2008 finans krizinin patlak vermesinden sonra kapitalizm tekrar eleştirilmeye başlandı. O zamana dek, Sovyetler Birliği’nin ve alternatif sistem sosyalizmin çözu¨lu¨şu¨nden sonra tarih son sözu¨nu¨ söylemiş ve kapitalizm diğer tu¨m ekonomi formlarına u¨stu¨n gelmiş gibi göru¨nu¨yordu. Ama finans krizinin patlak vermesi ve bu krizin ardından nelerin yaşanabileceğinin öngöru¨lememesi, “kapitalizm”in iyi ve kötu¨ yanlarına, çelişkilerine ve potansiyellerine dair uzun zaman önce demode olmuş göru¨nen soruların tekrar sorulmasına yol açtı. Kapitalizm tarihi alanında uluslararası bir sima ve önde gelen bir araştırmacı olan Ju¨rgen Kocka bu kitapta kapitalizmin ortaya çıkışı ve gelişmesine pek çok bakımdan ışık tutuyor. Kapitalizmi incelemeye onun ilk aşaması olan merkantilizm ya da ticari kapitalizm döneminden başlıyor, sanayi kapitalizmi ve finans kapitalizmi ile devam ediyor. En sonunda da finans kapitalizminin neoliberalizm ru¨zgârı altında vardığı koşulların bir değerlendirmesini yapıyor. “Objektif” bir kapitalizm tarihi okumak isteyenler kaçırmasın deriz. 

“Kapitalizmin Tarihi, yazarın ömru¨nu¨ adadığı dev araştırmayı kolayca okunup anlaşılabilecek bir forma sokup, geniş bir okur kitlesine ulaştırmayı başarıyor. Bir bestseller olmayı hak ediyor.” 
— Patrick O’Brien, London School of Economics
₺12,00 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
İnsanın yalnızca başkalarının gözu¨nde ne olduğunun aksine, kendi içinde ve kendi için değerinin doğru değerlendirilmesi mutluluğumuza çok şey katacaktır. 
Ünlu¨ Alman filozof ve yazar Arthur Schopenhauer’in idealizm, ahlak, du¨nya, mutluluk ve daha birçok konu u¨zerine göru¨şleri, yaşadığı 19. yu¨zyıldan bu yana tartışma konusu olagelmiştir. Tu¨m bu tartışmalara rağmen, fikirleri Nietzsche gibi pek çok du¨şu¨nu¨ru¨ derinden etkilemeyi başarmıştır. Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Schopenhauer’in bu göru¨şlerini ve felsefesini yakından tanımak isteyen okurlar için hem keyifli hem de öğretici bir rehber niteliğinde.
₺14,00 KDV Dahil
₺17,50 KDV Dahil
Hizmet Şirketlerinde Yalın Dönüşüm 
Müşterileri mest eden ve kârları artıran başarılı, gerçek bir yalın kültür yaratmanın anahtarı 
Dünyanın çok satan yalın uzmanı, hizmet tabanlı organizasyonlara Toyota Tarzı ile nasıl yalın olunacağını, değer kazanılacağını ve sonuç alınacağını gösteriyor!  
  
Her seviyedeki hizmet profesyonelleri tarafından okunması gereken bu temel kitap, çok satan Toyota Tarzı serilerindeki ispatlanmış yalın prensipleri alır ve başarı için hizmet kalitesinin elzem olduğu endüstrilere doğrudan uygular. 
  
JeffreyLiker ve KarynRoss, size ünlü 4P modelini kullanarak organizasyonunuz genelinde yalın uygulamaların nasıl geliştirileceğini gösteriyorlar. İster bir üst düzey yönetici, müdür, danışman veya her gün müşterilerle ilgilenen bir ön saha çalışanı olun, yalının sunduğu bütün avantajlara nasıl sahip olacağınızı öğreneceksiniz. 
  
Kılavuzunuz olarak bu kitap ile net bir yalın anlayışı kazanacak ve müşterilerinizin her birini şaşırtıp onları memnun edecek süreçlerinizi ve çalışanlarınızı geliştirmek için gerekli prensipleri, uygulamaları ve araçları keşfedeceksiniz. Bu yerinde test edilmiş teknikler, hizmetlerinizde sürekli iyileştirmeler yapmanıza, operasyonlarınızı düzgünleştirmenize ve müşterilerinize sürekli artan değer eklemenize yardım etmek için tasarlanmışlardır. 
  
Sağlık, sigorta, finansal hizmetler ve telekomünikasyonu içeren bir dizi hizmet sektöründeki yalın odaklı başarıların büyüleyici vaka çalışmaları, yalın prensiplerin ve uygulamaların üretimde olduğu kadar hizmette de işe yaradığını göstermektedir.  
₺44,00 KDV Dahil
₺55,00 KDV Dahil
Sana uzanan eller kırılsın. Sen bu canilerin hedefi oldun. Esas hedef 
Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti ve onun huzurudur. 
Süleyman Demirel (Cumhurbaşkanı) 
Ulusumuz, yeri kolayca doldurulamayacak bir bilim adamını kaybetti. Cumhuriyetin başı sağ olsun. 
Hikmet Çetin (Dışişleri Bakanı) 
Sevgili Kışlalı, biz devam ediyoruz. 
Hasan Fehmi Güneş (İçişleri Bakanı) 
Laik, çağdaş, demokratik Türkiye’ye eklemlenen her aydınlık 
yürek gibi çoğaldın… 
Prof. Dr. Türkel Minibaş (Ekonomist, yazar) 
Bilimin yol göstericiliğini tüm yaşamı boyunca temel ilke edinmiş çok değerli bir aydınımızın yok edilmesi, bu ilkenin Türk toplumunun temel ışığı olmasını engellemeyecektir. 
Prof. Dr. Namık Kemal Pak (TÜBİTAK Başkanı) 
Komutan Kışlalı. 1974’te komutan bendim. 25 yıl sonra Atatürkçü düşünenleri, laikleri, Kuvayı Milliyecileri yeniden derin uykudan uyandıran komutan sen oldun. Mustafa Erkal (E. Albay) 
Atatürk’ün Cumhuriyeti’nde namuslular namussuzlar kadar etkili olamazlarsa, Kışlalı’yı başka yurtsever aydınlar izleyecektir. 
Prof. Dr. Yaman Örs 
Sevgili Kışlalı laikliğin ve demokrasinin yılmaz savunucusuydu. 
Mustafa Gazalcı (Eğitimci, milletvekili) 
Biz Kemalistler sizden aldığımız ışığı daha da ileriye götüreceğiz. 
Suay Karaman (ADD Genel Sekreteri)
₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
Vücudumuzun kullanma talimatı olmalı mıydı? Evet olmalıydı. Eskilerde vardı. Tevatürle gelen bilgilerden, adetlerden, öğrendiğimize göre, insanlar kurallara uyuyordu. Dini inançlarından edindikleri bilgileri, yemek yemede kural yapmışlardı. İbni Sina gibi hekimlerin öğütleri de bunlara eklenince beslenmeyi, yemek yemeyi insanlar eskiden biliyordu. 

Günümüzde çalışma koşullarının değişmesi, yemek ya da gıda adına çok çeşitlilik ve bolluk, dahası bizim de aç gözlülüğümüz işin içine girince, sanki hiç kural yokmuş gibi bir durumu ortaya çıktı. Eskiden gıdalar vardı. Şimdi ise sanayi ürünlerini ticaret adına, yiyecek olarak tüketiyoruz, ama gıda değil. Böyle olunca da hastalıklardan, kilolu olmaktan beri gelemez olduk. 

Bu kitapta, vücudumuzu, fabrika ayarlarına getirmekten bahsedilecek.
₺9,60 KDV Dahil
₺12,00 KDV Dahil
Bu kitapta demem şudur. Biz kilo alma sebebimizi bilmiyorsak asla kilo veremeyiz. 

Anahtarı yemek masasında, yemek tabakları yanında kaybetmişsek, kaybettiğimiz yerde arayalım. 

Fitness salonlarında, bilmem nerelerde anahtarı bulamayız. İlle de kaybettiğimiz yerde bulabiliriz. 

Onun için insülin direncimiz varsa, hipotiroidimiz varsa, yemek yemeyi, su içmeyi bilmiyorsak işe buradan yani sebeplerden başlamalıyız. 

Bu kitapta bunları bulacaksınız.
₺9,60 KDV Dahil
₺12,00 KDV Dahil
Yahudiler, Mescid-i Aksa'nın altında kendileri içinkutsal sayılan Süleyman Mabedi ile Musa'nınsandığının bulunduğuna inanır.Onlara göre sandığın içinde eski ahit vardır.Yahudilere göre hem Süleyman Mabedi’nin yeniden inşası, hem de sandığın geri alınması için Mescid-i Aksa'nın yıkılması gerekir. Bu nedenle İsrail yıllardır arkeolojik kazı çalışması altında Mescid-i Aksa'nın altını oymakta, orada tüneller kazarak, kendi kendine yıkılmasını sağlamaya çalışmaktadır.Şu an Mescidi Aksa'nın yıkılması için tüm hazırlıklar yapılıyor, kutsal mekânın altına kazılan tünellere bomba ve dinamit yerleştiriliyor. Bir gün gelecek bu bombalar patlatılarak Mescidi Aksa yıkılacak veİsrail Mescidi Aksa'nın bulunduğu yereSüleyman Mabedini inşa edecek.Bunun için geri sayım başladı. Mescidi Aksa'yı 2020 yılında yıkıp yerine Süleyman Mabedini yenideninşa etmeyi planlıyorlar.
₺22,50 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Öz, yeteneğinizle tutkunuzun birleştiği yerdir. İnsanlar ‘öz'lerine ulaştığında kendi benliklerini tam olarak bulup yaratıcılık ve başarı açısından doruk noktasına ulaşır. Ken Robinson, hem ‘öz’ümüzü bulmayı sağlayan hem de ‘öz’ümüze ulaşma ihtimalini engelleyen koşulları esprili bir bakış açısıyla ele almaktadır. Paul McCartney, Mart Groening, Richard Branson, Arianna Huffington ve Bart Conner gibi farklı birçok insanın hayat hikâyelerine dikkat çeken Ken Robinson, yaş ve mesleğin ‘öz'e ulaşmak için engel oluşturmadığını gözler önüne sermektedir. Ayrıca bu durumun 21. yüzyılda eğitim, iş ve iletişim alanlarında dönüşümü sağlayan asıl etken olduğunu göstermektedir. Bu kitap, yaratıcılık ve kendini gerçekleştirme alanında dünyanın öncü düşünürlerinden Robinson’ın yetenek, tutku ve başarı üzerine yazdığı çığır açan bir eserdir. 

- Dr. Ken Robinson’ın Sola Unitas Yayınları’ndaki Diğer Kitabı: Yaratıcı Öğrenciler -
₺25,60 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
İstanbul on bin yıldır eşsiz coğrafyası, benzersiz tarihi, harika doğası, efsanevi görkemi ve kentte yaşayanların hâlâ bozamadığı güzelliğiyle dimdik ayakta. Üzerine çok yazılan kentlerden biri olsa da İstanbul ne yazık ki ölü bir kent gibi ele alınıyor çoğunlukla; asıl öğe, insan unutuluyor. Kendini Doğu-Batı köprüsü romantizminden ya da oryantalizm sapmasından kurtaramıyor; “Nerde o eski İstanbul!” hayıflanmalarıyla haksızlığa uğruyor. Oysa bir kenti sadece geçmişiyle değil bugünüyle de sevmenin ve geleceğe taşımanın yolu, onu sevmekten geçiyor. Sevmek tanımakla, tanımak ise sokaklarında kaybolmakla, her köşe bucağının tadına varmakla mümkün. 30 yılı aşkın süredir Adım Adım İstanbul® gezileri düzenleyen Faruk Pekin kültürel mirasın ışığında, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel etmenleriyle, doğasıyla, tarihi dokusuyla, her sınıf ve tabakadan insanıyla, iktisadi, toplumsal yönleriyle, yaşayan bir İstanbul’u sergiliyor.
₺19,20 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
Marksist teori 150 yıldan fazla bir süredir anti-kapitalist protestonun bir ikonu olarak var olmaktadır. 

Reel Sosyalizmin yıkılmasıyla birlikte tartışma, önce kapitalizmin bu mücadeleyi kalıcı olarak kazandığı şeklinde yorumlandı, hatta kimileri daha ileri giderek tarihin sonunu ilan etti. 

Ne var ki, aradan geçen yıllar komünizm idealini pekiştirecek şekilde yeniden ivme kazandı. Althusser’in “piyasa temelli ilişkilerin yokluğu” şeklinde tarif ettiği komünizm, kitabımız boyunca üç ana eksenin bütün muhataplarınca her geçen gün daha çok sahiplenir oldu: yoksulluk (ekonomi), yolsuzluk (siyaset) ve bayağılık (kültür). 

Piyasa temelli toplum, toplumsal ilişkilerin sadece ve sadece dolar üzerinden şekillendiği bir toplumdur. Oysa toplumu ekonomik ilişkilerin çok daha üzerinde entelektüel ilişkiler ağıyla yorumlayan ve belirleyen komünizm, insanlığı emeği aracılığıyla yaratıcı potansiyelini özgürleştirençok daha farklı ve derin bir noktaya taşır. 

Günümüzde üç milyara yakın insanın, günde iki dolardan az gelirle yaşamını ikame ettirmesi tabii ki yok sayılamaz ve bu, tamamen ekonomik bir olgudur. Marksist teori, bu meseleyi çözmekle yetinmez, yabancılaşma ile başlayan kapitalist toplumun, özgürlüğünönüne diktiği tüm engelleri kaldırmayı vaat eder. Zira reel sosyalizm sonrası, kapitalizmin insani değerler yerine piyasayı yeğlemesi, demokratik siyasal süreçte paralı ve zengin olana ayrıcalık tanıması, kültür ve boş zaman alanına sinsice nüfus etmesi, önceki dönemlere oranla çok daha bariz ve endüstriyeldir. 


Eğer özgürlüğün ne olması gerektiğine ilişkin tutarlı bir ortak kanaatten vazgeçersek, o zaman bu alanı, bize karşı şekillendirecek olan kapitalizme karşı açık bırakmış oluruz. Bu yüzden, küresel düzeyde yurttaşların estetik algısının geliştirilmesi için hep beraber gayret göstermeliyiz. Zira bunda başarısız olursak, özgürlük ve demokrasi kılığına bürünmüş kapitalizm, daha adil, yaşanabilir ve insani bir topluma yönelik dönüşümleri engellemeye devam edecektir. 

Kitabımız, yoksulluk, yolsuzluk ve bayağılık eksenlerini incelerken, Marksist teori’nin kapsamlı bir kavrayışını da sağlar.
₺25,60 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
İşyerindeki Zorlu Görüşmelerle Başa Çıkmak İçin Temel Rehber 



Psikolojik teorilere dayanan ve birtakım uygulamalar içeren, Zorluklarla Başa Çıkmak, liderlere ve yöneticilere, çatışma anlarını etkin bir şekilde yönetmeleri için pratik ve yararlı stratejiler sunuyor. 



Davranış Bilimci Darren Hill, Psikolog Alison Hill ve Dr. Sean Richardson, liderlerin etkin yönetim becerilerini geliştirmek için kanıtlanmış yaklaşımlar sunuyor. 



Bu kitabın size sağlayacağı faydalardan bazıları şunlardır: 



• Zorlu geribildirimi kişiselleştirmemek için araçlar 

• Hızlı değişim zamanlarında çatışmayla mücadele edebilmek için ipuçları 

• Kriz yönetimi için tavsiyeler 

• Öfke, inat ve savunmayla başa çıkabilmek için stratejiler 



Zorluklarla Başa Çıkmak, insan davranışını anlamak için bir rehber ve işyerindeki zorlu görüşmeleri etkin şekilde yönetmek için güçlü bir pusula olacaktır.
₺23,20 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
Karl Marx, fikirleriyle bütün dünyayı etkileyen az sayıdaki insandan biri. Bu fikirler öylesine etkileyici ki kendisinin 1883’teki  ölümünden önce bile fikirleri büyük tartışmalar yaratabilmişti. 
Herkes Marx’ı güncel sorunlar karşısında yeniden yorumlama gereksinimi duyuyor. Bu yorumların bir bölümü öylesine vahim ki Marx bile bu “marksizmler” karşısında “bütün bildiğim ‘marksist’ olmadığımdır; tanrı beni dostlarımdan korusun!” diye isyan etmişti. 
Bu kitabın amaçlarından bir tanesi, onu fikirlerini çarpıtan dost ve düşmanlarının ellerinden kurtararak onun temel fikirlerini mümkün olan en açık ve doğrudan bir şekilde ortaya koymaktır. 
Ama bundan daha önemlisi, onun ekonomik kriz, işsizlik, sömürü, ulusal sorun, savaş tehdidi, emperyalizm gibi konulardaki fikirlerini (ki bugün hala onlara çok ihtiyacımız var) ve bu sorunlara onun fikirlerini temel alan devrimci yanıtları sunmaktır. 


(...) Son yıllarda Karl Marx dünya ölçeğinde hem yapıtları en çok yayınlanan, hem de üzerine en çok yayın yapılan yazarların başında geliyor kuşkusuz (…) 
Ne ki özellikle 1980’lerden itibaren devreye giren “lapsus” ve bu lapsus sürecinde biriken söylem yığışması, Marx okumasını özellikle yeni devrimci kuşaklar için zorlaştırıyor. 
Alex Callinicos, Marx’ta ayak diremekten vazgeçmemiş az sayıda marksistten biri. Orijinali 1983’te yayınlanan Marx’ın Devrimci Fikirleri’nin “Önsöz”ünde Marx’ı okumayı güçleştiren esas etkenin Marx’ın fikirlerinin çoğu kez büyük ölçüde çarpıtmalara maruz kalmış olması olduğunu vurguluyor (...) 
Bu nedenle marksizmi, Marx’ın yazılarından hareketle bir kuram, bir kuram olduğu kadar bir “devrimci eylem rehberi” ya da tekil bir deyişle bir “pratik felsefesi” olarak sunan bir duruşla kaleme almış Marx’ın Devrimci Fikirleri’ni (...) 
Bu kitap tam da bu mücadelelerin yoğunlaşacağı günümüzde sıcağı sıcağına başvurulması gereken bir el kitabı. 
Sibel Özbudun
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
“Müşterekler”, hem özel mülkiyetten hem de kamu mülkiyetinden bağımsız, insanların kullanımına açık ve onların sorumluluğu altındaki kimi doğal varlıklara, bilgi ve ilişkilere verilen addır. 19. Yüzyılda özel mülkiyetin yaygınlaşmasından evvel çok geniş bir coğrafyada geçerli olan bu müşterekler (commons) modeli, 1970’li yıllarda Nobel ödüllü iktisatçı Elinor Ostrom tarafından güncellenerek yeni tartışmalara yol açmıştı. 
Müşterek, dünyanın farklı yerlerinde doğal kaynakların, mekânların, kamu hizmetlerinin, bilgi ve iletişim ağlarının küçük bir azınlık tarafından ele geçirilmesini eleştiren hareketlerin ortak talebine değiniyor. Müştereklerin piyasa ve devlet tarafından ele geçirilmesine karşı çıkan antikapitalistleri ve politik ekoloji hareketlerini birleştiren, doğal kaynakların ve bilgi ağlarının kolektif yönetimine dair araştırma ve mücadeleleri bir araya getiren, siyasi partilerin ve temsil mekanizmalarının yerini alma iddiasındaki yeni demokratik güçleri etrafında toplayan politik bir ilke olarak görülüyor. 
Yazarlara göre müşterek, insanların özüne veya şeylerin doğasına değil, insanların etkinliğine bağlıdır: Bir şeyin müşterek kullanıma ayrılmasını sağlayacak olan, bağlayıcı kuralları üretebilecek olan, ancak insanların “müşterekleştirme” etkinliğidir. Bu anlamda müşterek, toplumun kendi kendisini kurmasına yönelik bir çağrıdır. 
Türkiye’de 2012 yılında yayınlanan Dünyanın Yeni Aklı eserinde neoliberal aklı ve pratikleri eleştiren Dardot ve Laval, bu eserlerinde müşterekler temasını, yalnızca birtakım varlıkların bir özelliği olarak değil, 21. yüzyıldaki alternatif politikaların temel ilkesi olarak düşünmeyi öneriyor. Yalnızca Fransa’da değil, dünya çapında geniş ilgi uyandıran bu siyaset felsefesi çalışması, müşterekler tartışmasının tarihine ve güncelliğine dair temel bir katkı sunuyor.
₺40,00 KDV Dahil
₺50,00 KDV Dahil
“Fanusta Diyaloglar, kutuplaşmanın her gün sokakta, medyada, sosyal medyada yeniden üretildiği bir dönemde bu konuda farkındalığın artmasını ve siyasetçiler de dâhil olmak üzere her bir bireyin kutuplaşmayı anlamaya ve kendisini de konumlandırmaya dair bir okuma yapmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Kutuplaşmanın olup olmadığı ve nasıl olduğuna dair tartışmanın bile kutuplaşmaya katkıda bulunabildiği bu ortamda hem kavramsal olarak hem de bulgular açısından detaylı bir ele alış gerekli ve önemlidir. 

Siyasal kutuplaşmanın önemli göstergelerini ortaya koyan bu çalışmada parti taraftarlarının “diğer” parti taraftarlarına karşı hissettikleri sosyal mesafe; parti taraftarlarının kendileriyle, diğer parti taraftarlarını karşılaştırdıklarında kendilerini ahlaki olarak daha üstün görmeleri ve bireylerin kendileri gibi olmayanların siyasi haklarına gösterdikleri hoşgörü/süzlük ölçülmüştür. Ayrıca kutuplaşmanın oluşmasında medya tüm farklı biçimleriyle önemli bir rol oynamaktadır. 

Elinizdeki bu eser, her ne kadar kutuplaşmanın failini aramaktan ziyade, durumu tespit etmeye odaklansa da siyasal elitlerin kutuplaşmaya katkısını da göz önünde bulundurmaktadır. Türkiye’de de siyasal kutuplaşmanın önümüzdeki dönemde artma ihtimali olduğunu ve özellikle referandum benzeri seçimlerin var olan kutuplaşmayı arttırdığını belirtmek gerekir. 

Pınar Uyan Semerci ve Emre Erdoğan’ın hazırladığı bu eser, toplumun tüm kesimleri, her bir parti ve taraftarları tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumu ortaya koyuyor.
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık? kitabının hikayesi, 2015’in Ekim ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve Yapı Endüstri Merkezi (YEM) işbirliği ile düzenlenen “Bugünün Türkiyesi’nde Mimarlık Tartışmak?” konulu konferans ile başladı. Akademik ve profesyonel mimarî pratiklerin içinden gelen 25’i aşkın mimarın katıldığı konferans sürecinde, Türkiye’de mimarlık alanında yaşanmakta olan değişimler, var olan sorunlar, mimarlığın gündelik siyasetle ilişkisi, mimarın rolleri, konvansiyonel pratikler, alternatif yaklaşımlar ve tüm bunların mekânsal üretim süreçlerine yansımalarıyla biçimlenen geniş bir tartışma çerçevesi oluştu. 
Konferansın sonunda, dünyada ve Türkiye’de mimarlık eğitiminden meslekî ortama, mimarlığı tartışma kültüründen mesleğin güç ve siyasal iktidarlarla ilişkisine kadar uzanan çok boyutlu bir tablo ortaya çıktı. 
Bu kitap, söz konusu konferansın gündemini oluşturan tartışmalar üzerinden geliştirilen bir diyaloglar dizisi olarak tasarlandı. Soru-cevap yöntemiyle ilerleyen diyaloglar, “Tartışma Kültürü ve Eleştiri; Erk ve Mekân Politikaları; İnşaat, Yapılaşma ve Kentleşme Dinamikleri; Alternatif Yaklaşımlar; Eğitim; Meslekî Ortam; Roller ve Aktörler” olmak üzere yedi alt başlıkta toparlanıp, biçimlenerek kitap haline getirildi. 
Mesleğin farklı cephelerinden, önde gelen mimarların seslerini bir araya getiren bu çalışma, Türkiye’de 21. yüzyılın ilk çeyreğinde oluşan mimari iklime ilişkin güçlü bir söz üretirken, geleceğe dair öngörü ve ipuçları da barındırmakta. 
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları olarak, Dr. Evren Aysev’in derlediği bu eserin mimarlık dünyamıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. 
BELKIS ULUOĞLU BÜLEND TUNA BOĞAÇHAN DÜNDARALP EMRE ALTÜRK EMRE AROLAT EVREN AYSEV GÖKHAN AVCIOĞLU GÜLSÜM BAYDAR GÜVEN ARİF SARGIN HASAN ÇALIŞLAR HÜLYA ERTAŞ KEREM ERGİNOĞLU KEREM PİKER KEREM YAZGAN SEVİNCE BAYRAK ŞEVKİ PEKİN SUHA ÖZKAN UĞUR TANYELİ
₺30,40 KDV Dahil
₺38,00 KDV Dahil
Kültür denen şey, sabit bir öz mü, yoksa ele geçiremediğimiz, sürekli değişen dinamik bir canlılık mı? 
Kuruluşunda Batı-dışı insan topluluklarına odaklanan antropoloji disiplini, son otuz-kırk yılda kendi tarihiyle hesaplaşabilen, başlangıç varsayımlarını yıkabilen ve günümüzün karmaşık sorunlarıyla farklı biçimlerde ilişki kurabilen bir araştırma alanı olduğunu kanıtladı. 
Kültür Denen Şey, antropolojinin bu zenginliğinin ve derinleşmesinin bir yansıması. Hem dünyada hem Türkiye’de yapılan araştırmalar ışığında antropolojinin araştırma gündemlerinin bir haritasını veriyor elimize. Bu harita sayesinde devlet, bürokrasi, tarım, köylülük, ekonomi, kent, çalışma, cinsiyet, din, etnisite, spor, dil, medya, hukuk, göç, cinsellik, çevre ve duygulanım gibi çok geniş bir alanda insana ve kültüre bakışımızın yakın zamanlarda nasıl büyük bir değişime uğradığını görebiliyoruz. 
Son yıllarda hem Türkiye üzerine çalışan sosyal bilimciler arasında hem okurlar arasında antropolojinin tartışmalarına, yöntem ve bulgularına artan bir ilgi var. Kitapta yer alan makaleler, kendi konularında bir düşünce tarihi sunarken, bu panoramanın önünde şekillenebilecek yeni sorulara ve tartışmalara ilham vermeyi amaçlıyorlar.
₺32,00 KDV Dahil
₺40,00 KDV Dahil
Neydi ’68? Tarihin bir şakası mı, yoksa, tarihe yön veren çelişmelerin bir düğüm noktası mı? Bulutsuz gökyüzünde çakan bir şimşek mi, yoksa, küller arasındaki kıvılcımın parlaması mı? Yalnızca bir “gençlik isyanı” mı, yoksa, emperyalizme karşı savaşan köylülerin, kapitalizmin yakasını tutup silkeleyen işçilerin de ayağa kalkışı mı? Türkiye’nin ‘68’i, “dünyadaki hareketlerin taklidi” miydi, yoksa kendi tarihsel dinamiklerinin bir ürünü mü? Toprak ve fabrika işgalleri, 15-16 Haziran... Demokratik üniversite mücadelesinin, anti-emperyalist direnişin başlıca özellikleri, olaylar, kişiler, ilişkiler... Üniversiteden dağlara, Fikir Kulüpleri’nden gerillaya... Deniz, Yusuf, Hüseyin, Mahir, İbrahim, Sinan... Dönemin bütün fırtınasını, neşesi, heyecanı ve acısıyla yaşamış olanların tanıklıklarıyla... Devrimcinin ‘68’i... 

Değerlendirmeleri ve tanıklıklarıyla... 
Ahmet Say, Ali Kaypakkaya, Alibek Çubuk, Beşir Aslan, Bozkurt Nuhoğlu, Cemil Gezmiş, Erdal Öz, Ertuğrul Kürkçü, Fahriye Aral, Fatma Çubuk, Hacı Tonak, Halit Çelenk, Hasan Ataol, Haşmet Atan, Hüsniye Göçmen, Hıdır İnan, İhsan Çaralan, Kemal Kalaycı, Metin Eşrefoğlu, Mustafa Çubuk, Mustafa Yalçıner, Nuran Kepenek, Onat Kutlar, Orhan İyiler, Remzi Şirin, Salman Kaya, Şekibe Çelenk, Talat Turhan, Tuncay Çelen, Tuncer Sümer, Zeki Tekeş...
₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Bugüne kadar evlilik üstüne çok şey yazılıp çizildi. Kimi mukaddestir diye evliliği göklere çıkardı, kimi aşkı öldürüyor diye yerden yere vurdu, kimi de bol bol öğüt verdi. 
Ben de hikâyesini yazmak istedim. 

“Neden hikâye?” derseniz, şöyle açıklayabilirim: Ben hikâyelerin gücüne çok inanırım. Hikâyeler duyguları elle tutulur, akılda kalır bir hâle getirir. Yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazdığım hikâyelerde pek çok kişinin kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazdıklarım; dertleriyle, çareleriyle evlilikte mutluluk sanatına katkıda bulunacak hikâyeler olsun diye uğraştım. 

Bu kitaptaki hikâyelerde maddî sıkıntılar, fedakârlıklar, büyük olaylar yok. Yangının değil, yangına sebep olan kıvılcımın hikâyesini yazdım. Gülün değil, gülü yeşerten suyun hikâyesini yazdım. Dilerim beğenirsiniz...
₺14,40 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
“Allah aşkı dediğimiz yüce, aşkın,kutsal aşka, metafizik sevgiye ulaşmak, gönülleri fethetmek,gönüllerde taht kurabilmektir. Bilakis günübirlik çıkarların,basit menfaatlerin arkasında dolaşan, beşerî münasebetlerdeihtirasları, kıskançlıkları, karalamaları, kötülemeleri merkezealan ve bu tür hoyrat yaftalamaları kendisine “ana referans”olarak benimseyen bazı insanlarımızın sevgiyi, dostluğu,arkadaşlığı ve hoşgörüyü içselleştirmesi pek de mümküngözükmemekte...
₺16,50 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
İSTEDİĞİNİZ AŞKIELDE EDEBİLİYOR MUSUNUZ? 

İstediğiniz Aşkı Elde Etmek, milyonlarca insanın daha aşk dolu, destekleyici ve son derece doyurucu ilişkilere erişmelerine yardımcı oldu. 
“Bu kitap her birey için yakın ve içten bir ilişkinin tüm gizlenmiş karışıklıklarının altında saklı olan, istedikleri aşkı bulmalarına yardımcı olacaktır. Ben bu prensipleri gerçek hayatta uygulayanları gördüm ve gerçekte işe yarıyorlar!”-JAMES A. HALL (Tıp Doktoru) 
“İstediğiniz Aşk Elde Etmek” yakınlık ve tutku dolu bir yol arayan insanlar için bir yol haritası sunuyor. Bu benim yakın ilişkileri anlamada gördüğüm en uygulanabilir kitap.-MARION SOLOMON, PH.D.
₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
Başlı başına sıkıcı bir iştir diyet yapmak... Daha iyi görünmek ya da çeşitli sağlık sorunlarıyla baş edebilmek için en sevdiğimiz yiyeceklerden mahrum kalır, önümüze konan listeler, yasaklar ve kalori hesaplarıyla yaşamaya başlarız. Eğer size neyi yiyip neyi yememeniz gerektiğini dikte eden o alışılagelmiş diyet kitaplarından fenalık geldiyse, bu kitap tam size göre. Çünkü bu kitabın konusu duygularıyla, zayıflıklarıyla, beklentileriyle ve heyecanlarıyla birlikte diyet yapan insan...Diyet uzmanı Aydan Atasoy Erin, bu kitapta yirmi yıllık meslek hayatı boyunca beslenme danışmanlığını üstlendiği danışanların ve tedavilerini diyetle desteklediği çeşitli hastaların yanı sıra kendisinin ve yakınlarının diyet deneyimlerini de içtenlikle paylaşıyor. Bu yüzden, Diyet Hikâyeleri'nin sayfalarında reçeteler ya da katı diyet listeleri yerine daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşama dair ipuçları bulacaksınız.Aydan Atasoy Erin'in, "Hayatla baş edebilmek için artık yazmaktan başka şansım kalmamıştı!" diyerek yazmaya koyulduğu, Servet Şahin Şentürk'ün yayıma hazırladığı Diyet Hikâyeleri'riı okurken diyabetten hipertansiyona, tiroitten obeziteye, yeme bozukluklarından kansere, kansızlıktan gebeliğe kadar pek çok konuda faydalı bilgiler edinecek; kendi yaşamınızdan, ailenizden, dostlarınızdan sıcacık izler bulacaksınız.
₺8,00 KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil
Neden çocukluğumuzda zamanı daha uzunmuş gibi hissediyoruz? Araba kazası yaptığınızda gerçekten zaman yavaşlıyor mu? 

Yapacağımız şeylerin miktarı çok fazla olduğunda nasıl oluyor da daha verimli çalışıyoruz? Ve elimizde bol bol zaman varken neden hiçbir işi bitiremiyoruz? 

İçimizde bir saat var mı gerçekten? Nasıl bir bilgisayar gibi saatleri, dakikaları, saniyeleri ve hatta günleri sayıyoruz? Bu saate sahipsek ona ne kadar güvenebiliriz? 

Zaman diye bir şey var mı, yoksa zihnimizin bize oynadığı bir oyundan mı ibaret? Nörolojik açıdan zaman nasıl işliyor? Beynimiz bunu nasıl algılıyor? 

Zamanı hızlandırmamız mümkün mü? Ya da yavaşlatmamız, durdurmamız ve hatta tersine çevirmemiz? Mesela bunları okumadan hemen öncesine geri dönebilir misiniz? 

ZAMAN NASIL VE NEDEN AKAR? 

Kaliteli araştırmalar doğru soruları sorarak başlar. Alan Burdick, Zaman Neden Akar kitabına çok önemli sorularla başlıyor ve okuyucularını bilimsel açıdan doyurucu ve keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.
₺27,00 KDV Dahil
₺36,00 KDV Dahil

Seçimler ve parlamento kürsüsü devrimci hedeflere ulaşmak için kullanılabilir mi? Boykot taktiğine hangi durumda başvurulabilir, komünist bir aday parlamentoya seçilirse kürsüyü nasıl değerlendirebilir? Lenin’in seçim stratejisinin kökenleri Marx ve Engels’te bulunabilir mi? Marx ve Engels’in seçimlere dönük görüşleri hangi klasik metinlere nasıl yansımış, Lenin bunlardan nasıl yararlanmıştır? Legal-illegal mücadele koşulları, sınıf ve seçim ittifakları, çarlığa karşı diğer muhalif kesimlerle işbirliği olanakları, Bolşevik-Menşevik ayrımının sıcaklığı ve 1905 Devrimi’nin öncesi ve sonrası göz önünde bulundurulduğunda, Lenin ne gibi stratejik değişikliklere gitmiş, Birinci ve İkinci Duma seçimleri için nasıl bir mücadele örgütlemiştir?

Hepsi, bugüne yansımaları da olan can alıcı sorular… Ve August H. Nimtz’in kitabı, Lenin’in stratejik yaklaşımları temelinde bu ve benzer soruların yanıtını oluşturan eşsiz bir çalışma.

Marx ve Engels’ten yola çıkıp 1905 Devrimi’ne kadar uzanan bu ilk ciltte, Lenin’in, seçim kampanyalarının nasıl yürütüleceği, seçim bloklarında yer alıp alınmayacağı ve bununla ilgili “ehvenişer” ikilemi, vekillerin partiye hesap vermesinin nasıl sağlanacağı ve seçim siyasetiyle silahlı mücadele dengesinin nasıl kurulacağı gibi meselelere nasıl cevap ürettiğini de görüyoruz. Lenin’in, daha sonraları bu çalışmadan çıkan derslerin Bolşeviklerin 1917’deki başarısı açısından “elzem” olduğunu söylediği düşünüldüğünde, bu dönemin ayrıntılı analizinin eksiksiz bir Leninizm kavrayışı için hayati önemde olduğunu görüyoruz...

₺18,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
İslam dinini metafizik anlatılar düzleminde ve salt inançsal içerikle değerlendirmek gerçeği görmeyi engelleyen büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgıdan kurtulup İslam’ın doğuş yıllarındaki toplumsal yapı teşhis edildiğinde Hazreti Muhammed’in mesajının ne denli sınıfsal bir mahiyet taşıdığı apaçık bir biçimde görülecektir. İşte bu nedenle biz İslam’ı toplumsal bir hareket olarak görmekteyiz. İslam’ın toplumsal bir hareket olduğu gerçeğini gören pek çok Müslüman düşünür onu yeni ve çağdaş bir okumaya 
tabi tutmak durumunda kalmıştır. 
Biz de bu çalışmada bu yöndeki çabalara 
bir katkı sunmak istiyoruz.
₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Güncellenmiş 2. Baskısını yapan kitap, yazarın uzun yıllar üniversitelerde ve bankalarda "Finansal Yönetim ve Finansal Analiz" konusunda verdiği derslerin notlarından ve mesleki tecrübelerinden oluşmaktadır. 

Fakültelerin ve Meslek Yüksek Okullarının "Finansal Yönetim", "Finansal Analiz " vb. isimlerde geçen derslerine yönelik olarak hazırlanan bu kitap aynı zamanda finansal yönetim ve finansal analiz konularında kendisini geliştirmek isteyenlere de konu hakkında temel bilgiler vermeye yöneliktir. 

Kitapta konular öğrencilerin kolayca anlayabileceği bir dille ele alınmış, önemli konular dipnot ve detaylı bilgiler eşliğinde işlenmiştir. Özellikle öğrencilerin finansal yönetim ve finansal analiz ile ilgili bilgileri ana hatları ile tek bir kitapta bulmaları kitabı daha kullanılabilir ve anlaşılabilir bir duruma getirmektedir. 

Konu Başlıkları 
Ticari İşletmeler 
İşletmelerde Finansal Yönetim 
Finansal Tablolar 
Finansal Tabloların Elde Edilmesi 
Finansal Tabloların Oluşum İlkeleri 
Finansal Analiz 
Finansal Analiz Yöntemleri 
Oran Analizleri 
Finansal Analiz Uygulamaları 
Finansal Planlama ve Bütçeleme
₺18,91 KDV Dahil
₺19,90 KDV Dahil
₺16,65 KDV Dahil
₺18,50 KDV Dahil
FETÖ, ABD’deki en büyük sözleşmeli okul yapılanmalarından birini elinde bulundurduğunu kamuoyundan yıllarca gizleyebilmiş ; eğitim konularındaki keyif ve yanlı uygulamaları yetmezmiş gibi, başka alanlarda da Fethullah Gülen’le bağlantılı tüyler ürpertici yalanlarını sürdürmüştü. Emlak alım satımında sahtecilik, şişirilmiş avantalar, yabancılara yönelik vize programlarının suistimali… 28 eyalette faaliyet gösteren bu şebekenin yasadışı işleri arasında neler yoktu ki !
₺80,00 KDV Dahil
₺100,00 KDV Dahil
Hamile kalmayı çok istiyorsunuz değil mi? Elbette, aranızdaki sevginin en güzel meyvesini; bebeğinizi kollarınıza aldığınız zaman yaşayacağınız güzellikleri anlatmaya bu satırlar yetmez. 

Peki, birçok kez denediğiniz halde hamile kalamadınız mı? Ya da kısır olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Elinizde tuttuğunuz bu kitap, hamile kalamama sorununuzu çözebileceğiniz bir rehber olarak tasarlandı. Size, her şeyden önce kendi bedeninizi dinlemeyi öğreterek, çoğunlukla doğal yöntemlerle, aslında bu süreci başlatabileceğinizi gösteriyor. Tüm bunları yaparken de doğu felsefeleri, yoga ve Ayurveda'dan geleneksel metotlara kadar pek çok farklı tecrübeyi harmanlayarak, yapmanız gerekenleri bir bir listeliyor. 

· Sebebi bilinmeyen kısırlıkta, hamile kalmak için uygulanacak doğal yöntemler 

· Hamile kalmak için en doğru zamanı tespit etmenin yolları 

· Hamileliği engelleyen çeşitli sağlık sorunlarını çözebileceğiniz doğal metotlar 

· Geleneksel yöntemleri kullanarak kısırlığı anlamanın ve çözmenin yolları 

· Ayurveda'ya göre hamile kalma yöntemleri ve hamilelik öncesi hazırlıklar 

· Hamilelik öncesinde yoga ve meditasyondan yararlanmanın önemi 

· İçsel enerjinizi kontrol etmek 

· Sağlıklı bir hamilelik geçirmek için tüyolar 

· Düşüğü engellemek için yapılması gerekenler 

· Zinhiniz ve bilinçaltınızı dengeleyerek anneliğe hazırlanmanın püf noktaları 

· Kadın ve erkeğin hormonal sistemi 

· Hamilelik öncesi beslenme tüyoları 

· Şifalı bitkiler, vitamin ve mineral takviyeleri 

· Üreme sistemlerinizin güçlendirilmesi 

· Pelvik taban egzersizleri 

Ve daha pek çok bilgi...
₺14,40 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
Ciddi olan her eser, üzerine düşünülmeyi gerekli kılar. Hele ki bu eser felsefi geleneğin geniş külliyatını tanıtmak ve felsefi düşünmenin yollarını öğretmek amacındaysa, bu, başlı başına zor bir iştir. Columbia Üniversitesi felsefe profesörleri olan John-Herman Randall, Jr. ve Justus Buchler tarafından yazılmış olan bu eser, bu zor işi hakkıyla başaran önemli bir felsefeye giriş kitabıdır. İlk kez 1982 yılında Ahmet Arslan’ın titiz çevirisi ile Türkçe’ye kazandırılmış olan kitap, aradan geçen 32 senenin ardından akıcılığından ve açıklayıcılığından hiçbir şey kaybetmeden yeniden okuyucusunun karşısına çıkmaktadır. 
Kitap üç bölümden oluşmaktadır: “Felsefi Düşüncenin İnsan Hayatındaki Rolü”, “Felsefenin Analitik İşlevi” ve “Felsefenin Kurgusal İşlevi.” Ahmet Arslan’ın da belirttiği gibi: “Her bölümde ele alınan belli başlı görüş veya kuramların, hemen arkasından gelenEleştirel Düşünceler kısmı ilgili görüş veya kuramın başarı veya eksiklerinin daha iyi kavranmasında çok yardım edici niteliktedir. Gereken yerlerde filozofların kendi yapıtlarından yapılan alıntılar akıllıca seçilmiş olup, ölçülü ve aydınlatıcı niteliktedir. Belki bütün bunlardan daha da önemli olmak üzere yazarlar kendi görüş ve tercihlerinin nereye gittiğini açıkça belirtmekten kaçınmamakla birlikte, ele aldıkları her kuram veya görüşe aynı ciddilik, ölçülülük ve hakkaniyetle yaklaşma erdemini göstermekten geri kalmamaktadırlar.”
₺22,50 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
Üniversiteye hazırlanan bir genç Deniz Çolakoğlu. 
Yaşıyla birlikte, bambaşka şeyler yapması gerekirken, kalkıp böyle bir kitaba imza atıyor. 
Düşünen, sorgulayan birisi o, yeni bir kuşağın önerisi olma gibi bir derdi de yok. 
Bildiklerini, okuduklarını, yaşadıklarını başkalarıyla paylaşmak istiyor. Bilmediği şeylerin üzerine gidiyor, anlamaya çalışıyor. 
Kendi için bir dönüm noktası bu yazdıkları. Gelecekteki yazacağı başka yazıların bir habercisi. 
Memleketin gereksinim duyduğu düşünebilen gençlerin ayak sesleri.
₺12,00 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
Cumhuriyet Ordusu, ordunun içindeki işbirlikçilerin desteği ile tasfiye edildi. Bu süreçte, Genelkurmay Başkanı Özkök'ün ve Özel'in, bu millete kendi dönemlerini yazma borçları var. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın, Başbuğ'un, Koşaner'in ve bu dönemde görev yapmış kuvvet komutanlarının, Türkiye'nin bu günlere gelişine ışık tutacak anılarını kaleme alma borçları var. Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı bir yapının, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde nasıl yuvalandığını ve bu insanları kimlerin üst rütbeye yükselttiğini, kimlerin imzasıyla kritik görevlere atandıklarını anlatma borçları var. 

Güneydoğu'da PKK hendek kazarken,patlayıcı madde döşerken, siper hazırlarken, silah ve cephane depolarken göz yumulmasına, sessiz kalınmasına ve operasyon izni verilmemesine karşı tepkisiz kalmak ve Türkiye'nin bölünmenin eşiğine getirilmesine tanıklık yapmak nasıl bir duyguydu? 

PKK güç kazanırken, anayasa ve yasalar çerçevesinde tepki gösterip, Türkiye'yi bir tehlikeden kurtarmak mümkün değil miydi? Tarih, gelecek kuşaklar okusun diye şehitlerin kanıyla "terörle mücadelede alınan dersler"i yazdığında, görevini yapmayanlar kendilerini nasıl savunacaklar? 

Dış politikada, kendi sahasında bile tek maç kazanamayan bir ülke, varlığını sürdürebilir mi? Ulusal çıkarlara öncelik vermeyen bir strateji, terörle mücadele edebilir mi? Türkiye, neden tüm cephelerde kaybetmiştir? Yozlaşmanın yaygınlaştığı, cehaletin bilgeliğin yerini aldığı, güneşin battığı bir toplumda, bilgi ve liyakat neden gereksizdir? 

TSK içindeki ayıklanmayan cemaat yapılanmasının boyutları, sanıldığı kadar endişe verici değil mi? Cumhuriyetin birikimlerini, köklü kurumların da iş birliği ile yok eden bir Türkiye, gelecek kuşaklara acı ve gözyaşı vadetmeye hazır bir zihniyetle, toprak bütünlüğünü 2023'e kadar koruyabilir mi? 

30-40 yıl sonra, bugünün tarihi yazıldığında gelecek kuşakların, bugünlerde yaşanan gerçekleri bilme hakkı var. Atatürk'ün en büyük eseri ve kutsal emaneti olan Cumhuriyet'in, getirildiği durumun nedenlerini gelecek kuşakların öğrenme hakkı var. İşte bu nedenle, elinizdeki kitapta, herkesin gözü önünde çöken bir devletin öyküsünü, yaşanan gerçekler ışığında okuyacaksınız. 

Bu, sadece tarihe bir not düşmek için atılmış küçük bir adımdır…
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
Bugün Müslümanların çoğunluğuna bakarak İslam’ı doğru anlamak ve değerlendirmek mümkün değildir. Zaten İslam’ın ölçüsü Kuran’dır; Müslümanlar değildir. Kuran ayetleri sadece iman etmeyenlere değil iman edenlere de uyarı niteliğindedir: Ey iman edenler! Hep birlikte İslam’a (teslimiyet yoluna) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin! (Bakara 208) ve Ey iman edenler! İman edin Allah’a, O’nun elçisine, elçisine indirdiği kitaba! (Nisa 136) gibi ayetlerde, İslam’a ve iman etmeye davet edilenler zaten iman etmiş olanlardır. 

Demek ki farkında olarak ya da olmayarak imanımızı teslimiyet yolu olan İslam’ın temel ilke ve değerlerinin dışına çıkarmakta, inanan bir insana yakışmayacak davranışlarda bulunmaktayız. Belki de bundan dolayı: Eğer inanan kimselerseniz, imanınız ne kötü şey emrediyor size! (Bakara 93) ve Şimdi siz vahyin bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? (Bakara 85) gibi ayetler ile uyarılmaktayız. 

Allah’ın vahyi olan Kuran’a uygun olmayan birçok inanç ve iddia, İslam adına ortaya atılmakta, Allah’ın insan aklı ve yaratılışına uygun kıldığı din, tanınmaz ve yaşanmaz hale getirilmektedir. İslam’ın gerçekte ne olduğunun görülebilmesi için, Kuran ayetlerinden hareketle öncelikle İslam’ın ne olmadığının ortaya konulması gerekir. İslam’ın ne olmadığı anlaşıldığında, gerçekte İslam’ın ne olduğu ve neden insan aklı ve yaratılışına en uygun inanç olduğu da anlaşılacaktır.
₺15,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
12 Eylül 1927’de, bir yıl kadar önce hükümetin kararı, Reisicumhur’un onayı ile ilk ruleti İstanbul Belediye Başkanı Muhiddin Bey tarafından çevrilerek hizmete sokulan ‘Yıldız Kumarhânesi’ savcılar ve polisler tarafından çepeçevre kuşatılarak basıldı. Kumar paralarına el konuldu. Sosyeteye mensup seçkinlerden ve çoğunluğu tanınmış işadamlarından oluşan ‘kumarcıların’ hepsi, mahkemeye sevkedilmek üzere ‘nezaret altına’ alındı. Kumarhâne bir daha açılmamak üzere mühürlenerek kapatıldı. 
* * * 
Efkâr-ı Umûmîye/kamuoyu ‘Yıldız Baskını’ haberleriyle çalkalanırken ve olayın üzerindeki esrar perdesi yerli yerinde dururken... Üstelik, aradan 48 saat bile geçmemişken... 
14 Eylül Çarşamba günü saat 15.00 - 16.00 sıralarında, Beyoğlu Tiyatro Sokağı’nda silahlar patladı ve kan gövdeyi götürdü! 
* * * 
MURAT ÇULCU okurları adeta ‘zaman tüneline’ sokuyor, 91 yıl önceye götürüyor. Zamanın konuşulan dili ve gazeteci lisanıyla her şeyi ‘yeni baştan’ yaşatıyor. 
Kısacası ‘dört başı mamur’ tarihsel bir olay ve ‘tadını damakta bırakan’ kıvamda belgesel bir polisiye.
₺28,00 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Bugünkü durum şöyle ki, kendi evi tarafından ne kadar köleleştirilmiş olduğunu kadın kendisi de bilmiyor. O, tüm hayatını, günler ve saatler boyunca hiç bitmek bilmeyen yemek pişirme, yıkama, temizleme, dikiş vs. vs. işlerine kurban ederken; sadece pratik ve ticari soruların çözümüyle kaderinin düzeleceğine inanmak bir yanılmadır.
₺12,80 KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
Bu eserin amacı; modern dil biliminin konularını, yöntemlerini ve ulaştığı sonuçları herkesin, yani uzman ve amatör okurların anlayabileceği bir şekilde anlatmaktır. Ayrıca dil denen olgunun ortaya koyduğu problemlerin de göz önüne serilmeye çalışıldığı kitapta şu bölümler yer alır: “İsimlerin Doğruluğu”, “Bir Sohbet”, “Yapı”, “Dil ve Ruh”, “Dil Topluluğu”, “Dilde Değişme” ve “Dil Karşılaştırması”. Çalışmanın sonuna ise “Faydalanılacak Eserler Kılavuzu” eklenmiştir.
₺10,80 KDV Dahil
₺12,00 KDV Dahil
Siyasal cinayetler önceden bilinir! 

Komplo teorileri, Gizli cemiyetler, Spekülatif düşünceler her zaman ilgi çekici olmuştur. 
Dünya ve Osmanlı tarihi ile Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi suikastlar, entrikalar, komplolar, sabotaj ve ihanetlerle doludur. 
Peki neden? 
Erol Mütercimler, bu kitabında bir kez daha birbirinden ilginç örneklerle bu sorunun peşine düşüyor… İşte bunlardan birkaçı... 
Dünya tarihinden... 
Ceaser cinayeti – Çar Ailesinin ölüm günü – Troçki cinayeti 
– Salvador Allende suikastı – Kod Adı “Ajax” olan Mussadık’a yapılan darbe – Mısır’ın ünlü Arap milliyetçisi Cemal Abdulnasır’ın iktidara gelişinde CIA’in parmağı – Siyon protokolleri entrikası – Hitler’i bir türlü öldüremeyen suikast girişimleri – Hiroşima komplosu 
– Perl Harbor provokasyonu… 
Osmanlı Devleti tarihinden... 
Piri Reis’e kurulan büyük komplo – Padişah Genç Osman’ın öldürülüşü – Çocuk padişah IV. Mehmet  entrikası – Büyük fesat örneği: Siyonizmin öncüsü Yasef Nassi’den Mesih Sabatay Sevi’ye gidiş 
– İlk kez okunacak olan entrika: Fransa “mason locasında padişah V. Murat’ın tahta oturtulma girişimi II. Abdülhamit’e taht kaybettiren Manastır’da atılan kurşun provokasyonu – 1913 Bab-ı Âli baskını entrikası – Mahmut Şevket Paşa suikastı – I. Dünya Savaşını başlatan cinayet – İttihatçı Paşalara kurulan tuzak cinayetler: Talat Paşa ve Cemal Paşa’nın öldürülüşü … 
Cumhuriyet Dönemi tarihinden... 
Mustafa Suphi’yi tuzağa düşüren Yahya Kâhya komplosu – İhanet örneği; Atatürk’ün anlattığı Yahya Kaptan cinayeti – 16 Mart 1978 tarihinde üniversite öğrencileri provokasyonu – Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu cinayetlerinin aynanın arkasında kalan büyük planları 
– İmralı zabıtlarının yayını bir sabotaj mıdır? 
Mükemmel işlenmiş cinayet yoktur!
₺25,60 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
"Her çocuk benzersiz bir beyinle doğar. Bazıları bu özgünlüğü “eksiklik” veya “güçlük” olarak görür. Okuma güçlüğü olarak bilinen disleksi için de durum böyledir.  
Oysa disleksi, içinde müthiş bir güç barındırıyor. Disleksinin özellikleri okulda dezavantajken, doğru destekle hayatta dev avantaja dönüşebiliyor. 
NASA’da çalışan her iki kişiden birinde disleksi var. BBC’nin araştırmasına göre, sıfırdan milyoner olanların %40’ı dislektik. Güzel sanatlar alanında disleksi oranı 3 kat daha yüksek.  
Einstein, Agatha Christie, Richard Branson, Jamie Oliver, Muhammed Ali, Steven Spielberg, Magic Johnson, Tommy Hilfiger, Ingvar Kamprad, Walt Disney... Tüm bu isimlerin iki ortak özelliği, alanlarında birer dahi ve dislektik olmaları. 
Her on çocuktan en az birinde disleksi var. Disleksiyi tanımayan öğretmen ve aileler, bu zeki çocukların, tembel ve haylaz olduğunu düşünebiliyor. “Zeki ama çalışmıyor” diye damgalanıyor, akran zorbalığına maruz kalabiliyorlar.  
Dr. Bahar Eriş, bu kitapta disleksideki yeteneklere odaklanıyor. Dislektik yetenekler erken dönemde nasıl keşfedilir ve desteklenir? Dislektik girişimciler, yazarlar, bilim insanları, sporcular, sanatçılar yaşadıkları zorlukları nasıl aşmışlar? Pratik çözümler ve öğrenme yöntemleri nelerdir? Disleksi dostu eğitim sistemi nasıldır?  
Türkiye’de ilk olan bu kitapta, “disleksiye rağmen” değil “disleksi sayesinde” başaranlar anlatılıyor. Gölgedeki yıldızları keşfetmeye var mısınız?"
₺14,40 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
Öyle bir oyun düşünün ki bütün oyuncular aynı ekipten. Yani siz, kendi ekibinizden birine karşı oynuyorsunuz. Muhteşem bir kriptolojik kurgu! Rakibiniz aslında sizinle aynı amaçlara hizmet eden biri oluyor. Siz ve rakibiniz (!) sizin için hangi strateji en büyük getiriyi sağlıyorsa onu tercih ediyorsunuz. Siz açıktan yapıyorsunuz, o ise gizliden gizliye yapıyor. Size karşı oynuyormuş gibi gözükerek size hizmet ediyor. 
Burada guguk kuşu, rakibinizin bizzat kendisi olmuş oluyor. Bir kripto. Çok çeşitli sahalarda bunun uygulamalarını görmek mümkündür. Örneğin kendi elemanınızı, rakip bir kuruluşun önemli bir yöneticisi yapmayı başarmanız gibi bir şey! 
Bugün bize karşı kurgulanan bütün oyunları tek tek çözümlemeye başladığımızda, aslında hepsinin anasının bir dünya hâkimiyeti oyunu veya kurgusu olduğunu görüyoruz. Eğer düşmanlarımızla ya da daha yumuşak bir ifadeyle rakiplerimizle mücadele edeceksek, bu mücadeleyi tüm katmanlarda yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde kaybetmeye mahkûm olmuş oluruz. Yani, kısacası, Türkiye küresel ölçekte bir oyun kurucu olmalıdır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. 
Büyük devletler şartları oluşturur, küçük devletler şartlara tabi olur. Türkiye’miz büyük bir devlettir ve şartları oluşturmak zorundadır.
₺13,60 KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil
Vazgeçmeyenlerin ve vazgeçmesi gerektiği yeri bilenlerin kitabı... 

Hayat bir sahne... 
Doğduğun an senin için aralanır perde. Sana yazılan senaryoda ve biçilen süre içerisinde bazen evlat, bazen dost, bazen sevgili, bazen patron, bazen doktor, bazen oyuncu, bazen baba, bazen kardeş ve daha birçok bazen diye başlayan kimlik ya da diğer adıyla rollerinle hayatının başrolünü oynarsın. 
Oyunun sonunda takdir görmek ister insan, alkışlanmak, onaylanmak ister. O da olur elbet ama olmayabilir de bazı zaman... Aslında eylemin ne olduğu değil sizin nasıl bir ruhunuz olduğu önemlidir. İyi bir oyuncu olmak için önce iyi bir insan olmak gerekir. 
Yirmi yıldır sinema ve dizi sektöründe oyuncu menajeri ve eğitmeni olarak hizmet veren Tümay Özokur’un, birikimlerinden derleyerek kaleme aldığı OYUNCU OLMAK İSTEYEN PARMAK KALDIRSIN, hem oyuncu adaylarına motivasyon ve bilgi kaynağı olarak rehberlik edecek hem de hayatının oyuncusu olarak kalmak isteyenlere mutlu ve başarılı olmanın kapılarını aralayacaktır. 

Tümay Özokur şöyle diyor: “Oyunculuk insan gibidir, bazen diptedir bazen gökte, beslenmezse, toprağın altında...” 

“Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil!” 
Samuel Beckett
₺15,20 KDV Dahil
₺19,00 KDV Dahil
Kaderinin sana dayatıldığını düşünüyorsan geçmişte yaşıyorsundur, 
kendine ve seni var edene güveniyorsan şimdidesindir... 
Eğer bir seçim yapmadan her şeyin harika olacağını düşünüyorsan geleceğin sınırsızlığı içinde kaybolmuşsundur. 
Bu hayatın içinde sonlandıracağın ilk şey, kendine eziyet etmek olsun! 


Çok satan SIRLAR BOHÇASI ve NİYET DEFTERİ kitaplarının yazarı Meltem Güner, bilgi, ilham, teknik ve uygulamalarla dolu çok yönlü, işlevsel ve kullanışlı bir rehberle gelecekle buluşmak üzere okuyucuları yaşam sahnesine davet ediyor. 

His ve coşku dolu bir karar verdiğinde, yani geleceği şekillendirmek için bir niyet oluşturduğunda geleceğin bir geçmişi olan bugün de şekillenmeye başlar. Yeni bir gelecek inşa etmek için bütün taşların yer değiştirdiği bu süreci doğru yönetmek, yönlendirmek ve yolu arzulanan sona odaklamak için izlenecek uygulamaların yer aldığı bu kitap, sonuca odaklı bir çalışma...
₺13,60 KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil
Yirmi birinci yüzyılın ilk yılından bu yana kuşaklar üzerinde çalışıyorum. Bir kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır. Bir dönemi anladığınızda paradigmanın kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve sizin gibi olmayanları kendinize ait yargılarla değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz mümkün olur. Bu mümkün olduğunda ise dönüşürsünüz. 
İşte ya da evde… Bir şirket olarak ya da bir birey olarak… 

Bir kuşağı anlamak, suya atılan taş gibi, etkisi dalga dalga büyüyen, yaşama, geçmişe ve geleceğe dair müthiş bir kavrayış sağlar. Hoşgörü sınırlarınızı genişletir, zamanın ruhuna yaklaştırır ve her adımda yargılayan değil öğrenen olmaya yönlendirir. 

Çünkü bir Çin atasözünde de söylendiği gibi 
“Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde öteki kuşaklar serinler.”
₺11,20 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

“Bu noktada Mehmet’in aklına harikulade bir plan gelir. Konstantiniye önünde hiçbir işe yaramadan öylece duran kadırgalarını karadan yarımadayı aşırtıp, Haliç körfezine sokacaktır. Çok cüretkâr ve soluk kesici bir girişim olan yüzlerce geminin yarımadanın tepelerinden taşınmasını Bizanslılar, bir zamanlar Anibal ve Napoléon’un hızla Alp Dağları’nı geçebilmesinin olanaksız olduğuna inanmış Romalılarla Avusturyalılar gibi, daha ilk günden çok saçma bulurlar. İnsanoğlunun deneyimlerine göre gemiler sadece denizde hareket edebilir. Bir donanmanın tepeleri aşması kesinlikle mümkün değildir. Ancak mümkün olmayanı gerçekleştirmek çılgın istençlerin simgesidir. Askeri dâhi savaş kurallarını önemsemez, gerektiğinde denenmiş yöntemleri değil, kendi yaratıcı düşlemini uygular.”

Stefan Zweig işte böyle anlatıyor, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar kitabında, 29 Mayıs 1453 tarihinde, Fatih Sultan Mehmet tarafından icat edilen, tarih kitaplarında o güne dek eşine rastlanmayan girişimi.

“Bireylerin yaşamında ve tarihin akışında yüz yılları belirleyecek bir kararın tek bir güne, tek bir saate, tek bir âna sıkıştırıldığı çok trajik ve yazgıyı belirleyen anlara çok ender rastlanır,” diye sürdürüyor sözlerini büyük yazar.

Bizans’ın Fethi de, Zweig’ın olağanüstü anlatımıyla dile gelen, geçmişin karanlığına ışık tutan o anlardan biri hiç şüphesiz.

₺10,00 KDV Dahil
₺12,50 KDV Dahil

Asıl metin ve Günümüz Türkçesi
Sadeleştiren ve Yayına Hazırlayan: Oktay Bozan

Şehirlerin tarihini yazmak, ülkelerin tarihini yazmak kadar önemlidir. Zira ülkelerin tarihi bir yönüyle şehirlerin tarihinden meydana gelmekledir. Şehirlerin tarihi ise toplumların hafızası niteliğindedir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında neşredilen "Gaziantep Vilayeti'in Sıhhî ve İctimâî Coğrafyası" adlı bu eser bir şehir tarihi özelliği taşımaktadır. Dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü Dr. Süleyman Faik (Yargıcı) Bey'in önemli bir alan araştırması sonrasında tanzim ettiği bu eserde yaklaşık yüz yıl önce içinde bulunulan yoksulluğun, cehaletin, imkânsızlıkların; öte yandan yaşam tarzının, değerlerin ve mücadele azminin örnekleri görülmektedir. Bu nedenle çok farklı alanlarda yapılacak araştırmalara kaynak teşkil edebilecek bu eser, son derece önemli bilgiler ihtiva etmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

₺11,90 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
Bu kitap felsefe öğrenmek isteyen herkesin işine yarayacak. François Dagognet Platon’dan başlayıp Spinoza, Kant, Nietzsche, Marx, Comte, Bachelard ve daha başka düşünürlerden geçerek Jean-Paul Sartre’a uzanan bir yolda en önemli filozofları karşılaştırmalı olarak inceliyor. Her bir filozofun düşüncesinin özünü açıklıyor, bir önceki düşünceyi nasıl dizgeleştirdiğini ya da ona nasıl karşı çıktığını gösteriyor. Yazarın gözünde, felsefe bir tapınak değildir, bir şantiye de değildir; bir savaş alanıdır. 
Fransız doktor ve düşünür François Dagognet’den ilginç bir felsefe tarihi.
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
Sokrates sorgulanmamış bir hayatın yaşamaya değer olmadığını söylerken yaşamın basit bir şekilde sadece hayatta kalmaktan ibaret olmadığını, yaşam üzerine sürekli bir tefekkür ve arayış içinde olmayı, daimi olarak benliğin diğer benlikler ile olan ilişkisi içerisinde sorgulanması gerekliliğini tüm insanlara salık verir. Bu süreç, insanı yaşamda sonu gelmez bir arayışçı olarak imlerken onun en nihayetinde kendi yaşamı için bir hakikate ulaşmasını önceler. Arayış, kişinin kendi ile yola çıkmasını, öncelikle kendi gölge yönü ile yüzleşerek mevcut dünyadaki uykusundan uyanmasını ve yüzünü Platoncu güneşe dönmesini gerektirir. Yaşamda hakikat arayışında olanlar için dünyevi bağlılıkların ötesinde tinsel bir kurtuluş ihtimali tüm insanlığın daha iyiye doğru evrilmesini sağlayacak bir umut vaat eder. Doris Lessing, görünür gerçekliğin rasyonalizm adına büyük bir bağlılık ile peşinden gidildiği yirminci yüzyılda bu kurtuluş ihtimaline inanarak yola çıkan, arayışın daimi bir şekilde "yolda olmak" ile eşdeğer olduğunun farkında olan, görünürün ötesindeki hakikatlerin izini süren bir düşünür ve yazar olarak kendi yolculuğunu öteki insanlara yazını aracılığı ile rehber kılar. Lessing, yirminci yüzyılın birçok insanı peşinden sürüklediği Marksizm, feminizm, psikanaliz gibi kurulu büyük anlatıları ne dışarıdan tamamen reddiyeci bir tavır ile öteler ne de kendi arayış yolculuğunda belirli dönemlerde uğradığı bu durakları sorgusuz olarak benimser. Onun tutumu, kendisinin tecrübe ederek sağlamasını yapmadığı herhangi bir izm'i yaşamının anlamı olarak belirlemek olmamıştır. Bu nedenle, deneyimlediği her yol Lessing'in kendi benliğini baştan kurup tekrar yıkmasını sağlayacak bir yeniden inşa olarak okunmalıdır. Dünyevi kazanımlar, politik idealler, hazcı tutumlar, tarihsel ilerlemeye inanç ve devamında tüm bunlara karşı inanç kaybı Doris Lessing'in var olan gerçeklerin ve verili nesnelliğin ötesinde mistik bir hakikat alanına girmesine ve Batının büyüklenmeci rasyonalizmine savaş açarak Doğunun manevi ve mistik yoluna yönelmesine neden olur. Bu arayış yolunda ise artık rehberi Sufizm olacaktır.
₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Hozat, benzerleriyle kıyaslandığında küçük bir kasaba olmasına rağmen Dersim coğrafyasında çok önemli olaylara sahne olmuş tarihi bir mekandır. 16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında Çemişgezek Sancağı’nın 50 haneli orta büyüklükte bir Ermeni köyü olarak yer almış; 19. yüzyılda ise Dersim Sancağı’nın merkezi haline gelmiştir. Hozat’ın idari merkez olarak seçilmesi ve sonrasında yaşanan süreç Dersim tarihi açısından önemli ipuçları sunmaktadır. Farklı kültürlerin ve dillerin toplanma yeridir Hozat. Belli başlı Alevi Ocaklarına ev sahipliği yapmış bir “idrak” mekanıdır. Bu bakımdan Hozat sadece bu kitaba değil, sinemaya, edebiyata ve sosyal bilimlerin diğer dallarına konu olmayı derinden hak etmiş bir toplumsal coğrafyadır. Elinizdeki kitap bu yolda atılmış mütevazi bir ilk adımdır.

Abbas Tan – Abdurrahman Önen – Ali Haydar Çavuş – Alişan Akpınar –

Ayhan Bilgin – Cemal Taş – Cihan Söylemez – Çağrı Karakoç –

Dilek Kızıldağ Soileau – Erdener Önder – Ergin Dikme –

Haydar Karataş – Kamber Kaya – Kazım Arık – M. Ali Sağlam –

Mehmet Ali Kankotan – Mehmet Celal Baykara –

Mehmet Tevfik Emre – Mehmet Yıldırım – Mehtap Tosun –

Ozan Doğan – Ömür Şenol – Polat Erdoğan – Serhat Bozkurt –

Serhat Halis – Şükrü Aslan – Turabi Saltık –

Vicdan Baykara – Yavuz Semerci – Zeliha Hepkon

₺33,60 KDV Dahil
₺42,00 KDV Dahil
Mustafa Kemal’i devlet adamlığına hazırlayan askerlik sürecinin detaylı bir analizi... 

Bu analizde yazara yol gösteren de, arşiv belgeleriyle Mustafa Kemal’in notları, emirleri ve yazışmaları 


Genç Atatürk bugüne kadar yazılmış Atatürk biyografilerinden farklı olarak, asker Atatürk’ü konu ediyor. George W. Gawrych 20. yüzyılın en olağanüstü devlet adamlarından birinin hakkıyla anlaşılabilmesi için, Mustafa Kemal’in askerlik kariyerinin derinlemesine incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Askerliğin, Mustafa Kemal’in eleştirel muhakemesini, kişisel değerleri ile duygusal zekâsını geliştirmesine, bir subay ve komutan olarak karşılaştığı sorunları çözerken teoriyi pratiğe dönüştürmesine nasıl yardım ettiğinin izini sürüyor. 

Genç Atatürk, Mustafa Kemal’i devlet adamlığına hazırlayan askerlik sürecinin detaylı bir analizi. Bu analizde yazara yol gösteren de, arşiv belgeleriyle Mustafa Kemal’in notları, emirleri ve yazışmaları 

ABD’deki The Society of Military History’nin (Askeri Tarih Derneği) 
her yıl verdiği en iyi askeri biyografi ödülünü alan Genç Atatürk titiz bir araştırmanın ürünü. 

İyi işlenmiş, kuramsal olarak zengin, iddiaları sağlam, titizlikle kaleme alınmış bir eser Konu hakkındaki en iyi çalışma. 
M. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi 

Net bir dille yazılmış, kusursuz bir araştırma. 
Dennis Showalter, Colorado Üniversitesi
₺20,00 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Diyet yapanların (hele ki şeker düşüklüğü yaşıyorsa) çözmesi gereken en önemli konu, yediklerini çeşitlendirmektir. Bu kitap, sağlıklı yaşamayı ilke edinmiş, sağlıklı tarif arayışında olanlara ilaç gibi gelecek tam bir başucu kitabı. şekerSİZ, diyet yapan herkesin kitaplığında değil, mutfak tezgâhının üzerinde bulunması gereken önemli bir kaynak eser. 
Seren AKSÜS 
Diyetisyen 
şekerSİZ’i hastalarıma sağlıklı beslenmede temel başvuru kaynağı olarak öneriyorum. Bir dedektiflik kitabı gibi ilgi çekici, moda dergisi kadar estetik hazırlanmış. Büyük küçük herkesin bir şeyler bulabileceği, hayatınıza güzel lezzetler getirecek bir kitap bu. Bir yayınevi sahibi arkadaşım bu kitabı görünce şunu söyledi: ''Ne güzel, ülkemizde de artık böyle güzel şeyler yapılıyor!'' 
Dr. Erdal DUMAN 
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı 
Yanlış beslenerek vücudumuzu uzun süre şeker bombardımanına tuttuğumuzda metabolizmamızın tek savunma mekanizması (adeta sigortası) insülin düzeyini giderek yükseltiyoruz. İçinizdeki hekimin bunları yaşamayın diye sarfettiği çabalara siz de sağlıklı beslenerek yardımcı olun. Vücudunuzu doğru besleyin. Bu kitap tam sizlik. 
  
Doç. Dr. Gökhan ÖZIŞIK 
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı 
Yaşam kalitemiz daha anne karnından başlayan beslenme seçimleriyle şekillenirken maalesef son yıllarda şeker ve şeker endüstrisinin geldiği nokta çok korkutucu. Bilim, tecrübe ve senin maharetli ellerinle eminim şeker ilave etmeden de bu kitap ile hayatımızı tatlandıracak. İnsülin ve glikoz duyarlılığı yaşayan pek çok insanın mutfağında yol göstereceğine inanıyorum. 
Dilara KOÇAK 
Uzman Diyetisyen

₺45,00 KDV Dahil
₺60,00 KDV Dahil
Karl Marx’ın, 1880 yılında Revue Socialiste dergisine Fransa’da yaklaşan genel seçimler için hazırladığı 101 soruluk “İşçi Anketi”, Tu¨rkiye’de 1970 yılında Devrimci Sinema Dergisi tarafından basılmıştı. Aradan geçen yarım yüzyıl bize, “İşçi Anketi”nin hâlâ koruduğu gu¨ncelliği anlatırken, “işçi sınıfının nasıl bir özne olduğu” sorusunu bugu¨n de sorduruyor. 

Karl Marx’ın ölu¨mu¨nden u¨ç yıl önce hazırladığı 101 soruluk anket çalışması; du¨nya çapında kabul gören, kapitalist u¨retimin eleştirel bir tahlilini yaptığı Kapital isimli kitabında geçen kavramların, pratik bir çalışmada nasıl işlendiğinin ve Marx’ın ölu¨mu¨ne kadar işçi sınıfı örgu¨tleri, kurumları ve yayınları ile ilişkisini kesmediğinin de bir göstergesidir. 

Elinizdeki kitap; Karl Marx ve Friedrich Engels’in karşılaşmalarıyla başlayıp, tu¨m du¨nyaya yayılacak bir gerçekliğin ve hakikatin anlatısında, Tu¨rkiye’de ve du¨nyada unutulmuş olanı açığa çıkarmayı, u¨zerine du¨şu¨nmeyi amaçlıyor...
₺9,60 KDV Dahil
₺12,00 KDV Dahil
HİÇBİR FİKRİMİZ YOK – JORGE CHAM & DANİEL WHİTESON 


Kemerlerinizi takın, rahat bir pozisyon alın ve cehaletimizin derinliklerini keşfetmeye hazırlanın, çünkü PHD Comics'in yaratıcısı Jorge Cham ve fizikçi Daniel Whiteson kozmolojik bilgi birikimimizdeki devasa boşluğu doldurmaya geliyorlar! İkisi de görsel verilerle ve karikatürlerle, harikulade bir mizah anlayışıyla, bilimin muazzam eğlenceli ve anlaşılır açıklamalarıyla donandılar. 

Bu kitapta evrenin en büyük gizemlerini keşfedecek, neden bazı şeylerin gizemini hâlâ koruduğunu anlayacak ve zeki insanların bazı cevaplara ulaşmak (ya da en azından doğru soruları sormak) için neler yaptığını öğreneceksiniz. Kuarklardan nötrinolara, kütle çekimsel dalgalardan patlayan kara deliklere kadar her şey aydınlatılmak üzere sizi bekliyor.  

Son derece tuhaf ve büyük oranda esrarengiz evrenimiz hakkında bugün, halen daha bilmediğimiz her şeyi öğrenmeye hazır olun! 

Işıktan Hızlı Hareket Edebilir Miyiz? 
Büyük Patlama Esnasında Ne Oldu? 
Evrende Yalnız Mıyız? 
Evrenin Hammaddesi Nedir? 
… ve dahası
₺22,50 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Modern hayatla birlikte değişen alışkanlıklar, paylaşılan zaman, göz ardı edilen küçük fırsatlar ve hızlı yaşam aile kavramını da dönüştürdü. Anne-babaların çocuklarıyla yaşadığı çatışmalara yenileri eklendi, televizyonun yanında tablet ve telefonla harcanan zaman, teknolojinin kötüye kullanımı, bilgi kirliliği gibi tehlikeler de artık çocuklarımızın hayatında. Kişiliğin büyük oranda belirlendiği 0-6 yaş aralığından başlayarak ergenliğe ve genç yetişkinliğe uzanan kapsamlı bir zaman diliminde ailede karşılaşılan sorunları ele alan bu kitap çocukla kurulacak iletişimde adeta kurtarıcı bir rehber niteliğinde. 

Uzman Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin’in sade ve sonuç odaklı önerileri, anne-babaların her zaman el altında tutmak isteyecekleri bir acil durum butonu. Yazarın taze ve kucaklayıcı bakışıyla kaleme aldığı Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye kitabında çözüm önerileri sunulan sorulardan yalnızca birkaçı şöyle: 

• Çocuklarınızla başkalarına anlatmaktan çekindiğiniz sorunlar mı yaşıyorsunuz? 
• Çok mu şımarıklar? Çok mu sinirliler? Çok mu ağlıyorlar? 
• Çocuğa okuma alışkanlığı kazandıramıyor musunuz? 
• Yemek saatlerini krize mi çeviriyorlar? 
• Çocuğunuz televizyon ve sanal oyunlarla çok mu vakit geçiriyor?
₺12,80 KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
“Tarihin Merkezine Seyahat: 
Fotoğraf ve Osmanlı Köklerinin Yeniden Keşfi (1886)” 

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) 10 Mayıs–30 Eylül 2018 tarihlerinde ziyaretçilerle buluşan ve II. Abdülhamid’in Almanya şansölyesi Otto van Bismarck’a hediye ettiği üç cilt fotoğraf albümüne odaklanan “Tarihin Merkezine Seyahat: Fotoğraf ve Osmanlı Köklerinin Yeniden Keşfi (1886)” sergisinin İngilizce makalelerden oluşan derlemesi, OTTOMAN ARCADIA: The Hamidian Expedition to the Land of Tribal Roots (1886) yayımlandı. Prof. Selim Deringil, Doç. Dr. Ahmet Ersoy, Dr. Berin Gölönü, Prof. Reşat Kasaba, Sinan Kuneralp, Prof. T.G. Otte, Prof. Beatrice St. Laurentve Dr. Deniz Türker tarafından kaleme alınan kitabın editörlüğünü Bahattin Öztuncay ve Özge Ertem üstlendi. ANAMED tarafından yayımlanan kitapta, fotoğraf üzerinden imparatorluğun kuruluş mekânları ve tahayyülleri inceleniyor. 

ANAMED’de ziyaretçiyle buluşan “Tarihin Merkezine Seyahat: Fotoğraf ve Osmanlı Köklerinin Yeniden Keşfi (1886)” sergisinin İngilizce yayını raflardaki yerini aldı. Editörlüğünü serginin küratörlerinden Bahattin Öztuncay ile birlikte Özge Ertem’in üstlendiği kitap, sergiyle paralel olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş mekânlarıyla, bu mekânlara geçmişte ve 19. yüzyılda verilen anlamlara değiniyor. 

Kitap, serginin küratörlerinden Ahmet Ersoy ve Deniz Türker’in yanısıra Selim Deringil, Berin Gölönü, Reşat Kasaba, Sinan Kuneralp, T.G. Otte ve Beatrice St. Laurent gibi alanlarında uzman araştırmacı ve akademisyenleri bir araya getirdi. Kitapta yer alan makaleler, kuruluş tahayyüllerini, Anadolu yürükleri üzerinden tarih, hafıza ve temsil ilişkisini, imparatorluğun ilk yerleşimlerindeki anıtlar ve mimari eserlerin yanı sıra geç 19. yüzyıl Avrupa ve Osmanlı diplomasisini inceliyor. Ayrıca sergide yer alan fotoğraf ve eserlerin birçoğu yine yüksek kalitede baskılarıyla kitapta ek bir bölüm hâlinde okuyucularla buluşuyor. Kitabın Türkçe çevirisi, önümüzdeki aylarda yine ANAMED tarafından yayımlanacak.
₺80,00 KDV Dahil
₺100,00 KDV Dahil
Biziz, Halk! politik ve ekonomik tahakküm altındaki halkların kamusal alanlarda toplanmasının ne anlama geldiğini, nasıl bir işlev gördüğünü soruşturuyor. Bu toplanmaları çoğul performatif eylemler olarak alan Judith Butler, performatiflik kuramını genişleterek, prekaryalığın şimdilerde sık sık yaşanan halk hareketlerinde temel bir motif olduğunu belirtiyor. 
Butler, belli nüfusların toplumsal ve ekonomik destek ağlarından uzak kaldıkları ve yaralanma, şiddet ve ölüme daha yakın düştükleri, siyasi nedenlerden kaynaklanan koşullara karşılık gelen prekaryalığı devindirici güç olarak alan gösterilerin nesnesinin bedenler olduğunu belirtiyor. Buna göre, kitle gösterileri prekaryalığın kolektif bir reddidir. Dahası, bedenlerin sokaklarda, meydanlarda ya da diğer kamusal alanlarda toplanması, arz-ı endam etme hakkının kullanılmasıdır; bu, daha yaşanabilir hayatlar için bedensel bir taleptir. 
Kamusal toplanmanın dışavurumcu ya da göstergesel biçimlerini anlamaya çalışan, ama aynı zamanda neyin “kamusal”, kimin “halk”tan sayılabileceğini sorgulayan Biziz, Halk!, toplanma özgürlüğünün de, tıpkı konuşma özgürlüğü gibi bir “ifade özgürlüğü” olduğunu ortaya koyuyor. Bu toplanmalarda prekaryalığın nasıl eyleme döküldüğünü ve prekaryalığa nasıl karşı çıkıldığını tartışan Butler, baskı ve zorlama altındaki bedenlerin bir araya geldiği bir toplaşmanın kendisinin sebat ve direnişi ima ettiğini söylerken zorlukların barındırdığı umudu yansıtmayı başarıyor. 
Judith Butler, California Üniversitesi (Berkeley) Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde ve Eleştirel Teori Programı’nda ders veriyor.
₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
YENİ DÜNYA Yabancılar için Türkçe Okuma kitabı yabancıların Türkçe öğrenmelerini desteklemek amacıyla hazırlandı. 
A1- seviyelerine uygun olarak hazırlanan kitapta: 
- Tanışma diyalogları, renkler 
- Günler, aylar, mevsimler, sosyal mekanlar 
- Akrabalık ilişkilerini içeren kısa okunması kolay ve zevkli okuma metinleri 
- Okuma metinlerinin iyice kavranmasını sağlamak amacıyla her metnin sonunda sorular mevcuttur. 
- Kitap sonuna bir cevap anahtarı 
- Kitapta yer alan; İsim sıfat ve fiillerin anlamlarını içeren Türkçe, Arapça ve İngilizce bir sözlük de ilave edilmiştir.
₺7,20 KDV Dahil
₺9,00 KDV Dahil
Balkan Harbi sebepleri, cereyan edişi ve sonuçları bakımındanincelenmesi gereken siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri açılardan sonderece karmaşık bir yapıya sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu’nun BalkanHarbi’nde mağlubiyete uğraması askeri açıdan da strateji, taktik, idarisorunlar ile eğitim, disiplin, ateş gücü gibi pek çok alt başlıkla ilişkilidir. 
Ulaştırma faaliyetleri ise bu başlıklar arasında en can alıcı olanıdır.Balkan Harbi’nde Osmanlı Ordusu’nun Ulaştırma Faaliyetleri,yığınaklanmadan harekât alanındaki idameyi sağlayan lojistiğe kadartüm safhalardaki ulaştırma hizmetlerini inceliyor. Ordunun harekâtalanına ulaşıncaya kadar ne tür zorluklarla karşılaştığı, yiyecek-içecek vemühimmat gibi ikmal maddelerinin buralara nasıl ulaştırılmaya çalışıldığıaskeri belgelere dayanarak ayrıntılışekilde ele alınıyor.
₺20,80 KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil
Kelimenin tam anlamıyla bir “yazın ustası” olan, ardında bıraktığı sandıkları ve heteronimleriyle edebiyat araştırmacılarını şaşkına uğratan Fernando Pessoa ile çıkılacak bir Lizbon yolculuğuna davet ediyoruz siz okuyucuları. Değme bir düşünür eşliğinde, hiçbir sanatsal-kültürel-mimari yaratımı atlamaksızın atılacak bir şehir turu vadediyor bize Pessoa. 

“Tejo (Tagus) nehrinin Atlas okyanusuna döküldüğü geniş deltadan şehr-i Lizbon’a vasıl olan turistler gemiden iner inmez bir arabaya biniyor ve Pessoa’nın rehberliğinde oldukça hızlı bir şehir turuna çıkıyorlardı. Rehber, görülmeye değer hiçbir mekânı atlamamaya çalışarak bu mekânlarda bulunan kıymetli eserlerin hemen hepsini bıkıp usanmadan sıralıyor, uzun listeler çıkarıyordu. Tek tek bütün anıtların, saray, müze, kilise ve manastırların mimari özellikleri üzerinde duruyor, her birinde yer alan tablo ve heykellerin hangi sanatçıların elinden çıktığını, müzelerde sergilenen nesnelerin hangi coğrafyalardan bulunup getirildiğini, hangi müze ya da kütüphane müdürünün hangi kurumun günümüzdeki hâlinden sorumlu olduğunu anlatıyordu.” (Önsöz / Hakan Atay)
₺15,20 KDV Dahil
₺19,00 KDV Dahil
Revered in eleventh-century Persia as an astronomer, mathematician and philosopher, Omar Khayyam is now known first and foremost for his Ruba'iyat. The short epigrammatic stanza form allowed poets of his day to express personal feelings, beliefs and doubts with wit and clarity, and Khayyam became one of its most accomplished masters with his touching meditations on the transience of human life and of the natural world. One of the supreme achievements of medieval literature, the reckless romanticism and the pragmatic fatalism in the face of death means these verses continue to hold the imagination of modern readers.
₺50,00 KDV Dahil

“Martin Ford’un Robotların Yükselişi’nde belgelediği üzere, teknolojinin işleri birer birer mideye indiren koca ağzı artık en yüksek eğitimi ve mahareti gerektiren işleri bile tehdit eder hale geldi. İnsanlar robot teknolojisinin doğurmakta olduğu sonuçları şimdiden üzerlerinde hissetmeye başladılar. Kitapta bunlar çok ustaca anlatılmış.”

- BARBARA EHRENREICH, New York Times Book Review

“Duru, kapsamlı ve korkusuz... Robotların Yükselişi uzun zamandır tartışılan bir konuya paha biçilmez katkılar sağlıyor.

- LOS ANGELES TIMES

“Çok iyi araştırılmış bir kitap. Ve insanın huzurunu kaçıracak derecede ikna edici.”

- FINANCIAL TIMES

 

Geleceğin meslekleri neler? Ne kadar sayıda iş olacak? Peki bu işlere kimler sahip olacak? Teknoloji hızlanıp da makineler kendi başlarının çaresine bakmayı öğrendikçe, daha az sayıda insana ihtiyaç olacak. Yapay zeka daha şimdiden pek çok “iyi iş”i gereksiz hale getirdi bile: Yardımcı avukatlar, gazeteciler, ofis çalışanları, hatta bilgisayar programcıları bile yerlerini yavaş yavaş robotlara ve zeki yazılımlara bırakıyorlar. İlerleme sürdükçe mavi ve beyaz yaka işler buharlaşıp uçacak; orta sınıf aileler sıkıştıkça sıkışacak. Gittikçe artan aile masrafları da cabası. Bilgi teknolojisi sayesinde bazı şeyler ucuzlasa da, özellikle eğitim ve sağlık sektörleri bu dönüşümden nasiplerini almadılar ve büyük masraf kapısı olmayı sürdürüyorlar. Bunun sonucunda muazzam bir işsizlik ve eşitsizlik dalgası yükselebilir, hatta bizzat tüketici ekonomisi çökebilir.

İşçilere daha iyi eğitim vermek gibi eskiden teknolojik yıkıma deva olmuş çözümler de bundan böyle işe yaramayacak. Gelecek büyük çaplı refah mı, yoksa korkunç bir eşitsizlik ve ekonomik güvensizlik mi getirecek? Bu sorunun cevabını bugün verip rotamızı belirlemek zorundayız. Robotların Yükselişi teknolojinin hızlanmasının bizim ve çocuklarımız için doğuracağı ekonomik sonuçları anlamamız için zorunlu okuma kitabı niteliğinde.

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil

"Milletleri millet yapan tarihleri ve kültürleridir. Tarihsiz bir millet, kişiliğini kaybetmiş bireye benzer. Osmanlı tarihi, Türk tarihinin görkemli bir dönemidir."

-Halil İnalcık-

 

Osmanlı tarihi alanında dünyanın tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Halil İnalcık, 25 Temmuz 2016’da 100 yaşında vefat etti. Tıpkı hayattayken olduğu gibi vefatının ardından da çalışmaları ışık saçmaya, hocasından öğretmenine ufuk açmaya, yeni çalışmalar için cesaret ve ilham vermeye devam ediyor. İnalcık’ın bu gayretine bir katkı sunmak üzere; onun Osmanlı tarihinde topluma, ekonomiye, sultana ve siyasete dair yazdığı mühim araştırmaları, iki cilt hâlinde ve kutulu olarak sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Okuyucularımız ilk ciltte Osmanlı toplumunun aslî unsurlarından sipahileri ve köylüleri, İslâm arazi ve vergi sistemini, raiyyet rüsûmunu yeniden tanıyacak. 15. yüzyılda Rumeli topraklarındaki Hristiyan sipahileri ve menşelerini görecek. Fatih devrinden önceki tımar sistemini derinlemesine öğrenecek. Osmanlı’nın kuruluş ve inkişaf devrinden 15. yüzyıla kadar Türk topraklarındaki iktisadî vaziyeti görme imkânı bulacak. Yine bu yüzyılda, tarihimizin mühim şehirlerinden Bursa’nın sanayisine ve ticaretine dair vesikaları okuyacak. Hindistan ve İngiltere ile yaşanan pazar rekabeti, örfî-sultanî hukuk ile Fâtih’in kanûnları, Sened-i İttifak, Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu, Tanzimat’ın uygulanması ve sosyal tepkileri, batıdan kültür aktarımı gibi birbirinden kritik metinler, bu cildin diğer meseleleri.

İkinci cilt, uzun zamandır hararetle tartışılan Osmanlı tarihinde dönemler meselesiyle başlıyor. Hemen ardından İnalcık, “Âşıkpaşazâde tarihi nasıl okunmalı?” diye sorarak tarihyazımı konusunda yine büyük bir açığı kapatıyor. Sultan ve Siyaset başlığı altında Osman Gazi’nin İznik Kuşatması ve Bafeus Savaşı, Fatih Sultan Mehmed devri, Osmanlıların karar alma mekanizmaları, kazasker ruznamçe defterine göre kadılık kurumu, Osmanlı hukukunun İslâmlaşması, vergi toplama, Rum Ortodoks patriğinin statüsü gibi konular yer alıyor. Okuyucularımız bu cildin son bölümünde fethedilen Konstantinopolis şehrinin yeniden inşası, Galata’nın Osmanlı şehrine dönüşmesi ve Osmanlıların Karadeniz ve Boğazlar üzerindeki kontrolüne yönelik son derece doyurucu metinlerle karşılaşacaklar.

Bu iki ciltle beraber Halil İnalcık külliyatımızın ciddi bir genişleme göstereceğine, Türk tarihçiliğinin yanında dünya tarihi için de son derece önemli bir açığın kapanacağına inanıyoruz.

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺80,00 KDV Dahil
₺100,00 KDV Dahil

Maveraünnehir’den Marmara’ya kadar geniş bir sahanın tarihsel birikimi, kültürü ve pratiği üzerine kurulan Osmanlı Devleti, zamanla, sınırlarını Orta Avrupa’dan Yemen’e kadar genişletmiş ve kadim dünyanın merkezi olan Avrupa, Afrika ve Asya’nın kesiştiği coğrafyada, dünyanın en etkili devletlerinden biri haline gelmiştir. Osmanlı Devleti’ni önemli kılan bir diğer özelliği ise geniş bir coğrafyada, farklı dil, din ve ırktan yüzlerce unsuru asırlarca bir arada yaşatan idari ve toplumsal düzeni ve kesintisiz olarak tek bir hanedan tarafından yönetilmesiyle dünya tarihinde benzeri olmayan bir siyasal yapı olmasıdır. Hiç şüphesiz Osmanlı Devleti’nin bu başarısında, Türklerin cesareti, yiğitliği ile askeri örgütlenme, savaş becerisi ve fetih stratejilerinin payı büyüktü. Mehmet Yaşar Ertaş, Sultanın Ordusu: 1715 Mora Seferi’nde Organizasyon ve Lojistik kitabında Osmanlı ordusunun başarılı seferlerinden birinin perde arkasını anlatıyor.

İlk bölümünde sefer yolunun belirlenmesi, yol üzerindeki yapım ve onarım çalışmaları ve ulaşım vasıtalarının anlatıldığı kitabın ikinci bölümünde ise merak edilen bir konuya, ordunun sefer sırasında nasıl beslendiği, yiyecek ve içeceklerin nasıl temin edildiği ve askerlere nasıl dağıtıldığı konusuna açıklık getiriliyor.

Seferberlik, ordunun toplanması ve askerî birliklerin incelendiği üçüncü bölümü müteakip Sultanın Ordusu’nda, savaşın finansmanına yer veriliyor ve savaş bütçesinin çıkarıldığı bu son bölümde seferin mali kaynakları ile masrafları ayrıntılarıyla ortaya konuluyor.

Dünyanın en büyük ordularından biri olan Osmanlı ordusuyla ilgili merak edilen birçok konuya açıklık getiren bu çalışma, Osmanlı savaş tarihiyle ilgili çok sayıda araştırmaya da kaynaklık edecek. Bilhassa askerî tarih okumayı seven herkes için bulunmaz bir kaynak…

₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

“Cemal Paşa’nın Suriye’ye gelmeleriyle bu yöre, kaptanını bulmuş gemiye benzedi. Ahali, selamete ulaşmak lezzetini tatmış gibi canlandılar. Suriye ve Filistin semalarında başka bir nur parladı, başka bir ruh tecelli etti. Subaylarda istikamet ve çalışkanlık, erlerde ise neşe ve sevinç... Hülasa, ordu hayatında bir tecelli ki, bu âdeta damarlardaki gençlik kanının kaynamasına benzer.”

Muhammed Habîb el-Ubeydî

 

“Aslen bir Arap olan ve Dördüncü Ordu bünyesinde görev yapan es-Seyyid Muhammed Habîb el-Ubeydî, Birinci Kanal Harekâtı sonrasında Dördüncü Ordu ve Cemal Paşa hakkında eleştiriler artınca hem eleştirilere cevap vermek hem de İkinci Kanal Harekâtı öncesi kamuoyunun desteğini kazanmak amacıyla Cemal Paşa tarafından 1915 Ekim başlarında İstanbul’a gönderilmişti. Buradaki İttihat ve Terakki toplantılarında dört konuşma yapan müellif, Beyrut’a döndüğünde bir konuşma daha yaptı. Muhammed Habîb el-Ubeydî, bu konuşmaların metinlerini 1916 yılında, Payitahtta Nutuklarım başlığı altında Beyrut’ta kendisine ait olan İlmiye Matbaası’nda neşretti.

Payitahtta Nutuklarım, yakın tarihimiz açısından en az Cemal Paşa’nın Hâtıralar’ı kadar büyük önem arz etmektedir. Konuşmaların Birinci Dünya Savaşı’nın bütün hararetiyle devam ettiği tarihlerde gündeme ilişkin hassas meseleler hakkında olması, Harbiye-Bahriye nezâretleri gibi son derece kritik karar verme mercilerinde gerçekleştirilmesi ve Cemal Paşa’nın duygu ve düşüncelerinin konuşmalara bire bir yansıtılmış olması eserin önemini kavramak için yeterli olacaktır.”

Doç. Dr. Nevzat Artuç

 

Edebî-siyasi bir hitabet risalesi olan bu eser, dönemin ideolojik söylemlerini incelemek için önemli bir memba ve aynı zamanda bir asır öncesinin hengâmeli günlerinden yükselen güçlü bir seda niteliğinde. Doç. Dr. Nevzat Artuç tarafından baskıya hazırlanan bu kitapta, konuşma metinleri hem günümüz hem de Osmanlı Türkçesi ile Latin harflerine aktarılırken eserin 1916 tarihli orijinal Beyrut baskısının tıpkıbasımına da yer veriliyor.

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Ortadoğu Türkiye’nin güneyinde çok geniş bir bölgeyi teşkil etmektedir ve bu bölgedeki kuvvet münasebetleri Türkiye’nin kaderini daima yakından ilgilendirecektir. Bin netice Türkiye’nin bölgede barışın korunmasında tanzim edici role ve saldırganlığa karşı da caydırıcılığa sahip olması ve bütün bunları yapabilecek güçte bulunması, daima Arap dünyasının menfaatine olacaktır.”

-Prof. Dr. Fahir Armaoğlu-

 

Siyasi tarih araştırmalarının duayeni, ardından bıraktığı eserlerle yeni araştırma konuları için ilham veren Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, Türk Dış Politikası Tarihi’nde yakın tarihimizin en önemli meselelerini aydınlatıyor. Armaoğlu’nun dış politikamıza dair araştırmalarını bir araya getiren bu kitap, Cumhuriyet’ten 1980 sonrasına dek çok kritik meselelere temas ediyor, çarpıcı yorumlar sunuyor.

Atatürk’ün dış politika prensiplerinin üzerine titizlikle eğilerek başlayan kitap, Çanakkale Muharebeleri ve Milli Mücadele döneminde Rusya ile olan ilişkilerimizi analiz ediyor. Ardından II. Dünya Savaşı’ndaki denge politikamız ve dönemin en çok konuşulan ülkelerinden Hitler Almanyası ile 1933-1941 yılları arasındaki ilişkilerimizi sorguluyor.

Türkiye’nin geçmişten günümüze en yoğun ilişkilerinin olduğu Ortadoğu, Armaoğlu’nun bu eserinde büyük bir yer tutuyor. Arap Dünyası’nın geçmişi ve yakın dönemin İslâmî akımlarına kadar İran ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle olan irtibatımıza Armaoğlu çok önemli yorumlar getiriyor.

Dünüyle, bugünüyle, yarınıyla Türkiye ve Batı Dünyası arasındaki ilişkiye dair araştırmalarla süren kitap 1982’de Türk Dış Politikası, Amerikan-Rus Dosyası ve Avrupa politikasında Polonya ile son buluyor. Türk Dış Politikası Tarihi; siyasi tarih okumaları yapmayı seven herkese hitap eden bir referans kitap…

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺22,40 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
FATİH’İN İÇİNDE YANAN KOR’A DOĞRU BİR SEYAHAT 
İçinden kayıklar geçiyor bu kitabın, ilim adamlarıyla dolu. Coğrafyaları bir gerdanlık gibi birbirine rapteden altın halkaları tespit ediyor. Harita tutkusuyla iç dünya teknolojisini bir araya getiren engin bir ufka yelken açıyor. Yazar için Fatih’in ve fethinin maddesi kadar, belki de daha fazla, ifade ettiği mana önemli. 
Ne arıyordu bu genç Sultan, Bizans İmparatoru’nun efsanevi kütüphanesinde? Ya Delfi mabedinin kâhini Plutark’ın biyografi kitabını neden istinsah ettirmişti? Yaptırdığı onlarca Füsûsu’l-Hikem şerhindeki hikmetlerin, içindeki hangi boşluğa deva olacağını bekliyordu? Bunları yeterince bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, onun içinde bir korun yanmakta olduğu. 
Bu kitap, okurunu o kor’a bir adım olsun yaklaştırabilirse vazifesini büyük ölçüde yerine getirmiş sayacaktır.
₺17,60 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
Bugün erkekle kadın arasındaki büyük bir fark, kadınların en azından 
baskı altında olduklarını biliyor olmalarıdır. 
Erkeklere küçük yaştan itibaren, dünyanın “erkeklerin dünyası” olduğu, 
ayrıcalıklı cins oldukları söylenip durur. 
Sahip oldukları “ayrıcalıklar” arasında sürekli derinleşen hayal 
kırıklıklarıyla, tükenmişlikle ve yalnızlıkla dolu bir hayatı yaşama ve 
kadın muhataplarından çok önce göçüp gitme ayrıcalığının da 
bulunduğunu keşfettiklerinde, çoğu kez çok geç kalmış oluyorlar. 
Erkekleri ebeveynleri yetiştiriyor, toplum şartlandırıyor, annesi (bir 
kadın), bir âşık, koca, baba, evin ekmeğini kazanan güçlü ve sessiz adam 
olmaya özendiriyor. Tüm bu katı rollerin yerine getirilmesi imkânsız 
beklentileri ise, erkeği duygusal açıdan kötürüm ediyor ve sonunda 
erken yaşta ölüp gitmesine neden oluyor. 
Erkekseniz, bu kitabı okuduğunuzda, kendinizi, içinde bulunduğunuz 
tehlikeleri, erkek” olmak için ödediğiniz bedeli kavrayacaksınız. 
Hayatında bir erkeği seven bir kadınsanız, kitabı okuyacak ve onun da 
okumasını isteyeceksiniz. 
Erkek 
Olmanın 
Tehlikeleri 
“Kadın 
hareketine 
karşılık 
olarak 
erkekteki 
yeni 
bir 
olgunluk 
düzeyini 
yansıtmakta… 
Erkeğin 
kendi 
bedeniyle 
ve 
kendi 
duygularıyla 
tekrar 
bağ 
kurmasını 
sağlamakta 
ve 
kendi 
Eğilimlerine 
güvenini 
tekrar 
kazandırmaktadır.” 
–Library Journal
₺19,20 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
“…Geology deals with the rocks of the earth’s crust. It learns from their composition and structure how the rocks were made and how they have been modified. It ascertains how they have been brought to their present places and wrought to their various topographic forms, such as hills and valleys, plains and mountains. It studies the vestiges which the rocks preserve of ancient organisms which once inhabited our planet. Geology is the history of the earth and its inhabitants, as read in the rocks of the earth’s crust. 
To obtain a general idea of the nature and method of our science before beginning its study in detail, we may visit some valley, such as that illustrated in the frontispiece, on whose sides are rocky ledges. Here the rocks lie in horizontal layers. Although only their edges are exposed, we may infer that these layers run into the upland on either side and underlie the entire district; they are part of the foundation of solid rock which everywhere is found beneath the loose materials of the surface…”
₺34,40 KDV Dahil
₺43,00 KDV Dahil

ÜRÜN AÇIKLAMASI

5 gün içinde vücudunuzdan 9-10 tane 250 gramlık margarini attığınızı düşünün, ne güzel olur değil mi? 
İşte detoks diyetlerimle bunu yapacaksınız. Aç kalmadan, sinir harbine girmeden hatta çoğu zaman biz çok yiyoruz, öğünler çok fazla, nasıl kilo vereceğiz paniğine kapılarak artık veremem diye düşündüğünüz o kilolar gidecek. 
Tüm detoks menülerim doğrudan doğruya yağ yakmaya, verdiğim egzersiz programları ise kas yoğunluğunuzu arttırıp metabolizmanızı hızlandırmaya yöneliktir. Yağdan kaybedeceğiniz için verdiğiniz kilolarıda geri almayacaksınız. Hazırsanız başlayalım. 
Umay Villa 

Detoks programlarının sıkı bir takipçisi olduğum Umay Villa işini iyi bilen, net bilgiler veren, kararlı ve çalışkan bir insan. Bu kitabın piyasada önemli bir boşluğu dolduracağına gönülden inanıyorum. 
Prof. Dr. Zerrin Şatırlar 

Sevgili Umay Villa’nın detokslarının en önemli kısmı menülerin lezzetli, pratik ve doğal gıdalar olmasaydı. Sevgili Umay Villa’yı bu müthiş ve değerli çalışması için kutluyorum. Doç Dr. Canan Bural

₺28,00 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Stresli hayat, düzensiz beslenme, hareketsizlik, sık yapılan uçak yolculukları, geçirilen ameliyatlar vücutta ödem ve rahatsız edici şişliklere neden olur. Vücuttan ödemi atmadan yağ yakımına geçmek zordur. İşte bu kitaptaki 1, 3 ve 5 günlük detokslarla vücuttan ödemi ve toksinleri atacak, arkasından yağ yakımına geçeceksiniz. Eğer kilo probleminiz yok amacınız sadece vücudunuzdan ödem, toksin ve şişkinliği atmak ise 1 günlük juice detokslarım tam size göre. 

Eğer hem ödem probleminiz hem de vermeniz gereken kilolar var ise kitaptaki 3 ve 5 günlük detokslarımla hem vücuttan ödemi ve toksinleri atıp hem de yağ oranınızı düşüreceksiniz. Bu kitaptaki juice detoksları, menokg aplikasyonumdaki kapalı gruplara katılan yüzlerce kadın ve erkek uyguladı ve çok iyi sonuçlar aldı. 

Şimdi sıra sizde
₺28,00 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
“Tarihimizin tartışmasız en etkileyici entelektüeli.” 
–The Guardian 
Edward Said, ölümünden yaklaşık on sene önce, son ropörtajlarından birini Tarık Ali’ye vermiştir. Bir yere ait olamayan varlığı, siyasetle 
ilgilenmeye 
başladığı zamanlar, Filistin davasına bağlılığı, kültür çalışmalarına olan 
yaklaşımı, edebiyat ve müziğin her alanına yayılmış sevgisi üzerine 
konuştular. 
Samimi, kişisel, düşündürücü ve kışkırtıcı bu konuşmalar Said’i bir siyasi 
aktivist, kültür tarihçisi, edebiyat profesörü ve müzik delisi olarak 
yansıtırken, zamanımızın en tutkulu, aynı zamanda en dikkatli 
entelektüeli 
olduğunu da kanıtlar.
₺11,20 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

Bu kitap tıbbi müdahalenin hukukunu ele almaktadır. Böylece sağlık çalışanlarının hak ve yükümlülükleri, hastaların hak ve yükümlülükleri ile hatalı tıbbi uygulamalar nedeniyle tazminat, ceza ve idari sorumluluk konuları sistematik bir yapı içinde, teorik ve pratik; kapsamlı ve bilimsel olarak ele alınmaktadır.

Kitapta un teorik ve pratik bütün konuları ele alınmıştır. Uygulamaya yönelik kitaplardan farklı olarak konular sistematik olarak ele alındığından, uygulamacıların aradıkları hususları bu konular içinde bulması gerekmektedir.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Sağlık Çalışanları ve Hasta Hakları
  • Tıbbi Müdahaleden Ötürü Sağlık Çalışanlarının Yasal Sorumluluğu (Hukuk – Ceza – Disiplin)
  • Sağlık Kuruluşlarının Kurumsal Sorumluluğu
  • Tıp Ceza Hukuku
  • Güncel İçtihatlar CD Eki
₺179,10 KDV Dahil
₺199,00 KDV Dahil

Kitap, 2016- 2017 yıllarında çeşitli iş mahkemelerine sunulan orijinal bilirkişi raporları, örnek dilekçeler ve başlıca iş mevzuatının güncel durumunu içermektedir. Anonim hale getirme ve ufak tefek redaksiyonlar dışında bir değişiklik yapılmayan raporlarda iş davalarındaki güncel ve pratik-teknik konulara 37 yıllık bir uygulamacının yaklaşımı izlenebilir.

Örnek dilekçeler bölümünde en çok gereksinim duyulan dilekçe formlarına yer verilmektedir.

Güncel Mevzuat kısmında ise en çok uygulama konusu olan 4857 sayılı İş Kanunu, kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükteki 14. maddesi, 7036 sayılı yeni İş Mahkemeleri Kanunu ve 2018 yılından itibaren çalışma/ iş yaşamında etkileri daha çok hissedilecek 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu yer almaktadır.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Bilirkişi Raporları
  • Örnek Dilekçeler
  • Güncel Başlıca İş Mevzuatı
₺83,61 KDV Dahil
₺92,90 KDV Dahil

24.11.2016 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile Bilirkişilik Kurumsal bir hüviyet kazanmıştır.

 Ancak, birçok Kanun'da da Bilirkişilik ile ilgili hükümler bulunmaktadır.

  Bunlar;   • 353 Sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu • 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu • 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu • İdari Yargılama Usulü Kanunu • 2659 Sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu • 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu • 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu  Bilirkişilik, özen ister, adalete yardımcı olması açısında da çok önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

Bu sebeple yasalardaki mevzuatlara tam anlamı ile uyulması ve uygulanması gerektiği bir gerçektir.

 Kitabımızda Bilirkişilik Kanunu ile getirilen düzen ve yukarıda belirtilen Kanunlardan söz edilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporu düzenlenirken uyulması gereken esaslara dikkat çekilmiştir. Bir bilirkişinin bu görevi ifa ederken karşılaşacağı hususlara dikkat çekilmiş, bilirkişi raporu örnekleri verilmiştir.

 Bütün bunların yanında yazarın Yeminli Mali Müşavir olmasından dolayı Mali Müşavirlerin Bilirkişi raporu hazırlarken dikkat etmeleri gereken noktalar incelenmiştir.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Bilirkişinin Yetkileri, Yükümlülükleri ve Sorumlulukları
  • Bilirkişiliğe Kabul Şartları
  • Bilirkişilik Kurulları
  • Mali Müşavirler Açısından Bilirkişilik
  • Bilirkişi Raporu Örnekleri
  • Bilirkişilik Mevzuatı
  • Diğer Kanunlardaki Bilirkişilikle İlgili Hükümler
₺62,91 KDV Dahil
₺69,90 KDV Dahil

İlk üç baskısı kısa sürede tükenen kitap, akademisyenlerden, öğrencilerden ve kitabı kullanan okuyuculardan gelen istek ve öneriler dikkate alınarak güncellenmiş 4. baskısını yapmıştır.

Kitap, üniversitelerde okutulan "Kamu Yönetimi" veya "Kamu Yönetimine Giriş" dersinin müfredatı doğrultusunda hazırlanmış olduğundan, birçok üniversitede ders kitabı olarak okutulmaktadır.

Kitap, kamu yönetimi ile ilgili temel konularla birlikte yeni kamu yönetimi anlayışının gerekleri olan konuların da yer aldığı zengin bir içeriğe sahiptir. Kitapta, kamu yönetiminin gelişmesi, anlamı, amacı ve kapsamı, kamu yönetiminin görev yetki ve sorumlulukları, kamu yönetiminin denetimi, kamu yönetiminde değişim ve reform, yeni kamu yönetimi anlayışı ve yönetişim ile karşılaştırmalı kamu yönetimi gibi konular sade ve anlaşılır bir dille anlatılmıştır.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Kamu Yönetiminin Niteliği
  • Kamu Yönetiminin Gelişmesi
  • Yönetimin Görev, Yetki ve Sorumluluğu
  • Kamu Yönetiminin Denetimi
  • Kamu Yönetiminde Değişim
  • Kamu Yönetiminde Reform
  • Yeni Kamu Yönetimi Anlayışı
  • Yönetişim
  • Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi
₺31,90 KDV Dahil

Bu kitap, esas itibariyle Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi ve araştırma görevlilerinin eseridir.

 Uygulamaya yönelik her çalışma önemli ve kıymetlidir.

 Sistematik de olsa sırf teorik bilgi öğretilmesi, hukuk eğitimi için gereklidir; fakat yetmez. Gerçekten, hukuki sorunları tespit ve çözme yeteneğinin geliştirmesi son derece önemli bir meseledir. Söz konusu yeteneğin geliştirilmesi, çok sayıda örnek görmek ve hukuki sorun çözmekle olur. Eserimiz; öncelikle, hukuk öğrencilerine bu açıdan yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır; geniş kapsamlı ve günceldir.

Ticaret hukukunun alanlarına yaygın ve güncel mevzuata göre, çözümlü olaylar, karar incelemeleri yanında; öğrencilerin de araştırma ve çalışmasını gerektiren çözülecek olaylar ile güncel Yargıtay kararlarına yer verilmiştir.

Olayların ve yanıtların hazırlanması ile kararların seçiminde, güncel ve tartışmalı konular özellikle dikkate alınmış; bunlar hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve görüşler ortaya konulmuştur. Anılan nitelikleri itibarıyla kitabın, amaçladığımız gibi, başta öğrencilerimiz olmak üzere diğer hukukçulara, özellikle uygulamacılara da faydalı olacağı fikrindeyiz.

Kitapta Bulunan Konu Başlıkları

  • Ticari İşletme Hukuku
  • Şirketler Hukuku
  • Kıymetli Evrak Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
₺44,55 KDV Dahil
₺49,50 KDV Dahil

“Kavramların tarihi onların kapsam, alan ve içeriklerinin değişme/dönüşme tarihidir de. “Ekonomi politik” kavramı/deyimi için de bu böyledir. Bu bağlamda; (iktisadi) düşünce tarihçisi, basitçe mezarlık(lar) bekçisi olmayacaksa hangi mezarın hangisinden önce kazıldığını, mezarların üst üste mi yan yana mı konumlandığını, mezar(lık)ların aralarında geçitlerin mevcut olup olmadığını öğrenmek/bilmek durumundadır (zorundadır?).

Mezarlık(lar) bekçisi hangi mezar(lar)ın harabe, hangilerinin içinde değerli hazineler barındıran virane olduklarını teşhis etmeyecekse ne “işe” yarayacaktır? Bu teşhisinde mücevherlerden bazılarını biraz daha parlatsa, bir kısmını ön sıralara yerleştirse, haddini fazla mı aşmış olur? “Sahih” mücevherlerle “sahtesini” ayırabilmişse, galiba bu biraz onun “işinin” de parçasıdır.”

₺18,36 KDV Dahil
₺21,60 KDV Dahil

Türkiye dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden birisidir. Yapılan son tahminlere göre, Fransa’nın 115 yılda ya da İsviçre’nin 85 yılda geçirdiği yaşlanma sürecini Türkiye 15-20 yıl içinde tamamlayacaktır. Karşı karşıya kaldığımız soru, Türkiye nüfusunun ne kadar genç olduğu sorusu değildir. Türkiye nasıl yaşlanmaktadır? Yüzyılın sonunda Türkiye’nin nüfus yapısı nasıl değişecektir? Değişen nüfus yapısı sosyal, ekonomik ve çevresel kalkınmayı nasıl etkileyecektir? Yaşlanma Türkiye için demografik bir hediye mi yoksa bir sorun mu olacaktır? Bu sorulara verilecek bulguyla donatılmış yanıtlar, Türkiye toplumunun gelecek yüzyıl içindeki siyasi ve ekonomik kaderini belirleyecektir.

Bu kitap, sizlerin yaşlanma ve yaşlılığa bakışınızı  değiştirecek, birbirinden farklı  yaşlanma deneyimlerine dair tartışmaları içeren 6 yazı  sunmaktadır. Bu çalışmalar, yaşlanmanın ve yaşlılığın ne denli çeşitli, renkli, değişken ve dinamik olduğunu gözler önüne sermektedir. Yaşlanma eşsiz bir serüven olabileceği gibi, bir eziyete de dönüşebilir. Yaşlıların güçlü̈ yanları olabileceği gibi, sorunlarla baş başa kaldıkları dönemler de yaşanabilir.

Bu kitapta, sadece hızla yaşlanan Türkiye’nin mevcut konumundaki çeşitliliği izlemeyeceksiniz. Aynı zamanda kendi yaşlanma sürecinize ilişkin gelecekte sizleri nelerin beklediğini de öğreneceksiniz.

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺14,80 KDV Dahil
₺18,50 KDV Dahil

Bu eser insanların toplu halde bu dünyada nasıl yaşadıklarını ve nasıl yaşamak istediklerini belirlemesi için gereken düşünsel araçları yenileme girişiminin sonucu. Bauman akıcı bir dille bu araçların, özellikle de sosyoloji disiplininin geçmişten bugüne katettiği yolculuğu bize rahat bir dille ve derin bir entelektüel birikimle sunuyor. Her şeyin akış halinde olduğu modern çağda, bireylerin ve toplulukların önündeki tercihleri, sorunları, tehlikeleri ve belirsizlikleri tek tek masaya yatırıyor.

Bauman sosyolojinin yaşadığımız çağda tekrar büyük bir önem kazanacağını söylüyor bize. Yaşadığımız dünya insanların yarattığı ve yeniden yaratabileceği bir dünya. Dahası aynı dünya yaşanan onca çevresel, politik, toplumsal ve ekonomik felaket karşısında, insanların varlıklarını sürdürebilmek için farklılıklarıyla uzlaşmasının her zamankinden daha acil hale geldiği bir yer artık.

İşte Bauman okurlarına sosyolojinin insanları bu felaketlerden kaçınıp, yaşadıkları dünyayı nasıl daha iyi bir yere dönüştürebileceğinin ipuçlarını veriyor...

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺21,60 KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil

İstanbul’da bankerlik yaptığı bilinen Julius R. Van Millingen’in 1800’lü yılların ortasında yazdığı Osmanlıdan İnsan Manzaraları kitabı, Osmanlı topraklarında doğmuş, yaşamış bir İngiliz’in özgün gözlemlerinden oluşan bir eser. Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde yaşamış bir insanın bakışıyla Arnavutların, Tatarların, Pomakların, Bulgarların, Kırgızların, Lazların, Ermenilerin, Yunanlıların, Ulahların, Yahudilerin, Çingenelerin, Suriyelilerin, Dürzilerin, Marunilerin, Bedevilerin, Türklerin karakterleri, dini inançları, kıyafetleri, yemek anlayışları ve tarihleri üzerinde duruluyor. Yazarın gündelik hayata dair gözlemlerine sokak hayvanları ve insanların hayvanlara karşı olan yaklaşımları bile giriyor. Renkli ve karmaşık Osmanlı toplumun kültür tarihine dair ilginç bir okuma.

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

₺12,00 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil

Toplumsal muhafazakârlığın özgün vasıflarının ayırdına varmak, dolayısıyla, hangi nedensel süreçler içinde ve nasıl inşa edildiği sorularının yanıtlarına ulaşmayı amaçlayan eser, tüm modern emarelere rağmen muhafazakârlaşmanın niçin hüküm sürdüğünü anlamaya çalışıyor.

Sosyal bilimlerdeki müşterek açmaz, işe koşulan kavramların muhtevası hakkında pek az tartışma yürütülmesi. Bunun olağan sonucu olarak, ziyadesiyle aşınmış ve nihayetinde kendisiyle iş yapılamaz hale gelmiş olan kavramların mahal verdiği anlam-atıf kopukluğu, tartışmayı ilerletmeden evvel geriye dönük bir eleştirel müdahaleyi elzem kılar vaziyettedir. Bu çalışma, Türkiye’de münhasıran Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarıyla birlikte gittikçe alevlenen ve ekseriyetle sağcılık, dindarlık/dincilik, yobazlık, bağnazlık, gericilik, değişme karşıtlığı gibi karşılıklarla anılan muhafazakârlığa ilişkin tam olarak bu nevi bir müdahaleye girişmektedir.

₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
AMERİKALI ÜNLÜ BİLİM İNSANI BİLL NYE TÜRKÇEDEKİ İLK KİTABI « REDDEDİLEMEZ » İLE GEOTURKA’DA ! 

“Evrim, insanoğlunun bulduğu en mantıklı yaratılış hikâyesidir.” 
“Bu kitabı okuduktan sonra umarım evrenle ilgili daha derin bir öngörü kazanacak ve kendi yerinizi daha kolay belirleyebileceksiniz. Bizler, milyarlarca yıllık kozmik olaylar neticesinde ortaya çıkan yaşanılabilir gezegenin birer ürünüyüz. Hepimiz aynı evrimsel sürecin ürünleriyiz.” 
BİLL NYE 

Dünyadaki tüm yaşamı tanımlayabilecek evrim, bilim tarihinde geliştirilen en güçlü ve en önemli fikirlerden biridir. Türlerin birbirleriyle yarış hâlinde olduğu herhangi bir sistem, vücudumuzdaki mikroplar, bir yağmur ormanındaki ağaçlar, köpeğinizin sevecen bir şekilde kucağınıza atlaması, bir sineğin kızgın bir şekilde sizi ısırması, her yıl yakalandığınız grip, insanların pahalı saatler, kıyafetler, spor arabalar alması ve partnerlerini aldatması… Bunların hepsi evrimle tanımlanabilir. 

Hayatını, bilimi insanlara anlaşılabilir bir şekilde izah etmeye adamış Amerikalı ünlü bilim insanı Bill Nye, bu kitabında size evrim teorisini, bilimin tüm türlerinden örneklerle, bu zamana kadar anlatılmış tüm kitaplardan daha net ve keyifli bir şekilde anlatıyor.
₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
Kadın her toplumda ve her inançta en çok tartışılan konu olmuştur. Kimi toplumlarda, bırakın üzerinde tartışılmayı, insan yerine dahi konulmamış, yok sayılmıştır. 
Gerek tahrif edilmiş semavi dinler gerekse kültürel eksenli inançlar, hangisine bakarsanız bakın tarihin derinliklerindeki 'kadın profili' sizi dehşete düşürecek niteliktedir. Bu dehşet verici durum, İslam dininin de içine sızarak devam etti. 
Yahudilik ve Hristiyanlıktaki inancı ve geleneği İslam’a ait bir düşünceymiş gibi dayattılar. Kadını 'uğursuz' kelimesiyle yanyana getirmeye çalıştılar, onu aşağıladılar, ikinci sınıf muamelesi yaptılar, silikleştirdiler, sindirdiler. 
Bu kitap işte tüm bu tahrifatın izini sürerek, yanlış algılara cevap niteliğinde kaleme alındı. Kadın hakikatini anlamak, ona hak ettiği yeri iade etmek için acizane bir gayrettir. Ya da "seni duyan Bir'i var"a sığınarak yazılan bir 'uyanış manifestosu' olarak da okunabilir!
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
Hava karardıkça bende bir sen başlar, susamayacak kadar dolu konuşamayacak kadar yorgun gönlünü hissederim mesafelere aldanmadan. 
Acını anlatamazsın ama “acıyla” anlatabilirsin heybenden dökülenleri. 
Daha konuşmaya başlamadan ne diyeceğini bilen Rabbine açarsın avuç avuç azabını. 
Gaflet kalkar, şerrin içindeki hayırları görmeye başlar vicdanın. 
Ve anlarsın. 
Aslında Allah senin için çok güzel yollar yaratmış... 
Ve anlarsın 
Ateş Ibrahim’i yakmadıysa 
Balık Yunus’u yemediyse 
Bıçak Ismail’i kesmediyse 
Deniz Musa’yı boğmadıysa 
Sen de umutlarını "Kün Fe Yekün" ayetiyle büyütmelisin...
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
EVDE EĞİTİM 
Ülkemizde verilen zorunlu 12 yıllık eğitimi, sağlık problemi nedeniyle örgün eğitim kurumlarından alamayacak durumda olduğunu sağlık raporu ile belgelendiren öğrencilere evde sunulan eğitim hizmetidir. 

'Evde eğitim" kavramı kulaca ilk geldiği anda rahatlığı çağrıştırır ancak bu çocuklar söz konusu oldu mu daha çok zorunluluğu- Özel durumları sebebiyle evden dışarı çıkamayan çocukların en büyük hayali diğer çocuklar gibi okula gidebilmektir. Ve çoğumuzun ayak sürüyerek yaptığı işler kimilerinin tek hayalidir gerçekte. 
Türkiye çapında yapılan bir proje kapsamında hayatlarına bir nebze de olsa dokunduğumuzu zanneden çocuklardır, aslında bizim hayatlarımıza dokunan. Unutulmaz: paha biçilmez bir hayat tecrübesi olur. Hayatın en hoş yanı hiç beklenilmeyen anda ve planlanılmayan güzelliklerin içine aniden çekilivermekt kimileri için. Bu bir şans değil takdir olsa gerek. Varlıklarından hep haberdar olup da nasiplenemediğin kapılar bir anda açılıverir. Seni nasıl içine çektiyse etrafındakileri yavaş yavaş çeker. Kime, nasıl faydalı olacağını bilemeyen kişile buluverirler kendilerine uygun bir rol. 
Onlarla geçirilen bir günün sonundaki yastık üstü hesaplaşmaya bir de kendini karşısındakinin yerine koyma da eklenirse. Hele bir de aklının bir köşesine kocaman gözlerine sığdırdıklarının yanına dudaklarına ekledikleri ve hiç düşmeyen "beni merak etme, ben çok iyiyim tebessümü" takılırsa... 
işte şimdi bu kitapla onlarla tanışan kişi olma rolü sende. Evlerinde seninle tanışmayı bekleyen, kendi evlerinden başka dünyaları olmayan çocukların hayatına kapı aralamak inan ki hayatın rutininde olmayan gizli güzellikleri de barındırıyor işte bu yüzden... 
YAKLAŞ
₺9,00 KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil
Bir lideri etkili lider yapan nedir? 
Örgütlerde Liderlik, liderlik konusundaki temel kuramları ve araştırmaları incelemekte, etkili liderlik hakkında neler öğrendiğimizi ve bildiğimizi gözden geçirmektedir. Kuram ve uygulama arasında sağlanan bu denge, kitabı liderliğe ilişkin zor sorulara verilen teorik cevaplardan fazlasını isteyen öğrenciler ve yöneticiler için cazip ve faydalı kılmaktadır.
₺34,20 KDV Dahil
₺38,00 KDV Dahil
• Değişen ve Gelişen Dijital İletişim: Yazılabilir Web Teknolojisi (Web 2.0) 
• Toplumsal Hareketlerin Değişen Karakteristiği ve Sosyal Ağlar 
• Postmodern Tüketim Pratiklerini Instagram Fotoğrafları Üzerinden Okumak 
• Çingeneler ve Sosyal Medya: Facebook’taki Çingene Toplulukları Üzerine Bir İnceleme 
• Sanal Toplulukların Gerçek İletişimleri: Netnografik Bir İnceleme 
• Sosyal Medya Reklamcılığı ve Dijital Mecra Etkileşimleri 
• Dijital Kültür: Sağlık Hizmetlerinde Sosyal Medya Kullanımı 
• Dijital Kültür ve Destinasyon Pazarlaması 
• Turizm Alanında Hazırlanan Sosyal Medya Konulu Lisansüstü Tezlerin Bibliyometrik Profili 
• Dijital Kültür ve İletişim Etiği 
• Mobil İletişim Kültürü Bağlamında Mobil Oyunlar: Yürü, Keşfet, Yakala, Biriktir, Pokemon GO!
₺28,80 KDV Dahil
₺36,00 KDV Dahil

Cezalandırmanın mantığı nedir?

Hammurabi Kanunları’ndan günümüze; intikam, caydırma ve engelleme üzerine kurulu olan cezalandırma teknikleri toplumlar genelinde ne kadar başarılı olmuştur?

Kaç insanın hayatı sıklıkla değişen kanunlar ve işkence aletleri altında ezilmiştir?

Suç oranları yapılan kanunlar ve uygulanan cezalandırma yöntemleri ışığında yüzde kaç oranında düşmüştür? Sahiden düşmüş müdür?

“Cellat Pierrepoint: Devlet adına, ölümü -ölüm ne kadar adil veya haksız olursa olsun- en insani ve asil şekilde sağlama görevini yerine getirdim… Deneyimlerimin meyveleri ağzımda acı bir tat bıraktı, zira gerçekleştirdiğim yüzlerce infazın her birinin o ya da bu şekilde yeni cinayetleri önlemiş olduğuna inanmıyorum. İdam cezası, bana göre, intikamdan başka bir şey değildir.”

(Tanıtım Bülteninden)

₺24,00 KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil

İmam Rıza şöyle dedi:

“Ulu ve Yüce Allah, Kesinlikle! Size hayırlı ve faydası olmayan hiçbir şeyi yemenize ve içmenize izin vermemiştir. Ancak onun dışında sizin için fayda ve hayır varsa yiyip, içiniz!

Allah, zararlı, faydasız ve kötü olmayan hiçbir şeyi size haram kılmamıştır. Bundan dolayı sizin bedeninizin ve cisminizin kuvvetlenmesine faydalı olan her şeyi helal kılmıştır!”

İmam Rıza şöyle dedi:

“Allah kesinlikle, bedene derman ve tedavisi olmayan hiçbir hastalığı müptela etmemiştir. Her çeşit hastalık için bir çeşit derman, bir çare ve reçetesi vardır.”

(Tanıtım Bülteninden)

₺9,00 KDV Dahil
₺12,00 KDV Dahil