve Yaşar Kemal    
  • Alman Yayıncılar Birliği Barış Ödülü 
  • Ve bir haymatlos: Cornelius Bischoff
  • Boğaziçi Üniversitesi doktorası          
  • Fransa’dan Yaşar Kemal’e büyük ödül         
  • Çukurova’nın doktoru: Yaşar Kemal 
  • Yaşar Ağabey’le anılar... anılar...      
  • Yaşar Kemal’in eserleri ve ödülleri...       
25,60 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil

Said Freud’u çok önemserdi. Birikimini önemserdi, sorgulamaya, dolayısıyla ötekine açık oluşunu önemserdi. Klasik Batı uygarlığında yer almayan bir Mısırlı olan Musa Yahudilere önderlik etmişti.

Kimlikler böyle açık uçluysa o halde Filistin-İsrail arasında neden barışa yönelik yeni bir yaklaşım olmasın ki?

 

“Freud’un ölümüne yakın bitirdiği çalışmasını kuşatan karmaşık konuları, yeni sorular sorduracak şekilde ele alıyor.”

–Multicultural Review-

 

“Rakipsiz bir biçimde yılın kitabı.”

–Guardian-

 

Merhum Edward Said’in sesi olanca gücüyle halen duyulabiliyor.”

–Irish Times-

9,38 ₺ KDV Dahil
12,50 ₺ KDV Dahil

1963 yılında babasından elli dolar borç alarak ayakkabı satmaya başladı. Ve bugün otuz milyar dolar değeri olan Nike’yi var etti.

 

Üniversiteden yeni mezun, genç ve anlam arayışı içerisindeki Phil Knight, babasından borç aldığı elli dolarla şirketini kurar. Misyonu ilk bakışta basit görünür: Japonya’dan yüksek kaliteli ve düşük maliyetli koşu ayakkabıları ithal etmek… Eski aracının bagajından ayakkabılarını satmaya başlayan Knight, ithalata başladığı ilk yılda sekiz bin dolarlık satış yapar. Ve bugün artık Nike’nin yıllık satışı otuz milyar doları buluyor.

Start-up çağı sayılabilecek günümüzde, Knight’ın başarısı büyük bir ders niteliği taşıyor. Ve şirketi Nike’nin o meşhur sembolü artık bir logo olmanın da ötesine geçerek zarafetin ve gücün sembolüne dönüşüp dünyanın hemen her yerinde, herkes tarafından tanınan az sayıdaki ikonlardan biri haline geldi… Bu sıradışı başarı hikâyesinin arkasındaki Phil Knight daima gözlerden uzak, gizemli bir figür olarak kalmıştı. Fakat inanılmaz derecede şaşırtıcı, mütevazı, dobra ve komik otobiyografisiyle onun hakkında birinci elden çok önemli bilgiler edinme fırsatı doğuyor. Ayakkabı Gurusu, Knight’ın yirmi dört yaşında sırt çantasını alıp dünya seyahatine çıkmasını ve yaşamla ilgili büyük sorulara yanıtlar aramasını, büyük bir şirketin çalışanı olmaktansa kabul görenin dışına çıkıp kendine ait bir hayali var etmesini konu ediyor. Bu süreçte aldığı büyük riskler, moral bozan başarısızlıklar, amansız rakipler ve aşılması imkânsız gibi görünen engeller sonucunda da çok güçlü bir ruha sahip Nike doğuyor…

 

“İşte en sevdiğim kitaplardan biri… Başarıya giden yolun ne olduğunu enine boyuna anlatıyor. Bu yol karmaşık ve tehlikeli. Hatalarla, sonsuz mücadelelerle ve fedakârlıklarla dolu. Knight’a bayılacaksınız.”

-Bill Gates-

 

“Geçen yıl okuduğum en iyi kitap Phil Knight’ın Ayakkabı Gurusu’ydu. Phil çok iyi bir hikâye anlatıcısı olmasının yanı sıra bilge, zeki ve rekabetçi bir adam.”          

-Warren Buffet-

 

“Phil Knight’ı çocukluğumdan beri biliyorum ama bu kitabı okuyana kadar aslında onu gerçekten tanıyamamışım. Nike nadir bulunan, heyecan verici bir şirket. Bu zamana kadar Nike ürünleri kullansam da o meşhur logonun ardındaki yaratıcılık efsanesini, hayatta kalma gücünü ve zafer tutkusunu bilmiyordum. Sporla, ticaretle, başarı öyküleriyle ve serüvenlerle ilgilenen herkes bu kitabı okumalı.”

-Andre Agassi-

 

“Bu kitabı okurken yaptığı işe tutkun bir markanın, doğum sancılarından gücünü tüm dünyaya ispatladığı ana kadar yaşadığı dönüm noktalarına tanık oluyorsunuz. Aslında roman gibi akıp gidiyor her şey, karşınızdaki bebek emekleyip ayağa kalkıyor ve tırnaklarıyla kazıyarak rüşdünü ispatlıyor. Ayakkabı Gurusu’nu okumak, Yüzüklerin Efendisi’ni okumak kadar keyifli ve heyecan verici.”

-Complex-

 

“Sıradışı bir kahramanın, sarsılmaz bir inanç ve kararlılığın, mükemmeliyetçiliğin, bilgeliğin ve hatalardan ders çıkarma kabiliyetinin ne olduğunu anlatan bir kitap. Okudukça anlıyorsunuz ki Nike aslında bir mucize çocuk. Hayatta kalmayı başarmış olması inanılmaz. Ayakkabı Gurusu, onu okuyan herkese ilham verecek.”

-Lisa Genova-

 

“Okuduğum en iyi ekonomi kitapları ve otobiyografiler arasında Ayakkabı Gurusu açık ara en iyisiydi.”

-Jim Cramer, CNBC-

 

“Girişimcilik dünyasında bu kadar aydınlatıcı bir kitap daha önce yazılmadı. Büyüleyici bir anı kitabı.”

-Fareed Zakaria-

 

“Macera dolu bir arayış, eğlenceli ancak tehlikeli dönemeçlerle dolu bir yol. Phil Knight’tan yaratıcılıkla ve yenilikçilikle ilgili öğrenecek çok şey var. Herkesin zihnine kazınan Nike logosunun yaratılış öyküsünü öğrenecek, topluma ayak uyduramayan bir grup ayrıksının nasıl eşsiz ve kalıpları yıkan bir güzelliği var ettiğini okuyacaksınız. Çizgi dışında hayalleri olan herkes için büyük bir kaynak.”

-Michael Spence, Nobel ödüllü ekonomist-

 

“Nike’nin ilk yıllarına tüm detaylarıyla bakıyor, verilen mücadeleye ve direnişin gücüne hayran kalıyorsunuz. Knight’ın anıları beni bir roman gibi kahkahalara boğdu.”

-Motley Fool-

 

“Yalnızca başarıya giden yolun değil, o yolda gerekli olan motivasyonun da detaylı bir modeli karşınızda duruyor. Büyük bir hedefin peşinde koşarken akla hayale gelmeyen engellerle karşılaşmanın kaçınılmaz olacağının ve ne pahasına olursa olsun hayallerden vazgeçmemenin hikâyesi.”

-Mic.com-

 

“Nike’nin kurucusunun, gözlerden hep uzak kalmayı tercih etmiş o çekingen adamın zihnine yolculuk ettiren bir anlatı.”

-Booklist-

 

“Dünyanın en prestijli şirketlerinden birinin tarihine çok yakından bakma fırsatı… Markayı var eden, daha önce hiç duymadığınız karakterlerle tanışıp harika anılar dinleyeceksiniz.”                                                       

-ESPN.com-

 

“Zorluklardan geçerek kazanılmış bilgelik çok kıymetlidir. Yolunuzu aydınlatacak bir şeylere mi ihtiyacınız var? Öyleyse bu kitabı okuyun.”

-Portland Business Journal Review-

 

Ayakkabı Gurusu bir şans, metanet ve ustalık öyküsü. Bir avuç egzantrik karakter simya gibi bir güçle nasıl olduysa birbirini bulup Nike’yi var ediyor. Ortaya çıkan şeye baktıkça bu bir mucize diyorsunuz… İşte karşınızda Phil Knight, onunla baş başasınız, gizlemeye ihtiyaç duymadan her şeyi anlatıyor. Girişimcilikle ilgili ders niteliğinde deneyimlerini ve şirketini var etme sürecinde karşılaştığı engelleri paylaşması paha biçilemez. Bu kitap hakkında konuşacak çok şey var.”

-Abraham VergheseGözyaşı Kapısı’nın yazarı-

 

“Nike’nin kurucusu olan Phil Knight’ın yazdığı Ayakkabı Gurusu girişimciliğin, metanetin, tutkunun ve başarı için gereken sebatkârlığın muhteşem bir hikâyesi.”

-Ivanka Trump-

28,88 ₺ KDV Dahil
38,50 ₺ KDV Dahil

Akdeniz Bölgesi’nden, 1930’lu senelerde dört güçlü kadın sesi çıktı: Mısır’dan Ümmügülsüm, Fransa’dan Edith Piaf, Portekiz’den Amalia Rodrigues ve Türkiye’den Safiye Aylâ...

Bu kitap bilinmeyen bir diyarda dünyaya gelen, kimsesizler yurdunda yetişen, çektiği yoklukların ardından şöhret ve servet sahibi olan Safiye Aylâ’nın 1998’de noktalanan renkli ama hüzünlü hayatının hikâyesidir.

Gençlik senelerinde Atatürk’ün ve diğer devlet büyüklerinin yakın çevresine girmesi sayesinde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının önemli hadiselerine şahitlik eden Safiye Aylâ sonraları kendi ifadesiyle isyankâr ve solcu oldu. Nâzım Hikmet ile ve o devrin netameli birçok ismiyle beraber bulundu, Türkiye İşçi Partisi’ni destekledi ve Hazreti Muhammed’in soyundan gelen Şerif Muhiddin Targan ile evlenip peygamber torunlarına, yani Şerif ailesine gelin gitti.

Safiye Aylâ’nın özel evrakı temel alınarak yazılan bu kitapta Türk Musikisi’ne Cumhuriyet döneminde iki defa getirilen yasaklamanın ayrıntılarının yanısıra Mehmet Âkif Ersoy ve Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi meşhur kişilerin mektupları ile Nâzım Hikmet hakkında Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde bulunan ve daha önce yayınlanmamış bazı belgeler de yeralıyor.

 

24,00 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil

‘Yazar kurguladığı dünyanın tanrısıdır’ lafı doğruysa eğer, Yazar J.R.R. Tolkien bu ulu makamı kesinlikle hak eder. Orta Dünya’yı kurgulayıp farklı halklar yerleştirmekle kalmadı, Her kavme ayrı bir lisan ve o lisana gerçek bir tarih yarattı.

 

33,75 ₺ KDV Dahil
45,00 ₺ KDV Dahil
13,60 ₺ KDV Dahil
17,00 ₺ KDV Dahil
21,75 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
77,25 ₺ KDV Dahil
103,00 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
13,50 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
22,50 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil

Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791), yetenekli ablasına ders veren müzisyen babasını izleyerek üç yaşından itibaren klavye ve keman çalmayı öğrendi. Oğlunun dehasını sergileyerek gelir ve statü elde edebileceğini fark eden babası, bir aile kumpanyası olarak Avrupa’nın hemen bütün ülkelerine uzun geziler düzenledi. Altı yaşındaki Mozart ve ablası, imparatorlara, krallara, soylulara, zenginlere ve halka yeteneklerini sergiledi; papa bile “küçük müzik dehası” Mozart’ın gözleri kapalı klavye çalışını izledi. Aile, yıllar boyunca soylulara yaraşır hayat tarzını finanse edecek geliri sağlayan kumpanyanın tadını çıkarırken Mozart da dehasını besleyecek eğitimi, babasından ve içinde bulunduğu Avrupa müzik ortamından alıyordu. İlk minüetini beş yaşında yazdı, on yaşına geldiğinde beş senfoni bestelemişti.

Oğulun görevi, zamanı geldiğinde babaya isyan etmektir. Mozart’ın aile kumpanyasından ayrılıp bağımsızlığını kazanması zor ve sancılı oldu. Maddi-manevi, elindeki her türlü olanağı kullanan babası, oğlunun evlenmek istediği kadınla evlenmesini ve müzik cenneti Viyana’ya yerleşmesini engellemeye çalıştı. Ona sunduğu gelecek, kendisinin yaşadığı şehirde yaşaması ve kendisinin yaptığını yapıp bir soylunun yanına kapılanmasıydı. Mozart, nice mücadeleden sonra özgürlüğünü ilan edecek, sevdiceği Constanze ile evlenip Viyana’da yaşayacak ve klasik müziğin en büyük isimleri arasına girmesini sağlayan eserlerinin çoğunu, kısa ömrünün son on yılını geçirdiği bu ortamda verecekti.

Mozart, başta Figaro’nun Düğünü, Don Giovanni, Sihirli Flüt, Cosi Fan Tutte gibi operalar olmak üzere, otuz beş yıllık ömründe bize altı yüzü aşkın harika beste armağan etti. Bitiremediği bir Requiem’i vardır. “Türk Marşı” ve “Türk Konçertosu” başlıklı eserlerinde, Saraydan Kız Kaçırma ve Zaide operalarında Türk temasını işlemiştir. Bu türlerin zirveleri arasında yer alan eserleriyle senfoniyi, konçertoyu, oda müziğini, operayı ve koral müziği şekillendiren isimlerdendir.

Çocukluğunda çağının küçük müzik dehası olarak övülen Mozart, günümüzde bütün çağların büyük müzik dehası olarak anılır.

 

48,75 ₺ KDV Dahil
65,00 ₺ KDV Dahil
7,50 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
12,80 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
17,60 ₺ KDV Dahil
22,00 ₺ KDV Dahil
4,90 ₺ KDV Dahil
7,00 ₺ KDV Dahil
22,40 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
17,50 ₺ KDV Dahil
9,12 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
10,64 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
12,80 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
7,96 ₺ KDV Dahil
9,95 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
7,96 ₺ KDV Dahil
9,95 ₺ KDV Dahil
7,96 ₺ KDV Dahil
9,95 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil
25,60 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
4,80 ₺ KDV Dahil
6,00 ₺ KDV Dahil
14,40 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
19,20 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
22,40 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil
9,60 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
25,60 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil
10,40 ₺ KDV Dahil
13,00 ₺ KDV Dahil
14,40 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
12,80 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
23,20 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
9,60 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
23,20 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
9,60 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
11,20 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
12,80 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
8,00 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 >