“Ünlü kuvvetler ayrılığı kuramının Montesquieu’nün düşünüşünde oynadığı rolü artık anlama noktasındayız. Bu sadece çeşitli kamu işlevlerinin farklı kişiler tarafından yerine getirilmesi ilkesinin belirli bir şeklidir. Montesquieu’nün yetki dağılımına bu kadar önem yüklemesinin sebebi çeşitli güçler arasındaki anlaşmazlığı ortadan kaldırmak değil, daha ziyade aralarında hiçbirinin diğerinin önüne geçemeyeceği bir rekabet ortamı geliştirmek ve onları önemsizleştirmektir”. 
“Montesquieu, kesin bir ilke belirlemese de sezgisel olarak, sağlıklı ve aynı zamanda akla uygun olmadığı sürece bir şeyin nadiren evrensel olabileceğini kabul eder... Sosyal türleri tarihi bakımdan tanımlayıp açıklamaya çalışmasının sebebi budur. Bir şeyin, gerçekliği gözlemleyerek kavradığı şekli gibi, özüyle arasında tutarsızlık olduğunu keşfetmeden onları düzeltmeye kalkışmaz. Montesquieu’nün doğa kanunları anlayışı tüm sosyal varoluşa uzanmasa da büyük bir kısmına uygulanabilir. Eseri sanatla bilim arasındaki, muğlaklık ve belirsizliğin neden olduğu eski karmaşayı sürdürüyorsa da bu kusur, sadece zaman zaman göze çarpar”. 
Sosyolojinin kurucularından Durkheim, siyaset ve hukuk kuramcısı olarak “kuvvetler ayrılığı” ilkesiyle tanıdığımız Montesquieu’yü sosyolojinin habercisi olarak görmektedir. Elinizdeki kitapçık ilk olarak 1893’te Latince bir tez olarak hazırlanmış ve yayımlanmıştır. Durkheim, Montesquieu’nün sosyal olgular ile diğer bilimlerin incelediği olgular arasında ayrım yaptığını fark etmiştir. Montesquieu bu olgulara etki eden faktörler konusunda sıkça yanılgıya düşmüş olsa da henüz on sekizinci yüzyılda belki de sezgisel olarak ulaştığı bu sonuç, sosyal bilimler açısından kuvvetler ayrılığı tezi kadar müstesna kabul edilmelidir.
₺8,00KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil

“Yılın hemen her günü, türlü meyve kokularının hâkim olduğu bir fabrika... Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında Osmanlı çileği, ahududu ve Tokaloğlu kayısısı; Yine Temmuz ve Ağustos aylarında Kütahya ve Afyonkarahisar vişnesi; Eylül ayında Isparta güllerinden üretilmiş gül suyu, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak aylarında Dörtyol portakalı, Mersin turunç ve limonu, Bodrum mandalinası, ayrıca Brezilya ve Yemen kahveleri, Gana kakaosu... Bütün yıl boyunca bu muhteşem aroma bombardımanından sadece fabrika değil, çevresi de doğal olarak etkilenmekte.”

Belleklerimizde içki ve sigarayla bütünleşen Tekel, yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli yatırımlarından biriydi. Sadece içki ve sigara değil, tuzdan çaya kadar uzanan geniş bir yelpazede üretim yapıyor, ürünlerine hammadde sağlarken de çiftçiliğe yurt çapında büyük bir destek sağlıyordu. Demokrat Parti döneminden beri sıklıkla gündeme getirilen özelleştirilme sonunda küreselleşmenin de dayatmasıyla 2004 yılında gerçekleştirildi. Tekel satıldı. Otuz yıldan uzun bir zaman Tekel’in içki bölümünde çeşitli görevlerde bulunan, son olarak da Mecidiyeköy Likör ve Kanyak Fabrikası Müdürü olarak görev alan Kerim Yanık, bize her dönem siyasetin elinin değdiği Tekel’i, likörlerin kokusunun eşliğinde anlatıyor.

₺33,00KDV Dahil
₺44,00 KDV Dahil

Beiser, filozofun yaşamına ve dönemine genel bir çerçevede değinirken, Hegel’in düşüncesini Alman Romantizmi bağlamında değerlendirip Spinoza, Kant ve dönemin diğer düşünürleriyle olan ilişkisinin önemini açıklıyor. Ardından Hegel felsefesinin yapı taşı olarak kabul edilen metafizik kavramını inceliyor. Hegel’in düşünce dünyasına en büyük katkısı olarak görülen diyalektiği de anlaşılır bir biçimde açıklayan Beiser, Hegel’in toplumsal ve siyasi düşüncelerine değinip düşünürün mirası üzerine yazılmış önemli bir bölümle çalışmasını noktalıyor.

Hegel’le ilk defa karşılaşanlardan, felsefe öğrencilerine ya da 19. yüzyıl felsefesi üzerine akademik çalışmalar yapanlara kadar her kesimden okuyucunun ilgisini çekecek bir kitap.

“Hegel’in çalışmalarını geniş bir açıdan ele alırken her düzeyden okuyucu için de uygun konular seçilmiş.”

- Robert Stern, Sheffield Üniversitesi

“Hegel felsefesine giriş yapmak isteyen öğrenciler için son derece değerli bir kaynak kitap.”

- Sean Sayers, Kent Üniversitesi

“Kolay anlaşılır ve ayrıntılı bir çalışma. En güçlü yanı da Hegel felsefesini çevresindeki öğelerle birlikte ele alması.”

- Paul Redding, Sydney Üniversitesi

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Düşlerin cennetinde gerçeklerin canı cehenneme

“İlkokulda sana öğretilen matematiğin ne işe yaradığını değer verdikçe değerin kalmadığı zaman anlarsın. Türkçenin ne işe yaradığını yazıp yazıp silerken, fiziğin ne işe yaradığını atlamak için uygun uçurumu düşünürken anlarsın. Biyolojinin ne işe yaradığını içine kapanıp hissizleşirken, kimyanın ne işe yaradığını dengen bozulurken anlarsın. İzahın ne işe yaradığını sırf ‘o’ dönsün diye gurursuzlaşırken, zamanın ne işe yaradığını geçen günleri sayarken anlarsın. Onlarca yıl, yüzlerce öğretmen, binlerce dersten hiçbir şey anlamazsın da ona dair hasreti bir saniye olsun yaşarken, her şeyi çok güzel anlarsın. Bu kitap, işte o bir saniyenin hikâyesidir...”

Ve yazar, yaşamdaki tüm algısal görkemi okurlarının önüne serip romanını bir saniyelik bir soru ile başlatmaktadır:

Aşk kendini kaybetmek mi, yoksa yeniden keşfetmek midir?

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Sven-Olov Wallenstein bu kitapta, mimarlığın hem içsel mantığının, yani teorisinin, hem de bir araç olarak seferber edilme biçiminin dönüştürüldüğü, klasik paradigmanın terk edildiği noktanın aynı zamanda biyopolitik makinenin ortaya çıktığı eşik olduğunu gösteriyor. Wallenstein’a göre, modern mimarlık biyopolitik makinenin önemli bir parçasıdır. Bu da temel amacının öznellik üretmek olduğu ve modern öznenin soybilimi açısından yorumlanması gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla da, panoptik ilkeyi herhangi bir arkitektonik formla değil, Foucault’nun “diyagram” dediği şeyle –iktidar ilişkilerinin ortaya çıktığı ve pek çok fiziksel şekle (hastane, hapishane, kışla, fabrika, okul, vs.) bürünebilecek soyut bir makineyle– ilişkilendirmek gerekiyor.

Wallenstein’ın benimsediği Foucaultcu perspektiften baktığımızda, yeni fikirlerin kentsel mekânın tamamına yayılmadan önce test edildiği bir tür “laboratuvar” haline gelen modern hastanenin, klasik paradigmayı yerinden eden yeni mimarlık mantığının en somut örneklerinden biri olduğunu görürüz. Kitabın ikinci yarısında modern hastanenin iki yüzyıllık seyrinden bir kesit alan görsel bir deneme bulunuyor.

₺15,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
If anything is worth having, then it is worth working for. The price of victory is high. It doesn’t come easy, and it doesn’t come cheap. Victory comes from staying the course on rough roads. The way to achieve mastery is through work, passion, commitment, and dedication. Your originality is your signature; your respect for your opponents is your crown. Anything you dream about will be yours if you play by the rules of the game. As you step into the future, running toward new victories and goals, feel the roaring lion in your heart. Always play the game of life with the style of the Lion!
₺14,25KDV Dahil
₺19,00 KDV Dahil
Dünyayı finans-kapital mi yönetiyor? 
Para sahiplerinin amacı ne? 
Jeopolitik geri gelirken devletlerin konumu ne? 
Dünya düzeni yenileniyor mu? 
2019 kriz yılı mı? 
ABD hegemonyası bitiyor mu? 
Asya çağı ne demek, Çin dünyanın yeni lideri mi? 
Tek kutupluluk yerini çok kutupluluğa mı bırakıyor? 
Neoliberalizm ve küreselleşme neden tıkandı? 
Trump nasıl seçildi? 
Küreselcilerle ulusalcılar neden kapışıyor? 
Korumacılık yeni norm mu oluyor? 
Brexit AB’nin çöküşü mü demek? 
Dijital devirde dünya nereye gidiyor? 
Türkiye dünyadaki değişimin neresinde? 
Neoliberalizm Türkiye’ye uygun mu? 
Ekonomik krizler kaderimiz mi? 
Krizlerden çıkışın çözümü politik mi? 
Doğu Akdeniz’den Doğu Fırat’a Türkiye’ye yönelik tehditler nelerdir? 
Yeni-Osmanlıcılık gibi projeler neden gündeme getirildi? 
Yeni Türkiye, Eski Türkiye tamam da Eskimeyen Türkiye hangisi? 
Türkiye’nin geleceği geçmişinde mi gizli? 
Türkiye’nin yenilenen dünyadaki yeri ne olmalı? 

YENİLENEN DÜNYA ESKİMEYEN TÜRKİYE: Ekonomik Krizler Politik Çözümler adlı çalışmasında Volkan Özdemir yukarıdaki sorulara cevap arıyor. Bu kitapta sizleri yenilenen dünya üzerine beyin fırtınası, Türkiye hakkında ilginç tespitler ve daha önce duymadığınız özgün fikirler bekliyor.
₺16,50KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

Gizemli kapılardan  ‘Sırlı Dualar’la geçilir…

 

Şifreyi bilirsen kapı açılır, neyi tüm varlığınla istiyorsan sen  zaten ona aitsin. Seni o çok istediğine götürecek şifre artık sende.  Kilidi dua açar, kalbine inancı dua verir.

Sadece Allah’tan istedim, o nedenle ‘oldu’ bildim.

 

Manevi reçeteler, sırlı dualar, özel okumalar, zikirler, Esmâ’ül-hüsnâ’nın gizemi ile dileğine yolculuğun başladı…

 

İnsanların sana kapattığı kirli paslı kapıları umursama, sana Allah bir kapıyı açarsa onu bir insan asla kapatamaz.

 

Sonra o derde döndüm dedim ki:“Kenara çekil! Benim her şeyden büyük Allahım var.”

₺19,50KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Değişmeye hazırsanız, işte cevabınız! Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz. Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi? Guy Finley bu kitapta adım adım mutluluk ile aramızda dikilip duran o duvarı nasıl yıkacağımızı, vazgeçmemiz gerekenleri nasıl bırakacağımızı ve nasıl özgürleşeceğimizi anlatıyor. Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşamöyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve duygusal özgürlüğü size geri verecek.
₺16,80KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

“Olayları titizlikle ele alışı göz kamaştırıyor.”

- The New York Times -

“Tarihe damga vurmuş bir yılın muhteşem hikâyesi.”

- The Economist -

1961 yılının Haziran ayında, Sovyet lider Nikita Kruşçev Berlin’i dünyanın en tehlikeli yeri ilan etmişti. ABD’nin çiçeği burnunda başkanı John Kennedy için de Berlin vazgeçilmezdi. O yaz, 1989’da yıkılıncaya dek, dünyayı ortasından ikiye bölecek olan Berlin Duvarı inşa edildi. Ardından Amerikan ve Sovyet tankları tarihte ilk kez karşı karşıya geldi. Yapılacak tek bir hata, III. Dünya Savaşı’nı başlatacak kıvılcımı çakabilirdi. Çok sayıda belge ve röportaja dayanan Berlin 1961, Soğuk Savaş’ın en belirleyici olaylarından birini, olağanüstü detaylarıyla gözler önüne seriyor.

₺36,00KDV Dahil
₺45,00 KDV Dahil
William Gibson seksenli yıllarda yazdığı bilimkurgu romanı Neuromancer’da İstanbul’u hep aynı kalan kent olarak tarif etmişti. O kitabın üzerinden geçen çeyrek yüzyılda baş döndürücü hızla değişti şehir. Peki taşı, toprağı, suyu ve canı yerinden oynatan bu değişimin bizi nereye götüreceğini tahayyül ediyoruz? Bu kadim kent iki binyıl önce de hikâyeleriyle ve anlatıcılarıyla buradaydı, 21. yüzyılın kapanışında da öyle olacak ama nasıl bir suretle? İstanbul 2099, on altı yazarın kaleminden 21. yüzyıl sonu İstanbulu’na dair on altı çarpıcı tasavvur içeriyor. Toplumsal, mimari, teknolojik, hatta bazen coğrafi açıdan farklı on altı yeni İstanbul. Bir ömür kadar uzak ama dünün ve bugünün tüm İstanbulları kadar tanıdık ve yakın. Müstakbel İstanbulların “cesur yeni dünya”sına hoş geldiniz.
₺21,75KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
Holloway, Yahudilik, İslam, Hıristiyanlık, Budizm ve Hinduizmin ötesine uzanarak dini inancın nereden geldiğini, tarih boyunca devam eden anlam arayışını, Scientology ve Yaratılışçılık ile bugünün ilgi çeken kavramlarını, dindar insanlar ve laiklik taraftarları arasındaki çatışmayı ve çok daha fazlasını inceliyor. İnancın ebedi önemini 
ve eski zamanlardan günümüze dek süren gücünü anlayan, fakat farkları da 
ortaya seren bir rehber… 

“Bu konuda yazmak için Richard Holloway’den daha yetenekli bir isim söylemek çok zor.” 
-Diarmaid Macculloch, A History of Christianity
₺21,75KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
BİLİMİN IŞIĞINDA FELSEFE 

Bilimin Işığında Felsefe, Nusret Hızır’ın ölümünün ardından, öğrencisi ve yakın dostu Füsun Akatlı’nın, hocasının evrakı metrukesinden derlediği iki ayrı kitabın birleşimi. İlki, ağırlıkla Hızır’ın hayattayken bir kitapta toplamayı tasarladığı yazılardan oluşan, yine aynı adla daha önce yayımlanmış Bilimin Işığında Felsefe; diğeri, doçentlik tezi özeti ile “Bir Uygarlık Tarihine Giriş Notları” başlıklı ders özetleri yanında, Akatlı’nın akademik dergiler, ses bantları ve dosyalardan tarayıp çıkardığı metinlerden meydana gelen Geride Kalanlar. 
Nusret Hızır, Türkiye’de modern anlamda bir felsefe eğitiminin yerleşmesi ve gelişmesinde katkıları ve tanıklıklarıyla önemli bir yer tutan tarihsel bir kişiliktir. Felsefeyi ele alış biçimi, düşünme tarzı ve tavrı, bilgiye ve bilime yaklaşımıyla çağdaşları arasından sivrilen örnek alınası bir felsefeci ve bilim insanıdır. Üstelik, “belli bir alanın sorunlarına dalmış ve başka alanlara kapalı kalmış, söyleyecek sözü uzmanlık alanıyla sınırlı bir bilimci ya da felsefeci değil, çok yönlü bir kültür adamı”dır.
₺24,37KDV Dahil
₺32,50 KDV Dahil
Birkaç milyon yıl önce taş aletlerin yardımıyla güç bela hayatını sürdürürken yok olmanın eşiğinden dönen bir canlı türü bugün nasıl olup da atomaltı parçacıklardan galaksilere dek doğanın işleyişlerine dair bu denli büyük bir bilgi birikimine sahip olabildi? 
Leonard Mlodinow insanın Afrika savanlarındaki hayatta kalma mücadelesinden yazının icadına ve oradan kuantum fiziğine uzanan macerasını ustaca anlatıyor, bu süreçte rol oynamış belli başlı filozof ve bilginlerin yaşamları, eserleri ve içine doğdukları kültürel koşullar hakkında bilgi veriyor. Bilimin insanlığın macerası içinde ne tür bir yer tuttuğunu ve günümüzde hangi bilimsel sorunların gündemde olduğunu ele alan Akıllı Homo Sapiens bilim meraklısı okurlar için önemli bir kitap. 

“Mlodinow bilimi hem anlaşılması kolay hem de eğlenceli kılmakta hiç başarısız olmamıştır.” 
— Stephen Hawking, Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabın yazarı 

“Tu¨ru¨mu¨zu¨n yolculuğunu anlatan Mlodinow’a kulak verin; dur durak bilmeyen ilerlememizin nasıl da insan beyninin eşsiz bir özelliğine, bir türlü gideremediğimiz bilgi açlığına bağlı olduğunu göreceksiniz.” 
— David Eagleman, Incognito: Beynin Gizli Hayatı adlı kitabın yazarı
₺20,00KDV Dahil
₺40,00 KDV Dahil
İnsanın milyonlarca yıllık yolculuğunun öyküsünü anlattıkları kitaplarında, Mary ve John Gribbin, bir Afrika kuyruksuz maymununun kıtayı terk etmesiyle başlayan bu belirleyici değişim ile evrensel değişim dinamiği arasındaki bağlantıyı ele alıyor. Bizi diğer kuyruksuz maymunlardan ayıranın sadece DNA’mızdaki yüzde birlik değişim olmadığını vurgulayan yazarlar, iklim değişikliğinin de bu farklılaşmada başat rol oynadığının altını çiziyorlar. Milyonlarca yıldır dünyadaki canlıları etkilemiş olan küresel iklim değişikliği bizi biz yapan özelliklerimizi kazandırmanın yanısıra, geleceğimizi de şekillendirecek. 
  
“Gribbinler, insan davranışlarını bütünsel 
olarak kavrayan kışkırtıcı sosyobiyoloji kuramının problemlerini herkesin anlayabileceği şekilde açıklıyorlar.” 
–Prof. E. O. Wilson, Harvard Üniversitesi
₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Bu kitap, Kant’ın en az diğer alanları kadar değerli olan estetik anlayışıyla romantik dönem arasındaki bağa ışık tutmak üzere kaleme alındı. Kant’ın estetik konusunda durduğu konum, ‘öznenin uyanışı’ açısından yenilikçi ve heyecan vericidir. Onun estetik yargı ile özne temelli bir inşa gerçekleştirmesi ve dünyayı hazır bir yapıt olarak görmemiş olması romantikleri dünyayı bir sanat yapıtı olarak tasarımlama konusunda cesaretlendirmiştir. Günümüzde romantisizm kimileri tarafından postmodernliğe bir panzehir olarak görülmektedir. Panzehire ihtiyaç duyanlar için bu çalışmada romantik dönemin önde gelen düşünürleri, ressamları, şairleri, edebiyatçıları ve müzisyenlerine önemli bir kısım ayrılmıştır. Çünkü Novalis’in de dediği gibi ‘Dünya romantikleştirilmelidir!’
₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Karısının kardeşi, Bernard Shaw’dan kendisine sosyalizmi anlatmasını ister. Shaw’un bu talebe vereceği yanıtsa 
1924 yılında yazmaya başladığı ve ilk kez 1928’de basılan 
bu kitap olacaktır. Ömrünün sonuna dek sosyalizmi savunan Shaw, dünya üzerinde yaşanan pek çok kötülüğün temel kaynağının, toplumsal düzeni bozup atan, insan hayatının neredeyse her yanını etkileyip parçalayan, hem aile ilişkilerini hem de kadın erkek ilişkilerini mahveden, hatta toplumsal kurumları çürüten şeyin ulusal gelirin eşit paylaştırılmaması olduğuna inanmıştı ve elinizdeki bu kitabın sayfaları boyunca bu adaletsizliğin nedenlerini ve ortadan kaldırılma 
yolunu açıklamaya çalışacaktı… 

“Çünkü o zaman herkes yiyip, giyinip, başını sokacak bir dam bulana kadar otomobillere ve pırlantalara para ödenmeyecekti. İnsanlar da faydalı işleri bırakarak tembellere hizmet etmek için koşuşturmayacaktı.” 

“İncil’den sonra insanlığın sahip olduğu en önemli kitap.” 
Ramsey MacDonald, İngiltere’nin İşçi Partili ilk başbakanı
₺36,75KDV Dahil
₺49,00 KDV Dahil

İşte Tayip Erdoğan’ın yaptığı 8 büyük siyasi operasyon!

Erdoğan-Gökçek kavgasının perde arkası.

Melih Gökçek ile Kadir Topbaş’ı hapisten kurtaran sırlar.

Tayyip Erdoğan ile Ali Babacan’ın hiç bilenmeyen beton kavgası.

Tayyip Erdoğan Ali Koç’tan niye çekiniyor? Babası Rahmi Koç’a 
elçi olarak kimi gönderdi?

McKinsey ve Papaz olayının bilinmeyenleri…

Aydın Doğan böyle tehdit edildi…

Gazetelerin ve televizyonların gerçek sahibi kim?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu FETÖ böyle öldürdü, iktidar böyle seyretti.

Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a teslim olma sırrı ne?

Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifa etmekten vazgeçiren neden…

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Johnson Mektubu, Türk-Amerikan ilişkilerinde bir dönüm noktasıdır.

Tıpkı İnönü’nün “yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır” tarihi yanıtında olduğu gibi, günümüzde “yeni bir dünya” adım adım kuruluyor.

Türk-Amerikan ilişkilerinin sancılı seyrinde, bu nedenle Johnson Mektubu yeniden gündeme geliyor.

Üstelik Kıbrıs meselesi ve İnönü’nün sürekli hedef alınması, bu mektubu tekrar önemli kılıyor.

Haluk Şahin, mektup üzerinden Türk-Amerikan ilişkilerinin bir dönemine, Kıbrıs meselesine ve Türk- Yunan ilişkilerine mercek tutuyor. Üstelik doğrudan birinci kişiler üzerinden…

Mektubu kaleme alanlarla yapılan tarihi söyleşiler, sürecin aktörlerinin yazdıkları ve arşiv belgeleri bugüne de ışık tutuyor.

₺12,00KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
“Bu inceleme Rönesans’ın çözülmesini ele almaktadır. Sanatçıların tarihine değil, üslupların tarihine katkıda bulunmak isteğindedir. Amacım çöküşün belirtilerini gözlemlemek ve mümkünse ‘gevşeme ve keyfilik’ açısından sanatın mahrem yaşamını gözlemlememizi sağlayacak yasayı bulmaktır. Sanat tarihinin asıl amacının bu olduğunu sanıyorum.” 
“Rönesans’tan Barok’a geçiş Modern çağın sanatsal evriminin en ilgi çekici başlıklarından biridir.” 
- H. Wölfflin -
₺28,80KDV Dahil
₺36,00 KDV Dahil

Ben Şakir, gözlüklerim şekil!

Aslında normal günler yaşamaya çalışıyoruz ama garip olaylar peşimizi bırakmıyor.

Her zaman, olmadık durumlara girip birazcık şans, birazcık zekâ ve çokça takım ruhuyla, hep iyi biten eğlenceli maceralarla havamıza hava katıyoruz.

Siz de havalı olmak istemez misiniz? Haydi o zaman maceraya!

₺21,75KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

İnsanlar her daim büyük sorulara yanıt bulmak istemiştir:
Tanrı Var mı? Nereden geldik? Her Şey Nasıl Başladı? Evrende Bizden Başka Akıllı Yaşam Var mı? Zamanda Yolculuk Mümkün mü? Yapay Zekâ Bize Üstün Gelecek mi? Her şeyin gerisinde duran anlam ve tasarı nedir? Geçmişin yaratılış üzerinden açıklamaları bugün artık çok daha az uygun ve güvenilir görünüyor. Bu açıklamaların yerini New Age’ten Star Trek’e uzanan kendilerine yalnızca hurafe diyebileceğimiz çeşitli şeyler aldı. Gelgelelim gerçek bilim, bilimkurgudan çok daha tuhaf ve tatmin edici olabilir. Günümüzde bilim bütün bu sorulara yanıt
bulmaya başladı.Hawking’in ölümünden önce yazdığı son yazıların derlemesi olan bu kitap,tarihin en önemli zihinlerinden birinin büyük sorulara verdiği yanıtlardan oluşuyor.
Her Şeyin Teorisi filmindeki performansıyla Oscar kazanan Eddie Redmayne’in önsöz, Nobel Ödüllü bilim insanı Kip Thorne’un giriş ve Hawking’in kızı Lucy’nin sonsöz kaleme aldığı Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar bir dehanın dünyaya bıraktığı son mesaj niteliğinde.

“Hawking, insan zihninin artan gücünün bir sembolü.” -The Washington Post

“Hawking’in okuyuculara son mesajı insanlık için umut olduğu yönünde.” -CNN

“Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar bilimin ve insanlığın geleceğine son derece açık ve anlaşılır bir bakış sunuyor.” -The Wall Street Journal

“Bu olağanüstü kitap, görkemli bir yıldızın son parıltısı.” -The Telegraph

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Arkadaşlıktan flört ve evliliğe uzanan yolda tüm ilişkilerin arkasında yatan dinamikleri ele alan Unutmak mı Affetmek mi? bir başucu kitabı...

Hiç başlamadan biten flörtlerin yorgunu musun? Yoksa yalnızlığa yenik düşüp, kaderci şarkılarla mı teselli buluyorsun?

İlişki ve evlilik danışmanı Serhat Yabancı, “Kendi değerimizi artırmayı ‘başkası üzerinden’ sağlamaya çalıştığımız sürece hem ilişkimizi tüketecek hem de içimizdeki derin acıya çare bulamayacağız,” diyor.

Oysa kişi kendi potansiyelini bilir, hislerini ve bakış açısını değiştirirse sorunlarını da rahatça çözebilir.

• Aşkı yanlış insanlarla yaşamaktan bıktım!

• Onu nasıl tanıyabilirim?

• Ayrıldığım sevgilimi Instagram’dan sileyim mi?

• Evlenirsem tüm sıkıntılarım biter mi?

• Eşimi değiştirmek mümkün mü?

• Aşksız evlilik olur mu?

• Bir insan neden aldatır?

• Ayrılma sonrası nasıl toparlanacağım?

₺21,60KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil

Geldi İsmet, kesildi kısmet

Mustafa Armağan, İnkılap Tarihi’nin hesabı verilmemiş dosyalarından birini daha açıyor. Karşınızda “Tek Adam”ın “İkinci Adam”ı İnönü’nün gerçek yüzü.

Görünüşte hep kazanmış gibiydi. Genelkurmay Başkanı, Garp Cephesi Kumandanı, Hariciye Vekili, Lozan “kahramanı”, Başvekil, bir daha Başvekil, CHP Genel Başkanı, Milli Şef, Reisicumhur, bir daha Başvekil…

Bir zamanlar hakkında kahramanlık destanları yazılırdı. Karşılığında da kise-i şahaneden binlerce lira ihsanlar dağıtırdı İsmet Paşa. 1950’lerde Demokrat Parti karşısında üç seçim kaybederek hezimete uğradı. Milletin kendisini istemediğini anlamamakta inat etti. Tabii iktidardan düştükten sonra etrafı tenhalaştı, Tek Parti devri boyunca baskıyla mühürlenen ağızlar açıldı, eleştiriler ve suçlamalar birbirini takip etti. 27 Mayıs o cenazeyi diriltmeyi denedi, silah zoruyla yeniden başbakan yapıldı. Sonra kendi partisi ona isyan bayrağı açtı ve nihayet bu defa CHP’deki koltuğunu Ecevit karşısında kaybetti. Böylece daha hayattayken tarihin en büyük ‘loser’larından biri unvanını mezar taşına kazıttı.

Ne o halkını sevdi, ne de halkı onu. Geldi İsmet, kesildi kısmet sözü 1940’larda halkın dilinden düşmedi.

Mustafa Armağan, İnönü efsanesini belgeler ve bilgiler ışığında çürüttüğü kitabında “Zafersiz Kahraman”ın iç yüzünü olanca çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

₺23,20KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

Siyaset Bilimi alanında nitelikli, kapsamlı ve güncel Türkçe giriş kitapları konusunda bir boşluk olduğu ortada. Elinizdeki kitap, işte bu boşluğu kapatmaya çalışıyor. Büyük çoğunluğu Türkiye ve dünyanın köklü üniversitelerinde bulunan 35 yazarın yazdığı toplam üç kısım ve 40 bölümden oluşuyor. Birinci kısım, “Siyaset Biliminde Temel Kavramlar” başlığını taşıyor. Siyaset, iktidar gibi daha genel nitelikli kavramlardan kimlik ve hegemonya gibi daha özel kavramlara uzanan bu kısımda kitap, siyaset bilimi disiplininin temel kavramsal gereçlerini okuyucuya tanıtıyor. İkinci kısımda yazarlar, temel “Siyasal İdeolojiler”i irdeliyorlar. Liberalizmden İslamcılığa kadar 11 farklı ideolojiyi inceleyen yazarlar, aynı zamanda ideolojinin ve modern siyasal ideolojilerin 18. yüzyıldan bugüne uzanan serüveninin bir bilançosunu çıkarmış oluyorlar. Kitabın “Disiplinler Arası İlişkiler” başlıklı üçüncü ve son kısmındaysa siyaset bilimi ile yakın sosyal bilimsel disiplinlerin ilişkisi tartışılıyor ve siyaset biliminin hem bir sosyal bilim olarak diğer disiplinlerle ortak yönlerine hem de özgül yanlarına vurgu yapılıyor. Siyaset bilimine giriş niteliğindeki kitaplarda genellikle rastlanmayan bu bölümde felsefeden kent çalışmalarına kadar, siyaset biliminin bir biçimde yolunun kesiştiği ve ortak çalışma yaptığı disiplinler, siyaset bilimiyle ilişkileri çerçevesinde ele alınıyor.

Asıl olarak üniversitelerin sosyal bilim bölümlerinde siyaset bilimine giriş nitelikli dersler alan öğrencilere yönelik olarak hazırlanan bu kitabın o öğrencilerin hocalarına ve genel okuyucuya da faydalı olacağını umuyoruz.

 

Makaleleriyle kitaba katkıda bulunanlar:

Emre Arslan, Gökhan Atılgan, E. Attila Aytekin, Mustafa Kemal Bayırbağ, Pınar Bedirhanoğlu, Ömür Birler,
Korkut Boratav, Barış Çakmur, Aykut Çoban, Metin Çulhaoğlu, Cem Eroğul, Zeynep Gambetti, Asuman Göksel,

Burak Gürel, Selime Güzelsarı, Raşit Kaya, Mustafa Bayram Mısır, Ebru Deniz Ozan, Mehmet Okyayuz, Eylem Özdemir, Yasemin Özgün, Alev Özkazanç, Cenk Saraçoğlu, Murat Sevinç, Cem Somel, Mustafa Şener, H. Tarık Şengül,
Taner Timur, Aylin Topal, Ateş Uslu, Füsun Üstel, Galip Yalman, Mehmet Yetiş, Filiz Zabcı, Gün Zileli

₺33,75KDV Dahil
₺45,00 KDV Dahil
Bu kitap Leo Strauss’un Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde Platon’un Politeia (Devlet) adlı diyaloğu üzerine 1957 bahar döneminde verdiği seminerin dökümünden oluşmaktadır. Platon’un Devlet’i, bu seminerin çok öncesinden Strauss’un düşünsel yaşamında öncü bir rol oynamaya başlamıştı. Strauss Platon’un mağara imgesinde, sadece Platon’un felsefe ve politika arasındaki ilişkiye dair görüşüne emin bir rehberi değil, aynı zamanda filozofların her zaman her yerde karşılarına çıkan felsefe yapmanın doğal zorluklarının ikna edici bir açıklamasını da bulmuştur. Bu seminer pek çok açıdan Strauss’un Kent ve İnsan (1964) adlı kitabındaki Devlet üzerine makalesinin de habercisidir. Bu seminerdeki ilk yedi oturum, o makaledeki Platonik bir diyaloğun nasıl okunması gerektiğine dair tartışmasını ve diyaloğun ilk dört kitabı hakkında ayrıntılı yorumunu pek çok açıdan öngörür. Bu seminerin en dikkat çekici özelliği, Devlet’in felsefeyle ilgili kısmına gösterdiği ilgidir. Strauss bu kısımdan şu şekilde söz eder: “Devlet’in merkezi ve zirvesi, Beşinci Kitabın ortasından Yedinci Kitabın sonuna kadar olan felsefe tartışmasıdır.”
₺33,75KDV Dahil
₺45,00 KDV Dahil

1973 sonbaharında Paul Ricœur, Texas Hıristiyan Üniversitesi yüzüncü yıl kutlaması çerçevesinde bir dizi konferans vermek üzere Paris’ten Fort Worth’a geldi. Söz konusu konferans serisi “Söylem ve Artı Anlam” başlığını taşıyordu. Burada Yorum Teorisi adı altında yayınlanan genişletilmiş metin, ilk başlığı bir alt-başlık olarak muhafaza ediyor. Bu değişiklik ilk metnin, insan dilinin birliğini, sergilediği muhtelif kullanımlar açısından anlama teşebbüsünde bulunan sistematik ve kapsamlı bir teoriye doğru gelişimini işaret ediyor.

Burada yöneltilebilecek makûl sorulardan biri, bu metnin, Ricœur’ün Kötülük Sembolizmi’nden sonra yayınlanan dil ve söylem incelemelerinin ufku dâhilindeki yerinin ne olduğudur. Bu geniş ufuk, insanî gösterme ediminin çoğul fonksiyonları ve karşılıklı ilişkilerinin tümünü açıklayabilen kapsamlı bir dil felsefesi arayışıdır. Bu dönem (1960-1969) boyunca yayınlanan hiçbir çalışma kapsamlı bir felsefe sunma iddiasında bulunamaz, ve hiçbir iddia söz konusu incelemeleri bir araya getirerek kapsamlı bir dil felsefesi oluşturduğunu ileri süremez, çünkü Ricœur böyle bir felsefeyi tek bir düşünürün kanaviçe gibi işleyebileceğinden kuşku duyar.

Yorum Teorisi bu arayışta nerede durur? O farklı bir konum işgal eder, çünkü Freud ve Felsefe ve Yorumların Çatışması gibi eserler, temelde, söylem olarak dilin sergilediği muhtelif kullanımların incelemeleridir, oysa Yorum Teorisi bu fonksiyon çeşitliliği açısından insan dilinin birliğine dair bir izah sunar. Biz Yorum Teorisi’nde Paul Ricœur’ün bütünleyici dil felsefesini buluyoruz.

₺7,50KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil

Kaygılı bir çocuğunuz varsa gün boyu evde, okulda veya arkadaşlarıyla karşılaştığı problemlerle baş etmenin zorluğunu biliyorsunuzdur. Çocuğunuzun hayatındaki en güzel dönemi sürekli endişe ve korku içinde geçirmesi sizi yaralar. Peki böyle zamanlarda nasıl çocuğunuzun kaygılarını yönetebilir ve aynı anda hem sizin hem de onun hayatındaki huzuru ve dengeyi geri getirebilirsiniz?

Bir psikolog ve çocukluk kaygısı uzmanı olan Dr. Walker evde, sosyal ortamlarda veya kaygının çocuğunuzu ele geçirdiği her yerde kolaylıkla kullanabileceğiniz hızlı ve etkili çözümler sunuyor. Bu kitapta farklı kaygı bozukluklarıyla ilgili merak ettiğiniz her şeyi bulacak, çocuğunuzda korku ve kaygıları nelerin tetiklediğini ortaya çıkaracak ve onun zor durumlarda ne tür baş etme davranışı benimsemesi gerektiğini belirleyebileceksiniz. Spesifik semptomlara yönelik ve bilimselliği kanıtlanmış müdahaleler, gerçek hayattan örneklenen vakalar ve pratik stratejiler ile kaygılı çocuğunuz için artık kaygılanmanıza gerek yok!

₺18,75KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.
₺19,60KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Geçtiğimiz yıllara nazaran aday sayısının gittikçe artmasıyla daha da zorlaşan A Grubu sınav maratonunda, rakiplerinizi geride bırakmanız için geçmiş yıllarda sorulmuş olan tüm A Grubu MALİYE sorularını büyük bir özenle inceleyip, sizler için faydalı bir konu anlatımlı kitabına imza atmış olmanın haklı gururunu yaşamaktayım.

Konu anlatımlı kitabı hazırlarken akademik kaynaklar, çıkmış sorular ve kendi edindiğim tecrübelerimden fazlasıyla istifade ettim. Konu anlatımın içerisinde Maliye Teorisi, Kamu Harcamaları, Kamu Gelirleri ve Vergi Teorisi, Devlet Borçlanması , Devlet Bütçesi, Maliye Politikası , Türk Vergi Sistemi, Vergi Hukuku bölümleri vardır. Kitapta yer alan anlatımın özgün ve sınav formatına uygun olmasına özenle dikkat ettim.

Elinizdeki kaynak bu güne kadar yapılmış olan sınav formatına en uygun anlatımda özgün ve sade bir dil kullanılmış çalışmamdır.

Hepinize çalışmalarınızda sabır ve sebat dilerim.

Başarılarınız daim olsun...

₺33,75KDV Dahil
₺45,00 KDV Dahil
Deneyimli iletişim danışmanının yankılar yaratan kitabı 14. Baskıda. Enso kağıt ve karton kapakla raflarda yerini aldı.
Yeni Şafak gazetesi köşe yazarı, öğretim görevlisi, iletişim danışmanı Ali Saydam 2005 yılında yayınladığı Algılama Yönetimi’nden sonra Eş ve Müşteri Nasıl Kaybedilir?’i dört yılda yayına hazırladı.
“Kimin kimi yöneteceği, ilişkilerdeki 7 ölümcül günah, aşk ve nefret arasındaki ince çizgi, kâğıt üzerinde kalmayan tavsiyeler, ilişkinin bir numaralı düşmanı, şikâyetler ve krizler, dinlememek, ısrarın dozu” gibi birçok soruna ipuçlarıyla yanıt arayan kitap, okura, eş ve müşteriyi kaybetmeme refleksi kazandırmayı amaçlıyor.
₺28,00KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrını Hayata Geçirin

Hayat Amacınızı Keşfetmenin 35 Yolu

Geçmişten ders çıkarın, mevcut anda yaşadığınızı hissedin ve geleceğinizi kökten değiştirin.

İlk kitaplarında Japonlara özgü ikigai felsefesini en temele inerek inceleyen Héctor García ve Francesc Miralles, okuyucuların hayattaki amaçlarını tüm yönleriyle nasıl keşfedeceklerini iki yıllık bir uğraşın sonucunda detaylı bir biçimde anlatıyor.

İçinizdeki ikigai sonsuza kadar sahip olacağınız ve hayatınızın her evresine göre dönüşecek olan değişmez bir özelliktir. Tutkuların peşinden gitmek ve bu tutkuları başkalarıyla paylaşarak çoğaltmak, kişinin kendi için belirlediği hedeflerin en güzelidir.

Hayat amacınızı keşfetmeniz için esas olan ikigai felsefesini, yaşamınızın merkezine nasıl koyacağınızı otuz beş farklı aşamayla ele alan bu kitap, geçmişi, bugünü ve geleceği bir araya getirerek kendinizi tanımamızı sağlayacak. Enso çemberinden koan bilmecelerine, haiku sanatından zen ve okçuluğa kadar birbirinden ilginç tekniklerle tanışacak, bunları günlük yaşamınıza nasıl aktaracağınızı öğreneceksiniz.

Şimdi derin bir nefes alın ve ruhunuzun kapılarını açın. Yolculuk başlamak üzere...

₺19,20KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Eski Ahit’in ilk kitabının Yaratılış başlıklı ilk dörtlüğünde Tanrı/Elohim diye adlandırılan Mevcudiyet’in, Quiddity (Ne-lik) ve Haecceity (Bu-luk) durumu hakkındadır. İncil’e ait Tanrı/Elohim, Talmud’a ait Tanrı/Yahve’den farklıdır. Bu kitaptaki Mevcudiyet (Presence) anlayışı, klasik Teoloji’de bahsedilen Mevcudiyet anlayışıyla bire bir benzeşmez ya da eşanlamlı değildir. Burada kullanıldığı anlamıyla Mevcudiyet (Presence) Tanrıbilim (Hıristiyanlık) aracılığıyla araştırılan Mevcudiyet değil, felsefi ve Akli/Zihinsel olarak algılanan (Heuristic) Mevcudiyet’tir. Bu haliyle şu malum ve mahut “cretio ex nihilio” ve “başlangıçta” ifadelerini çürütür. Onun yerine bu kitap, “Şey-leştirememek” anlayışını yüceltir, ancak bu da birçok inanç sisteminin özünde var olan “Yokluk” ile karıştırılmamalıdır.
₺15,20KDV Dahil
₺19,00 KDV Dahil

Geleneksel zaman anlayışına farklı bir şekilde yaklaşan sergi, Çin, Türkiye ve Hindistan’dan sanatçılar Cao Fei, Nilbar Güreş ve Raqs Media Collective’in çizim, fotoğraf, video, yerleştirme ve yeni medya çalışmaları aracılığıyla zaman kavramına dair yeni düşünce alanları öneriyor. Üç sanatçı da sınırlı zaman algısının prangalarından kurtulmak için alternatif yollar çiziyor. Nilbar Güreş çalışmalarında eril zamanın düz çizgisini sorgularken; Cao Fei gerçek ve sanal gerçekliğin birbirine karıştığı bir dünyada bize zaman üzerinde daha fazla kontrol sahibi olma imkânı sunuyor. Raqs Media Collective ise hafıza kavramını farklı deneyimlerle ilişkilendirdiği çalışmalarında, zamanı özgürlüğe kavuşturuyor. Zaman Değişmeli sergisi, hızla akıp giden zamanı birimlerle sınırlamak yerine, kendimizi anlamanın bir yolu olarak düşünmeye çağırıyor.

Sergiye eşlik eden yayın, küratör Alistair Hicks ve sanatçılardan Raqs Media Collective’in makalelerini bir araya getiriyor. Hicks, sergideki çalışmaları detaylı olarak anlattığı yazısında jeopolitik bağlamda kontrol altında tutulan zaman algımızı sorgularken, bugün pek çok sistem tarafından dayatılan çizgisel zaman anlayışımıza alışılagelmişin dışında bir bakış açısı sunuyor. Raqs Media Collective ise zamanın değeri üzerine düşündükleri makalelerinde zaman nasıl hak edilir, kullanılır, paylaşılır, takas edilir ve sahip olunamayacak bir kavramla bağlantılı olarak bu kelimeler nasıl kullanılabilir gibi sorulara cevap arıyor.

Presenting an alternative to conventional time,the exhibition creates a thought-scape around the idea of time through drawing, photography, video, installation and new media works by Cao Fei, Nilbar Güreş and Raqs Media Collective from China, Turkey and India. The three artists release the shackles of time and suggest alternative and parallel paths, responding to time in their own ways: Nilbar Güreş questions the straight line of masculine time. In a world where reality and virtual reality have blended, Cao Fei gives us more control of our sense of time. Raqs Media Collective liberates time itself in its works that associate memory with different experiences. The Time Needs Changing exhibition encourages us to appreciate time not just as a measure of our fast-disappearing time on Earth, but as a way of better understanding ourselves.

The exhibition catalogue includes essays by the curator Alistair Hicks and Raqs Media Collective. In his essay where he talks about the works in the exhibition in detail, Hicks questions our geo-politically controlled notions of time and offers a fresh perspective to linear time, which is currently strictly enforced by the power structures under which we live. Raqs Media Collective raises questions about how do we use, share and exchange time that is not ours, and how can we talk about reciprocity in relation to something that we cannot own.

₺88,00KDV Dahil
₺110,00 KDV Dahil
“Dört duvar” ve “başının üstünde bir çatı” insanı kendisini saran çevreden ayırır, korunma sağlar. Şehirleri, kasabaları, köyleri yaşanılır kılar. Bir coğrafyanın hafızası çoğu zaman mimarinin korunup korunmamasıyla belirlenir. 
Belki de mimari, herhangi başka bir insan yaratısından çok daha fazla toplumsal bağlamı ifade eder. Çünkü yapım, neredeyse her zaman sosyal alanda gerçekleşen, toplumsal bir eylemdir. Hal böyle olunca bu önemli sanatın tarihi sadece mimarlığın ve mimarların değil, toplumların tarihine de ışık tutar.
Jan Gympel Mimarlığın Öyküsü kitabında, engin bilgisiyle bu sanatın derinliklerine davet ediyor okuru. Bize de sayfalar arasında bu önemli sanatın görkeminin tadını çıkarmak kalıyor!
₺44,00KDV Dahil
₺55,00 KDV Dahil

Çocuğunuzu ilk kucağınıza aldığınız anı hatırlıyorsunuz değil mi? Ne kadar kaygılı, korkak, acemi, ne yapacağını bilmeyen; aynı zamanda da ne kadar mutluydunuz...

Birçoğumuz psikolojik ve fiziksel şiddetin normal karşılandığı dönemde büyüdük. Hiçbirimiz geçmişe dönüp de kendi çocukluğumuzda bize yapılan hataları düzeltemeyiz. Ama kendi çocuğumuzun geleceğini mutlu bir çocukluk üzerine inşa edebiliriz!

Her anne ve baba gibi sen de zaman zaman çaresiz kaldın ve sabrın tükendi. Hiç istemediğin şeyleri yaptın belki...

Ya da çocuğunu büyütürken karşılaştığın sorunlara bir türlü çözüm bulamadın... Belki de çocuk eğitiminde doğru bildiğin yanlışlar vardı! "Ben çocuğumu en iyi şekilde anlamak; sorunlarımı sevgi ve sabırla çözmek ve ona miras olarak mutlu bir çocukluk bırakmak istiyorum!" diyorsan bu kitabı mutlaka okumalısın.

Ben bir anne olarak, bu kitabı okuyan herkese; çocuğunuz ile olan ilişkilerinizi sevgi, saygı, şefkat ve sabır üzerine yeniden inşa edeceğinizin sözünü veriyorum...

₺17,60KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

Şarjın bittiğinde kaç dakika dayanabiliyorsun?

Uçak daha yere inmemişken pin kodunu giriyor musun?

Kalkar kalkmaz önce aynaya mı bakıyorsun yoksa yüzünü mü yıkıyorsun?

Dürüst olalım, bence ilk iş telefonunu açıyorsun!

Aslı Saraylı bazen tüm sosyal medya hesaplarını kapatıp her şeyden uzaklaşmak, görünmez olmak istiyordu. Ya da şöyle diyelim; filtreli profil fotoğrafındaki gibi değil olduğu gibi görünmekten hoşlanıyordu. Oysa Pelinsu’nun hayattaki en büyük hayali komikli, çocuklu, bol gezmeli, yemekli, havalı videolar paylaşıp bir internet fenomeni olmaktı!

İdil Hazan Kohen internet âleminin aşklarını, rekabet oyunlarını ve fenomenlerin çılgın dünyasını kaleme alınca, Pelinsu ve Aslı’nın kesişen hayatlarından çılgın ve eğlenceli bir roman ortaya çıktı: Telefonum Olmadan Asla!

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
Poincare Sanısı temelde tek bir problem hakkındadır. Fransız matematikçi, Henri Poincare tarafından 1904 yılında formüle edilen problem, o zamandan bu yana matematikçileri hem büyülemiş hem de canlarını sıkmıştır. Problem, kendisi de ünlü bir matematikçi olan Grigory Perelman tarafından çok kısa bir süre önce çözüldü. Poincare sanısı ile Perelman'ın ispatı çağımızın en büyük başarılarından biridir. Poincare Sanısı, sanının ve ispatının arkasında yatan matematiğin öyküsünü anlatır. Matematikten akılcı bir biçimde bahsedebilmek için yalnızca sonuçları değil, o sonuçları ortaya koyan insanları da anlatmak gerekir. Gerçekten de içgörüleri hiç yoktan ortaya çıkmış gibi görünen ve matematik bilimini tek başlarına on yıllarca ileri taşıyan bireyler vardır. Fakat deha, her ne kadar renkli ve gizemli olsa da matematikteki ilerlemeler, binlerce başka bireye ve o bireylerin içinde çalışıp yaşadıkları kurumlara ve toplumlara da dayanır. İşte Poincare Sanısı, sanıyı ve ispatın öyküsünü bu bakış açısıyla anlatmaktadır. Poincare sanısının hikayesi, beş bin yıl önceki Babil'den günümüz Saint Petersburg'una, kuzey New York Eyaleti'ne ve Madrid'e uzanmaktadır. Keşifleri, savaşları, bilim derneklerini, araştırma üniversitelerinin Almanya'da ve son dönemde Birleşik Devletler'de ortaya çıkışını anlatır. Başka bir deyişle Poincare Sanısı, geometrinin tarihini, Öklid dışı geometrinin keşfini ve topoloji ile diferansiyel geometrinin doğuşunu beş bin yıl, düzinelerce toplum ve beşeri kurum ve yüzlerce birey boyunca izleyen bir başucu kitabı niteliğindedir.
₺22,50KDV Dahil

Merhaba anneciğim,

Benim, yavrun.

‘Kim olduğunu zaten biliyorum’ deme. Çünkü bence henüz yakından tanışmadık seninle. Beni tanımak için yeterince çaba sarf etmedin bence.

Eğer tanışmış olsaydık ağladığımda, inatlaştığımda, korktuğumda, tepki gösterip öfke duyduğumda sana bir şeyler anlatmaya çalıştığımı fark ederdin. Hareketlerime değil, onların altındaki asıl sebebe odaklanırdın. ‘Beni üzmek için yapıyor’, ‘Sırf benimle inatlaşmak için uğraşıyor’ diye düşünmezdin o zaman… Her davranışımın altında masum bir ihtiyaç olduğunu hissederdin.

İşte artık seninle tanışalım diye, bu kitabı bırakıyorum ellerine…

Beni tanıdıkça daha da çok seveceğini, gelişimime destek vereceğini, elimden tutup hayat yolumda birlikte yürüyeceğini biliyorum.

Ve yaptığın ya da eksik kaldığın her bir yönünle birlikte, seni çok ama çok seviyorum.

₺22,40KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Çocuklar kendilerini güvende hissetmek için sınırlara ve kurallara ihtiyaç duyarlar. Ama bunları oluşturmak ve uygulamaya geçirmek ustalık ve dikkat gerektiren bir konudur; özellikle de zorlama, tehdit ya da kandırmaca gibi yöntemlere başvurmaktan kaçınıyorsanız.

Dr. Henry Cloud ve Dr. John Townsend; çocuğunuzla aranızdaki güvenli ilişkiye zarar vermeden ona tehlikelere karşı önsezi geliştirebileceği, doğru ile yanlışı ve iyi ile daha iyiyi ayırt edebileceği güvenli bir ortam sağlayabilmenize yardımcı olacak pratik bir rehber sunuyor.  

Çocuklarda Sınırlar kitabında:

 Aynı anda hem sınırlar koyup hem de sevecen bir anne-baba olmanın yollarını

Kontrolden çıkmış bir aile hayatına kontrolü getirmeyi

Ebeveynlikte sınırların on yasasını

Çocuklarınız için uygun hale getirebileceğini sınırları ve sonuçlarını tanımlamayı ve çok daha fazlasını öğreneceksiniz.

₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Diplomatik Vahşet, Cemal Kaşıkçı cinayetinin

karanlık sırlarını gözler önüne seriyor!

Cemal Kaşıkçı’nın ölümünden önceki yedi buçuk dakikada, konsoloslukta neler yaşandı?

Cinayet nasıl planlandı, cinayeti sahada kimler uyguladı?

Kaşıkçı’nın cesedi nasıl parçalandı ve yok edildi?

Cinayet ânı ve öncesinde infaz timi başkonsoloslukta neler konuştu?

Suudi İstihbarat Şefi’nin birlikte keşif yaptığı ‘gizemli’ kişi kim?

Gizli servis başkanları MİT karargâhında neler konuştu?

Cemal Kaşıkçı’nın cesedi şu anda nerede?

Suikastta rol alan 15+3 kişinin kimlikleri ve özellikleri neler?

 Ve en önemlisi: Kaşıkçı’nın öldürülmesi talimatını kim, neden verdi?

 Kaşıkçı cinayetinin bilinmeyenlerini Türkiye ve uluslararası kamuoyuna duyuran üç araştırmacı gazeteci, dünyayı sarsan suikastı aydınlatacak en kritik soruların peşine düşüyor.

 Bu önemli soruların cevabı niteliğindeki ses kayıtları ve belgeler, ilk kez Diplomatik Vahşet’te.

 Diplomatik Vahşet, sadece bir suikastın anatomisi değil, araştırmacı gazeteciliğin de en iyi örneklerinden.

₺28,00KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Ozan Sağsöz bu çalışmasında İslam düşünce tarihinin önemli isimlerinden biri olan İbn Haldun'u ve onun klasik eseri Mukaddime'yi iktisadi düşünce tarihi perspektifinden değerlendiriyor. İbn Haldun’un içinde bulunduğu tarihyazımı geleneği hakkında bilgi verdikten sonra, onun bu gelenekle ilişkisinin ana hatlarını belirlemeye çalışıyor. Sağsöz, İbn Haldun’un tarih çalışmaları için meydana getirdiği umran biliminin metodolojik çerçevesini çiziyor ve Mukaddime'de tasvir edilen toplumsal hayatın iktisadi görünümlerini analitik bir düzlemde inceliyor. Mukaddime'de iş bölümü, geçim yolları ve insan ihtiyaçları gibi temel kavramları, İbn Haldun öncesi ve sonrası düşünce tarihi sürekliliğinde değerlendiriyor. 
₺13,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Yüzyıl önce, Cihan Harbi’ni sonlandıran ateşkes antlaşması Avrupa’da savaşı gerçekten bitirmiş miydi?

Robert Gerwarth bu eşsiz çalışmasında, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yapılan barış antlaşmalarının savaşı bitirmediğini anlatıyor. Kitap tekrar çizilmek istenen sınırlar, sürgünler, yeni milliyetçiliklerle İkinci Dünya Savaşı’nın tohumlarını eken bir şiddet dalgasının Avrupa’yı sardığını maharetle ortaya koyuyor.

Nefes kesen, ustalıklı bir panorama. Savaş sonrası anarşisini, yıkılan imparatorlukların ve doğan ulus devletlerin epik hikâyesini anlatıyor. Avrupa’nın 20. yüzyılını yeniden düşünmemizi sağlıyor.

- The Times Literary Supplement -

Önemli ve tam vaktinde yazılmış… İhmal edilmiş bir dönemi yeniden ele almamız gerektiğini gösteriyor.

- Margaret MacMillan, The New York Times Review of Books -

Anlaşılır, zekice ve müthiş detaylarla dolu…

₺33,60KDV Dahil
₺42,00 KDV Dahil

Taha Akyol bu kitabında kendi anılarından örnekler vererek tarikatlar ve totaliter örgütler gibi “sık dokulu” yapılara karşı gençlerin dikkatini çekiyor. Gençleri felakete sürükleyen sağ ve sol totaliter örnekleri anlatıyor.

Yirmi yıl önce yayımlanan kitabını güncelleştirip genişleterek bugünkü cemaat ve yasa dışı örgüt sorunlarını analiz ediyor. Gençlerin bağımsız kişilik, hür düşünce ve girişimcilik ruhuyla geleceklerini inşa etmesini savunuyor. Hayat Yolunda, akademik bilgi, anı ve tecrübeleri süzgeçten geçirip gençlere sunan değerli bir rehber niteliği taşıyor.

₺26,40KDV Dahil
₺33,00 KDV Dahil

“2003 yılı, Orta ve Güney Amerika’daki El Nino yıllarından biriydi. Meksikalı arkeolog Sergio Gomez Chavez, o sabah tam saatinde işyerine geldi. Yağmur dinmiş, etrafa toprak kokusu yayılmıştı. Her sabah aynı şeyi yapardı: Ofisinden çıkar, piramit şeklindeki tapınağa yürür, bir tur atardı. O gün tapınağın merdivenlerinin başladığı düzlüğe geldiğinde tuhaf bir şeyle karşılaştı. Önünde bir metre genişliğinde bir çukur vardı. Hafızasını yokladı. Önceki akşam oradan ayrıldığında böyle bir şey yoktu. Etrafında dolaştı. Evet, yıllardır her gün üzerinden yürüyerek geçtiği yerde, bir metre genişliğinde bir çukur açılmıştı.

O çukurun açıldığı tünelin sonunda göreceklerinin bütün dünyayı hayretler içinde bırakacağı, aklının ucundan bile geçmedi. Oysa orada, inancın ve Tanrı'nın tarihi yeniden yazılmaya başlanacaktı.”

İnsan, tarih boyunca yaratılışı sorguladı. Önce tanrıları sonra da Tanrı'yı anlamak istedi. Her şeye rağmen hep inancın limanına sığındı. Ertuğrul Özkök, gördüğü yerler, konuştuğu kişiler, sorduğu sorular ve okuduğu kitaplarla bir inanç hikâyesi anlatıyor. Tanrı'yı Gören Son İnsan, insanın bu en büyük arayışının izinde, muhteşem bir yolculuk.

₺23,20KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
Aslı Uçar’ın Bilkent Üniversitesi Tu¨rk Edebiyatı bölu¨mu¨ndeki lisansu¨stu¨ çalışmalarının u¨ru¨nu¨ olan 1950’ler Tu¨rkiye’sinde Edebiyat Dergileri, Tu¨rkçenin hem du¨zyazı hem şiir bakımından en bereketli dönemlerinden birini ele alıyor. Yazar gayet ustaca bir bakışla, dönemin milliyetçi-muhafazakâr temayu¨llere sahip edebiyat dergilerinden Kemalist ve Batıcı çizgide olanlara değin geniş bir yayın listesinin içinden, ilginç ayrıntılarla dolu ve hayli renkli bir terkip çıkarıyor. Tu¨rkiye’nin Demokrat Parti iktidarıyla geçen 1950’li yıllarındaki politika ve poetika bağlantısını gözeterek kaleme alınan kitapta, Attila İlhan’dan Cemal Su¨reya’ya, Yaşar Nabi Nayır’dan Mehmet Çınarlı’ya edebiyatçılar arası diyalogları da takip etmek mu¨mku¨n. Aslı Uçar’ın çalışması, her biri Tu¨rk edebiyatı tarihi için bu¨yu¨k değer taşıyan Varlık, Mavi, Hisar, Pazar Postası ve Yeditepe gibi dergiler arasında çok öğretici bir gezinti sunuyor.
₺14,30KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
Ne alıkoyuyor bizi karşımızdakinin gözu¨nu¨ çıkartmaktan? sorusuyla açılıyor Kişi ve Kutsal, nedir insanın insana kurtlaşmasına mâni? Neden kötu¨lu¨k değil de iyilik bekleriz ötekinden? Simone Weil’in Nazi işgaliyle darmadağın bir hâl alan u¨lkesi Fransa için açlık grevindeyken yazdığı bu kitap, 20. yu¨zyılın en sıradışı filozoflarından birinin çağının insanlarına son çağrısı. École normale supérieure’u¨n ilk doktoralı kadın felsefecilerinden biri olan Simone Weil, kitlelerin bireyi yutup sildiği ideolojiler çağında insanın ufalanamazlığının, aşılamazlığının, indirgenemezliğinin sözcu¨lu¨ğu¨nu¨ yapıyor. Giorgio Agamben’in önsözu¨nde işaret ettiği u¨zere, Weil 21. yu¨zyıldaki okurlarına, yani bizlere çok şey söylu¨yor. Kapitalizmin dayattığı yabancılaşmayı duyumsamak için fabrikalarda çalışmaktan faşizmin yu¨kselişine karşı İspanya İç Savaşında gönu¨llu¨ askerliğe, felsefeyi du¨nyanın sorumluluğunu u¨stlenerek icra eden bir filozofun tarihe son notu karşınızda.
₺9,75KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
Demokrasi, du¨şu¨nce ve ifade özgu¨rlu¨ğu¨, dinsel hoşgöru¨, bireysel ve kolektif haklar, ırk ve cinsiyet eşitliği gibi değerler, BM İnsan Hakları Beyannamesinden bu yana bu¨tu¨n du¨nyadaki siyasi ve hukuki repertuara girmiş bulunuyor. Oysa gu¨nu¨mu¨zde anayasaları şekillendiren bu ilkeler bir zamanlar kabul edilmesi hayli gu¨ç, radikal fikirlerdi! Tarihin bir yerinde köklu¨ bir “zihin devrimi”nin yaşandığını hatırlatan du¨nyaca u¨nlu¨ felsefe tarihçisi Jonathan Israel, Radikal Aydınlanma ve Modern Demokrasinin Kökenleri: Zihin Devrimi adlı bu çalışmada “radikal Aydınlanma” diye bir kavramı bize hediye ediyor. Yazar, “radikal Aydınlanma”yı, “ılımlı Aydınlanma”dan ayrıştıran fikirlerin felsefi köklerini diller, ku¨ltu¨rler, coğrafyalar arasında dolaşarak inceliyor. Jonathan Israel’in bu kışkırtıcı ve bilgi dolu çalışması, Voltaire, Diderot, d’Alembert ve Rousseau gibi Fransız Aydınlanmasının öncu¨ figu¨rleriyle yetinmeyip Spinoza, Smith, Paine, Kant gibi İngiliz, İskoç, Felemenk, Alman ve Amerikan Aydınlanmasına da yer veren, ezberleri bozan bir eser...
₺19,50KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Osmanlı Tu¨rkiye’sine futbol nasıl geldi? Ali Sami Yen ilk hangi maçı izledi de futbolla tanıştı? Hangi top? Oyunun kuralları ne? Mekteb-i Sultani’de futbolun oynandığı ilk gu¨n… Bru¨tal futbol! Yaralılar var… Okulun camları kırılınca… Bir kulu¨p doğuyor. Kurucular kim? İstanbul Futbol Ligi’nin kuruluşu… İlk formanın siparişi, ilk maçın ayrıntısı, ilk ismin hikâyesi ve ilk logonun ortaya çıkışı… Galatasaray’ın ilk futbolcuları kimlerdi? Takıma dair ilk fotoğraf karesi… Kuruluş, spor tarihine, ama özellikle de Galatasaray’ın tarihine ömru¨nu¨ adayan araştırmacı-yazar Melih Şabanoğlu’nun yıllarca su¨ren çalışmalarının çok titiz bir u¨ru¨nu¨. Tu¨rkçede bir benzerinin bulunmadığı bu hem çok ciddi hem çok eğlenceli kitap, yazarın Osmanlıca, Fransızca, İngilizce basılı yayınların yanı sıra şahsi mektuplardan, arşiv belgelerinden, dönemin insanlarının hatıratı ve sözlu¨ tarih çalışmalarından elde ettiği bilgilerden derlenerek ortaya çıktı. Başta “Galatasaray ne zaman, nasıl ve kimler tarafından kuruldu?” sorusu gelmek u¨zere, okurlar, Galatasaray Spor Kulu¨bu¨’nu¨n kuruluş tarihine ve Tu¨rkiye’de futbolun erken çağına ilişkin merak ettikleri tu¨m soruların en doğru cevabına bu kitapla ulaşacak.
₺20,80KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil

Türkiye’de binlerce yıllık gelenekten süzülüp gelen, çok güçlü ve zengin bir mutfak kültürüne sahibiz. Ama bu zenginliğin restoran kültürüne yansıması kolay olmadı.

 

Artık dünya çapında restoranlarımız, şeflerimiz, tadı damaklarda yer eden lezzet duraklarımız var. Ancak geçtiğimiz yıla kadar sektörü etik kurallar çerçevesinde değerlendirecek, işini iyi yapanları teşvik edecek, yeme-içme severlere yol gösterecek bir rehber yoktu.

 

Bu açık, Hürriyet Gazetesi ve Karaca iş birliğiyle kapandı. Türkiye’nin en güçlü yeme-içme yazarları, kanaat önderleri ve gizli müfettişlerinin katkılarıyla İstanbul, Bodrum, Alaçatı ve Çeşme’deki restoranları değerlendiren ilk İncili Gastronomi Rehberi, 2017 Kasım’ında raflardaki yerini aldı.

 

Elinizdeki bu ikinci rehber de, kolektif bir çalışmanın ürünü. Ardında yoğun bir emek ve zorlu bir süreç var. Bu kez kapsamı da genişledi, İzmir ve Ankara’daki restoranlar da değerlendirmeye dahil edildi. Rehberimizin içeriği kadar tasarımında ve derecelendirme sisteminde de yenilikler var.

 

İnci sayısı dörtten beşe çıktı. Ayrıca restoranlar kategorilerine ayrılarak aranan yerlerin daha kolay bulunacağı bir düzenleme de yapıldı. Her geçen yıl yeni kentler, yeni restoranlar ve lezzet noktalarının katılmasıyla büyüyecek olan rehberimizin yeme-içme dünyasındaki eğilimleri yansıtacağını, sektöre katkısının olacağını düşünüyoruz.

 

422 restoran ve 257 lezzet noktasının yer aldığı rehberimizin içeriği kadar tasarımında ve derecelendirme sisteminde de yenilikler var. Dileğimiz bu rehberin de ilki gibi gastronomi meraklılarının başucu kitabı olması.

 

İyi okumalar, iyi keşifler…

₺39,20KDV Dahil
₺49,00 KDV Dahil

“Bu kitap tüm kıtalardaki insanların on üç bin yıllık kısa tarihi. Herkes ve her şey anlatılıyor. Farklı kıtalardaki farklı toplumların farklı gelişmelerini ikna edici ve bilimsel bir şekilde açıklayarak ırkçı yaklaşımları yerle bir ediyor… İlk iki sayfayı okuduktan sonra elinizden bırakamayacaksınız.”
-Paul R. Ehrlich, Stanford Üniversitesi-

“Büyüleyici… İnsanlık tarihini anlamak için bir temel oluşturuyor.”
-Bill Gates- 

“Büyük soruların ve büyük cevapların kitabı.”
-Yuval Noah Harari-

“İnanılmaz derecede kapsamlı bir kitap. Jared Diamond diğer birçok yazarın başaramadığını başarıyor ve altı yüz sayfa içinde tüm dünyanın tarihini başarılı bir şekilde anlatıyor. Son yıllarda insanlık tarihi hakkında basılmış en önemli ve okunaklı kitaplardan biri.” 
-Nature-

“İnsanlık tarihi araştırmalarında ciddi ve çığır açıcı kitaplar ancak her nesilde bir geliyor. Tüfek, Mikrop ve Çelik de bu klasiklerin arasında yerini almaya hazır… Diamond teknolojiye olan hâkimiyetini geniş bir tarihsel kapsamla birleştiriyor. Yıllardır bu kadar özenli ve geniş kapsamlı bir kitap basılmamıştı.”
-Washington Times-

“Jared Diamond, bilimsel verileri herkesin anlayabileceği bir biçimde açıklıyor ve insanlık tarihinin nasıl geliştiğini merak eden herkesin ilgisini çekecek bir konuyu işliyor… Irkçı yanıtlara karşılık bilimsel temelli bir teori üreterek herkese büyük bir iyilik yapmış. İnanılmaz derecede ilgi çekici bir kitap.”
-Los Angeles Times-

Dünya üzerinde yaşayan bütün insanların 13.000 yıllık tarihi…

İnsanlık tarihi, devletler, savaşlar, keşifler, icatlar ve yeniliklerle doludur. İmparatorluklar kurulup yıkılırken, tarihin seyrini değiştiren, kıtaların kaderlerini belirleyen olaylar yaşandı. Ancak insanlık tarihi nasıl başladı ve nasıl şekillendi? Anadolu ve Orta Doğu coğrafyası tarihin akışında neden bu kadar önemli? Neden Avrasya’da atlar evcilleştirilebilirken Afrika’da zebralar evcilleştirilemedi? Neden Amerika kıtasının yerlileri Avrupa’yı istila etmedi de tersi oldu? Neden bazı toplumlar zenginken diğerleri fakir kaldı?

Tüfek, Mikrop ve Çelik, insanlık tarihinin en can alıcı ve önemli sorularını soran ve bilimsel kanıtlarla yanıtlayan muhteşem bir eser. Biyoloji, coğrafya, dilbilim ve tarih gibi birçok alandan yararlanarak yazılmış, “Batılı” koşullandırmalardan arınmış, geleceği gösteren bir tarih kitabı.

Dinlerin nasıl doğduğu, devletlerin nasıl kurulduğu, mikropların ve onlara bağlı hastalıkların nasıl oluştuğu, tarım ve hayvancılığın hayatımızdaki önemi, yazının neden icat edildiği, insanoğlunun teknolojiyi nasıl ve neden geliştirdiği, insanlık tarihinin temellerinin neler olduğu ayrıntılarıyla bu kitapta inceleniyor. 

Ve tüm hikâye bundan 13.000 yıl önce Orta Doğu’da yaşayan bir insanın bir buğday tanesini toprağa ekmesiyle başlıyor.

“Sanatsal, bilgilendirici ve eğlenceli… Bir konunun daha önce akla hiç gelmemiş yönlerini aydınlatan bir pencere görmek gibisi yoktur ve Jared Diamond da tam olarak bunu yapmış.” 
 -William H. McNeil, New York Review of Books-

“Bu kitabın kapsamı ve açıklayıcı gücü inanılmaz.” 
-The New Yorker-

“Tüfek, Mikrop ve Çelik’te açıkça görebiliyoruz ki, hiçbir bilim insanı sosyal meseleleri Jared Diamond kadar açıkça ve rahatlıkla anlatamıyor. Bu inanılmaz derecede başarılı kitapta biyoloji ve tarih bilimlerini birleştiren Jared Diamond insan durumunu hiç olmadığı kadar derinlemesine anlatıyor.” 
 -Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi-

“Sahip olanlar ve olmayanlardan oluşan dünyamızın nasıl oluştuğunu açıklayan nefes kesici bir kitap. Daha önce hiç bu kadar büyük bir uzmanlık ve şefkatle işlenmemiş bir konu.”
-The Times-

“Fevkalade ve ikna edici bir kitap. Kapsamı ise inanılmaz.”
-Observer-

“Bu kitap beni Orta Çağ savaşlarını araştıran bir tarihçiden insanlık tarihi öğrencisine dönüştürdü.”
Yuval Noah Harari-

“İlgi çekici ve aşırı derecede önemli… Bu kitabın bir özetinin çıkarılması ona haksızlık olur.”

-David Brown-

“En temel düzeyde insanlık tarihini merak eden herkesin ilgisini hak ediyor. Zirvede bir eser. Diamond insanlık tarihinin mantıklı ve kanıtlara dayanan bir öyküsünü yazmış.”

-Thomas M. Disch-

 

₺35,00KDV Dahil
₺69,99 KDV Dahil

“Bu çalışma ile havacılığımızın ilk yüz yılında Türk Hava Kurumu Tayyare Madalyası ile ödüllendirilen havacılık sevdalılarını, yüce milletimize saygıyla takdim ediyor, aziz şehitlerimizle aramızdan ayrılmış olanları minnet ve şükranla anıyorum.

Size veya aile bireylerinize ait madalya ödül belgeniz varsa ve bu çalışmada isimleriniz yer almamışsa, lütfen aşağıdaki adrese bildirerek, eksikliğimizi düzeltme imkânı tanıyınız.

₺45,00KDV Dahil
₺60,00 KDV Dahil

Karı kocaların evlilikleri için istediği aşağı yukarı aynıdır: sıcaklık, olgunluk, huzur, bağlılık ve yakınlık...

Bağırmayan Karı Koca Olmak özünüze ulaşıp içtenlikle kendinizi ifade ederek kalıcı bağlar kurmanın yollarını anlatıyor. Hal Edward Runkel ve Jenny Runkel mutlu evliliğin sırlarını ya da “eşinizi mutlu edecek on adımı” sıralamıyor. Aksine, kendinize odaklanarak, eşinizin nasıl olmasını istiyorsanız öncelikle kendiniz öyle olarak hep hayalini kurduğunuz o mükemmel ilişkiye sahip olabileceğinizi savunuyorlar.

Önerileri uyguladığınızda sadece romantik ilişkilerinizde değil, tüm ilişkilerinizde kalıcı iyileşme sağlayacaksınız.

Bağırmadan, kırmadan, sitem etmeden, küsmeden bağ kurmak ve evlilik sürdürmek mümkün. Okumaya başladığınızda bunu hemen fark edeceksiniz.

₺22,40KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

“Eğer günahlarından ders çıkarıp onları ‘iyiliğe’ dönüştürmeyi, hissettiğin pişmanlık ve vicdan azabının yangınında ruhunu güzelleştirme arzusu ile tekâmülünü gerçekleştirmeyi başarabilirsen, işte o zaman kişiye ‘günahkâr’ denilmesinin arkasındaki ‘gizli Rahmet’i de anlarsın… Günahından ‘kâr’ edene ‘günah-kâr’ denir. Günah-kâr günahlarından dolayı aczini görüp boyun eğmeyi, ‘yokluğu’ yaşamış; Rabb’ine karşı duyduğu utanç ile varoluş amacını gerçekleştirme peşine düşmeyi öğrenmiş, hatalarını ve isyanlarını ilahî hakikatini aşikâr etmek için ‘bir dönüşüm vesilesi’ kılmış kişidir.”

Misafir’in sözleri bütün hücrelerimi âdeta yakmıştı. Günah-kâr… Günahlarından dolayı duyduğu “samimi” utancı ve pişmanlığıyla Rabb’inin affı ve merhameti sayesinde “kâr” edip temizlenmiş, böylece de yüceltilmiş ruh… Aman Ya Rabbî! Bu ne muhteşem bir açıklamaydı…

Misafir üzüntülü bir sesle şöyle söyledi: “Allah’ı takdir edemediler… O’nun kadrini, kıymetini gereği gibi bilemediler...”

İçimi derin bir utanç kapladı... Derin bir vicdan azabı...

Usulca, “Ve mâ kaderullâhe hakka kadrihî...” dedim.

Gözlerime baktı: “Allah’ı takdir edemediniz…”

₺25,60KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil

SETİN İÇİNDEKİ KİTAPLAR:

KARDEŞLER TAKIMI

Normandiya’dan Hitler’in Kartal Yuvası’na 101’inci Hava İndirme Tümeni, 506’ncı Alay, E Bölüğü

NEFES KESEN FAALİYETLERİYLE EASY BÖLÜĞÜ'NÜN HİKÂYESİ...

D-DayCitizen Soldiers, Pegasus Bridge gibi İkinci Dünya Savaşı temalı eserler ile Eisenhower ve Nixon biyografileri gibi 25’ten fazla tarih kitabı yazmış olan ünlü Amerikalı tarihçi Stephen E. Ambrose, 1992 yılında Amerikan 101’inci Hava İndirme Tümeni, 506’ncı Alay, 2’nci Tabur, Easy Bölüğü’nün İkinci Dünya Savaşı’ndaki hikâyesini anlattığı Band of Brothers, yani Kardeşler Takımı’nı kaleme aldı. Ambrose’un bölüğün gazileri ile bizzat yaptığı röportajlar, mektuplar ve günlükler üzerine inşa edilen bu eser, Birleşik Devletler’de ve tercüme edildiği diğer ülkelerde çok satanlar listelerini uzun müddet altüst etti. Öyle ki, 2001 yılında aynı isimle TV’ye uyarlanan ve baş yapımcılığını Steven Spielberg ile Tom Hanks’in üstlendiği Kardeşler Takımı, böylelikle tüm zamanların en çok izlenen savaş dizisinin de kaynağı oldu.

Alman paraşütçülerin, Norveç ve Hollanda’daki harekâtta Yıldırım Harbi doktrininin mühim bir unsuru olarak hava alanlarını, stratejik önem arz eden köprüleri ve tahkimatları süratle ele geçirmeleri ile Girit adasını başka herhangi bir sınıfın yardımı olmaksızın, tek başlarına işgal etmelerinin Müttefik dünyada getirdiği ses üzerine Amerikan 101’inci Hava İndirme Tümeni 15 Ağustos 1942’de faaliyete geçirildi. Tümenin ilk komutanı olan William C. Lee, 19 Ağustos 1942’de yayımladığı 5 No’lu Umumi Emir’de şöyle diyordu: “Kusursuz bir şekilde tatbik edeceğimiz silahlarımız ve taktiklerimizin tabiatı gereği, büyük çaplı önem arz eden operasyonları icra etmeye çağrılacak ve daima ihtiyacın en acil ve en yüksek olduğu vakitte muharebeye gireceğiz.”

İkinci Dünya Savaşı’nın sonraki yılları, bu sözlerin ne kadar isabetli olduğunu birlik adına kanıtladı. 101’inci Hava İndirme Tümeni, sahile çıkacak birliklerin geçiş güzergâhlarını emniyete almak, cephe gerisinde kargaşa çıkarmak ve Almanların ikmal yollarını keserek kuvvetlerini sahile yoğunlaştırmalarını engellemek gibi, çıkarmanın salahiyeti açısından kilit rol oynayan bir görevle çıkarmanın ilk saatlerinde Alman işgali altındaki Normandiya'ya paraşüt açtı. Normandiya’da, bir kısmı günümüzde hâlâ Amerikan askerî okullarında ders olarak gösterilen Brécourt Manor taarruzu gibi başarılar kazanan Easy Bölüğü, bunun ardından, tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük hava indirme harekâtı olup, 17-25 Eylül arasında Hollanda’da icra edilen ve Müttefiklerin yenilgisiyle sonuçlanan Market-Garden Harekâtı’na katıldı. Müteakiben, Hitler’in savaştaki son taarruzu olup, Alman kuvvetlerinin Amerikan hatlarını yardıkları ve Amerikan askeriyesinin tarihindeki en büyük kayıplarını verdiği Ardenler Harekâtı’nda, kuşatma altındaki stratejik Bastogne kentini çetin kış şartlarındaki müdafaasıyla, 101’inci Hava İndirme Tümeni bünyesinde şöhret kazandı. Daha sonra Almanya içlerine girip, Dachau kompleksine bağlı toplama kamplarından birini özgürlüğe kavuşturmak suretiyle Nazi toplama kamplarının dehşetine tanıklık eden bölük, ayrıca Hitler’in Bavyera Alpleri’ndeki ünlü ikametgâhı Kartal Yuvası’na giren ilk birlik oldu.

Elinizdeki kitap, ülkemizde genellikle Kardeşler Takımı dizisiyle tanınan Easy Bölüğü’nün hikâyesini, diziye temel olan orijinal kaynağından Türk okuyucusuna sunuyor. Kimi zaman askerlerin kendi ağızlarından, kimi zaman günlüklerden ve benzeri birincil kaynaklardan faydalanılarak kaleme alınmış olan bu eser, akıcı ve samimi diliyle okuyucuyu, sanki âdeta askerlerin arasındaymışçasına, Normandiya’dan Hitler’in Kartal Yuvası’na uzanan nefes kesici bir maceraya çıkarıyor.

SAVAŞ GÜNLÜKLERİ, 1939-1943

MUSSOLİNİ'NİN DAMADI VE İTALYA DIŞİŞLERİ BAKANI ANLATIYOR

"İkinci Dünya Savaşı ve Mussolini İtalyası’na ışık tutan temel kaynaklardan biri."

İlber Ortaylı

Mussolini’nin damadı ve İtalya Dışişleri Bakanı olan Kont Galeazzo Ciano, 11 Ocak 1944’te, Yüksek Faşist Konsey’de Mussolini’nin görevden alınması lehine oy kullanan diğer kişilerle birlikte kurşuna dizildi. Sumner Welles’in hakkında, “Zamanımızın en kıymetli tarihi belgelerinden biri” dediği ve Ciano’nun İkinci Dünya Savaşı’nı biçimlendiren en önemli kişilerle yaptığı görüşmeleri ve düşüncelerini içeren günlüğü ise, Almanların ve Mussolini’nin aksi yöndeki çabalarına rağmen, karısı Edda tarafından Müttefiklere ulaştırıldı.

Savaş Günlükleri, Nazi liderlerinin yargılandıkları Nürnberg Mahkemeleri’nde saldırı savaşı tasarlamak suçu isnat edilen eski Almanya Dışişleri Bakanı Joachim von Ribbentrop’un aleyhine delil olarak sunuldu. Kont, İtalya’yı kazanırsa dahi kaybedebi­leceği bir savaşa sokmamak hususunda Mussolini’den daha öngörülü olduğunu kanıtlamıştı.

Savaş Günlükleri’nin içerdiği bilgiler, İtalya’nın nere­deyse kansız bir şekilde Arnavutluk’u ilhak edişini, Hırvatistan üzerindeki planlarını, ülkenin İkinci Dünya Savaşı’na ne kadar hazırlıksız bir şekilde girdiğini, Yunanistan’daki ve Kuzey Afrika’da yaşadığı felaket­leri anlamak adına altın değeri taşımaktadır. Ciano’nun, Almanların bu ülkeyi istila etme planlarını Belçika’ya sızdırdığı ve Japon hükümetinin Pearl Harbor baskınından dört gün evvel Alman ve İtalyan hükümetlerini bilgilendirdiği gibi tarihi bilgiler de ilk kez bu vesikada ortaya çıkmıştır. Ayrıca günlükler, İtalya’nın Balkanlar’da Türkiye’yi dikkatle gözlemlemek suretiyle icra ettiği politikayla, Mussolini İtalyası’nın savaş öncesinde ve savaş sırasında Türkiye’ye karşı benimsediği tutuma dair mühim bilgiler içermektedir.

Willi­am Shirer gibi yazarların, döneme ilişkin kült kitaplarını kaleme alırken sıklıkla istifade ettikleri Savaş Günlükleri, sunduğu eşsiz bilgilerle okuyucuyu İkinci Dünya Savaşı’na dair birçok hususta aydınlatacağı gibi, ona siyasi tarihin en çalkantılı dönemlerinden birinde, amansız bir güç siyaseti ile iç içe geçen diplomasinin nasıl icra edildiğine ilişkin, izlerini günümüzde de bulabileceği mühim kesitler sunacaktır.

VATAN VE FÜHRER İÇİN - 1. SS Panzer Tümeni'nden Bir Askerin Anıları

HİTLER’İN SEÇKİN MUHAFIZ BİRLİĞİ’NDEN BİR ASKERİN ANILARI

Birçok Alman gibi, Berlinli okul çocuğu Erwin Bartmann da Naziler tarafından körüklenen Zeitgeist’ın cazibesine kapıldı. Dünyanın en iyi ülkesinde büyüyor olduğuna ikna olan Bartmann, Hitler’in seçkin Waffen-SS birliği Leibstandarte’ye katılma hayali kurdu. Uzun boylu, sarışın, mavi gözlü ve sadece 17 yaşında olan Erwin’in hayali, çırak olarak çalıştığı Memeler Strasse’deki Glaser fırınından ayrılıp Berlin’deki Lichterfelde kışlasına gönüllü olarak adımını atmasıyla 1 Mayıs 1941’de gerçek oldu.

1941 yazının sonlarına doğru Sovyet Cephesi’ne varan Erwin, 4. Bölük’e bağlı bir ileri muhabere mangasında vazifelendirildi ve çok geçmeden hayatta kalmanın şansa veya bir koruyucu meleğin himayesine bağlı olduğunu keşfetti. Bir şarapnel parçasının destansı Kursk-Prohorovka Muharebesi sırasında akciğerine saplanmasıyla iyi şansı 11 Temmuz 1943’te son buldu. Bir nekahet döneminin ve Unterscharführer’liğe yani astsubaylığa terfiinin ardından, Berliner Ring Otobanı’nın doğu kısmına yakın bir noktada konuşlanmış olan Eğitim ve İkmal Taburu’nda makineli tüfek eğitimciliğiyle görevlendirildi. Kızıl Ordu’nun Seelow Tepeleri’ne yönelik büyük taarruzu başladığında, artık Regiment Alayı‘yla birleştirilmiş olan Erwin’in birliği, Oder Nehri’nin yakınlarındaki Berlin-Frankfurt Otobanı’nın güney kanadına gönderildi. Erwin, Alman savunmalarının çok geçmeden çökmesi ve Hitler Almanyası’nın sonunun kaçınılmaz hâle gelmesiyle, hayatta kalmak için mücadele etmek ile SS’in “ölümüne sadakat” yeminini ifa etmek arasında tercih yapmak zorunda kalacaktı.

Hitler Almanyası’nda büyüyen sıradan bir çocuğun yaşantısından, Sovyet cephesindeki dehşetengiz savaşa ve bombalarla enkaz hâline dönen Berlin’e kadar uzanan bu samimi hatırat, politikaya ve askeri stratejilere boğulmadan; karın, çamurun ve yağan mermilerin arasındaki askerlerin gerçek hikâyelerini bir roman akıcılığıyla anlatıyor. Vatan ve Führer İçin, İkinci Dünya Savaşı’nı bu kez kazananların değil, kaybedenlerin gözünden görmek ve okumak isteyenler için benzersiz ve kimi zaman da şaşırtıcı bir perspektif sunuyor.

₺86,25KDV Dahil
₺115,00 KDV Dahil
İletişim Gücü adlı bu eserde Manuel Castells, iktidar ile iletişimin çift yönlü ilişkisini inceleyerek hem iletişimin iktidar yaratmaktaki hem de iktidarların iletişimi biçimlendirmekteki rollerini gözler önüne seriyor. Toplumsal ve siyasal iktidarları belirleyen unsurlar ile çağımızın kitle iletişim süreçlerini belirleyen unsurlarını irdeleyen yazar, medya takipçilerinin tüm bu unsurlar ile süregiden ilişkilerini temel sorun olarak ele alıyor. Castells'e göre internet ve kablosuz teknolojilerin gelişmesi ile dikey bir doğrultudan kurtulan iletişim yataylaşıyor ve eski cemaat modelinden farklı olarak birlikteliklerin doğmasını sağlıyor. Yeni iletişim modelinde, medya takipçileri artık yalnızca mesaj alıcısı değil, aynı zamanda hem alıcı hem gönderici konumuna taşınmıştır; bu durum, takipçilerin siyasal alandaki konumlanmalarını da değiştirmiştir. Artık iletişim, ağlar ve hareketler oluşturabilir, hatta iktidarlar oluşturabilir ve takipçilerinin algılarının çerçevelenmesini sağlayabilir. Aynı iletişim, politika yapıcılardan bağımsızlaştıkça bir özerklik uzamı olarak bireye kendi alanını da sunabilmektedir. Daha önce Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür başlıklı üç ciltlik eserini yayınladığımız Castells, bu eseriyle enformasyona dayalı bir toplum teorisini geliştirirken, iletişim kuramı alanında toplumsal hareketler, siyaset, iş dünyası, skandallar ve medya konularını analiz eden çok boyutlu bir anlayış sunuyor. WikiLeaks ve farklı ülkelerdeki benzerlerini anarak, başta ABD'nin Irak'ı işgali, Watergate Skandalı, 2004'teki Madrid tren bombalamaları, Fransa'daki yolsuzluk davası gibi skandalların medyada yansıtılmasını inceleyen yazar, tüm dünyadaki siyasal skandallardan bir seçki ve bunlara bağlı yasal süreçlerin yanı sıra Obama'nın 2008'deki yenilikçi siyasal kampanyasını ve dünya çapında çevre hareketlerini de değerlendirmelerine katarak zengin örneklerle çalışmasını güçlendiriyor.
₺39,00KDV Dahil
₺52,00 KDV Dahil

Kitap fuarında bir okur ‘’Hocam ben kitap okuyorum ama bende bir değişim olmuyor, bir de unutuyorum” demişti. Yemek yemek gibi, kitap okumak milim milim büyütür seni.

Pınar gibi yazarların kitapları ise doğal, içten yazıldığı için Ege çipurası kadar lezzetli ve yararlıdır. Amerikan kitapları kolalı, hamburger menüsü gibi, hem şişmanlatır hem yapay ürün içerir hem de yanında kolonyalı mendil bile vermezler.

Pınar’la ilgili hep güzel cümleler duydum. Bunun anlamı, kitap size cesaret ve adım atma fırsatı verecek.

 

Ülkenin en entelektüel evlerinden birinde yaşıyor Pınar, eşi Bora Özkent de yazar. Metrekareye 2 yazar düşen ev dünyada az bulunur. Ellerine, beynine sağlık Pınar Özkent. Ülkede sizin gibi aileler çoğalır inşallah

-Ahmet Şerif İzgören- 

 

- Yeterince iyi değilim.

- Ya başarısız olursam?

- Elâlem ne der?

- Kendimi sıkışmış hissediyorum.

- Ne yapsam olmuyor. Sorun bende galiba!

 

İç sesinden yansıyan cümlelerini duyabiliyorum. Özellikle profesyonel yaşam yolculuğumda, zaman zaman benzer duyguları derinden hissettim. Kısacası ben de senden biriyim.

Bugünden sonraki yaşamına cesaretle sahip çıkabilmen için sana bir mektup yazdım. Satır aralarında kendini bulabilmen dileğiyle...

- Pınar Özkent-

₺20,80KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Yeni yılda kendinize ve sevdiklerinize bir "iyilik" yapın. Hayatınızda tertemiz ve sağlıklı bir sayfa açmak şimdi sizin elinizde, parmaklarınızın ucunda! Dr. Ümit Aktaş'ın 4 kitabından oluşan bu "mini sağlık kütüphanesi" size mutluluk ve kalıcı şifa vadediyor. Gereksiz ilaçlardan, yan etkileri olan tedavi ve ameliyatlardan uzak bir yaşamın ipuçlarını veriyor. Bitkilerle tedaviyi ve hakiki gıdaların iyileştirici gücünü nasıl etkin kullanacağınızı öğretiyor.

İlaçsız Yaşam, Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi, Mutluluk Kürleri ve Diyabet ve Zayıflama Kürleri kitaplarından oluşan bu başucu seti ile diyabet başta olmak üzere onlarca hastalıktan korunmayı ve kurtulmayı öğrenecek, şifa veren tıbbi bitki kürlerini keşfedeceksiniz.

Kitaplarda son derece anlaşılır ve basit bir dille aktarılan beslenme ve yaşam modelini uyguladığınızda…

Kendinizi hiç olmadığınız kadar enerjik ve dinç hissedeceksiniz!

Fazla kilolarınızı vereceksiniz. Hem de hiç aç kalmadan!

Uykunuz düzene girecek!

Depresyondan kurtulmaya başlayacaksınız!

Hayata pozitif bakacaksınız!

Ve kendinizi hiç olmadığınız kadar mutlu hissedeceksiniz!

₺73,50KDV Dahil
₺105,00 KDV Dahil

Osmanlı Devleti’nde Osman Gazi’den itibaren kendisiyle birlikte 9 padişahın içinde en az müddet saltanat sürmüş olan Yavuz Sultan Selimşah, sade sekiz yıl süren saltanat müddetine rağmen en çok toprak fetheden padişahtır. Bütün zamanı savaşlarda ve fetihlerde geçmiş ve Osmanlı topraklarını iki katından fazla genişletmiştir. Orta ve Doğu Anadolu, Suriye, Filistin, Mısır, Arap yarımadası ve Afrika’nın önemli yerlerini fethetmiştir. 

Dünyanın en büyük cihangirlerinden olan Yavuz Sultan Selimşah hakkındaki bu kitap, yine dünyanın en büyük seyyahlarından ve seyahat yazarlarından olan Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâmesi’nde Yavuz’a ait bahislerden seçilerek hazırlanmıştır. Yavuz Sultan Selimşah’ın padişahlık öncesi bilgileri, savaşları, kanunları, eserleri ve zamanında yaşamış meşhurlara ait bütün bilgileri bu kitapta bulabileceksiniz.

₺25,60KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
Özgün grafiklerle verilen ayrıntılı bilgiler Dört farklı özellik için hazırlanan grafikleri görebilmek için destenin arka yüzünü şekildeki gibi yana doğru kaydırın! süpriz eğitsel kartlar deste içeriğinde anahtar kartlar ve eğlenerek öğrenmek için aktiviteler rehberi yer almaktadır. Herkes için ilgi çekici Öğrenciler, öğretmenler ve doğanın güzellikleriyle çeşitliliğine hayranlık duyan herkes için mükemmel bir kaynak! Beş yıl süren fotoğraf çekimleriyle hazırlanmıştır Bu kartlar, kimyasal elementlerin hâlihazırdaki en çekici ve eksiksiz sunumudur. Tüm kartları yayın! Bu desteyi oluşturan kartların tümünü yan yana yaydığınızda genişliği 2,3 metreden fazla olan eksiksiz ve güncel bir periyodik tablo elde edersiniz.
₺53,20KDV Dahil
₺56,00 KDV Dahil

Son 150 yıllık Türkiye tarihini “iflas, işgal, direniş, kurtuluş” sözcükleriyle özetlemek mümkündür.

İşte “Atatürk Etkisi”, iflasa ve işgale karşı direnişi ve kurtuluşu yaratan etkidir.

Türkiye’yi emperyalist işgalden, saray/sultan baskısından ve geri kalmışlıktan kurtaran etkidir “Atatürk Etkisi”.

Türkiye tarihinin son 400 yılında, Türk milletinin hayatında “Atatürk Etkisi” kadar derin izler bırakan, “Atatürk Etkisi” kadar “kurtarıcı” bir “etki” daha yoktur:

Ne II. Abdülhamit ne Enver Paşa ne Adnan Menderes ne de başka biri Türk milletinin hayatında “Atatürk Etkisi”yle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir etki yaratabilmiştir.

Atatürk’ten sonraki 65-70 yıllık karşıdevrime rağmen Türkiye Cumhuriyeti’ni bugün hâlâ dimdik ayakta tutan şey “Atatürk Etkisi”dir.

“Atatürk Etkisi” yaşanmış, bitmiş, dünde kalmış, tarih olmuş bir etki değildir; bugün hâlâ canlıdır, diridir, yepyenidir ve hâlâ kurtarıcı niteliğini korumaktadır.

“Atatürk Etkisi”yle kurulan Türkiye Cumhuriyeti, gün gelecek yine “Atatürk Etkisi”yle kurtulacaktır.

“Atatürk Etkisi”nin yeniden ortaya çıkması için yeni bir Atatürk beklemeyin. Atatürk yok ama “etkisi” burada; o etkiyi harekete geçirecek olan sizsiniz, biziz, hepimiziz.

₺28,00KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Varoluşçuluk, bugün tüm modern kültüre yayılmış, hatta modern insanı adeta ele geçirmiş gibidir: Günlük hayattan bireysel problemlere, felsefenin en derinlerinden edebiyata, varoluşçuluk her yerdedir. Ancak soracak olsanız, çoğu insan varoluşçuluğun ne olduğunu bilmez.

Bu güncel ve eğlenceli kitapta Wartenberg, insanın varoluşunun temelinde bulunan endişeleri keyifli bir üslupla ele alıyor: Nietzsche ve Camus’den Sartre ve Heidegger’e, efsanevi varoluşçu düşünürlerin fikirlerini açıklamak ve özgürlük, kaygı ve absürt gibi temel kavramları keşfetmek için klasik filmler, romanlar ve oyunlardan örnekler veriyor. Simone de Beauvoir ve Franz Fanon’ın, cinsiyet ve sömürge baskısını ortadan kaldırmak için varoluşçuluktan beslenen görüşlerine ayrı birer parantez açıyor. Yeni Başlayanlar İçin Varoluşçuluk, felsefenin belki de en zor anlaşılan dalını eğlenceli bir hikâyeye dönüştürüyor.

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
İlk kitabım olan Sabır’ı, irşat ve tebliğ için kurduğum sosyal medya hesaplarımdan ilham alarak yazdım. Gündelik hayattan bilgilerle karşılaşacağınız için kendinizden önemli bir parça bulacağınızı ve türlü imtihanlarla dolu dünya yolculuğunda samimi bir yol arkadaşı olmasını ümit ediyorum. Sabır kitabı, karanlıklarla karşılaşacak olan okuyucusuna ışık olur, nefes aldırır, umut aşılar ve Rabbini hatırlatır.
₺14,40KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından profesyonel yaşamın insani tarafı üzerine akıllı ve esaslı bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, istekli profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.
₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Mutluluk; herkesin ulaşmak istediği, yakalaması bazen çok kolay bazense dünyanın en yüksek zirvesine çıkmak kadar zor… Başarı ne kadar önemliyse mutlu bir iş yaşamı da en az onun kadar önemli… Hatta belki de başarının yolu ondan geçiyor.

HBR Duygusal Zekâ serisinin Mutluluk kitabı işyerinde mutluluğu yakalamanın yollarını farklı yaklaşımları derleyerek gösteriyor.

Daniel Gilbert

André Spicer

Christine Porath

İŞ YAŞAMININ İNSANİ YANI

HBR Duygusal Zekâ Serisi, Harward Business Review sayfalarından iş yaşamının insani yanı üzerine bir okuma seçkisi sunuyor. Dizideki her kitap, duygularımızın iş hayatımızı nasıl etkilediğine, zor durumlarla ve zor insanlarla nasıl başa çıkabileceğimize, işyerindeki mutluluğa yönelmenin ne anlama geldiğine dair ilham veren denemelere ve araştırmalara yer veriyor. Yapay zekânın ve robotların her alanda gelişmesi ve bir tehdit olarak algılanmasına karşın, bizi biz yapan insani özelliklerimizin gücünden faydalanmayı öğretiyor. Hem keyifli ve hem de pratik olan bu kitaplar, profesyonellere ustalaşmak için kritik olan sosyal becerilerin neler olduğunu anlatıyor.

₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Günümüz dünyasını hiçbir etkeni göz ardı etmeden, kapsamlı bir siyasi bakışla okumak isteyenlerin karşısına çıkacak birtakım sorular vardır. Bu sorular da genellikle, tarih boyunca örgütlenmiş insan toplulukları arasındaki ilişkilerin yapısını ve seyrini belirleyen güç kavramının çağımızda çok farklı biçimlerde yürürlüğe girebiliyor olmasından kaynaklanır. Öyleyse çağımızda güç nedir? Gücün bu yeni biçimleri hangi başlıklar altında, hangi göstergeler üzerinden tespit ve tahlil edilebilir? Devletlerin rekabetlerini açıklayan eski denklemler halen ve aynen geçerli midir? Yoksa ortaya çıkan yeni fenomenler, eski denklemlere yeni dinamikler mi getirmiştir? Teknolojik ilerleme, küresel ısınma, terör örgütleri, spor müsabakaları, siber savaşlar, sivil toplum kuruluşları… Koşullarını belirleyen unsurların bu kadar çoğaldığı bir dünyayı, eskiden olduğu gibi devletlerin yalnızca askerî güçlerini göz önünde tutarak anlamaya çalışmak doğru mudur?

Herkes İçin Jeopolitik, herkese hitap eden bir kitap: Anlaşılır bir üslupla okurlarına, günümüz dünyasını çağımızdaki bütün gelişmeleri göz önünde tutarak okumanın bir yolunu öneriyor.

₺12,80KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil

Hızlı büyüyen girişimler (gazelle'ler) hakkında “kitap” yazmak ve dolayısıyla hangi girişimlerin tekboynuza dönüşebileceğini tahmin etmeye çalışmak herhalde yapılabilecek en ahmakça işlerden birisi. Küçük bir veri setine dayanarak öngörüde bulununca hem Tip 1 ve Tip 2 hatalara açık oluyorsunuz hem de girişimciliğin tabiatı nedeniyle hata yaptığınız çok hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor. Hiç şüphem yok ki, 2020 yılının sonunda en başarılı girişimlerden olarak nitelenecek bazı girişimleri kitaba dahil etmedik. Daha da acısı kitaptaki bazı girişimler belki 2020 yılını bile göremeyecek. Tüm bu kısıtların farkındayım ama bu bir geleceği tahmin kitabı değil. 2018 sonu itibarı ile iyi giden girişimcilerimizi kutlama ve onların deneyimlerinden öğrenme kitabı.

Kitabın ilk bölümünde girişimciler ile yaptığımız mülakatlar var. Bu bölümde özellikle dikkatinizi çekmek istediğim şey, girişimde başarıya götüren bir tek yolun olmadığı. İkinci bölümde ise misafir yazarların katkıları var. Çok sayıda genç girişimci ile görüşmüş olduğunu bildiğim kişilerden birer yazı istedik, girişimcilerimiz neleri iyi yapıyorlar, hangi konularda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor tartışmaya açtık. Bazı yazarlardan ise girişimcilik ekosistemi ve ekosistemdeki diğer oyuncular hakkında yazı istedik. Kitabı makul uzunlukta tutmak adına kendi yazılarımdan sadece birini kitaba ekledim, gerisi çevrimici yayınlanacak.

₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Yazmayan İki Kere Ölür’de her deneme bir gözlemi ve nesnel bilgiyi aynı çatı altına almak için yazıldı. Böylece bireysel tecrübenin insanlığın binlerce yıllık deneyimini bazı açılardan onayladığını görmek mümkün. Bazı anlarda ise kişisel çıkışın evrensel kabulleri aşarak nasıl bir başyapıta dönüştüğünü görüyoruz. İşte bu cesaretten yazarın her defasında etkileniyor olması elinizdeki kitabı yazdıran şeydir.

Bu eser de elbette kalıcılığı ve kalıcılık talebini sorguluyor. Nesneyi, insanın başkasına seslenme anlarını, genlerini, duyularını, ötekiyle arasındaki uzaklığı, arzuyu ve küstahlığı aynı koordinat sistemine yerleştiriyor. Çamuru ve çamurdan doğanları bir arada düşünüyor. Bir tabeladan, bir dikilitaştan klasik romana o geniş aralıkta “yazı”nın her görünüşü bu serbest poetikanın içinde.

₺18,40KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil

Erdal İnönü: Fikirleri ve yaptıkları her zaman yaşayacak.
(SHP Genel Başkanı)

 

Uluç Gürkan: Kemalist aydınlanmamızın en parlak ışıklarındandı. (Gazeteci, Milletvekili)

 

Işın Çelebi: Senden çok şey öğrendik, çok şey öğreneceğiz. (Devlet Bakanı)

 

Nazan Moroğlu: Aydınları yok etmekle bu ülkenin aydınlığı karartılamayacak. (Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı)

 

Prof. Dr. Türkkaya Ataöv: İslam bir sır değildir. Onun ne olduğunu, ne olmadığını biz de iyi biliyoruz. İslam’ın temelinde hoşgörü, tartışma vardır. Peygamberin sözlerine bakınız.
Böyle bir kan dökülmesini lanetler. İlim yapmak yıllarca
ibadet yerine geçer.

 

Tamer Levent: Sevgili Ahmet Taner Kışlalı’yı katledenler onun kişiliğinde ülkenin kültürel kalkınmasını da hedef alıyorlar. (Oyuncu)

 

Sıtkı Aydınel: Tüm emekli subaylar bu saftan kesinlikle ayrılmayacak ve Atatürkçülüğe yönelen her türlü tehlikeye
karşı ömür boyu mücadele ederek karşı koyacaktır.
(E. General, Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı)

₺24,00KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Hayatınızın her alanında tüm potansiyelinizi fark etmek için pozitif psikoloji ilkelerini kullanın.
Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha başarılı ve mutlu olurlar? Bunun anahtarı düşünme yollarında saklıdır. Pozitif psikoloji bilimini keşfedin. Bu bilimin ilke ve teorilerini kendiniz ve çevreniz için daha iyi bir yaşam sağlamak amacıyla nasıl uygulayabileceğinizi öğrenin. Bu pratik rehber, güçlü yanlarınızı fark etmek, düşünce yapınızı geliştirmek, zor duygularla etkili bir şekilde başa çıkmanızı sağlamak ve sonuç olarak sizi daha başarılı, mutlu ve sağlıklı bir hayata ulaştırmak için gerekli tüm beceri ve stratejileri öğretir.

• Pozitif psikolojinin temel kavramları ile ilgilenmeye başlayın! Bilimin köklerini ve ortaya çıkan araştırma alanlarını keşfedin, pozitif olmanın ne demek olduğunu ve bunu başarmak için düşünme biçiminizi nasıl değiştirebileceğinizi anlayın.
• Her zaman olumlu tarafından bakın! Pozitif psikolojinin sizin için ne yapabileceğini, günlük yaşamınıza değer katmak için basit stratejileri nasıl uygulayabileceğinizi ve daha yüksek mutluluk, sağlık ve doyuma nasıl erişebileceğinizi keşfedin.
• Pozitif psikolojinin gücünü çalışma, dinlenme ve eğlenme zamanlarınıza uyarlayın! Nasıl mutlu ve uzun süreli ilişkiler kurabileceğinizi keşfedin, pozitif ebeveynlik için basit stratejileri kullanın ve kariyerinizden, meslektaşlarınızdan veya çalışanlarınızdan en iyi şekilde faydalanın.
• Pozitif psikolojiyi yaşamınıza uyarlayın! Kendi kişisel mutluluk programınızı oluşturun ve hem kendiniz hem de çevrenizdekiler için daha iyi bir gelecek yaratmak adına uzun vadeli pozitif değişiklikler yapın.

Kitabı açın ve
• Pozitif psikoloji alanındaki en yeni araştırmaları,
• Zor zamanlar ve güçlü duygularla etkili bir şekilde baş edebilme stratejilerini,
• “An”ı yaşamaya yönelik uzman tavsiyeleri,
• Bir amaçla yaşamak ve dünyaya izinizi bırakmakla ilgili rehberliği,
• Pozitif iletişim kurarak mutlu ilişkiler oluşturmaya dair ipuçlarını,
• Sizi gerçekten neyin mutlu ettiğini keşfetme yollarını,
• Güçlü yanlarınızı kullanmanın özgün yollarını,
• Olumluluk yaratmak için kullanılabilecek en etkili aktiviteleri öğrenin.
₺22,40KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Hepimiz komplo teorisyeniyiz. Sadece, bazılarımız bunu diğerlerinden daha iyi saklıyor!

Dünyanın şekil değiştirebilen uzaylı bir sürüngen ırkı tarafından yönetildiği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Peki ya İlluminati, Siyon Protokolleri, 11 Eylül?..

Kimileri bunlara inanan insanların tuhaf fikirlere yatkın, paranoyanın kıyısında, uçuk tipler olduğunu düşünüyor. Doktorasını komplo teorileri üzerine yapan Rob Brotherton ise durumun pek de öyle olmadığı kanısında.

Sonuçta, iyi bir komplo teorisine kim hayır diyebilir ki?

“Gayet sade ve eğlenceli bir dille yazılmış, akademik araştırmalara dayalı bu kitap komplo teorilerinin neden bu denli yaygın olduğuna, neden düşüncelerimizi sürekli olarak gözden geçirmemiz gerektiğine dair çarpıcı bir eser.”

  Library Journal - 

₺30,40KDV Dahil
₺38,00 KDV Dahil

Jeremy Scahill, ABD’nin gizli savaşlarını anlatıyor. Bu savaşların neferleri küresel çapta operasyonlar yapıyor ve Beyaz Saray’ın düşman olarak gördüğü herkesi yakalamak veya öldürmek için hareket ediyor. 

Deniz komandolarından, Delta Force’tan, eski Blackwater taşeronlarından özel güçler, CIA’in Özel Harekât Bölümü’ne veya Ortak Özel Harekât Komutanlığı’na seçiliyor. Bu elit askerlerin binlercesi yüzden fazla ülkede gizli komandolar olarak çalışıyor. Gizli bütçelerle desteklenen Özel Kuvvetler, yasaklı bölgelerde operasyonlar, hedefli öldürme, adam kaçırma, dron ve füze saldırıları operasyonlarında bulunuyor. 

Kirli Savaşlar, “Dünya bir savaş alanıdır,” açıklamasının sonuçlarını izliyor. Scahill, Afganistan’dan Yemen’e, Somali’ye ve ötesine ABD’nin öldürme makinesinin izlerini tarıyor. Gölgelerde, basından habersiz, Amerikan Kongresi’nden onay alınmadan yürütülen gizli operasyonların derinlerine iniyor. 

ABD liderleri, ülkelerini dünya çapında daha büyük bir savaş bataklığına sokarken dünyayı daha büyük bir istikrarsızlığa itiyor. Scahill gölgede savaşanların yüzlerindeki maskeyi indiriyor ve gece baskınlarında, gizli hapishanelerde, füze ve dron saldırılarında ölen şüphelilerin aslında kim olduklarını açıklıyor. Cesur gazeteci Scahill ABD’nin gizli tutmak istediği kirli savaşların gerçek doğasını gözler önüne seriyor. 

 

Washington Post çok satanı

2013 Nieman Reports en önemli araştırmacı gazetecilik kitabı

2013 Publishers Weekly yılın en önemli on kitabından biri

 

 

“Araştırmacı gazeteciliğin müthiş bir örneği.” 

-Noam Chomsky- 

 

 “Kirli Savaşlar, ABD’nin 11 Eylül sonrasında dünya çapında gerçekleştirdiği savaşların sebeplerini ve sonuçlarını anlatan muhteşem bir kitap. Bu kitabı yazabilecek başka bir gazeteci tanımıyorum. On yıldan fazla bir süredir Scahill gizli ve açık cepheleri dolaştı; askerlerle, suçlularla, cihatçılarla ve kurbanlarla konuştu; ABD’nin savaş ateşinin yaktıklarını kendi gözleriyle gördü. Bu kitabı yazabilmek için defalarca hayatını tehlikeye attı ve sonunda bir şaheser ortaya çıktı.”

-Barry Eisler -

 

“ABD’de hükümetin militarizmi hakkındaki gerçekleri Jeremy Scahill’den daha cesurca gözler önüne seren başka bir gazeteci yoktur. Kirli Savaşlar, son derece sürükleyici, dramatik ve Batı dünyası adına gerçekleştirilen yıkımı anlatma açısından eşsiz bir eser.” 

-Glenn Greenwald, Guardian -

 

“ABD’nin terörle mücadelesinde gizli harekâtların –suikastlar, örtülü harekâtlar ve diğer suçların– ana strateji olduğunu gösteren cesur bir inceleme.” 

Teju Cole, The New Yorker, 2013’ün en iyi kitapları 

 

“Kirli Savaşlar, bugün bile devam eden ABD’nin başarısız olmuş dış işleri stratejisini anlatan en önemli kitap olarak tarihe geçecek. Aynı zamanda ABD’nin gizli operasyonları hakkında yazılmış en ayakları yere basan ve detaylıca araştırılmış kitap. ABD ve onun izlediği yolu önemseyen herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser.” 

-Brandon Webb, emekli deniz komandosu SEAL Team 3 üyesi- 

 

“Scahill, sorgulamada işkence kullanılmasına pasif bir şekilde izin veren, bir Amerikan vatandaşını yargılamadan ölüme gönderen, bir askerî birime kendi yöntemlerine göre savaşma yetkisi tanıyarak en az dört ülkeyi savaş alanına çeviren hükümetleri teşhir ederken hiçbir ayrım yapmıyor. ABD ordusu albayları, eski CIA subayları, Somali savaş ağaları ve Yemenli bir şeyhle yapılan görüşmeler, Scahill’in anlatısının sadece bir parçası.” 

-Publishers Weekly- 

 

“Jeremy Scahill’in yeni kitabı Kirli Savaşlar, yaşlı bir ağacın karanlık kovuğuna yaklaşmak gibi bir şey. Birçoğumuz, ‘Orada ne tür iğrenç şeyler vardır, hiç görmesem daha iyi,’ diyecektir. Ancak şansımıza Scahill bakmış ve incelemiş. Fenerini o karanlığa tutmuş ve orada yaşayan şeylerin, gerçeklerin, hayal ettiğimizden daha da kötü olduğunu bize şimdi gösteriyor.” 

-Kelley Vlahos-

 

“Scahill, JSOC’un Irak’ta yaptıklarının kapsamlı ve somut bir raporunu sunuyor ve Bağdat yakınlarındaki tesislerde mahkûmlara işkence edildiğinin de kanıtlarını gösteriyor. Scahill aynı zamanda Enver Evlaki’nin bugüne kadarki en geniş biyografisini de kitabına işliyor. Sürükleyici.”

-Steve Coll-

 

“Scahill’e göre, George W. Bush yönetiminden bu yana ABD, terörizme karşı savaş bahanesiyle, tüm denetim ve kanunları hiçe sayarak, sınırlarının ötesinde bir sürekli savaş durumuna girmiştir. Yazar, Başkan tarafından belirlenen düşmanları yakalamak ya da öldürmek için operasyonlar düzenleyen, askerî ve özel güvenlik taşeronları dâhil gizli güçlere rahatsız edici bir bakış sunuyor. Gizli savaşlar ve iki ABD vatandaşının suikast için hedeflenmesi ve aynı zamanda gizli küresel suikast ve adam kaçırma operasyonlarını anlatıyor. Donanma SEAL güçleri, Delta Gücü, CIA, Birleşik Özel Operasyonlar Komutanlığı, hayalet milisler ve dron saldırıları, hepsi de Afganistan, Yemen, Somali, Irak ve Pakistan’daki korkunç operasyonlar içinde rol alıyor. Scahill, paralı askerler, CIA ajanları ve elit kuvvetlerdeki savaşçılar ve aynı zamanda arada kalanlarla yapılan röportajlardan yararlanarak, kirli savaşların karanlık tarafını inceliyor.”

-Vanessa Bush-

 

“Scahill’inki gibi mücadeleci bir ses vazgeçilmezdir.”

-London Review of Books-

 

“Scahill, Kirli Savaşlar kitabında bilmediklerimizin bize ve tanımadığımız birçok insana nasıl zarar verdiğini anlatıyor.”

-Los Angeles Review of Books-

 

“Teröre karşı savaşın Obama yönetimi altında gerçekten neye benzediğini Scahill’den daha iyi anlatan hiçbir gazeteci yoktur. Bu kitap inanılmaz bir başarıdır. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bu kitabı okumalısınız. Bu kitabın yaptığı, görmediğimiz, sonu gelmeyen savaşların gizli yanını göstermektir.”

-Chris Hayes-

 

“Kirli Savaşlar politik doğrucu değil. Beyaz Saray’ın içinden ya da New York Times ve Washington Post sayfalarından göründüğü biçimiyle son on yılın tarihi değil. Scahill’in kitabı bizi Dick Cheney’nin ünlü karanlık yüzüne götürüyor ve 11 Eylül’den bu yana ABD adına yapılmış olanları, inandırıcı detaylar ve yeni bilgilerle bize anlatıyor.”

-Seymour Hersh, Pulitzer Ödülü sahibi gazeteci-

 

“Gezegendeki en iyi istihbarat muhabirlerinden biri olan Scahill, JSOC görev güçlerinin yıllarca dünya çapında girip çıktığı yerleri ve kesişim noktalarını yazıyor ve onların 11 Eylül sonrasında genişletilmiş görev alanlarını daha derinlemesine inceliyor. Olağanüstü kaynakları var...”

-Marc Ambinder-

 

“Blackwater hayranları için sağlam bir kaynak ve ilgi uyandıran, arada sırada suçlayan materyallerle süslenmiş.”

-Kirkus Reviews-

 

“Heyecanlı, sürükleyici ve kesinlikle inandırıcı.”

-John Le Carré-

₺76,92KDV Dahil
₺99,90 KDV Dahil
Ustaların hocası Ergün Gündüz, metropol insanının kendi halindeki yaşantılarından bir taksinin arka koltuğuna taşıdığı kesitleri en yalın biçimde anlatıyor. Her yolcuda okuyucuyu yeni bir hayatın dramatik anlarına çeken Taksi Hikayeleri serisinin ikinci albümü karşınızda.
₺28,00KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Bu kitap, buz üstünde güvende kalabilmek için sürekli büyük bir hızla oradan oraya koşturmak zorunda kalan insanlara yazılmış bir kitap. Akıcılaşan, katı ve durağan hiçbir şeyin kalmadığı bir yaşam içinde kalıcı anlamlar arayan insanların başucunda tutacağı bir eser. Dünya üzerinde her insanın yakıcılığını hissettiği savaşlar, kitlesel göçler, çevresel tahribatlar gibi küresel sorunlar karşısında kendisini aciz hissedenlerin, bu yaşamı kavramasına yardımcı olacak öneriler ve yorumlarla dolu. En önemlisi de dünyayı insanlık için daha yaşanılabilir bir yere dönüştürme olasılığını yeniden masaya yatıran bir girişim...

Bauman bu eserde bizleri gezegenin sorunlarına yerel çözümler getirerek zaman kaybetmek yerine, küresel bir sorumluluk almaya çağırıyor. İnsanların küresel ölçekte yarattıkları etkileşim ağıyla bu sorunların aşılabileceğini söylüyor. Kamusal alanın tartışmaların, yüzleşmelerin ve uzlaşmaların sürdürüldüğü bir diyalog zeminine dönüşmesi gerektiğini söyleyen Bauman, ulus-devletlerin tahakkümüyle kurulacak bir kamusallığın küresel sorunlara çözüm getiremeyeceğini belirtiyor. Ona göre yaşadığımız akışkan toplum kalıcı barışı ve huzuru ancak herkesin birbiri için sorumluluk aldığı, birbiriyle ilgilendiği ve birbirlerinin sorunlarına politik çözümler sunduğu bir zeminde tesis edebilir. Bunun ilk adımıysa artık fırtınalardan korunabileceğimiz ve sadece bize has bir sığınağın olmadığını fark etmekten geçiyor. İşte Bauman bu eserle okurlarına her an sezdikleri, şüphe duydukları ve iliklerinde hissettikleri bir çaresizliği anlamlandırıp ona karşı önlemler almanın araçlarını sunuyor...

 

₺14,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Bütün okuyucular, girişimciliğe uzak olanlar bile bu kitabı okurken farklı bir perspektif kazanacak ve zevk alacaktır.

–Ali Y. Koç, Koç Holding-

Bu kitabın ülkemizde girişimciliğe katkı veren birçok kurum, kuruluş, iş dünyası, STK’ya ve tabii ki girişimcilerimize yol gösterecek bir kaynak olacağından şüphem bulunmamakta.

–Ali Sabancı, Pegasus Havayolları-

Mustafa Ergen’in, girişimcilik konusunu bütün nitelikleriyle ele alarak değerlendirdiği kitabı, ülkemizde bu konuyla ilgilenen herkesin bilgisini güncelleyecek çok önemli bir kaynak niteliğinde.

–R. Faruk Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Holding-

Finans ve teknoloji dalgaları ile hızla yeniden şekillenen dünyayı anlamak için, bir başucu kaynağı olarak herkese tavsiye ederim.

–Mehmet Bostan Türkiye Varlık Fonu Kurucu Başkanı-

Thomas Piketty’nin 21. Yüzyılda Kapital isimli kitabının ardından Mustafa Ergen imzalı “Girişimci Kapital” okunmalı.

–Didem Derya Ünlü, Köşe Yazarı-

Girişimci Kapital’i gelmiş ve gelecek teknoloji dalgalarını anlatan önemli bir kaynak olarak herkese tavsiye ederim.

–Tim Draper Silikon Vadisinin İkonik Risk Yatırımcısı-

Mustafa Ergen’in bu eserini, ülkemizin “girişimcilik kapitalini” ortaya çıkarmada öncü olabilecek bir baş kaynak olarak görüyorum.

–Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ Rektörü-

Kitap, kapsadığı konuların önemi ve stratejik değeri açısından, vizyon geliştiren çok önemli bir kaynak.        Kitabın teknolojik konulara tümüyle vâkıf, son derece parlak bir elektronik mühendisi tarafından yazılmış olması Türkiye’nin geleceği için büyük bir nimet.

–Prof. Dr. Kemal İnan Sabancı Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kurucu Dekanı-

Mustafa Ergen’in akıl çağına geçerken teşhislerinin ülke çapında her yönü ile iyi anlaşılması hayati önem taşıyor.

–Prof. Dr. Banu Oral Drexel Üniversitesi Küresel İnovasyon Ortaklıkları Rektör Başdanışmanı-

Mustafa Ergen Silikon Vadisi’nde şirket kurmuş ve satmış, değerli bir bilim adamı girişimcidir. Kitabının, girişimci olarak başarılı olmamıza ve ülke ekonomisine katkıda bulunmamıza yardımcı olmasını umuyorum.

–Prof. Dr. Murat Tekalp, Koç Üniversitesi-

₺39,20KDV Dahil
₺49,00 KDV Dahil

“Jung zaman zaman Blake’in, Nietzsche’nin ya da Kierkegaard’ın eriştiği yere ulaşabiliyor… Her gerçek peygamberin ve sanatçının yapacağı gibi, insanın hayal gücünün sınırlarını muazzam ölçülerde genişletiyor… Kişinin, Jungcu duyguları paylaşabilmesi, özgür bir zihnin neredeyse elzem becerisidir.”

–Philip Toynbee, Observer-

Jung insanın en önemli görevinin, fethedilecek dış dünyadan ziyade kendi doğasını incelemek için içine yönelmesi olduğunu söyler. Psikoloji literatürüne “kompleks,” “kolektif bilinçdışı,” “dışadönük,” “arketip,” “bireyleşme” gibi birçok terim katmıştır ve insanların hayatta bir anlam aramaya mecbur olduklarını varoluşçulardan önce dile getirmiştir.

Elinizdeki kitap Jung’un, fikirlerinin özünü kendi kelimeleriyle anlattığı muazzam külliyatından seçilmiş kilit parçaları okuyucuyla buluşturuyor. Anthony Storr’un notları, Jung’un fikirlerinin orijinalliğini, zaman içindeki gelişimini ve hâlâ devam eden geçerliliğini gözler önüne seriyor. Jung’un engin düşün dünyasına dair bir şeyler öğrenmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir kitap.

₺31,20KDV Dahil
₺39,00 KDV Dahil

Sunuş

-Yücel Bulut-

Önsöz

-Melike Akbıyık-

Bilimler, Bilim Pratikleri Ve Eleştirel Teori

-Ahmet Çiğdem-

Zıt Seçeneklerden Bütünleşik Zorunluluğa: Toplumbilimde Kuram-Saha İlişkisi

-Ali Ergur-

Sosyolojik Araştırmanın İmkânı Ve Sınırlılıkları

-Nadir Suğur-

Türkiye'de Siyasal Düşünce Tarihçiliği Ve 'Kendine Ait Bir Tarih'

-Fatmagül Berktay-

₺14,40KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil

Bloomberg Londra muhabirleri Liam Vaughan ve Gavin Finch başından beri takip ettikleri skandal hakkındaki bilgilerini, tarihsel araştırmalar ve dava tutanakları üzerindeki titiz incelemeleriyle destekleyerek, dünya üzerinde 350 trilyon dolarlık finansal varlığın değerinin endekslendiği ve finansal işlemlerin en temel dayanaklarından biri haline gelerek dünyanın her yerinde milyonlarca insanın günlük yaşamına etki eden LIBOR’un nasıl manipüle edildiğini akıcı bir şekilde anlatıyor. Nasıl olup da, küresel finans krizi ortamında ve iflas, kurtarma paketleri, yeni düzenlemeler, soruşturmalar, ceza yağmuru altında, bazılarınca “dünyanın en önemli rakamı” olarak kabul edilen LIBOR’a hile karıştırılabildiğini, yazarlar hikayenin en önemli anti-kahramanı, Japon Yeni türev traderı Tom Hayes üzerinden açıklıyor.

Libor'a hile karıştırma hikayesini biliyor olsanız bile, kitap hayran bırakan bir okuma vadediyor.

Euromoney

Skandalı, yıldız bir trader olmasını sağlayan teknik yetenekleriyle zorba karakterinin kombinasyonu olan bir anti-kahraman olan Hayes üzerinden anlatan ilginç hikaye.

Financial Times

Finans sektöründe çalışan veya bu sektörden etkilenen herkes bu kitabı okumalı.

International Investment

Gerilim romanı gibi okunan ama ilgili genel okuyucu kitlesi için yeterince bilimsel bir kitap.

Steve Thomas, Profesör, Cass Business School

Brokerların duruşmasında uyuyan jürinin aksine, bu kitabın okuyucuları baştan sona uyanık kalacaklar.

Investing.com

Keşke daha uzun olsaydı...

LSE Review of Books

₺24,00KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil

Hitler'in ve Nazi partisi ileri gelenlerinin Atatürk'ü, Türk Kurtuluş Savaşı'nı ve Türk Devrimi'ni kendilerine rol model olarak aldıkları ve Kemalizm'i örnek aldıkları içindir ki soykırım gibi insanlık suçları işlediklerini savunan bir "doktora tezi", İngiltere'nin en köklü, dünyaca tanınmış devlet üniversitesi olan Cambridge'de onaylanmış ve yine dünyanın en eski ve en saygın

üniversitelerinden Harvard Üniversitesi'nce kitap olarak çoğaltılıp yayılmıştır. Cengiz Özakıncı, "Atatürk Dersi" kitabında, "Nazi Algısında Yeni Türkiye 1919-1945" başlıklı bu doktora tezini irdeliyor; ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk'ü Hitler'in ve Mussolini'nin yol göstericisi, rol modeli olarak tanımlayıp,

Kemalizm'i Nazizm ve Faşizmin ilk örneği, kaynağı olarak gösteren bu tezde, bilimsel etik ilkeler çiğnenerek böylesi gerçeğe aykırı bir sonuca varıldığını gösteriyor.

Cambridge Üniversitesi onaylı doktora tezinde, konu Atatürk ve Yeni Türkiye'nin Nazilerce nasıl algılandığını ortaya koymak ve bunun için Hitler ve Nazi partisi ileri gelenlerinin söz, yazı ve demeçleriyle Nazi basınına ve resmi açıklamalara başvurmak olarak belirlendiği halde, Harvard Üniversitesi'nce "Nazi İmgeleminde Atatürk" başlığıyla kitap olarak yayımlanan bu tezde, bu

belirlenime her zaman uyulmadığını belirten Cengiz Özakıncı, teze aykırı düşen kaynak ve belgelerin ya yok sayıldığını ya da çarpıtılarak aktarıldığını gösteriyor:

Nazi partisi ileri gelenlerinden Göbbels'in günlükleri, Ernst Röhm'ün

anıları ve Hitler'in konuşma ve yazılarından kimi bölümlerin çaptılarak aktarıldığını saptayan Cengiz Özakıncı, bunlardan başka, Nazi partisi programı; Nazi partisi liderlerinden Alfred Rosenberg'in günlüğü; Hitler zulmünden kaçan Yahudi bilim insanlarına Atatürk Türkiyesi'nin kucak açmasıyla ilgili belgeler; ve Hitler yönetiminin Türkiye'den bu Yahudi biliminsanlarını kovmasını istediği fakat Nazilerin bu talebinin Türkiye tarafından reddedildiğini gösteren Nazi belgesi ("Herbert Scurla Raporu") gibi, Nazilerin Atatürk'ü ve Atatürk Türkiyesi'ni örnek almadığını, Nazizmin Kemalizm'e zıt bir ideoloji olduğunu kanıtlayan Nazi belgelerinin, tezde yok sayıldığını ve değerlendirme dışı bırakıldığını göstermektedir. Cengiz Özakıncı "Atatürk Dersi" kitabında, Cambridge Üniversitesi onaylı doktora tezinde çarpıtılan alıntıların

doğrusunu aktarıp, tezde yok sayılan Nazi belgelerini de yayınlayarak, Nazilerin işledikleri insanlık suçlarında rol modellerinin Atatürk olduğu tezini çürütmektedir. "Atatürk Dersi" kitabında yer alan: *Albert Einstein'ın Türkiye Cumhuriyeti'ne, Nazi zulmünden kaçan Yahudi biliminsanlarının Türkiye'ye kabul edilmesini rica eden mektubu; *Venizelos'un Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday gösteren mektubu; *Milletler Cemiyeti'nin Atatürk Türkiyesini üyeliğe davet mektubu ve Türkiye'nin oy birliğiyle üyeliğe kabul edildiği oturumda, üye devlet temsilcilerinin konuşmalarını içeren tutanak; *UNESCO'nun Atatürk'ü ölümünün 25. yılında uluslar arası çapta anma etkinliği; *UNESCO'nun Atatürk'ü doğumunun 100. yılında uluslararası etkinliklerle anma kararının tutanağı ve bu gibi çok önemli belgeler de yer alıyor ki, bu belgeler, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni soykırım, etnik temizlik uygulamaları üzerinde yükselmiş bir devlet olarak tanımlayan ve Nazilerce işlenen Yahudi Soykırımı gibi insanlık suçlarının ilk örneği kaynağı olarak gösteren tezin hem gerçeğe ve hem de bilimsel etiğe aykırı biçimde üretilmiş, Atatürk'e ve Atatürk Türkiyesine karşı bir propaganda çalışması olduğunu ortaya koymaktadır. Atatürk'ü, Türk Kurtuluş Savaşı'nı ve Türk Devrimi'ni Hitler'in ve Mussolini'nin, Nazizmin ve Faşizmin ilk örneği, rol

modeli, kaynağı olarak gösteren bu "doktora tezi"ni belgelerle çürüterek bir "Atatürk Dersi" veren Cengiz Özakıncı'ya bu önemli ve

değerli çalışması ve emekleri için çok teşekkür ederim.

-Prof. Dr. Mehmet Haberal-

₺36,00KDV Dahil
₺45,00 KDV Dahil

Şu meşhur küresel krizin üzerinden on yıl geçtikten sonra yayımlanan bu kitap ile ilgili “Yine mi kriz? Söylenecek her şey söylendi, yazılacak her şey yazıldı zaten.” diye düşünebilirsiniz. Ancak, çok yanılıyorsunuz! Dünya tarihine damgasını vuran olayların gerçekleşmesine neden olan hareketler zincirinin, olay taze iken çok açık görülemeyeceği, bu nedenle de olayların çok doğru analiz edilemeyeceği, tarihçilerin ifade ettiği bir gerçektir. İşte tam da bu nedenle, tarihsel olayın üstünden yaklaşık on yıl geçtikten sonra yayımlanan bu kitabı okumakta yarar var.

Naci Canpolat bu kitabında, insanların hırslarının, bir başka deyişle irrasyonel davranışlarının sonucu olan küresel krize giden süreci, oyun teorisi bakış açısıyla ele alarak küreselleşmenin tarihsel gelişimi içinde inceliyor ve küresel finansal sistemin sorunlarına ışık tutuyor.

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Kapitalist ve kapitalizm öncesi üretim tarzlarına içkin üretim ilişkilerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlayan en önemli araçlardan birisi emek denetimi uygulamalarıdır. Emek denetimi, kapitalist sınıf tarafından işçi sınıfı mücadelelerine karşı kullanılan bir yönetim stratejisidir. Emek denetim aygıtlarının gelişim ve değişim süreçlerine yön veren temel etken de işçi sınıfı mücadelesidir. Bu bağlamda, çeşitli emek denetim araçlarından bahsetmek mümkündür. Emek denetimine ve bir bütün olarak işletme yönetimine dair fikirlere ve uygulamalara yön veren işletme yönetim teorileri bunlardan birisidir. F. W. Taylor’ın 1800’lü yılların sonuna doğru esaslarını oluşturduğu Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın (Taylorizm) ilk örneğini teşkil ettiği ve sonrasında birtakım bilimsel araştırmaların sonucunda ortaya konulan ilkelere göre oluşturulan diğer yönetim teorileri işletme yöneticilerine bu konuda yol göstermektedir. Öte yandan, işçi mücadelesi ve emek denetimi arasındaki ilişki tarihsel bir düzlem üzerinden takip edilebilir. Örneğin; Bilimsel Yönetim Yaklaşımı 19. yüzyılın sonuna doğru büyüyüp güçlenen Amerikan işçi sınıfı mücadelelerinin; İnsan İlişkileri Yaklaşımı, işçi sınıfı tarafından Bilimsel Yönetim uygulamalarına yöneltilen tepkinin ve Birinci Dünya Savaşı ile 1929 Ekonomik Bunalımı’nın sonucu olarak ABD ve Avrupa’da ortaya çıkan huzursuzluğun; Toplam Kalite Yönetimi Yaklaşımı ise (Neo-Taylorist Japon Yönetim Yaklaşımı) fordist üretim ve yönetim rejiminin yarattığı yıkımdan dolayı 1960’lı yılların sonuna doğru tüm dünyayı baştan başa saran grevlerin, kitlesel eylemlerin ortaya çıkardığı yaklaşımlardır.

Benzer bir düzlem, Batı ülkelerinde olduğu gibi belirgin nitelikler sergilemese de, Türkiye örneği üzerinden de tanımlanabilir. Bu anlamda, özellikle 90’lar sonrasında yaygınlaşan Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının, 70’li yılların sonlarına doğru güç kazanan; 12 Eylül 1980 darbesiyle engellenen ve 80’li yılların sonuna doğru tekrar canlanan işçi sınıfı mücadelelerine karşı sermaye sınıfı tarafından getirilmiş bir cevap olduğu düşünülebilir. Bu çalışmada amaçlanan, emek denetimi ve işçi mücadelesi arasında kurulan ilişkiye dair kuramsal bir çerçeve çizmek ve bu çerçevenin Türkiye koşullarında ne şekilde oluştuğunu ortaya koymaktır. Mücadele-denetim ilişkisinin kolektif işçi sınıfı hareketlerinin yanı sıra, daha mikro bir boyutta ve makro boyuta ek olarak, işletmeler düzeyinde ne şekilde gerçekleştiğini ve geliştiğini göstermek amacıyla da bir saha çalışması yapılmış ve bu saha çalışmasının bulguları metne eklenmiştir

₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Teknolojinin hızla ilerlemesiyle ve bilgi akışının oldukça kolaylaşmasıyla birlikte daha çok önem kazanan ve aynı zamanda bir insan hakkı olan kişisel verilerin korunması hakkının en çok ihlal edildiği alanlardan birini iş ilişkisi oluşturmaktadır.

Kişisel verilerin korunmasının iş ilişkisindeki yerine ve önemine ilişkin farkındalığı arttırmayı hedefleyen bu kitapta; gerek 108 sayılı Sözleşme ve Yenilenmiş 108 sayılı Sözleşme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 2016/679 sayılı Genel Veri Koruma Tüzüğü, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün uygulama kodları, Avrupa Konseyi'nin (2015) 5 sayılı İş İlişkisinde Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Tavsiye Kararı ve Madde 29 Çalışma Grubu'nun görüşleri ve çalışma belgeleri, gerekse Anayasa, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili yönetmelikler, tebliğler ile Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararları, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, İş Hukuku mevzuatı ve Türk Ceza Kanunu ışığında, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve AİHM dahil ulusal ve uluslararası mahkemelerin kararları değerlendirilerek; 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamındakilerle sınırlı olmaksızın tüm işçilerin ve aday işçilerin kişisel verilerinin korunmasına yönelik başlıca kavramlar, temel ilkeler, haklar ve yükümlülükler, işe alımda, iş sözleşmesinin devamında ve/veya iş sözleşmesi sona erdikten sonra kişisel verilerin işlendiği uygulamalar ve hukuka aykırı işlemelere karşı başvurulabilecek yollar ortaya konmaya ve daha adil, kapsamlı ve etkin bir koruma için öneriler sunulmaktadır.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Kişisel Veri Kavramı ve İlgili Düzenlemeler
  • İş İlişkisinde Kişisel Veriler ve İşçinin Kişisel Verilerinin İşlenmesi
  • İşçiye Ait Kişisel Verileri Koruma Yolları
₺73,71KDV Dahil
₺81,90 KDV Dahil

Pooh’nun Taosu

Pooh’nun Nesi? Kimin Tao’su?

Pooh’nun Tao’su

Winnie-the-Pooh’nun özel bir karakteri vardır. Bir şeyleri yapma şekli, seçtiği yollar onu dünyanın en sevilen ‘Ayı’sı yapmıştır. Onun seçtiği yola Pooh Yolu diyoruz. Benjamin Hoff, Pooh Yolu’nun mutluluk ve bilgelikle nasıl kesiştiğini eğlenceli bir şekilde anlatıyor.

 

Eeyore üzgünken… Piglet tereddüt ederken…

Baykuş ahkâm keserken…

Pooh sadece Pooh’dur.

Pooh’nun Tao’su uluslararası bir bestseller’dır. 49 hafta boyunca New York Times’da çok satanlar listesinin tepesinde kalmıştır. Benjamin Hoff’un yazmış olduğu Pooh’nun Tao’su ve Piglet’in Te’si bir çok lise ve kolejde bilim, liderlik, felsefe, edebiyat ve dünya kültürleri alanlarında çalışma kitaplarından biri olmuştur.

2010 yılında dünyaca ünlü Penguin Books’un 75. Yıl kutlamasında, Pooh’nun Tao’su Penguin’in tarihi boyunca yaynladığı en özellikli 75 kitaptan biri olarak ilan edilmiştir.

Benjamin Hoff bir yazar, fotoğrafçı, müzisyen, besteci ve Uzakdoğu sanatlarında derece yapmış bir Japon bitki süsleme uzmanı. Ayrıca “Ayılara” ve “Ormanlara” çok düşkün. Tam zamanlı olarak yazı yazmayı seviyor. Boş vakitlerinde Taocu Yoga ve T’ai Chi Ch’üan ile ilgileniyor. Portland, Oregon’da yaşıyor.

Pooh’nun Tao’su Umut Kısa tarafından çevrilmiş olup kitabın girişine kendisi tarafından önsöz eklenmiştir. 

₺17,60KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
“Ben, kendim ile çevremden müteşekkilim ve eğer çevremi kurtaramazsam kendimi de kurtaramam.”
Ortega y Gasset’in 1914’te, 31 yaşındayken yayımladığı kitabı Quijote Üzerine Düşün¬celer, felsefecinin daha sonra vereceği eserlerin çıkış noktasını oluşturur. Denemeler¬den oluşan bu kitabında özellikle sanat ve edebiyat alanlarındaki temel düşüncelerini ortaya koyduğu söylenebilir. Gerçekten de 1930’lardan sonra bu eserine göndermeler¬de bulunacak ve Quijote Üzerine Düşünceler, Ortega y Gasset’in düşüncesinin anlaşıl¬masında elzem bir eser niteliği kazanacaktır.
₺9,80KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
İSTANBUL, 1914. Savaşın patlak vermesine sadece birkaç gün vardır. Bir zamanların kudretli Osmanlı İmparatorluğu, tecrübeleri sınırlı yeniyetmelerin elinde ve tek başına kalmıştır. İmparatorluğun Avrupa’daki eski konumuna kavuşmasını isteyen ve bütün diğer çareleri tüketmiş Türk nazırlar muhtemel son hamiye yönelerek Almanya’yla gizli bir ittifaka girerler.
Ortadoğu’da savaş, Kitabı Mukaddes’e göre cennetin bulunduğu yere bir saldırıyla başlamış ve mahşerin yaşanacağı söylenen yerde sona ermiştir. Bu hikâyenin tamamı tek ve eksiksiz bir kitapta sunuluyor: Cennetten Mahşere. Mezopotamya’da şimdiki Irak’ın kurulmasına yol açacak muharebe; Kafkasya’da toprak kazanma kavgası;başarısızlığa mahkûm Gelibolu harekâtı; Osmanlı İmparatorluğu’nun çöktüğü Filistin’deki son perde.
Ve bu savaşın mirası, sonraki kuşaklar boyunca tüm dünya ilişkilerini şekillendirecektir…
₺38,50KDV Dahil
₺55,00 KDV Dahil
Hiçbir gururlu adam kendini, bir sevenin sevgilisini beğenmesi gibi budalaca beğenmez, onun için “sevmekle bilgelik bir arada olamaz” sözü pek güzel söylenmiştir. Bu yalnız başkalarınca görülüp de sevilenin gözünden kaçan bir güçsüzlük değildir, en çok sevilen görür bunu, ama karşılıklı sevgide durum başkadır, çünkü sevginin çoğunlukla ya gene sevgiyle ya da için için gizli bir öfkeyle karşılık gördüğü, şaşmaz bir kuraldır.
₺5,60KDV Dahil
₺8,00 KDV Dahil

Olumsuz sandığımız tüm duygular aslında dostumuzdur.

Her baktığı yerde bir anlam arayan kalbimizin dürüst ve onurlu sesidir onlar.

İnsan aciz ve zayıftır. Kendini bir şeylerin üstesinden gelebilen, pek çok şeyi anlayabilen, çözebilen biri gibi hissetmek ister. Kendini işleri hallederken, başarırken görmek ister.

Çocuğunu kötüden korumayı başardığını, onun için iyi olanı sağladığını görmek ister ve böyle isterken, kendini tam tersini hissederken bulduğu daha çok olur.

Hep ne kadar çok şeyi kontrol edemediğini, değiştiremediğini, ne kadar çok şeye anlam veremediğini, ne kadar çok şey karşısında aciz kaldığını görür, yani kendini görür, tanır,kendi mahiyetiyle karşılaşır; acizliği ve zayıflığıyla.

İnsan acizliğini ve zayıflığını ne kadar çok hissederse, o kadar muhtaç bir şekilde içsel bir kuvvet aramaya başlar. Ne kadar büyük hayal kırıklığı yaşarsa o kadar büyük bir teselli arar. Kendi başına ayakta durmaya çalışmaz. Kendi küçük kuvvetinden çok daha büyük bir kuvvete tutunmak ister.

Anneliğin zorluğunu derinlemesine yaşarken, aradığını insan olmanın anlamında ve O'nda bulan bir annenin kaleminden..

₺17,60KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

Biranın öyle düşünmeden kafaya dikip susuzluğunuzu gidereceğiniz bir içki olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yapımında sadece su, tahıl, maya ve şerbetçiotu kullanılmasına rağmen sayısız türde üretilebilen bu halk içkisi insan medeniyetiyle neredeyse yaşıt, şaraptan ise bin yıl daha eski. Sanayi Devrimi’ne kadar tarihin her döneminde ve coğrafyasında kadınlar tarafından üretilen bira uzun yıllar halkların beslenme rejiminin önemli bir parçası olmuş. “Bu kitabın konusu da işte bu halk içeceği olan biradır.”

 

Elinizdeki kitap, otuz yılını bu içkiye adamış bir “bira militanının” biranın çevresini kuşatan alan olarak tanımladığı “Bira Diyarı”na yapacağınız yolculukta kullanışlı bir rehber niteliğinde. Bira yapımından biranın tarihteki yerine, bira türlerinden tadıma, ambalajından saklanmasına, hangi yemeklerle ne tür bira içilebileceğinden sağlıkla ilişkisine, bira ülkelerinden bira festivallerine ve dünyanın önemli tadım merkezlerine dek her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.

 

Uygar şarapla avam bira karşılaştırmasına son vermenin zamanı geldi de geçiyor.”

₺24,00KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil

Dünyanın en popüler rekor kitabı, binlerce yeni kategoriye ve yeni kırılan rekora sahip. Sayfaların arasında, yüzlerce hiç görülmemiş fotoğraf ve her sayfada sizi bekleyen sayısız bilgi, rakam, istatistik ve ayrıntı bulacaksınız. Guinness World Records 2019 bugün dünyamızın en büyük anlık görüntüsüdür.

Bu yıl, en büyük su tabancası, jetle çalışan bir go-kart gibi inanılmaz rekor kıran projelere hayat veren büyük mucit, hayalperest, yapımcı ve yaratıcılara adanmış özel bir bölümü de siz okurlarımıza sunuyoruz. Rekor kıran epik büyük yapıları keşfetmek için atölye çalışmalarına bir göz atmaya başlayabilir ve gerçekten büyük şeyler yapmak için siz de bu rekorlardan ilham alabilirsiniz!

Ve eğer yaratmayı seviyorsanız ve LEGO®’yu seviyorsanız, dünyanın en ünlü birbirine kenetlenen plastik tuğlalarını kullanan sayfalarımıza bir göz atın. Apollo görevinden Satürn V roketi de bunlardan biri. Tasarımlarını, yapılarını ve teknik özelliklerini tam resimli ve renkli, poster tarzı sayfalarda inceliyoruz.

Son olarak, origami, balon heykelleri, halka çekmeler ve lastik bantlar ile uğraşmak isteyebileceğiniz beş eğlenceli rekor kıran kayıtlarla kendinizi ve ailenizi şaşırtın. Kim bilir, yaratıcılığınız rekor kitaplara girebilir!

GUINNESS WORLD RECORDS, rekor kıran başarılar konusunda küresel bir otoritedir. İlk olarak 1955'te yayınlanan Guinness World Records kitabı, bugüne kadar 21 dilde ve 100'den fazla ülkede 141 milyonun üzerinde kopya sattı. Guinness World Records’un dünya çapındaki televizyon programları yılda 750 milyondan fazla izleyiciye ulaşıyor ve 2,7 milyondan fazla kişi, yılda 264 milyondan fazla görüntülenme rakamına sahip GWR YouTube kanalına abone oluyor.

₺71,60KDV Dahil
₺89,50 KDV Dahil

Aristoteles’ten Wittgenstein’a 50 FELSEFE KLASİĞİ, “disiplinlerin ustası”nın harika bir eseridir. Bu kitabın amacı aydınlatmak, açıklamak, insan varoluşunun özünde bulunan bazı temel soruları ortaya koymak ve onlara cevap vermektir. İçinde ünlü metinler hakkında analizler, filozofların biyografileri, kitaplarının özetleri ve bu kitaplardan alıntılar yer almaktadır. Kapsamlı “özetler” ve filozofların sistemlerini en iyi ifade eden alıntılar, tarihin akışını değiştiren ve bugün bile aklımızı kurcalayan görüşlere dair mükemmel bir bakış açısı sunmaktadır.

Hayatın anlamını ve insanın evrendeki konumunu KEŞFEDİN:

Hannah Arendt • Henri Bergson • Ralph Waldo Emerson • G. W. F. Hegel • Martin Heidegger • Gottfried Leibniz • Søren Kierkegaard • Blaise Pascal • Bertrand Russell

• Jean-Paul Sartre • Arthur Schopenhauer • Baruch Spinoza

Büyük ahlak ve siyaset filozoflarının öğretileri doğrultusunda davranın ve YAŞAYIN:

Jeremy Bentham • Cicero • Konfüçyüs • Epikür • Immanuel Kant • Machiavelli • John Stuart Mill • Iris Murdoch • Nietzsche • John Rawls • Jean-Jacques Rousseau

Hakikati algılayın ve daha akıllıca DÜŞÜNÜN:

Aristoteles • Jean Baudrillard • Simon de Beauvoir • Descartes • Michel Foucault 
• Herakleitos • David Hume • William James • Thomas Kuhn • John Locke • Marshall McLuhan • Platon • Karl Popper • Ludwig Wittgenstein

Önde gelen çağdaş düşünürlerin ufuk açıcı eserleriyle içgörüler KAZANIN:

Julian Baggini • Noam Chomsky • Harry Frankfurt • Sam Harris • Daniel Kahneman 
• Saul Kripke • Michael Sandel • Peter Singer • Nassim Nicholas Taleb • Slavoj Zizek

“Bu kitap, Antik Çağ’dan günümüze kadar olan elli önemli filozofun görüşlerini olağanüstü bir derinlikle fakat kısa, basit bir şekilde açıklıyor ve tartışıyor. Felsefe kapsamında karmaşık ve önemli meseleler herkes için anlaşılır halde ele alınmış. Oldukça keyif veren ve öğretici bir kitap.”

- Prof. Dr. C. L. Ten -

50 Felsefe Klasiği inanılmaz ölçüde geniş bir kapsamı olan ve olabilecek en açık şekilde yapılmış bir inceleme. Kitapta doğru bilgi, kavraması kolay bağlam analizi ve düşünürlerin biyografileri arasında tam bir denge kurulmuş.”

- Dr. Phil Oliver -

2000 yıldan daha uzun bir süredir felsefe, insan olmayı deneyimlemede ve gerçekliğin hakiki doğasını anlamada en etkili kılavuzumuz olmuştur.

Antik Çağ filozofları Aristoteles, Platon, Epikür, Konfüçyüs, Cicero, Herakleitos’tan 17. yüzyıl rasyonalistleri Descartes, Leibniz, Spinoza’ya ve 20. yüzyılın önde gelen isimlerinden Jean-Paul Sartre, Jean Baudrillard ve Simone de Beauvoir’dan çağdaş düşünürler Michael Sandel, Peter Singer ve Slavoj Zizek’e uzanan bir listeyi içeren 50 Felsefe Klasiği’nde, disiplinlere yön veren ve gerçek dünya üzerinde de önemli etkileri olan kilit eserler yer alır. Bu kitabın size katacakları:

• Aristoteles ve Kant’tan mutlu olmanın formülleri

• Epikür ve Iris Murdoch’tan iyi bir yaşamın sırları

• Chomsky ve Machiavelli’den iktidarın gücü

• Hume ve Leibniz’e göre özgür irade ve benlik neden bir illüzyondur

• Foucault ve Kuhn’un ortaya koyduğu gibi bilim nasıl bir kültürel yaratımdır

• Wittgenstein ve Kripke’nin işaret ettiği dilin sınırları

• Platon ve Rawls’un tasarladığı gibi adil bir toplum nasıl olur

• Hegel ve Heidegger’den hayatın anlamı ve insanın çabası

Felsefe artık üniversite duvarlarıyla sınırlandırılmamalıdır. 50 Felsefe Klasiği de açık fikirli olmamız ve düşünebilmeyi öğrenmemiz için felsefenin ne kadar güçlü bir araç olacağını her kesimden okura göstermeyi amaçlar. Düşünmek, varolmak, eylemde bulunmak, görmek gibi büyük sorular karşısında ister büyülenmiş ister gözünüz korkmuş olsun elinizdeki bu kitap insanlığın en olağanüstü dimağlarının düşünce dünyalarına ve onların iz bırakmış eserlerine mükemmel bir giriş niteliğindedir.

₺46,12KDV Dahil
₺59,90 KDV Dahil

BENİM İŞİM, İNSANLARA İMKÂNSIZ DİYE BİR ŞEY OLMADIĞINI ANLATMAKTI. LİDER İLE YÖNETİCİ ARASINDAKİ FARK, TAM DA BUDUR.

BİR TAKIMI, YILLARCA EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR BAŞARIYLA YÖNETMEK İÇİN NE YAPMALI?

Alex Ferguson, bunu gerçekten bilen birkaç liderden biridir. Otuz sekiz yıllık yöneticilik hayatına akıllara durgunluk veren kırk dokuz zafer sığdırmış ve bu süreçte Manchester United’ın dünyanın en büyük markalarından biri haline gelmesine katkıda bulunmuştur.

Bu ilham verici yeni kitabında Ferguson, rekorlarla dolu kariyerinin ardındaki sır perdesini samimiyetle açıyor.

Alex Ferguson’ın kadim dostu yatırımcı Michael Moritz’in de katkıda bulunduğu Liderlik; sizi, muazzam bir anlayış, keskin bir mizah, sonsuz bir bilgelik ve derin bir alçakgönüllülükle karşılıyor. Buradaki bireysel hikâyeler, kaçınılmaz olarak futbolla ve bu yolculuk boyunca yaşanan olağanüstü başarılarla ilgili ama bu yolda çıkarılan dersler herkes için. İster bir işletme yönetin ister bir sınıfta ders anlatın isterseniz küçük bir takımda çalışın, Liderlik, daha iyi bir lider olmanıza yardımcı olacak.

“O, dünyanın şimdiye kadar gördüğü en büyük liderlerden biri.”

- Profesör Anita Elberse, Harvard İşletme Okulu -

“Tam anlamıyla büyüleyici.”

- Daily Telegraph -

Sözünü esirgemeyen Alex Ferguson’ın anılarla dolu renkli yaşam öyküsü, Glasgow’un tersaneler semti Govan’da başlıyor. Her zaman dürüst ve açık sözlü biri olan Ferguson, bu kitapta destansı teknik direktörlük kariyerini enine boyuna ele alıyor ve Aberdeen’e eşi benzeri görülmemiş bir Avrupa zaferi yaşattığı dönem ile Manchester United’da zaferlerle dolu geçen yirmi yedi yılını okurlarla paylaşıyor.

Manchester United, son çeyrek asırda, sportif açıdan küresel bir güç haline gelme yolunda birçok büyük değişim yaşadı. Ancak bu engebeli yolda değişmeyen tek şey, teknik direktörleri ve onun yarattığı kaliteli takımların art arda kazandığı başarılar oldu. Bu başarılara 2008’de ikinci kez kazanılan Şampiyonlar Ligi ve 2013 Premier Lig şampiyonluğu da dâhildi. Alex Ferguson, vizyonu, enerjisi ve becerisi sayesinde hem saha içinde hem de saha dışında başarılı olan kadrolar kurdu. Ryan Giggs, David Beckham, Nicky Butt, Paul Scholes ve Neville kardeşleri yetiştiren akademiyi nasıl kurduğunu onun özenli ve göz alıcı üslubuyla okuyacaksınız.

₺46,12KDV Dahil
₺59,90 KDV Dahil

Uzaya turistik seyahatler,

Mars’ta kurulacak koloniler,

Ay’a gidiş-dönüş seferler artık hayal değil!

NASA’ya kafa tutup şehrin göbeğine bir roket park eden, balistik füze peşinde Rusya’yı arşınlayan ELON MUSK; Titanik’in kâşifleriyle okyanusun derinliklerindeki Apollo 11’in peşine düşen JEFF BEZOS; uzay işinin stresini yenmek için Las Vegas’ta milyonlar kaybeden ANDREW BEAL; altmışından sonra astronot olmaya karar veren maceraperest RICHARD BRANSON ve diğerleri... Milyarder girişimciler, sizi oraya götürmek için her şeyi göze alıyor.

Uzay Baronları, servetlerini uzayın keşfi için harcamaya kararlı, gözlerini uzak diyarlara dikmiş hayalperestlerin hikâyesi.

“Etkileyici görüşler, sürükleyici bir anlatım, şaşırtıcı öngörüler. Kelimenin tam anlamıyla heyecan verici. Davenport yalnızca yetkin bir araştırmacı değil, eşsiz bir öykü anlatıcısı.”

-Walter Isaacson, New York Times-

“Christian Davenport, uzayda yaşanan amansız rekabeti ayrıntılarıyla anlatıyor. Uzay Baronları, uzay araştırmalarıyla ilgilenen herkesin okuma listesinin ilk sırasında yer alacak bir kitap.”

-Greg Autry, Forbes-

“İnsanlığın uzaydaki varlığına dair umut veriyor.”

-Michael López-Alegría, Astronot-

₺22,40KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

"Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi, ebeveynlerimizden bize kalan mirasa farklı ve açık bir şekilde ışık tutmakla kalmayıp çocukluğumuzda ebeveynlerimizden aldıklarımızın, yetişkinlik döneminde duygusal ve sosyal anlamda bizleri nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Dr. Webb zengin, sıcak ve empati yüklü cümleleriyle doğrudan bize hitap ederek, duygusal olarak karşılaştığımız engelleri tanımlamamıza ve bu engellerin üstesinden gelebileceğimiz yolları bulmamıza destek sağlıyor."

- Dr. Jeffrey Pickar, Harvard Tıp Fakültesi -

Bazen hayatınız sadece geçip gidiyormuş gibi hissediyor musunuz? Çok iyiymiş gibi davranıp, gizliden gizliye yalnız ve kopuk hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok güzel bir hayatınız var, işinizde çok iyisiniz ama bu durum sizi mutlu etmeye yetmiyor mu?

Öyleyse yalnız değilsiniz. Dünya sizin gibi düşünen insanlarla dolu. Kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, hissettiklerini kelimelere dökemeyen ve yeteri kadar mutlu olmadığı için kendini suçlayan birçok insan var.

Siz de bu kişilerden biriyseniz, eşinize yeteri kadar bağlı olmadığınızı düşünebilirsiniz, diğer insanlar kadar derinden sevemezsiniz ya da kendinizi mutlu hissetmezsiniz.

Jonice Webb, Amazon’da dünyanın en çok satan psikoloji kitaplarından birini yazarak iddiasının ve çözüm yöntemlerinin tüm dünyada geçerli olduğunu kanıtlıyor. Milyonlarca kişinin hayatına katkı yapan bu kitabı, okunması gerekenler listenizde en üste almalısınız.

₺25,60KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
Gençlik ateşinde kalbini yakan bir kadın… Ateşin korundan korkan silik bir âşık… Korun içine yüreğini koyan kiralık bir koca… Genç kız için bir yabancıya güvenmek zorunluydu. Başkasını koşulsuz severken, karmakarışık olmuş hayatını bu sahte sevgiliye emanet etti. Tek istediği şey çevresine, ailesine ve en önemlisi onu terk eden adama karşı dik durabilmekti. Yakışıklı kurtarıcısına âşık olması imkânsızdı. Onun çocuğunu doğurması ise hayal dışıydı. Kader, beklenmeyen oyununu yıllara yaydığında, imkânsızın sadece bir kelime olduğunu şaşkınlıkla anladı. Şimdi ise ödünç aşkını bu isteksiz kocadan geri istiyordu. Hem de daha büyük fedakârlıkları göze alarak! Çaresizliğin soğukluğu yüreğinizi acımasızca sararken, sıcacık sevginin hiçbir şeyi önemsemediğini hissedeceğiniz Bir FMArsal romanı daha!
₺25,60KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil

Radyoculuk mesleğinde 25 yılı geride bırakan ve sevilerek dinlenen Nihat Sırdar; samimi, eğlenceli, zaman zaman hüzünlendiren bir dille hikâyelerini anlatıyor. Bu anlatımda kendinizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Eskiye dair yaşananlardan bugüne kalanlar ve kalmayanlar… İnsanlar, sokaklar, arabalar… Sırdar’da göreceğiniz şey sadece bir İstanbul değil, memleket özlemidir aynı zamanda.

Bu kitabın içinde turneler, oteller, yayınlar, seyahatler, üzüntüler, sevinçler var. Bir fotoğrafın içinden çıkan sayısız hikâye, anı var. Birçoğumuzun geçmişindeki ortak anılar bazıları. Kimisini okurken “ben de” diyeceğiniz anlar, anılar koleksiyonunuzda yerini alacak.Yıllardır severek dinlediğiniz Nihat Sırdar’ı bir kez daha severek okuyacaksınız...

₺19,20KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

Kırsalda yaşamak, otelde yaşamak, bir denizaltıyla yolculuk yapmak, bilim kurgu romanı yazmak, en küçük bücürler için yazmak...

Oulipo'nun meşhur oyunbazı Georges Perec'ten alışılmışın dışında bir "yapılacaklar" listesi.

₺13,60KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil

Son yüzyılda teknolojinin ilerlemesine paralel olarak sağlık alanında da birçok gelişme yaşandı. Ancak tüm bunlara rağmen modern tıp, insan sağlığını koruma konusunda yetersiz kaldı.

Osmanlı’da doktor kelimesi yerine kullanılan hekim sözcüğü sağlığı koruyan anlamına gelmektedir. Yani hekimler hastaları iyileştirmekten ziyade, insanı hasta edebilecek unsurları tespit edip önlem almaya odaklanmışlardır. Bu yüzden Osmanlı’da sağlıklı bir yaşam için evler, kıyafetler, yemekler ve temizlik hekimlerin belirlediği kurallara göre yapılırdı.

Elinizdeki bu kitap, binlerce yıllık sağlıklı yaşam birikiminden beslenen, Osmanlı tıp kitaplarında yer alan, uygulanmış ve olumlu sonuçlar alınmış bilgileri anlaşılır bir şekilde sizlere sunmaktadır.

₺20,00KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
Gerçekci Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarı.En çok tanınan eseri Ölü Canlar´dır
Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna´da Soroçinski Köyü´nde dünyaya gelir. Gogol´un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.
Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828´de Petersburg´a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg´dan Almanya´ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg´a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.
Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’un popülaritesi daha da da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin´e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 43 yaşında Moskova’da ölür.
₺6,40KDV Dahil
₺8,00 KDV Dahil

DEVLETLER; ÇIRAKLIĞINDA OYUNA GELİR, KALFALIĞINDA OYUN BOZAR, USTALIĞINDA OYUN KURAR...

Fırat Kalkanı’ndan 2020’ye uzanan gizemli bir yolculuğa hazır mısınız?

Satır aralarında kaybolmuş olan o devasa ayrıntıları öğrendiğinizde okuduklarınıza inanamayacak, duygularınıza hâkim olamayacaksınız.

Televizyonlardan izlediğiniz olayların üzerindeki gizem perdesi kaldırıldığında, o zaferlerin hangi şartlarda geldiğini göreceksiniz.

Okuyacaklarınızda, gelecek yüzyıllara bırakılan destanların ilk adımlarını bulacaksınız.

Bu serinin SON GÜN ve BÜYÜK İHANET kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da hangisinin gerçek hangisinin kurgu olduğu konusunda algılarınızı zorlayacaksınız.

Binlerce yıldır insanlık tarihine damgasını vuran bir milletin, nasıl kuşatıldığını görecek, kuşatmaları nasıl yardığına şahit olacaksınız.

Ve bu milletin gelecek bin yıllara da ismini taşıyacağına iman edeceksiniz.

Her zaman söylediğimiz gibi: Yüreğiniz yoksa bu kitabı okumayın...

₺16,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Mesih beklentisi içinde olanlar dünyayı nasıl şekillendiriyor?

Kıyamet Bekçileri’ne göre Kutsal Kan İstanbul’a nasıl geldi?

Kehanetlerde Türkiye neden bu kadar önemli?

Türkiye’yi ele geçirme planlarını kehanetlere nasıl dayandırıyorlar?

Şövalyeler ve Papalık Osmanlı üzerinde hangi gizli planları kurdu? İşbirlikçileri nasıl kullandılar?

Osmanlı’nın ilk masonları kimlerdi?

Mason locaları nasıl kuruldu?

Finansal kirli oyunun gizli tarihinde neler var?

Rothschild parası Osmanlı topraklarına nasıl geldi?

Osmanlı’yı paylaşma planında Amerika ne kadar etkili oldu?

İstanbul beş yıl boyunca nasıl işgal altında kaldı, neler yaşandı?

İşgalciler, içeride kimlerle anlaştılar?

₺25,60KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil