Kitabın Tanıtımı:

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin 1940 yılında yayımlanmış ikinci romanıdır. Her biri farklı söylemlerin taşıyıcısı olan kahraman ve karakteriyle, sürükleyici bir roman yapısı içinde, erken Cumhuriyet döneminde Balıkesir’de başlayıp İstanbul’a uzanan bir aşk öyküsünü anlatır. İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin duygusal ve derin psikolojik tahlilleri ile okuyanı sağa sola savurduğu, içimizdeki şeytanı –ya da olmayan şeytanı- bize göstermesi bakımından etkileyici bir kitaptır.

Kitata karakterlerin iç konuşmaları, kendileri ile hesaplaşmaları ve duyguları başarılı bir şekilde anlatılmıştır. Toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın kapana kısılmışlığını anlatan Sabahattin Ali, okurken bizi kendimizle yüzleştiriyor.
₺6,18
₺9,50

Kitabın Tanıtımı:

“Kuyucaklı Yusuf ”Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Türk edebiyatının en romantik kahramanı olarak anılan Kuyucaklı Yusuf, aynı zamanda yiğit ve sözünü sakınmayan bir kahramandır ve bu özelliklerinden dolayı pek çok sorun yaşasa da her seferinde bir şekilde kendini kurtarmakta ve hayatına devam etmektedir.

Dehşet dolu bir olayın gölgesinde büyümüş köylü bir gencin mücadelesini anlatan Kuyucaklı Yusuf, taşra ve taşralılık üzerine zamanının ötesinde bir roman. Yalnızlığı kendisine yoldaş edinen Yusuf’un saflığına, temizliğine, suskun ama derin hallerine kendimizi kaptıracağız.
₺5,53
₺8,50

Kitabın Tanıtımı:

Sabahattin Ali’nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna önce 1940-41 yıllarında gazete tefrikası olarak, daha sonra 1943 yılında kitap halinde yayımlanmıştır.

Konusu ile adından sıkça söz ettiren eser, Türk edebiyatının da en önemli romanları arasında gösteriliyor. Psikolojik bir anlatı olarak da ifade edebileceğimiz roman aslında üç ana tema etrafında şekilleniyor: Aşk, yalnızlık ve yabancılaşma. Kürk Mantolu Madonna, daha çok bir aşk hikayesi olarak görünse de romanda aslında bir insanın yalnızlaşma sürecine ve giderek topluma yabancılaşmasına şahit oluyoruz. Psikolojik tahliller çerçevesinde bu yabancılaşma ve yalnızlık duygusunu Sabahattin Ali o kadar iyi anlatıyor ki, okurken bize bu hisleri adeta yaşıyormuşçasına hissettiriyor.
₺4,88
₺7,50

Coco ve Igor

 

HEPİMİZ KAFAMIZIN İÇİNDE DUYDUĞUMUZ O MELODİYE DOĞRU YÜRÜRÜZ. ANCAK HERKESİN RİTMİ FARKLIDIR VE  BELKİ DE AŞK YALNIZCA, İKİ İNSAN ARASINDA GELİŞEN EŞZAMANLILIKTIR.

1920, Paris. Coco Chanel ve Igor Stravinsky’nin yolları ilk kez İlkbahar Ayini’nin olaylı prömiyerinde kesişir ve yedi yıl sonra yeniden karşılaşırlar. Yeni zengin Chanel, kısa süre önce sürgün edilip beş parasız kalan Stravinsky ile bestecinin karısını ve dört çocuğunu yaz aylarını villasında geçirmeye davet eder. Sanatlarının duygusallığı ve heyecanı, Coco ile Igor’u birbirine yaklaştırırken ikisi de yaratıcılıklarının zirvesine çıkar ve aralarında baş döndürücü bir ilişki başlar.
Müzik, parfüm ve tutkunun hikâyesi Coco ve Igor büyüleyici bir yasak aşk romanı.

“Şaşırtıcı ölçüde etkileyici. Coco ve Igor gayrimeşru zevklerle bezeli, vicdan azabıyla ağırlaşan lanetli bir ilişkinin dinamiğini mükemmel yansıtıyor.” 
–Guardian
 
“Chris Greenhalgh şehvetin yarattığı gerginlik atmosferini olağanüstü bir dille aktarıyor.”
 –Michael Kennedy, Sunday Telegraph

“Greenhalgh, Coco ve Igor’u bir araya getiren duygusal heyecanı samimi bir üslupla anlatıyor.” –Sunday Times

₺22,92
₺30,56

İzi Kaldı

 

Bitli Pileyboy, Süper Über, Nerdesin Aşkım?,‘99 Yazı, Vurgun Yiyenler kitaplarının sevilen yazarı, Türk edebiyatının nevi şahsına münhasır kalemlerinden Arzum Uzun, bu kez bir anı-deneme ile karşınızda.
İzi Kaldı, yazarın yaşam öyküsünden alıntılarla hayata, dostluğa, aşka, aileye, kısacası ilişkilere dair çözümlemelerle renklenen, bazen neşeli
bazen hüzünlü ama sonuna kadar gerçekçi bir anlatı. 
Bu kitapta yer alan tüm duygular gerçektir. 

“Yaşanan her kötü şeyden sonra,
uzun dualar ettim kendi kendime.
Bu kitap o duaların kağıda dökülmüş halidir.
Bu kitap, kendime, hayata ve zamana olan inancımın satırlara dökülmüş halidir.
Bu kitap, kırık kalpler için bir sabretme kılavuzudur...
Sabretme ve daha güzel günler görme kılavuzu.
Bu kitap, kendi içinizdeki gücü görme ve ondan korkmamayı öğrenme kılavuzudur.
İsterseniz başarabileceğinizin, aşabileceğinizin ispatıdır.
Öyle olmalıdır.
Keyifle güzel günlerde okuyun. 

Aşkla, inançla, güçle
Sevgiyle...”

₺23,61
₺31,48

Vaktini Bekleyen Tohum

 

Sevinç Çokum’un gündelik hayatımıza dair kısa denemelerinden oluşan Vaktini Bekleyen Tohum kimi zaman bizi, tebessüm eden sözcüklerle cümlelerinden taşırıp İstanbul’daki bir sokağın yataylığına açılan kapıya; Vatandaş Naci Bey’in umut ve bekleyişlerine; İstanbul mu, Edirne mi, nerde olduğu pek önemli olmayan bir yaz gecesine; ansızın beliriveren bir hatıraya; 
içine sığmadığımız, sığdığımızda da hep bir yerlerini eksik gördüğümüz evlere; Cumhuriyetin ilk günlerine ve tüm iyi niyetiyle günümüz sorunlarına sonra sanata, kitaplara, 
aşka bırakıyor. Tabii yaşanmışlığın göstergesinde…

Ve evet sonbahar, ve evet İstanbul, 
ve evet en renkli günlerin yaşandığı yer, unutmayalım.

Maşuklar Yokuşu yine öyle dik, yine öyle loş… 
Acaba kimdi bu sevgililer, neden onların adını taşıyordu bu yokuş, hikâyesi neydi, hiç sormamıştık sahi! Bizim eve doğru giden 
yolun sonunu kalabalığı aralayıp görmek istedim. Orada bir yerde 
okul çantamla kendime rastlayacakmışım zannıyla…

₺15,28
₺20,37

Vazgeçilmez Yara Silva

Geçmiş, o kadar da sessizce geçmeyecekti

 

TRAJEDİ, HERKESİN RUHUNDA İZ BIRAKIR. İNSAN ACISIYLA 
BAŞA ÇIKMAYI ÖĞRENİR BELKİ AMA ONU DAİMA YANINDA TAŞIR. VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI GİBİ.

On altı yaşındaki Yara Silva, hayaletlerin insanlara eşlik ettiğini biliyordu. Büyükannesi, ailenin diğer kadınları gibi hayaletleri görüp onlarla iletişim kurabilen bir Ölü Bekleyen’di çünkü. Hayatı boyunca büyükannesinin sıra dışı yeteneği yüzünden dışlanmasına şahit olan Yara, kendisini de aynı geleceğin beklemesinden korkuyordu. Neyse ki henüz hayalet görmemişti. Ailenin baskın genleri onu atlamıştı belki de. Böylece normal bir gençlik yaşayabilirdi.
Ancak gösterişli yatılı okuluna başladığı gün her şey değişti. Yara, karanlık bir sisin, yakışıklı ve gizemli öğrenci Brent’e saldırdığını görünce hemen arkadaşının yardımına koştu. Bu kahramanlığı ona pahalıya patlayacaktı çünkü sisin dikkatini çekmişti ve karanlık gölge onu izlemeye başlayacaktı. Okula altmış yıldır musallat olmuş bir lanet, hem Yara’nın hem de en yakın arkadaşlarının hayatını tehlikeye atacaktı. Yara’nın, ardında bırakmaya çalıştığı geçmişin öyle sessizce gitmeyeceğini anlaması ise uzun sürmeyecekti

₺20,14
₺26,85

Mai ve Siyah

 

Klasikler, ölümsüz olmadıkları için değil 
sürekli okundukları için de değerlidirler. 
Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilik taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez. Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda. Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan, sevilen ve hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne. Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya aday. 
Aşk, dil, kurgu bütün saflığıyla göz kırpıyor. Yeniden...

O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? 
Siyah… Daima siyah değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mavi ve daima mavi; 
aşağı bakılsa siyah daima siyah… 
Bir şey ki mavi ve siyah olsun.

₺13,50
₺18,00

Göbeklitepe'nin Yas Bulutları

 

Kalp, büyüktür kendinden.

Aşk, bir kraliçeyi cadıya, bir şövalyeyi soytarıya çevirebilir; bir ejderhayı serçeye, bir fareyi file dönüştürebilir. Ay Kraliçesi’nin büyüleyici güzelliği, Pir Gulam’ın gönlüne ateşler düşürünce, nefsine yenilen şövalyenin cezası da hemen kesilmişti. Gulam, Şövalye Kardeşliği’nden derhal uzaklaştırıldı. O, yaşamına hakikati arayan bir arzuhalci, bir dövüşçü olarak devam ediyordu artık. O esnada Gölgeler Prensi Nafis ise Anadolu diyarına hükmetmek için acımasız planlar yapıyordu. Sadece Prenses Mana’nın okuyabildiği Akınış Kitabesi’nde yazılı olan Eski Dünya sırlarının peşindeydi.

₺15,28
₺20,37

Sayılı Fırtınalar

 

Edebiyatımızda, İstanbul kabadayılığını ak kâğıt üzerinde Refi Cevad Ulunay kadar canlandırabilecek kişioğlu pek azdır doğrusu. Ona göre kabadayılar, külhanbeylerin aksine bir nevi “şehir şövalyesi”dir:
”Bu adamlar kendi terbiyelerine göre, âdetleri ve ülfetleri ile koydukları kaidelere riayete mecburdurlar. Zayıfı, bilhassa ırz ehlini himaye ederler, çizdikleri yoldan ayrılmamaya dikkat ederler. Çünkü muhitlerinin onlara verdiği bazı hakları ayaklar altına alırlarsa şöhretlerini kaybedeceklerinden korkarlar. Onlar beydir, efendidir, ağadır. Birbirlerine hürmet ederler, bu hürmete layık olmaya dikkat ederler, kendilerine “külhanbey” denilmesinden ödleri kopar. Çoğu cahildir, fakat terbiyeli adamlardır, büyüklerin muhitinde bulundukları zaman kendilerine söz düşmezse ağızlarını açmazlar Neşeli adamlardır, zevk ehlidirler, kılık kıyafet itibarıyla da –bazılarının tasavvur ettikleri gibi– sıfır kalıp fes, camadanvari yelek, sakız kuşağı, kıvrık paçası mor kadifeli bol pantolon, yumurta ökçe pabuç, boyun tarafı büzmeli siyah mintan giymezler, herkes gibi giyinirler, hatta iyi terzilerden giyinirler, fakat ekseriya pardösüsüz gezmezler. Çünkü koltuk altında saldırma taşırlar. Bunu da bir çalım vesilesi yapmazlar.
Çoğu ehli sanattır, içlerinde kaleme devam edenler de vardır. Hiçbiri mesleklerinde sivrilmek iddiasında değildir. Kendilerine verilen vazifeyi saat gibi yaparlar, bunun haricine de pek çıkmazlar, çünkü fazlasını öğrenmeye vakit bulamamışlardır.”

Sayılı Fırtınalar’ı okumakla, İstanbul kabadayılığının ve gece âlemlerinin en derin noktaları yanında, İstanbul argosu hakkında da teferruatlı bilgi sahibi olacaksınız.

₺24,31
₺32,41

Kazıkçı

 

“Kevin Hearne’in destansı bir hikâye anlattığı serisinin kahramanı Demir Druid Atticus O’Sullivan’ın halletmesi gereken bir mesele var. Ve bir vampirin kalbine saplanması gereken bir kazık.”
- New York Times

Bir Druid, Atticus gibi iki bin yıl yaşadığında, birkaç vampirin ayağına dolanmış olabilir. Bir lejyon oluşturacak sayıda vampirin de... Güç delisi Theophilus’un önderliğindeki bu dişli baş belaları, zaman içinde, çözülmesi gereken büyük bir soruna dönüştü. Artık bu işe bir el atmanın zamanı gelmişti.
Atticus biraz yardıma hayır demezdi ama dostlarının da kendi dertleri vardı. Huysuz Başdruid Owen Kennedy, bir trol belasıyla karşı karşıyaydı. Bir trolle yaşananların asla geçmişte kalmayacağını öğrenmekle meşguldü. Granuaile de tanrı Loki’nin kehanet güçlerinden paçayı sıyırmaya çalışıyordu. Yaptığı bir araştırma, onu Slav kâbuslarıyla yüz yüze getirecekti.
Düşmanı Theophilus’u durdurmak için dünyayı dolaşan Atticus’un yolu, bütün yollar gibi Roma’ya çıktı. Ölümsüz varlıklara son vermek için Ölümsüz Şehir’den daha iyi bir yer olabilir miydi? Ancak şiirsel adaletin mutlaka bir bedeli olacaktı. 

“Fantastik, mitolojik ve de çok komik.”
- Booklist

₺20,14
₺26,85

Bir Genç Kızın Gizli Defteri (Bez Cilt)

 

SINIRLI SAYIDA ÜRETİLMİŞTİR. QR KODU OKURATAK İZLEYEBİLECEĞİNİZ SİZE ÖZEL İPEK ONGUN RÖPORTAJI HEDİYEMİZ!.. 

Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde ama özellikle ilkgençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız.
Ve bu biri, evet, bildiniz, anı defterimizdir.
On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden tuhaf davranıyorlar?
Yoksa yolunda gitmeyen bir şeyler mi var?
Çeşme’de tatil günlerinde tanıştığı yeni arkadaşları, Serra’nın yaşamında ne gibi değişikliklere neden olacak?
Tüm bu soruların cevaplarını Serra’nın anı defterinde bulacaksınız...

₺20,14
₺26,85

Karanlık Rahibe

Tek istediği sevilmekti ve karşılığında onu seven herkese ihanet etti...

 

BİR KADIN, TOPLUMUN ONDAN ESİRGEDİKLERİNİ ELDE EDEBİLMEK İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİR?

Genç Alys, şifacı üvey annesi Morach’la korulukta sürdürdüğü yalnız yaşamının yoksulluğundan kaçmak için bir manastıra girdi ve kısa bir süre sonra VIII. Henry’nin yıkıcı güçleri, mabedini yakınca kendini yeniden dış dünyada buldu. Zekâsı, büyüleri ve güzelliğinden başka hiçbir şeyi olmayan genç kız, çok geçmeden güçlü bir lordun dikkatini çekti. Lord’un kalesinde kendine yeni bir hayat kuran Alys, lordun evli oğlu Hugo’ya saplantılı bir aşkla tutulunca kendini tehlikeli bir aşk üçgeninin ortasında buldu. Genç kız, rakibini alt edip âşığına kavuşmak için büyüye başvurduğunda ise hayatı geri dönülmez bir şekilde karıştı. Alys’in kullandığı büyü artık kendine ait bir yaşam sürüyordu; tamamen kontrolden çıkmış, dehşet verici bir yaşam. 
Sapkınlığın odun ateşinde yakılmak, cadılığın ise asılarak can vermek anlamına geldiği bir dünyada, Alys, inancı ile karanlık güçler arasındaki tehlikeli yolda 
ne kadar ileri gidecek? Ve karşısına ilk kez ihanet edemeyeceği bir güç çıktığında kaderine boyun eğecek mi? 
“Etkileyici, sürükleyici… Gregory tüyler ürpertici bir dehşeti ve giderek tırmanan bir belirsizliği ustaca kontrol ediyor…”  - Publishers Weekly
“Ürkütücü ve şaşırtıcı.”  - Booklist

₺27,08
₺36,11

Alice Harikalar Diyarında

 

“Gittikçe tuhaflaşıyor, tuhaflaştıkça tuhaflaşıyor!” diye haykırdı Alice.
Alice daha önce hayatında yelek giymiş ve cep saati taşıyan bir tavşan görmemişti. Beyaz Tavşan’ın peşinden tavşan deliğine dalan küçük kız kendini bir büyüyüp bir küçüldüğü, tırtıllarla ve sırıtan kedilerle konuşabildiği, delilerle çay partisine oturduğu, sonunda da kendisini bir mahkemede bulduğu gittikçe tuhaflaşan, tuhaflaştıkça tuhaflaşan bir maceranın içinde bulur.

Lewis Carroll’ın yüz yılı aşkın bir süredir hem yetişkinlerin hem de çocukların severek okuduğu bu fantastik ve ölümsüz hikâyesi yeniden okurla buluşuyor.

₺8,33
₺11,11

Alice Aynanın İçinde

 

“Ayna-Ev’de yaşamak hoşuna gider miydi Pisicik?”

Alice Harikalar Diyarı’nın ardından bizleri daha tehlikeli ve daha eğlenceli başka bir maceraya çıkarıyor. Evindeki aynanın diğer tarafında kendi dünyasına tıpatıp benzer başka bir dünya vardır, ama bu dünyada olaylar ve zaman tersten işler. Alice aynanın içinden geçtiğinde kendini her tarafta satranç taşlarının gezindiği, kendisi de kocaman bir satranç tahtası olan bir Ayna-Dünya’da bulur. Alice, Kraliçe olmak için çıktığı yolda Eciş ile Bücüş, Kumkuma, örgü ören bir koyun ve birbirinden acayip pek çok yaratıkla karşılaşır. Bakalım Alice başına gelen tüm tuhaflıkları atlatıp bir Kraliçe olabilecek mi?

Lewis Carroll’ın yüz yılı aşkın bir süredir hem yetişkinlerin hem de çocukların severek okuduğu bu fantastik ve ölümsüz hikâyesi yeniden okurla buluşuyor. 

₺8,33
₺11,11

Bulmacalar Diyarına Yolculuk

 

Alice Harikalar Diyarında ve Alice Aynanın İçinde’nin yazarı
Lewis Carroll’ın büyüleyici anlatımıyla kaleme alınmış, kafa karıştırıcı aritmetik ve cebir problemleriyle dolu on öyküden ve yayımlandığı dönemde gönderilen okur cevaplarından oluşan Bulmacalar Diyarına Yolculuk bizleri matematik dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

₺8,33
₺11,11

Bir Cümle Olmaya Geldim

 

Ferruh Tunç’un şiirleri, yalın bir yaklaşımla uygarlık ve benlik arayışına yaslanır. Bu arayış, kurumların, değerlerin ve beğenilerin çözüldüğü, birbirine karıştığı ve fakat yeni olanın apaçık belirginleşmediği bir geçiş zamanında (onun deyişiyle melez zamanlarda) gerçekleşiyor.
Uygarlık ve benlik arayışı, Bir Cümle Olmaya Geldim’de daha da öne çıkıyor. Ardışık okunan Flamenko, Fado, Ya Leyl ve Uzun Hava bölümlerinde özellikle lirik olmaktan kaçınan ama yine de oradan söz alan şair, yakınlığın uzaklığa, benzerliğin başkalığa olan varlık borcunun ayırdındadır. Arayışları, antik kentlerde, müzelerde, eve dönüş yollarında zamanın parçalanmışlığını sağaltmayı, yitik mekânların yeniden bulunmasını ve bir şekilde bize ait kılınmasının çabaları olarak da okuyabiliriz.
Önceki kitaplarıyla Ceyhun Atuf Kansu, Behçet Aysan ve Behçet Necatigil şiir ödüllerini alan Ferruh Tunç, eğilimini ve eleştirel mesafesini sezgisel aklın süzgecinden geçirerek ortaya koyuyor. Bu çabasını şiir dilinin ve olanaklarının vaaz, reklam ve propaganda dili tarafından ele geçirilmesine karşı bir duruş olarak belirliyor.
Bir Cümle Olmaya Geldim, benim açımdan özgün olmaktan taviz vermeyen, zaman ve mekân arayışı ile yerli ama evrensel; yeni bir caz duygusudur.

Ahmet Telli

₺12,50
₺16,67

Eski İstanbul Yosmaları

 

1950-'60'lı yılların efsane kalemlerinden Refi' Cevad Ulunay'ın Eski İstanbul Yosmaları başlıklı eseri, 19. yüzyılın kıvılcımlı gece âlemlerine projektör tutuyor âdeta... Bakın, kendisi eseriyle ilgili olarak ne diyor:

“Yaşanmayan hayat yaşatılamaz… Mazinin yosmalarına dair yazdığım hatıralarda rivayet tarikiyle (yoluyla) gelenler olduğu gibi, belki yakından tanıdıklarım da olmuştur. Okuyuculardan, nasılsa hâlâ yaşayan ne pimpon zampara dostlarım var ki, onlara açtığım bu tarih sahifelerini okuduktan sonra bana rastladıkları zaman, gözlerinde -ama yalnız gözlerinde- uyanan bir neşenin hazzı ile koluma girerek, bir sır tevdi eder gibi kulağıma, ‘Ah azizim, ben de Rana’yı tanıdım... Ne kadındı o!’ diyenler oldu. O halde, eğer şimdi küllenen bu aşk hatıralarının mangalını kalemimle karıştırırken bir günah işliyorsam, hepimiz cürüm (suç) ortağı oluyoruz. Ben yazdığım siz de okuduğunuz için…”

Sevgili okur, kitabın sayfalarını çevirdikçe, vaktizamanında bu “ince” işler -zamanın ruhuna özgü kaideleriyle- zarifane bir şekilde yaşanmaktaymış, diyeceksiniz: Refi’ Cevad’ın güçlü kalemi bunun garantisidir. 

₺20,84
₺27,78

Çok Şekerli Ölüm

 

“Hayatta istediği her şeye sahipken, tüm bunları geride bırakmak çok acıydı; ama şimdi kazandığı ve gidip alması gereken büyük bir para vardı. Çok yakında nefis bir kumsalda, billur gibi denizin kenarında, güneşin batışını seyrediyor olacaktı. Cayman Adalarından Bahamalar’a geçerdi, sonra Jamaika, ardından ver elini Küba…”

Büyük bir tekstil firmasının sahipleri Mehmet ve Oktay, Bodrum açıklarında deniz kazası geçirmiş; bu kazadan ilk kurtulan Oktay olmuş, Mehmet ise artık hayatından ümit kesilen son anlarda balıkçılar tarafından bulunmuştu. Kazadan sonra yattıkları hastanede, iki arkadaş hiç bir araya gelmemiş, hatta tekneyi de alelacele temizletip İstanbul’a dönmüşlerdi. Ancak bu olaydan tam bir yıl sonra Medcezir Dedektiflik Bürosu’na gelen bir telefon, işlerin seyrini değiştirecek gibiydi: Telefondaki ses, “kaza”nın aslında vahşi bir planın ilk adımı olduğunu iddia ediyordu. Büronun dedektifleri olan Meral’in hackerlığı ve Zeynep’in çılgın cesareti, bu sırrı aydınlatmaya yetecek miydi?

₺20,14
₺26,85

Büyülü Beyoğlu

 

Nazlı Eray’ın büyülü kaleminden, büyüleyici bir Beyoğlu masalı.

Yaşlı ve esrarengiz Madam Anastasia rehberliğinde, Eski Beyoğlu’na uzanan gizem dolu bir yolculuk Büyülü Beyoğlu. 

“Bana bir gün o kişileri anlatır mısınız  Madam Anastasia?” diye sordum. 
“Anlatırım tabii,” dedi.
“Kimdi onlar?”
“Ünlü yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın orada, sağ tarafta bir odası vardı. Ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ufak bir atölyesi vardı orada. Sonra ünlü gravürcü Aliye Berger üst katta sol taraftaki dairede otururdu,” dedi. Kimdi bunlar hiç bilmiyordum.
 Ama öğrenecektim. 

₺15,28
₺20,37

Dostluk Üzerine

 

TÜRK EDEBİYATINA YENİ BİR SOLUK GELİYOR. DÜNYA EDEBİYATININ EN SEÇKİN KLASİKLERİ; ORİJİNAL DİLİNDEN YETKİN VE EKSİKSİZ TAM METİN ÇEVİRİLERLE OKURLA BULUŞUYOR!.. ÖZENLİ VE KALİTELİ BASIMLARLA,  ESTETİK KAPAKLARLA VE DE ULAŞILABİLİR FİYATLARI SAYSESİNDE KÜTÜPHANENİZDE ESKİMEDEN YILLARCA YER ALACAK!..

Aslında dostluk, yeryüzündeki ve gökyüzündeki her şeyin karşılıklı iyi niyet ve şefkat hisleriyle uzlaşmasından başka bir şey değildir; bilgelik hariç, ölümsüz tanrılar tarafından insanoğluna bundan daha iyi bir armağan bahşedilmiş midir, bilmem. Roma’nın cumhuriyet rejiminden uzaklaşarak imparatorluk düzenine adım adım yaklaştığı İÖ 1. yüzyılda yaşayan ve bu çalkantılı siyasi ortamda Roma’nın soylu ideallerini ve cumhuriyet fikrini her fırsatta savunmaktan geri durmayan, hatta bu uğurda canını vermekten bile çekinmeyen büyük hatip, devlet adamı ve filozof Cicero’nun ömrünün son demlerinde, siyasetten elini eteğini çektiği dönemde kaleme aldığı felsefe konulu eserlerinin başında gelir De Amicitia (Dostluk Üzerine). Zihnini Yunan kültürüyle yoğurmuş, Platon’un Akademeia’sından Aristoteles’in Peripatos’una, hatta Epikurosçu ve Stoacı okullara değin Yunan düşüncesini satır satır özümsemiş bir filozof olan Cicero, bu eserinde Yunan ahlak felsefesinin en temel kavramlarından biri olan dostluğu Romalı bir bakış açısıyla ele almış ve bu kavramı Roma’nın siyaset arenasına taşıyarak fikir ve eylem yoldaşlığına dönüştürmüştür. 

    

₺8,33
₺11,11

Kelile ve Dimne

 

Hind  filozofu  Beydeba’nın  dünyaca  meşhur  
Kelile  ve Dimne adlı hikmetli eserini zaman zaman karıştırırım. Eser Sanskritçe olarak yazılmış ve pek çok dile çevrilmiştir.

Evvel zamanda bir baba yaşlanınca üç oğlunu karşısına almış ve onlara şu öğütte bulunmuş: “Oğullarım!” demiş. “Âdemoğlu  dünyada  üç  şeyin peşinden koşar: Geçim, mevki ve ahiret hazırlığı... İşte bu üç şeyi elde etmek için dört yol vardır: Birincisi parayı en güzel yoldan kazanmak, ikincisi kazanılan şeyi güzelce korumak, üçüncüsü onu meyvelendirmek, dördüncüsü ise onu yaşamaya yarayacak, akrabayı ve arkadaşları sevindirecek biçimde harcamak ve böyle kazanılan şeyden ahirette de faydalanmak…”

İşte Beydeba’nın şu ibretli sözlerini okuyanlarımız bu satırları bir yerlere kaydetsinler, hatta nakışlayıp süsleyip duvarlarına assınlar. Bakın, hiç eskimemiş, asırlardır ayakta duruyor ve tazeliğini koruyor.                                                                                                   Sevinç Çokum

    

₺24,31
₺32,41

Osmanlı Dönemi ve Sonrası Ülkelerde Devlet, İnanç ve Millet

 

Osmanlı, Balkan ve OrtaDoğu tarihinin mevcut standart anlatıları bölgenin dönüşümünde milliyetçiliğin rolü üzerinde çok dururlar. Anscombe aslında Osmanlı döneminde dini mensubiyetlerin toplumsal kimliği şekillendiren en etkili unsur olduğunu, dinin devlet ve toplum arasındaki ilişkiyi biçimlendirdiğini ve bir zamanlar Osmanlıların işgal ettiği topraklarda bunu hala yapmaya devam ettiğini ileri sürüyor. Kitap bu argümanı örneklendirmek için 19. yüzyıl ve Osmanlı-sonrası bağımsızlık döneminin temel dönüşümlerini inceliyor. 

“olağanüstü derecede karmaşık, coğrafik olarak çeşitli ve çoğunlukla yanlış anlaşılan bir bölgeYle ilgili son derece başarılı ve zarif bir analiz.” 
—Benjamin C. Fortna, SOAS, University of London

“Anscombe’un bir Osmanlı İmparatorluğu tarihçisi olarak çok yönlü ve engin uzmanlığı kitap boyunca kendini gösteriyor.”
–Hasan Kayalı, University of California, San Diego

“Bu kitap etnik kimlikler, sekülerleşme ve Osmanlı mirası üzerine bilindik vurgulardan kopup din ve dönüşümleri bağımsızlaştırarak merkeze alıyor. Anscombe kışkırtıcı ama asla indirgemeci ya da basit değil.”
–Michael A. Reynolds, Princeton University

₺23,61
₺31,48

Savoy Oteli

 

1.Dünya Savaşı sırasında üç yılını Sibirya’da savaş esiri olarak geçiren Gabriel Dan 1919 yazında Polonya’ya dönerek Varşova yakınlarında, Lodz kentindeki Savoy Hotel’e yerleşir. Toplumsal katmanların ters yapılandığı otelde zenginler alt katlardaki odalarda kalırken yoksul müşteriler en üst kattaki odalara yerleşmiştir. Otelin yöneticisi Kaleguropulos henüz hiç kimsenin yüzünü görmeyi başaramadığı, merak uyandıran birisidir. Oda ücretini ödeyemeyenlerin yaşlı asansörcü tarafından rehin alınan bavulları, genç kızların rehin verdikleri bavullara karşılık geceleri otelin barında zengin müşterilerin karşısında yapıkları çıplak danslar otelin günlük olayları arasındadır. Sefaletin, işsizliğin ve umutsuzluğun kol gezdiği şehirde herkes Amerika’ya gidip milyoner olan Bloomberg’in dönüşünü beklemektedir. Gabriel Dan her gün terk etmeye niyetli olduğu otele, diğer müşteriler gibi tuhaf bir biçimde bağlanır. Çok geçmeden Rusya’daki devrim, sefaletin yaşandığı Hotel Savoy’a ulaşacak ve onu da yıkıma sürükleyecektir.

₺12,50
₺16,67

Ölümden Önce Bir Hayat Vardır

Sen Selam Yurdunun Elçisi Ol

 

Hayatta kötülüğün her zaman karşımıza çıkabileceği bilgisini hatırda tutarak mı yaşamalıyız, yoksa geleceğin içinde hep bir umudun çiçeklendiği temennisiyle mi? Hangi yolda ilerleyeceğiz? Körü körüne iyimserlikle, felç edici karamsarlık arasında, acaba bir 
orta yol bulabilir miyiz?

Ölümden Önce Bir Hayat Vardır, bu temel sorulardan yola çıkarak, gerek iç dünyamızdan gerekse dış âlemden yansıyan örneklerle, hayatın bize bağışlanmış büyük bir armağan olduğunu hatırlatıyor: “Yeter ki dünyaya hayret gözleriyle bakmayı bilelim. O zaman en sıradan şeylerde bile bir harikuladelik olduğunu fark edeceğiz.”

En güzel şekilde yaşanmış bir hayat bile yaşlılık ve ölümden kaçamadığına göre, bize düşen, ölümden önceki hayatı doğru yaşamaktır. Kemal Sayar, gündelik koşturmacalar içinde gözden kaçan “hayat”a dikkatimizi çekiyor. 

₺21,75
₺29,00

Kariyer Şövalyesi

 

Bu satırların yazarıyla çalışma fırsatım oldu. O gerçek bir kariyer şövalyesiydi ve yoluna üçüncü zarı atarak devam etme kararı aldı. Okunası bir kitap ve gerçek bir rol model!  —Ziya Akkurt, CEO
Son derece etkileyici, iş dünyasının bilinen ama bilinse de pek söz edilmeyen gerçeklerine doğru müthiş bir farkındalık yolculuğu. —Servet Taze, CEO
Gerçek bir Mentor'la çıkılan bir  yolculuk... Akla, kalbe ve tecrübeye hitap eden bir başucu kitabı... —Namık Ülke, CEO
Aygül yazdıklarına referans teşkil edecek birikim ve duru görü sahibi bir yazar olarak ülkemizde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu kitap kariyer yolculuğunuzu samimiyetle gözden geçirmek için müthiş bir fırsat sunmaktadır. —Önder Halisdemir, CEO
Felsefe sorgulayıcı analitik ve yaratıcı düşünce demektir. Felsefe, akıl yürütmek demektir. Türkiye’nin en çok gereksinim duyduğu ve eksikliğini hissettiği şeylerden birisi de felsefedir. Felsefeyi eksiksiz, doğru ve tam olarak anlamak ve öğrenmek için kuşkusuz ki filozofların metinleri okunmalı, ayrıca uzmanların ve akademisyenlerin çalışmaları incelenmelidir. Ancak felsefenin akademi dışında da yaygınlaşması son derece önemlidir. Hem kamu sektöründe hem de özel sektörde çalışan kesim felsefeyle ne kadar çok ilgilenirse, ruhunu ve zihnini o kadar genişletir, evrene, dünyaya ve yaşama bambaşka bir açıdan bakar. Süheyl Aygül, eserlerini kaleme alırken, başka alanlardan olduğu gibi, felsefeden de beslenen, özel sektörde felsefenin önemini ve değerini hisseden nadir kişilerden birisidir. O nedenle, çalışma yaşamı ve özel sektörle ilgili olarak yazdığı eserler, bu alanda yazılmış birçok başka eserden farklı bir konumda ve önemdedir. —Prof. Dr. Örsan Öymen

₺24,31
₺32,41

Uzakların Şarkısı

"Belki birbirimize çarparak durabiliriz."

 

Papağanlar konuşur, bunu biliyoruz. Ama “haber” verirler mi? Yahut geçmişten konuşma yetenekleri var mıdır? 

Kars’a yolculuk, Bünyamin, Besti Nine, Eylül, günümüzün yozlaşmış ilişkileri, psikolojik arka planlar, Gülbadem, Zencefil, Hindistan, Osmanlı İstanbul’u, ezanlar, silahlar, Sunullah Efendi, Mevleviler, Galata, kıraathaneler, Fülfül, şiirler, hüzün ve tebessüm... Genç bir yazarın kaleminden, epey olgun bir roman Uzakların Şarkısı.

“Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değil/ Çerh ile söyleşemem âyinesi sâf değil” diyen şairin kadim izi ile, Kars’ta kendini bulmaya çalışan Bünyamin’in gündelik yolu kesişirse ortaya ne çıkar? Uzakların Şarkısı bu sorunun yanıtı olmaya talip. 

Roman biterken, turuncu bir yağmur yağacak. Sakın şaşırma! 

“Haklısın. Ruhumun içinde usulca büyüyen başka bir ruh var; ben ona mukavemet gösterdikçe etrafında dönmeye başlıyorum, tıpkı senin gibi. Bir olmalıyız. Belki birbirimize çarparak durabiliriz.”

₺20,84
₺27,78

Kaçak

 

Türk edebiyatının ustalarının çevirdiği Simenon romanlarından oluşan dizinin onuncu kitabı, yazarın 1936’da L’évadé adıyla kaleme aldığı, 1959’da Tahsin Yücel’in Türkçeleştirdiği Kaçak.

Romanda, Fransa’nın La Rochelle kentinde sıradan bir yaşam süren, evli, iki çocuk babası Almanca öğretmeni Jean-Paul Guillaume’un öyküsü anlatılır. Yıllardır aynı sokaklardan işine gidip gelen bu öğretmenin, aslında kanun kaçağı bir kürek mahkûmu olduğunu karısı bile bilmemektedir. Günün birinde Guillaume ve çevresindekilerin hayatı birdenbire değişiverir: büyük tesadüfler, kahramanımızı geçmişiyle yüz yüze getirecek ve kendisiyle hesaplaşmasına neden olacaktır. 

Ustaların Türkçesiyle dizisinde yer alan Katil’i de Türkçeye kazandıran Tahsin Yücel, yazara duyduğu hayranlığı, “Simenon’un uzun çözümlemelere, uzun ve dolambaçlı tümcelere gereksinimi yoktur; tam tersine, okuru sıkmaktan korkarmış ya da acelesi varmış gibi, kısa tümcelerle, bir çırpıda söyleyiverir söyleyeceğini. Ama, neredeyse her tümcesi, küçük olduğu kadar da çarpıcı bir ayrıntıyla karşı karşıya getirir bizi,” sözleriyle ifade eder. Kaçak usta edebiyatçının kendine yakın buluğu bu yaklaşımı da yansıtmaktadır.

₺12,50
₺16,67

Yaşadığın Hayat Kendi Tercihindir

Bu kitap mürekkeple değil, sizlerden kalemime akan can suyuyla yazıldı.

 

Denize bir taş atarsam suya düşeceğini bilirim.
Ama ya taşı,
Deniz, içine düşmesini istediği için attıysam.
Bir kitabı yazarken, okunacağını bilirim.
Ama ya,
Sen, okumak istediğin için yazdıysam.
Bu kitaptaki mesajlar senden yansıdı, söz oldu sayfalara dağıldı, şimdi
Sana, yani kaynağına geri dönüyor.
Bir gün hepimizin kendi kaynağımıza, yuvamıza döneceğimiz gibi.
İşte Sır bu.

EY OKUR
Bu kitap ne için yazıldı?
Hiçbir şeyin imkânsız olmadığını bir kez daha hatırlatmak için yazıldı.
Hiçbir şey için geç kalmadığınızı bildirmek için yazıldı.
Mutluluğun geçici bir duygu olmadığını, bir hayat şekli ve kişiliğinizin ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatmak için yazıldı.
Hayallerinizden asla vazgeçmemeniz için yazıldı.
Etrafınızda size; dayan her şey çok güzel olacak diyen kimse kalmadığında, size dayanmanızı söylemek için yazıldı.
Umudunuzu yitirdiğinizde, size hâlâ umut var diyen bir fısıltı olması için yazıldı.
Kendinizi yalnız, yapayalnız hissettiğinizde, size yalnız olmadığınızı hatırlatacak bir yol arkadaşı olması için yazıldı.
Hayat sizi vurup devirdiğinde, omuzlarınızdan tutup ayağa kaldırmak ve yüzünüzde bir gülümsemeyle ilerlemeye devam edebilmeniz için yazıldı.
Bu kitap sizin için yazıldı.

₺15,28
₺20,37

Sırlıçeşme

 

Zaman zaman içinde, mekân mekân içinde. Hem büyü, hem gerçek: Sırlıçeşme.
İstanbul’un ücrasında iki kafadar gencin, Fikret ile Sadık’ın eski çağlardan süzülen hikâyeleri var bu ilk romanda. Bir Türkiye manzarası, öte yandan. 
Ayhan Koç “İnsan, kendisini bekleyenlerin umutları kadar yaşıyor,” derken, bir mecburiyeti hatırlatıyor aslında. Bugünden geriye bakarken usta, dünden şimdiye bakarken hevesli bir anlatıcı.
Romandaki incelmiş dil, ironilerdeki ustalık şaşırtıcı. Fikret’in ve Sadık’ın kasaba ile ilişkileri sadece “sıkıntı” ile açıklanabilir mi? Sadece kasaba değil; iletişim, iletişimsizlik, bizatihi dil bir sıkıntıya dönüşüyor. Doğurgan bir sıkıntıya. 
Tekrar söylersek, insan kendisini bekleyenlerin umutları kadar mı yaşıyor? 
Bir ilk roman ama belli, devamı gelecek. Türkçe, o gelecek olanı bekliyor.

₺20,84
₺27,78

Evrenler Kitabı

Antik Evren Modellerinden Günümüzün Çoklu Evrenlerine Kozmoloji

 

Günümüzde çok sayıda evren modelleri var. Ünlü astrofizikçi John D. Barrow bütün bu modelleri, tarihsel arka planlarıyla birlikte özetliyor. Binlerce yıl boyunca evrenimizin yapısını tanımlamak ya da açıklamak için ortaya atılanlar çoğu kez dini, ulusal, sanatsal ya da kişisel önyargılarca güdülenmiş anlatımlardı. Yirminci yüzyılın başlarındaysa her şey aniden değişti: Einstein bize fizik yasalarıyla ve kütleçekimin özelliğiyle uyumlu tüm olası evrenleri nasıl bulabileceğimizi, geçmişlerini nasıl kurgulayabileceğimizi ve gelecekleriyle ilgili ne gibi tahminlerde bulunabileceğimizi gösterdi. O zamandan bu yana gökbilimciler, matematikçiler ve fizikçiler, Einstein’ın karmaşık denklemlerini çözmeye ve bu evrenleri bulmaya çalıştılar. Bu kitabın konusu, işte bu çabalar ve bunların giderek ortaya çıkardığı olasılıklardır. 

“Mizah ve şiirsellikle yüklü zengin bir anlatı.. zihin açıcı.” –Booklist

“Kozmolojinin evriminin olağanüstü anlatımı.” –Kirkus Reviews

“Evreni keşfetme maceramızda müthiş bir rehber…” – New Statesman

“Eğlendirici ve bilgilendirici.”  –Publishers Weekly

₺20,84
₺27,78

Issız Tepe (Ciltli)

Cehenneme Hoş Geldiniz! İblis Yolu Serisi İkinci Kitap

 

Tanınmak her zaman iyi değildir. Çünkü bu kasabada  en çok oy ALAN ölür...

İblis Yolu’ndaki kanlı buluşmadan sonra Amber ve Milo çareyi kuzeye kaçmakta buldu. Ama bu tehlikeli yolda elbette yalnız değiller. Peşlerindeki beş şeytani motorcu 
-Cehennem Köpekleri- ne olursa olsun onları yakalayıp korkunç sahiplerine teslim etmeye kararlı. 
Amber ve Milo’nun tek umudu Issız Tepe’de. Ancak dost canlısı olmayan bu esrarengiz kasabada büyük bir sır, karanlıkların ardına gizlenen bir tehdit ve döşemelerin altında uyuyan yaratıklar var. Ve yılda tek bir gece bu sır sokaklara dökülüyor ve cehennemin kapıları ardına kadar açılıyor.

Tabii ki anladınız.  O gece yaklaşıyor...

₺27,08
₺36,11

Airborne 44 (Ciltli)

 

Biz Avrupalılar, sayısız savaşla yaralanmış bir kıtanın sakinleriyiz. Ne çok cellada, ne çok kurbana, ne çok katliama, ne çok pogroma, ne çok ateşte insan yakmalara, ne çok kötü yenilgilere ve ne çok kötü zaferlere şahit olduk... Günümüz Avrupası 1910’ların, 20’lerin ve 30’ların büyümüş kızıdır. İki dünya savaşı, seksen milyon ölü ve daha çok yaralı bu savaşların tamamen son bulduğu günü görebilmek için eski düşmanların katılacağı gerçek bir birliğin oluşturulması zorunluluğunu doğurmuştu. 
Babalarımızın hayal ettiği ve hâlâ sıcak küllerinden yeniden inşa ettikleri bu Avrupa onların ve bizim suretimizde bir Avrupa’dır: Kusurlu, taslak halinde ve bazen de şizofrendir. Ama bu Avrupa aynı zamanda ortak şaheserimizdir de, ölmesine engel olmak için yeniden sahiplenmemiz gereken bir hayaldir.
Airborne 44 bize tarihinin en uzun barış dönemini sunmak için en kötü çalkanmaların ardından hayatta kalmış bu rüya-kıtaya dair biraz beceriksiz ama samimi bir aşk ilanında bulunan tarihsel-kurmaca hikâyelerdir.
Savaş, başladıktan sonra içine atılan halklara acımaz . Çocuklarımız da barış içinde yaşamayı hak ediyorlar.

₺32,64
₺43,52

Utanca Tanım

 

BEHRAM’ın ‘şiirözü’ diye nitelediği bu yapıtlar bilinen sanat / edebiyat türlerinin hiçbirine benzemiyor. Yazar, en özgün şiirlerinin arkasındaki duygu / gözlem / bilgi birikiminin öykülerini çocuklar ve yetişkinlere masal diliyle anlatıyor. Anlatılanlar ressam Bayram Gümüş’ün renkleriyle bezeli. Öyküleri anlatılan şiirlerin de yer aldığı bu kitaplardaki ‘bilgi notlu görseller’ yapıtların bütünlüğü içinde ayrı bir önem taşıyor. Bilgiler düşgücü harmanına bilimsel kaynaklarından derlenmiştir. Bu ‘bilgi notları’ hem somut gerçeklikle, hem yapıtın omurgası olan şiirle, söylem / gözlem / yorum bütünlüğü içindedir. Bu yapıtlardaki hayat yorumu, çocuk / doğa / yetişkin üçgeni temelinde, çocuk ve doğanın birbiri içinde akışına dönüktür. Bu akış arıdır, durudur, haklıdır, mazlum ve güçlüdür. Bu akışın bulanma nedenleri, bir canlı türü olan ‘çocukluğunu yitirmiş  yetişkin insan’da gizlidir: savaşlar ve doğa katliamı; talan, sömürü, doymazlık ve kâr hırsı; zulüm, işkence, maske, sahtekârlık... gibi. İnsanlığı hayat, çocuklar ve doğanın safına çağıran bu yapıtlar, hayata sevinç, insana tutku, doğaya sevgi taşıyan çocuk  / yetişkin her yaştan herkesin sesidir. Şiirin öz itibariyle düş, duygu, bilgi, sezgi, kültür definesi olduğunu gösteren şiirözü yapıtlarıyla BEHRAM, okura yepyeni bir türle, yepyeni bir zenginlik sunuyor.BEHRAM’ın ‘şiirözü’ diye nitelediği bu yapıtlar bilinen sanat / edebiyat türlerinin hiçbirine benzemiyor. Yazar, en özgün şiirlerinin arkasındaki duygu / gözlem / bilgi birikiminin öykülerini çocuklar ve yetişkinlere masal diliyle anlatıyor. Anlatılanlar ressam Bayram Gümüş’ün renkleriyle bezeli. Öyküleri anlatılan şiirlerin de yer aldığı bu kitaplardaki ‘bilgi notlu görseller’ yapıtların bütünlüğü içinde ayrı bir önem taşıyor. Bilgiler düşgücü harmanına bilimsel kaynaklarından derlenmiştir. Bu ‘bilgi notları’ hem somut gerçeklikle, hem yapıtın omurgası olan şiirle, söylem / gözlem / yorum bütünlüğü içindedir. Bu yapıtlardaki hayat yorumu, çocuk / doğa / yetişkin üçgeni temelinde, çocuk ve doğanın birbiri içinde akışına dönüktür. Bu akış arıdır, durudur, haklıdır, mazlum ve güçlüdür. Bu akışın bulanma nedenleri, bir canlı türü olan ‘çocukluğunu yitirmiş  yetişkin insan’da gizlidir: savaşlar ve doğa katliamı; talan, sömürü, doymazlık ve kâr hırsı; zulüm, işkence, maske, sahtekârlık... gibi. İnsanlığı hayat, çocuklar ve doğanın safına çağıran bu yapıtlar, hayata sevinç, insana tutku, doğaya sevgi taşıyan çocuk  / yetişkin her yaştan herkesin sesidir. Şiirin öz itibariyle düş, duygu, bilgi, sezgi, kültür definesi olduğunu gösteren şiirözü yapıtlarıyla BEHRAM, okura yepyeni bir türle, yepyeni bir zenginlik sunuyor.

₺12,50
₺16,67

Mucizeye Tanım

 

BEHRAM’ın ‘şiirözü’ diye nitelediği bu yapıtlar bilinen sanat / edebiyat türlerinin hiçbirine benzemiyor. Yazar, en özgün şiirlerinin arkasındaki duygu / gözlem / bilgi birikiminin öykülerini çocuklar ve yetişkinlere masal diliyle anlatıyor. Anlatılanlar ressam Bayram Gümüş’ün renkleriyle bezeli. Öyküleri anlatılan şiirlerin de yer aldığı bu kitaplardaki ‘bilgi notlu görseller’ yapıtların bütünlüğü içinde ayrı bir önem taşıyor. Bilgiler düşgücü harmanına bilimsel kaynaklarından derlenmiştir. Bu ‘bilgi notları’ hem somut gerçeklikle, hem yapıtın omurgası olan şiirle, söylem / gözlem / yorum bütünlüğü içindedir. Bu yapıtlardaki hayat yorumu, çocuk / doğa / yetişkin üçgeni temelinde, çocuk ve doğanın birbiri içinde akışına dönüktür. Bu akış arıdır, durudur, haklıdır, mazlum ve güçlüdür. Bu akışın bulanma nedenleri, bir canlı türü olan ‘çocukluğunu yitirmiş  yetişkin insan’da gizlidir: savaşlar ve doğa katliamı; talan, sömürü, doymazlık ve kâr hırsı; zulüm, işkence, maske, sahtekârlık... gibi. İnsanlığı hayat, çocuklar ve doğanın safına çağıran bu yapıtlar, hayata sevinç, insana tutku, doğaya sevgi taşıyan çocuk  / yetişkin her yaştan herkesin sesidir. Şiirin öz itibariyle düş, duygu, bilgi, sezgi, kültür definesi olduğunu gösteren şiirözü yapıtlarıyla BEHRAM, okura yepyeni bir türle, yepyeni bir zenginlik sunuyor.

₺12,50
₺16,67

Tatlı Isırık

Paranormal Aşklar Serisi 2

 

Dakota Cassidy’den romantizm, mizah ve paranormalliği bir araya getiren harika bir seri: PARANORMAL AŞKLAR

Nina, Dişçi Asistanlığı Okulu’ndan mezundu ama bazı kesici dişler, ders kitabındakilere hiç benzemiyordu. Mesela Doktor Berkenstein’ın muayenehanesinde elini ısıran şu “demode isimli hasta” Gregori’nin dişleri… Üstelik bu çekici erkeğin gözünün içine baka baka söylediği yalanlar da kafasını karıştırmaktaydı. Taştan yapılma üç kulesi ve yukarı çekilerek açılan köprüsüyle, ortaçağdan kalma gibi görünen tuhaf bir evde, ya da kızların deyimiyle “kalede” yaşayan Gregori, Nina’nın aradığı sıcak bir kucak mıydı yoksa büyük bir bela mı? 

Genç kadının, bir komandonun gece görüş gözlüğüyle yarışabilecek keskinlikte gözleriyle, sokağın karşısındaki dairelerin içini görebilmesi de iyiye alamet değildi. Nina’ya neler oluyordu? Gökte süzülen kuşların kanat çırpışını bile duymaya başlamıştı! İnternete girip araştırdığında kendisindeki belirtileri açıklayan tek bir sözcük vardı: Vampir!

₺22,22
₺29,63

Kurtadama Âşık Oldum

Paranormal Aşklar Serisi

 

Dakota Cassidy’den romantizm, mizah ve paranormalliği bir araya getiren harika bir seri: PARANORMAL AŞKLAR

Bobbie-Sue kozmetik şirketinin hırslı kızlarından Marty Andrews, kariyer basamaklarında istediği yerde olmadığını anlamıştır... Tek başına yaşam mücadelesi verdiği New York ve buradaki geleceği artık gözünü korkutmaya başlamıştır. Aynı gece köpeği Muffin ve iki kız arkadaşı ile evine dönerken, dünyası başına yıkılır. Bir sosis kadar minik Muffin’e, kanlı gözleri olan devasa bir köpek saldırmıştır. Köpeğini kurtarmak için pahalı tayyörünün yırtılmasını bile göze alıp karanlığın içine atılan Marty’nin hayatı, bu yaratık tarafından ısırıldıktan sonra hızlanıverir. Aynı günlerde üst katına taşınan yeni komşusu Keegan Flaherty, tuhaf hikâyeleriyle kafasını karıştırıp, yüreğini hoplatmaktadır. Keegan bir kurtadam olduğunu iddia etmektedir, ama kurtadamlar böyle şık, gizemli ve bu kadar güzel kokan erkeklerse, Marty bu gizli camiaya katılmaya çoktan razıdır!

₺22,22
₺29,63

Kırmızı Anahtar

Çift Taraflı Kitap

 

Akıl, anahtardır, anahtar ise güçtür. Anahtar kimin elindeyse o hem şehrin, hem yüreğin, hem de gücün sahibidir. Yarını sana sunacak tek şey, geçmişini  açan anahtardır.

Geçmişin ise anahtardaki şifrede gizli. Görüyor musun ?

15.000 Ebeveyne ulaşan ‘’Bilinçli Ebeveyn Okulu‘’  Sosyal sorumluluk projesi kurucusu Soner Koşan’dan  kişisel ve ülkesel gelişim hikâyeleri

₺23,61
₺31,48

Anne Olunca Anlarsın Dediler Geldik!

Mükemmel olmayan anneler ve anne adayları için

 

“Selindrella” serisi ile okurun kalbinde taht kuran ve dünyada chick-lit olarak adlandırılan “şehirli, çalışan genç kadınları hedefleyen romantik komedi” türünde Türkiye’de bir trende öncülük eden senarist-yazar Ekin Atalar, yeni romanı Anne Olunca Anlarsın Dediler Geldik! ile okurlarını güldürmeye devam ediyor. Artemis Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan romanda, günümüz kadınlarının hemen hepsi kendinden bir şey bulacak.

Hayatınıza bir bebeğin katılımıyla, anne olmadan önce edilen büyük lafların, girilen beklentilerin, yapılan planların hepsinin unutulacağı bilinen bir gerçektir. Hiç bitmeyecek bir okula adım atan, dahası hiç maaş vermeyecek bir patronun, bebeğinin emrine giren annenin tek tesellisi, bu yolda yalnız olmadığını bilmektir belki de. İşte bu yüzden, bu romanın ana karakterinin bir adı yok. Çünkü o, anneliğin muhteşem, kutsal, engebeli, zor ve eğlenceli yollarında, dünyadaki bütün anneleri temsilen yürüyor. Anne Olunca Anlarsın Dediler Geldik! anne olan, anne olmayı düşünen ya da bir canlıya ebeveynlik eden herkesin kahkahalarla okuyacağı, içimizden bir roman.

₺20,84
₺27,78

İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı?

 

Nevşin Mengü’den zülfiyâre dokunan bir kitap.
 İlk kitap.

Bu kitabın yazarını televizyon ekranından tanıyoruz daha çok. Sözünü sakınmayan, dobra dobra konuşan, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışan biriydi Mengü. Burada, bu kitapta da aslında tüm bunları beraber yapıyor: Sözünü sakınmıyor, kitapta bahsettiği insanların çoğuyla ve okuyucusuyla dobra dobra konuşuyor, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışıyor. 

2009 yılında, genç bir muhabir İran’a giderse neler olur? Dahası, 2009 yılında genç bir muhabir olan Nevşin Mengü İran’a giderse neler olur? Gazetecilik yapar ve bir yandan gördüklerini, hissettiklerini, yaşadıklarını kaydeder. Ortaya bu “anlatı” çıkar böylelikle. 

İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? hassas zamanların kitabı. Hassas zamanları adeta sıradanlaştırmış bir ülkenin gazetecisinden, komşu ülkeye bakan bir ilk kitap. 

“İyiler yine kaybetti sonuçta İran’da. Hep öyle olmuyor mu son dönemlerde buralarda...”

₺15,28
₺20,37

Bana Bir Şans Ver

 

Ne kadar yukarı çıkarsanız, o kadar yüksekten düşersiniz.

MANHATTAN’DA İHANETİN OLDUĞU KADAR DOSTLUĞUN DA BİR BEDELİ VAR. ÇÜNKÜ NE DERLER BİLİRSİNİZ.
BEDAVAYA SADECE GÜNEŞ DOĞAR...

İhtişamlı giriş diye buna derler: Carlyle üçüzleri, Yukarı Doğu Yaka’da çoktan birkaç dost ve daha da fazla düşman edinmeye başladı. O, en yakın arkadaşının kız arkadaşını çaldı, A, Chanel bale pabuçlarının kraliçesini tahtından etti ve B de yanında o malum özel kişi olmadan kuş gibi, Avrupa’ya uçuverdi. Artık Beşinci Cadde boyunca keskin bir hat çizildi ve açık savaş ilan edildi. Tarafınızı seçin.
Beni sevdiğini biliyorsun ❤ dedikoducu kız

 

₺18,75
₺25,00

Ofis Yazıları

“Kafka’nın Ofis Yazıları, sıradan memur Kafka mitini yerle bir ediyor!”

 

Franz Kafka: Ofis Yazıları Kafka’nın üst düzey bir bürokrat olarak yaptığı iş yazışmalarının en ilginçlerini bir araya getiriyor. Bu yazışmalar Kafka’nın, genel kanının aksine, ofiste sıkıcı evrak işleri arasında kaybolmuş, gündelik hayatına yabancılaştığı için hayal dünyasına sığınan önemsiz bir memur olmadığını, hünerli bir avukat, zeki bir dava takipçisi ve döneminin sosyal, ekonomik ve politik meseleleri konusunda yenilikçi düşünceleri olan bir fikir adamı olduğunu gözler önüne seriyor.
Kafka’nın ofis yazılarıyla eserleri arasındaki paralellikleri inceleyen kitap, yazarın birbiriyle bağdaşmadığı varsayılan iki kimliğinin aslında birbirini besleyen, birbirinden ayrı düşünülemeyecek kimlikler olduğunu, geceleri kaleme aldığı romanlarının gündüz yaptığı ofis yazışmalarından esinlendiğini öne sürüyor.
Dünyanın en önemli iki Kafka uzmanı ve Amerika’nın önde gelen insan hakları avukatlarından biri tarafından hazırlanan çalışma, Kafka’nın dünyasını daha iyi anlayabilmemizi sağlayan çok farklı bir bakış açısı sunuyor.
“Bu çalışma Kafka’yı ve eserlerini daha iyi anlamamıza büyük bir katkı sağlıyor.”"--Harold T. Shapiro,
“Franz Kafka: Ofis Yazıları okurları şaşırtıcı, yeni bir Kafka’yla tanıştırıyor: Yasal ve edebi çalışmaları birbiriyle yakından ilişkili, üst düzey, kendine güvenli bir bürokrat.” John Zilcosky
"Bu yetkin eser, Kafka çalışmalarındaki bir boşluğu dolduruyor ve onun gündüzleri bir sigorta şirketinde çalışıp geceleri romanlar yazmanın çelişkisiyle işkenceler çeken bir deha olduğuna dair algıyı değiştiriyor.” M. McCulloh, Choice

 

 

₺29,17
₺38,89

Kiminleysen Onu Sev

 

MASALLARDA, KIZLARI SADECE BEYAZ ATLI PRENS UYANDIRIR. MANHATTAN’DA İSE GERÇEKLER...

Şükran Günü gelip çattı. Carlyle üçüzleri New York’un soğuğundan kaçıp tropik iklime sığınmayı dört gözle bekliyor. Üstüne üstlük arkadaşlarını da bu maceraya ortak edebilecekler. Ve elbette bu tatili ısıtacak tek şey güneş değil. Ben tahmin hakkımı ateşli havuz başı sohbetlerinden yana kullanıyorum. Aman güneş kremlerinizi ihmal etmeyin… Yoksa yanarsınız, 
benden söylemesi. 
Beni sevdiğini biliyorsun ❤ dedikoducu kız

 

 

₺18,75
₺25,00

Belli Belirsiz Şeyler Anısına

 

“Adonis Arap şiiri için milattır.
Bir ondan önceki Arap şiiri, bir de ondan sonraki.”
SAMUEL HAZO

Fenike mitolojisindeki Adonis efsanesinden esinlenerek bu adı alan Ali Ahmed Said İsbir, günümüzde yaşayan en etkileyici Arap şairi olarak kabul edilmektedir. Şiirlerinde yeni bir mistik dünya yarattığı düşünülür; geleneksel tasavvuf yaklaşımlarının dışında, tasavvufun sürrealizmle ilişkisini araştırır onun şiiri. Bireyciliğin de metafizikle olan ilişkisini kurcalar. Dönemine damga vurmuş şairliğinin yanı sıra, eleştirmen ve çevirmendir. Türkçe uzun süredir Belli Belirsiz Şeyler Anısına’yı bekliyordu. İşte şimdi Mehmet Hakkı Suçin çevirisiyle okurun karşısında!

Çoğu zaman kapalı ve zaman zaman da sürrealist düzyazı şiirlerini içeren Belli Belirsiz Şeyler Anısına bizi “eve ulaştıran iz”dir Adonis için. Yol boyunca gördüğü her şeydir. Hiçbir şeyin bu izin dışında kalmasını istemez şair. Kül, duman, ölüm, yaşam, ev, sis, gül, zaman, umut, umutsuzluk, aşk, sevgi, gök, deniz, kadın, adam. Kısacası yaşama ve ölüme dair ne varsa, bilinir kılmanın ve bilinmenin bir parçası olur. Yaşama çevrilen bir teleskoptur Belli Belirsiz Şeyler Anısına. Onu bilmek isteyen gözleri ve kalpleri bekleyen, naif bir şölen.

“Günümüzün en cesur ve kışkırtıcı Arap şairi.”
EDWARD W. SAID

 

 

₺15,98
₺21,30

Oz Büyücüsü

 

Amerikalı yazar L. Frank Baum’un çocuk edebiyatında çığır açan Oz Büyücüsü adlı eseri yüzyıllara meydan okuyarak günümüzde de yediden yetmişe herkes tarafından hâlâ sevilerek okunuyor.
Kansas’ın uçsuz bucaksız, kavruk çayırlarında yaşamını sürdüren Dorothy bir kasırgaya kapılarak kendini büyüleyici ve doğaüstü Oz ülkesinde bulur. Em teyzesi ve Henry amcasına geri dönmek için Büyük ve Korkunç Oz’a ulaşmaya çalışan küçük kız, köpeği Toto ve yolda tanıştığı Teneke Adam, Korkuluk ve Korkak Aslan’la birlikte maceradan maceraya atılır.
1900’de yayımlanan ilk kitabın orijinal tam metninin çevirisi ve W.W. Denslow’un orijinal çizimleriyle Oz Büyücüsü’nün hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı dünyasında eğlenceli bir yolculuk sizleri bekliyor. 

 

₺16,67
₺22,22

Esrarengiz Yabancı

 

Mark Twain genellikle Tom Sawyer ve Huckleberry Finn ile bilinir. Oysa kısa öyküleriyle Amerikan edebiyatının kurucularındandır. Altına hücum döneminden açgözlü küçük kasabaların düzenbazlığına, insanların gerçek yüzünü gözler önüne sermiştir. Taklit edilemez bir nüktedanlıkla ince ince anlatır, hazırcevaplılığı öyle şaşmaz öngörüler içerir ki, bütün itirazları baştan boşa çıkarır. Ne de olsa Hemingway’in dediği gibi, “Amerikan edebiyatının kaynağıdır.” “İyi kitap okumadıktan sonra okuma yazma öğrenmenin ne yararı var ki” lafı ona mal edilmiştir. Sizi üçüncü iyi edebiyata davet ediyoruz.

“Çoğu zaman sarkastik bir mizah ve bol hayat dersi; başkası yapsa itici olacak
bu tarz onda hoşumuza gidiyor. Mark Twain kendisiyle gurur duymuş olmalı.”
–Booklist

₺12,50
₺16,67

Mozart

Bir Dâhinin Sosyolojisi

 

Mozart’ın yetiştiği saray müziği geleneğinde, müzisyenler en fazla bir tür zanaatkâr gibi görüldüğünden, onlardan tek beklenen saray halkını eğlendirmekti. Bu nedenle de, bugün bir dâhi olarak görülen Mozart kısa yaşamı boyunca sürekli bir iş edinmek için koşturmuştu ve bulabildiği tek iş de Salzburg’da küçük bir sarayda orgculuk olmuştu.

Elias’a göre Mozart başarısız olmuştu, çünkü buna hazır olmayan bir toplumda bağımsızlığının peşinde koşuyordu. Viyana aristokrasisinin sırt çevirmesiyle işsiz ve borç batağında yaşamak zorunda kaldı. En çok istediği eserlerini besteleyemedi ve anlamsız bir hayat yaşadığına inanarak öldü.

Mozart, bireysel yaratıcılık ile bunu denetim altına almaya çalışan toplumsal beğeninin karşı karşıya kalmasının trajik sonuçlarını gözler önüne seriyor.

₺15,28
₺20,37

Gerçekleşmeyen Gerçeklik

 

Yolculuğa Övgü, Filozofların Karnı, Bir Putun Alacakaranlığı kitaplarıyla tanıdığımız Fransız filozof Michel Onfray, Gerçekleşmeyen Gerçeklik adlı kitabında, Cervantes’in Don Quixote’sinden hareketle “Donkişotluk” kavramı üzerine düşünüyor.

Onfray; paranoyak, kötü niyetli, saldırgan, her an değişebilir, inkârcı bir kişiyi olumlu bir örneğe, hatta yel değirmenleriyle savaşan yiğit bir şövalyeye, gerçek bir kahramana dönüştüren tuhaf bir simya olarak nitelendirdiği “Donkişotluk” ile Cervantes’in yarattığı kahraman arasındaki anlam kaymasından hareketle, gerçekleşmeyen gerçekliğin romanın yazarları, kahramanları ve okurları tarafından nasıl farklı şekillerde ele alındığını, gerçeklik zemininin ve algılanışının nasıl değiştiğini inceliyor.

“Don Kişot dünyayı dile getiren fikrin dünyadan daha gerçek olduğunu düşünen simgesel bir Platoncu olarak ortaya çıkmaktadır. Gezgin şövalye devler görürken, Sanço Panza bunların değirmen olduklarını söyleyecektir ama Don Kişot burada kendi gördüğünün, görünen şeyden daha doğru olduğunu söylemekte ısrar edecektir. Özetle, Cervantes’in kahramanının deliliği şu tür bir düşünme biçiminden kaynaklanmaktadır: Kendi fikrinin, gerçekliğin gösterdiğinden daha gerçek olduğuna inanmak —Thales’in başlattığı soydan gelen Batılı düşünürün sık sık yakalandığı işte bu hastalıktır…”
MICHEL ONFRAY

₺12,50
₺16,67

Altın Kapı

Resimi Musiki ve Şiir Üzerine Yazılar

 

Arkadaşları Yahya Kemal’e bir gün Kadıköyü’ndeki bir dost evinde Tanburî Cemil Bey’i dinletirler. Büyük şairin o günkü izlenimlerini Cemil Bey’in oğlu Mesut Cemil’e anlattıktan sonra söylediği şu cümle, 
eski musikimizin kültürümüz açısından ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlatır: “O zaman karşımda altın bir kapı açıldı. Memleketime bu kapıdan girdim.”
Bu kapının ardında bütün bir medeniyetimiz vardır. Plastik sanatlar, mimari, musiki, eski şiir ve elbette İstanbul... Bir Anadolu 
şehri çorak kültür ortamında nasılsa keşfettiğim Yahya Kemal de benim için bir “altın kapı” olmuştu. Onun sayesinde on beş yaşımdan beri kültürümüzün zengin dünyasında seyahat edip duruyorum. Bütün yazarlık hayatımın bu kapının arkasındakileri görme ve gösterme çabasından ibaret olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Altın Kapı’yı bu uzun seyahatten izlenimler olarak okuyabilirsiniz.

₺24,31
₺32,41

Halit Ziya Uşaklıgil - Siyah Bir Adam

 

Türk edebiyatının yaşayan belleği Selim İleri’den yepyeni bir Uşaklıgil kılavuzu!

Dört cilt halinde yayımlanan Sanata Dair yayımlandığı dönem de çok ilgi çekmişti. Bu dört ciltte Uşaklıgil’in entelektüel ilgileri, Türk ve dünya edebiyatına dair fikirleri, o büyük üslupçuluğuyla açtığı tartışmalar, dil ve edebiyat meselelerine yaklaşımları bir aradaydı. Siyah Bir Adam, dört cildin içinden Selim İleri’nin seçtikleri ve notlandırmasıyla okuyucunun karşısına çıkıyor...
Selim İleri bizi bu defa Uşaklıgil yolculuğuna davet ediyor.

Halid Ziya, Edebiyat-ı Cedide’nin en ünlü şairini önce Kırk Yıl’da anlatır. Bu hatırlayış yazısıyla Fikret’e bir kez daha geri dönmek ihtiyacını duymuş. Kırk Yıl’daki Fikret’le Sanata Dair’deki “Sis” şairi, ikisi de “siyah bir adam” diye nitelendirilmiştir.

Fikret “Sis” şairi olarak yaşayacaktır diyor Halid Ziya. Lise sonda okuduğum, dilini sökmekte zorlandığım “Sis”, ezgisiyle beni büyülemişti. Bu şiiri yerle bir edici ilençleri sebebiyle Yahya Kemal yanıtlamış: “Siste Söyleniş”... “O bedduâ...” diyor. Aşk-ı Memnu romancısıyla “Siste Söyleniş” şairinin karşıt yaklaşımları güncelliğini
bence hâlâ koruyor.

Selim İleri

₺16,67
₺22,22

Renkgiller Oyun Peşinde

 

Farklı bir aileyle tanışmaya hazır mısınız? Onlar çok renkli.
 Evleri sizinkilerden biraz farklı. Evi paylaştıkları tüylü dostları da öyle. 
Ateş Bey’in günleri müzik, Yaprak Hanım’ın ise resim ile geçiyor.
 Uzay sporsuz hayat düşünemiyor. 
Lila doğaya düşkün bir Jjimnastikçi.
 Pati pireleriyle konuşuyor, Uçan Kanat kılıktan kılığa  giriyor ve Kontes
 “Ben nasıl oldu da bu aileye düştüm!” 
diye kendi kendine söyleniyor. 
Bu pek de “normal” görünmeyen aileyle
 tanışmak ister misiniz? 
Hem “normal” nedir ki zaten…    

₺12,50
₺16,67

Gizli Arkadaşlar

1b Sınıfı Sınıf İçi İletişim

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
1b sınıfının öğretmeni, öğrencilerinin arkadaşlık bağlarını kuvvetlendirmek için harika bir oyun bulmuş: Gizli Arkadaşlar Oyunu! Yapılacak çekilişle sınıftaki herkes birinin gizli arkadaşı olacak ve bir hafta boyunca arkadaşını mutlu edecek şeyler yapmaya çalışacak. 

₺10,42
₺13,89

Kavga Etmek İstemiyorum!

1B Sınıfı Zorbalık

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Frank ve Olle bir çörek yüzünden kavgaya tutuşuyorlar. Kavga büyüyor da büyüyor… Aslında Frank kavga etmek istemiyor, Olle de… Peki, neden kavga ediyorlar? Sorunları çözmenin başka bir yolu yok mu?

₺10,42
₺13,89

En İyi Arkadaş

1b Sınıfı Hayvan Sevgisi

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Melker bir köpeği olmasını çok istiyor. En sonunda annesini ikna ediyor ve bir yavruyu sahipleniyor. Şimdi hayallerini gerçekleştirme zamanı! Ama işler umduğu gibi gitmiyor. Bobo çok yaramaz ve hiç söz dinlemiyor. Sizce Melker hayallerine kavuşabilecek mi?
Oscar’ın gizli arkadaşı Maja! Acaba Maja nelerden hoşlanıyor? Oscar Maja’yı mutlu etmenin yollarını arıyor. Sizce başarılı olabilecek mi?

₺10,42
₺13,89

Abla Oluyorum

1b Sınıfı Kardeş Kıskançlığı

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Siri’nin küçük bir erkek kardeşi oldu. Adı Folke. Küçücük olmasına rağmen bütün evi kaplıyor, tüm gün süt içip ağlıyor ve çok kötü kokuyor. Anneyle babanın Siri’yle ilgilenecek bir dakikası bile yok. Poff! Abla olmak hiç güzel değil! 
Ama bir gün Folke Siri’ye gülümsüyor ve sonra her şey değişiyor.

₺10,42
₺13,89

Yeni Sınıf

1b Sınıfı Dışlanma Kaygısı

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Frank’ın yeni okulundaki ilk günü… Sınıfının adı da 1b! Ama Frank eski okulunu, arkadaşlarını ve öğretmenini çok özlüyor. Acaba şimdi ne yapıyorlar? Yeni öğretmeni eski öğretmenine hiç benzemiyor, sınıftaki kimseyi de tanımıyor… Ya teneffüste kimse onunla oynamak istemezse? Ya matematik kitabı çok çook çoook zorsa? Ya kimse onu sevmezse?
Sizce Frank yeni arkadaşlar edinip okuluna alışabilecek mi?

₺10,42
₺13,89

Arkadaşlar Küser mi?

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Lova ve Siri henüz konuşmayı bile öğrenmeden arkadaş olmuşlar. İkisi de 1b sınıfında ve her zaman yan yana oturuyorlar. Her şey harika giderken bir gün kelebek şeklinde bir silgi yüzünden olanlar oluyor… Siri ve Lova küsüyorlar. 
Siri, Lova’nın doğum günü partisine gidip gitmemek konusunda kararsız. Peki, sizce arkadaşlar küser mi?

₺10,42
₺13,89

Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber

 

Özellikle ‘genç’ beyinlerin, kendi görüş ve iddialarını sorgulamalarına ve gündelik olaylara ilişkin akıl yürütmede en fazla karşılaşılan sorunların analizi temelinde bakış açılarını geliştirmelerine yardımcı olmak kitabın iki temel amacı olarak öne çıkıyor. Zaten eserin gücü de en hassas felsefi tartışmaları en somut örneklerle okuyucunun önüne getirmesinden kaynaklanıyor. Birinci bölüm temel kavramları açıklarken; ikinci bölüm eleştirel düşünmenin önündeki en yaygın engelleri tanımlıyor ve son bölüm ise bu engellerin üstesinden gelebilmek için bazı stratejiler öneriyor.
Eleştirel Düşünme’nin, tartışma kültürünün ve eleştirel düşünme pratiğinin, üniversitenin dışına taşarak toplum geneline yayılmasında bir tuğla olması dileğiyle...

₺24,00
₺32,00

İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan

 

Sufiler insanı anlatmak için ibnü’l-vakt, yani “vaktin oğlu” demişlerdi. Önemli bir düşünceyi içeren bu ifadenin, çağımızda geçmişten ve gelecekten soyutlanarak yaşadığı anda hapis kalmış ve bu anın dışındaki her şeyi önemsiz sayan insanı anlatacağını hiç düşünmemişlerdi herhalde. Çağdaş insanı anlatan en iyi ifadelerden biri, onu insanlık ailesinden kopartarak, belirli bir zaman dilimine hapseden bu “yaşanan ana ve şimdiye” hapsedilmişlik ve kuşatılmışlık olabilirdi. Bu durum tarih anlayışının ve düşüncenin etkisizleştiği ülkemizde daha açık gözlenir. Çağdaş insanın en büyük ihtiyacı, kendini insanlık ailesinin ferdi sayabileceği bir zaman ve tarih bilincidir.

₺23,61
₺31,48

Başkalaşımlar

 

Farklı farklı öyküleri birbirine örerek dost canlısı kulakları birkaç hoş fısıltıyla okşamak isterim; tabii Nil’den gelen şu sivri uçlu kamışla yazdığım Mısır papirüsüne göz gezdirmeye üşenmezsen. İnsanların biçimlerinin ve yazgılarının başka görünümlere dönüşmesine ve iç içe örülerek yeniden kendi asıl halini almasına şaşırıp kalacaksın. Öyleyse başlayalım. 
Birbirinden ilginç öyküleri peş peşe dizerek okuruyla ilgisini hiç yitirmeden, karşılıklı duygu alışverişinde bulunarak telaşla, hevesle, istekle yazan, Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Lucius Apuleius’un yapıtıdır Başkalaşımlar. Batı edebiyatında yüzlerce çevirisi yapılmış, pek çok sanat eserine esin kaynağı olmuş, görsel sanatların görkemli eserlerine malzeme oluşturmuş, 11 kitaplık bir öykü klasiğidir. Roma İmparatorluğunun eyaletlerinde yaşayan sıradan insanların gündelik hayatlarının çarpıcı yanlarının alaycı ve eğlendirici bir ifadeyle sunar. Yanlış bir büyü sonucu eşeğe dönüşmüş bir insanın gözünden insanoğlunun gizemli doğası ortaya dökülür. Bir ahlak felsefecisi gibi, insanın yaşamını, ahlakını, zayıflıklarını ve erdemlerini değerlendiren, düşünen, konuşan, sevinen, öfkelenen bu sevimli eşek, başından geçen öykülerle, okuyucuyu tümüyle kendi dünyasının içine çeker.  

₺16,67
₺22,22

Savaşçı Kediler - Yıldız Işığı

Yeni Kehanet 4. Kitap

 

BARIŞ SAĞLANMADAN ÖNCE ÇOK KAN DÖKÜLECEK!

Zorlu bir yolculuğun ardından kabileler en sonunda yeni yurtlarına ulaşıyor. Şimdi savaşçı kedilerin kendi arazilerini belirleyip yabancı oldukları bu toprakları tanıma vakti. Yeni yurtları hiç ummadıkları tehlikelerle dolu. Yine de ormanda karşılaştıkları bu tehlikeler kendi içlerindeki tehditler kadar zorlu olmayabilir. Binbir umutla geldikleri bu topraklarda barış olacak mı, yoksa geride bıraktıkları savaş yeniden mi canlanacak?

₺15,28
₺20,37

İstanbul (Ciltli)

 

“İstanbul’a ilk kez 25 yıl önce gittim ve o zaman âşık olduğumu anladım. Şehir geçmişte birçok büyük uygarlık için mihenk taşı olmuş ve bin yıl boyunca nesillerin hem hayallerini gerçekleştirmiş, hem de hayal kırıklığına uğratmıştır. Haklı olarak “O Şehir” diye bilinir, çünkü iki safir arasındaki zümrüttür, tüm dünyanın arzuladığı yerdir.” –Bettany Hughes
 
“Kimi zaman bir aşk mektubu gibi, kimi zaman da kaybolan şeylere övgü gibi yazılmış. Yazarın geçmişten günümüze milyonlarca sakiniyle birlikte şehir için duyduğu sevgi ilk sayfalardan itibaren karşımıza çıkıyor: elinizdeki kitap da akılla yazıldığı kadar kalple yazılan bir kitaptır. Unutulmuşlara, sessizleştirilmişlere, dışlanmışlara kulak vererek gerçekleri ve hikâyeleri toplamıştır. Yalnızca tarih âşıkları ya da dünyadaki en önemli şehirlerden birini ziyaret edenler değil, kültür, uygarlık, çok kültürlülük ve toplumsal hafızayla ilgilenen herkes bu kitabı ilgi çekici bulacak. İşte birçok farklı dile çevrilmesi gereken önemli bir kitap.”  –Elif Şafak, The Spectator

İstanbul  6000 yıllık tarihi boyunca Fenikeliler, Cenevizliler, Venedikliler, Yahudiler ve Vikingler için yurt; Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorlukları için de başkent olmuştur. Hughes, dünyanın en büyük şehirlerinden birinin tarihinin izini muhteşem bir şekilde sürmüş. –The Guardian

₺40,97
₺54,63

Jeopolitik Derinlik

 

İslam âlemi, tarihinin en sarsıcı jeopolitik savaşlardan birinin içinde. Bu savaş salt askeri bir savaş değil, aynı zaman bir fikirler savaşıdır. İslam, bu savaşta bir fikir olarak ya kendi kabuğuna çekilecek ve tarihe yön verme yeteneğini tamamen kaybedip gelecek kuşaklarını yitirecek ya da o, unutmuş olduğu kendi değerlerini yeniden keşfedip, sadece kendi dünyasının değil, Kaliforniya’dan Pekin’e yeryüzünün tamamı üzerinde yükselmesi gereken barış, adalet ve erdem ilkelerini sahiplenecek. 

Muhammed (asm) tikel bir cemaatin güçlenmesi ve yeryüzünde tahakküm kurması için çabalayan devri geçmiş bir kahraman olmadı hiçbir zaman. Güvenilir, zeki ve başarılı bir tüccar olarak peygamberlik öncesi yaşamında, eğer o günkü Mekke ticaretinin iletişim ağlarına bakılırsa, Çin’den Roma’ya yeryüzünün tüm sorunlarını derinlemesine bilen bir yeryüzü yurttaşıydı. Ve Kur’an onun tüm insanlığı kuşatan ıstıraplarına inmişti. 

Kur’an, eğer doğru okunursa, nüzulünden itibaren on dört asır geçmiş olmasına rağmen yeryüzünde çıkmış, çıkabilecek her barış, adalet ve erdem mücadelesinin manifestosu olma özelliğini hâlâ korumaktadır. 21. asırda yaşayan ve yeryüzünü her halkıyla, her diniyle, her uygarlığıyla, Doğu’su, Batı’sı, tarihi, şimdisi ve geleceğiyle kucaklamak isteyen bir yeryüzü yurttaşı, Kur’an’da kendi ütopyasını tüm güzelliği ve tazeliğiyle bulacaktır. Bugün yaşadığımız jeopolitik savaştan bir yeryüzü barışı çıkarabilmek ve çağın her ulustan “Muhammedine” cılız da olsa bir parça ışık tutabilmek için… 

₺20,84
₺27,78

Patasana (Midi Boy)

 

Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana'nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...
"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, 'Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,' yazılan Saray Başyazmanı Patasana."

₺11,18
₺14,90

Olmayan Sevgili

 

Şimdi aklım,
Kum saatinden dökülen taneler yavaşlığında...
Aklım,
anların kum taneleriyle sayılabildiği bir zamanda şimdi,
Ve öyle sakinim…
Bakma bağırıp çağırdığıma.
Sen beni bir de vazgeçmemişken görmeliydin!

₺15,98
₺21,30

Anlat Anneanne

 

Anılar… Anılar…
Aile sırları.
Kızlarımın bile bilmediği,
okurlarımın merak ettiği,
hüzünlü anılar. Komik anılar.
Çocukluğumun, Cumhuriyet ruhunu
gururla taşıyan Ankara’sı.
Ailede evlenmeler, boşanmalar.
Genç kızlığımın dünya şehri, artık eski
Türk filmlerinde kalmış güzelim İstanbul.
Kolej yılları, arkadaşlar, muziplikler.
Benim evlilik masalım.
Yasemin kokulu sokaklarıyla Mersin.
Otuz yedi yılda yazılan otuz bir kitap.
Ve gerisi…

₺18,75
₺25,00

Uzay Piyangosu

 

Gelecekte dünyayı yönetmeye ne dersiniz? 
Rastgelelik üzerine kurulu piyango sisteminde dünyanın en güçlüsü olmak için herkesin eşit şansı var. Ama dikkat edin, bu yeni dünyada halkın bir numaralı eğlencesi bir suikastçının Oyunun Efendisini yok etmeye çalışmasını izlemek. Tüm bunların arasında, dünyayı değiştirmek isteyen genç Ted Benteley kendisini kuralların her an değiştiği bu tehlikeli oyunun içinde bulur.  
 
PKD'nin ilk romanı Uzay Piyangosu'nda telepatları, insanların bireyselliğini yok eden güçlü şirketleri, androidleri,
uzay yolculuğunu, gerçek dünyanın korkularını
ve endişelerini bulacaksınız.  
Geleceğe hoş geldiniz.     

 

₺15,98
₺21,30

Hz. Süleyman'ın Yüzüğü

 

“Bu âlem perdelenmiştir. Sırra ermek istersen perdenin gerisini de görmeyi bileceksin! 
En değerli kitaplar, sırlarını yalnızca okumasını değil, bakmasını, görmesini bilene açarlar.”

Haçlılar, 15 Temmuz 1099’da Kudüs’ü işgal ettiğinde 
70.000 Müslüman ve Yahudi’yi kılıçtan geçirir.
Sırrın Muhafızları o gece şehri gizlice terk edip Endülüs’e doğru yola çıkarlar. Kitap, yazarı gibi bir Müslüman’a 
emanet edilmiştir. Dürbün, Katolik varistedir. 
Yüzük ise Hz. Süleyman’ın Yahudilere mirasıdır.
Son muhafız Piri Reis, bir yandan yüzüğü korumak, 
diğer yandan sırrını çözmek zorundadır.

Sultan Polat, Ahit Sandığı’nda okuyucuyu zekice 
kurguladığı şifrelerle, efsane ve gerçekleri birbirinden ayıklamaya çağırmıştı. EFSANE ZAMANLAR SERİSİ’nin 
ikinci kitabı Hz. Süleyman’ın Yüzüğü’nde ise şifrelerin 
yerini hiç sorulmamış bilmeceler, hiç anlatılmamış
 efsaneler ve kan sırları alıyor. 

₺20,84
₺27,78

Üç Silahşörler Yirmi Yıl Sonra (Ciltli)

 

Üç Silahşörler’in devam kitabı olarak yayımlanan Yirmi Yıl Sonra, 1648-1649 yıllarında Fransa’da yaşanan ayaklanmalar etrafında gelişen olayları ele almaktadır. İç savaş, Fransa’da XIV. Louis’nin tahtını sallarken, İngiltere’de de Kral I. Charles, Cromwell’in tehdidi altındadır. 

Silahşörlerin Milady ve Kardinal Richelieu’ye karşı kazandıkları zaferin üzerinden tam yirmi yıl geçmiştir. Bu dört arkadaş politik görüşleri bakımından birbirinden ayrılmıştır: Athos ve Aramis Prens’in yanında dururken; D’Artagnan da Porthos’u Richelieu’nun halefi Mazarin’i desteklemeye ikna etmiştir. Birlikte kılıç sallayan silahşörler, şimdi birbirlerine kılıç çekme tehlikesiyle karşı karşıyaydılar. Milayd’nin intikamını almak üzere ortaya çıkan kişiyse işleri iyice zora sokacaktır.

Bu unutulmaz eser, Alexandre Dumas’nın ölümsüz kahramanlarına bir kez daha can veriyor. Dört nala koşan atların toynak sesleri, parıldayan kılıçlar, siyasi entrikalar ile tozun dumana karıştığı bu macerayı soluksuz okuyacaksınız. 

₺40,97
₺54,63

Kıskaç

İki psikopat katil Dedektif Alex Cross'un peşinde!

 

Dedektif Alex Cross, artık suç dünyasından uzaklaşıp, çocuklarına daha fazla vakit ayırmaya karar vermiştir. Ancak, kendi yaşamında adrenalin azalsa da yeni sevgilisinin iş temposu oldukça yüksektir. Washington Polis Teşkilatı’nın dedektifi Brianna Stone, cesareti, güzelliği ve başarılarıyla göz doldurmaktadır. Cross ile Stone, romantik bir aşka teslim olsalar da Amerika’nın başkentinde kötülüğün durmaya hiç niyeti yoktur. Cinayetlerini internette yayınlamaktan zevk alan bir katili yakalama görevini üstlenen Stone’a, konunun uzmanı olduğu için Cross’un yardım etmesi istenir. Ancak dedektifin sokaklara geri dönüşü, başka bir canavar ruhlu mahkûmun planlarıyla aynı tarihe gelmiştir. Cross’un peşinde bu kez bir değil iki psikopat katil vardır!

Dünyanın en çok okunan polisiye yazarı James Patterson’dan yeniçağın psikolojik travmalarına dair soluk soluğa bir roman...

₺20,14
₺26,85

Üzüldüğüm Zaman

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları
Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille uygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Üzgün hissetmek hatta bazen üzüntünüzü anlatmak bile acı verir. Bu hikâye çocuklara, üzüntülerini güvendikleri insanlarla paylaşmanın, onları rahatlatıp daha iyi hissettireceğini anlatıyor. 

₺9,00
₺12,00

Kendime Güvendiğim Zaman

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları
Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille uygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Çocukların gelişiminde özsaygı kavramının öğretilmesi çok önemlidir. Bu hikâyede pozitif ve eğlenceli örneklerle kendine güvenmenin önemi anlatılıyor. 

₺9,00
₺12,00

Kızdığım Zaman - Nasıl Hissediyorum?

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları
Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille uygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Öfke çocuklar için çok güçlü bir duygudur hatta bazen korkutucu bile olabilir. Bu hikâyede çocukları öfkelendirebilecek durumlar ve bu tür durumlarla başkalarına zarar vermeden 
baş etmenin yolları anlatılıyor.

₺9,00
₺12,00

Seni Özlediğim Zaman

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları

Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille uygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 
“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist
Ayrılık kaygısı ebeveynlerinden ayrı kalan çocuklarda sıkça görülür. Bu hikâyede çocuklara, sevdiklerinin onlardan iş ya da farklı sebeplerle ayrı kalmaları gerekebileceği, buna rağmen kendilerini iyi hissetmenin yolları olduğu anlatılıyor ve elbette ayrılıkların sonsuza kadar sürmeyeceği… 

₺9,00
₺12,00

Kıskandığım Zaman

 

       Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları
Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille uygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Kıskançlık evrensel bir duygudur. Her yaştan insan hatta hayvanlar bile bu duyguyu tecrübe eder. Bu hikâye çocuklara kıskançlıkla baş etmenin yollarını anlatıyor. 

₺9,00
₺12,00

Yardım Etmeyi Seviyorum

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları

Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim –özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille duygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Empati kurmayı öğrenmek her çocuğun gelişiminde önemli bir rol oynar. Bu hikâyede başkalarına karşı nazik olmanın önemi, nezaketin yayılıp dünyayı nasıl daha iyi bir 
yer yapabileceği anlatılıyor.

₺9,00
₺12,00

Endişelendiğim Zaman

 

Nasıl Hissediyorum: Duygularımızla Baş Etmenin Yolları
Duygularınızı tanımlamak ve baş etmekle ilgili eğitim - özellikle negatif ve korkutucu olanlarla– alacağınız diğer eğitimler kadar önemlidir. Nasıl Hissediyorum serisi çocuklara sade ve anlaşılır bir dille duygularını nasıl tanımlayacaklarını, kontrol edeceklerini ve çevreleriyle nasıl empati kuracaklarını anlatıyor. 

“Ebeveynler için harika bir kaynak. Çocuğunuz bu kitap sayesinde duygularını nasıl ifade edebileceğini öğrenecek ve duygularını ifade etmede zorlanan tek çocuğun kendisi olmadığını görecek.”
–Booklist

Herkes endişelenir, kafa karıştırıcı durumlarla karşılaştığında ya da bir başkası kızgınken.
Bu ilham verici hikâye çocuklara böyle bir durumda kendilerini nasıl daha iyi hissedebileceklerini anlatıyor.

₺9,00
₺12,00

Çekirgenin Günü

 

“Çılgınca komik, çaresizce hüzünlü, acımasız ve nazik, öfkeli ve sabırlı; Nathanael West gibisi yok.” 
Dorothy Parker

Çekirgenin Günü, Büyük Buhran sonrası Hollywood ve California’nın kavurucu güneşi altında kâbusa dönüşen Amerikan rüyası hakkında. Başarısız bir ressam, maço bir kovboy, saf bir taşralı, güzel ama yeteneksiz bir yıldızcık, fahişeler, horoz dövüşçüleri… Nathanael West, parlak yıldızların gölgesinde yaşam mücadelesi veren bir grup kaybetmeye mahkûm, umutsuz ve yozlaşmış karakterin portresini grotesk bir üslupla çiziyor.

Raymond Chandler’ın Büyük Uyku’su ve John Fante’nin Toza Sor’uyla aynı yıl yayımlanan Çekirgenin Günü, bu iki romanla birlikte Los Angeles’ı bugün hâlâ en iyi yansıtan başyapıtlardan kabul ediliyor. Unutulmaz kahramanlarından birinin Simpsonlar’daki Homer Simpson’ın isim babası olduğu, birçok yazara ilham veren roman 1975 yılında filme de alındı.

Birçok eleştirmenin İngilizcede yazılmış en iyi romanlar listesinde yer alan Çekirgenin Günü, gerçeklikle alay edip sahteliği yücelten, kendi ürettiği vahşi şiddetin kurbanı olan bir dünyayı tasvir edişindeki ustalığı ve sade ama sert diliyle zamansız bir roman.

“Döneminin, güneşin altında parıldayan bir polaroid fotoğrafı niteliğindeki Çekirgenin Günü, daimi bir kehanet.”
Jonathan Lethem

₺15,98
₺21,30

Doğu Batı Sokağı

Soykırım ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçların Kökenleri Üzerine

 

Sands, Hitler’in Üçüncü Reich dönemindeki akıl almaz mezaliminin sonucunda ortaya çıkan ve dünyayı değiştiren hukuki kavramların gelişim sürecini, geçmişte kalan sırların açığa çıktığı, duygu dolu, şahsi bir dedektiflik öyküsüyle birlikte sunuyor. Ukrayna’nın küçük Paris’inde, birbirlerini tanımaksızın aynı üniversitede, aynı profesörlerden eğitim görüp “soykırım” ve “insanlığa karşı suç” fikirlerini eşzamanlı olarak üreten iki adamın kişisel ve düşünsel evrimini takip ediyor. Doğu-Batı Sokağı tarih anlayışımızı, uygarlığın toplu katliamla nasıl başa çıkmaya çalıştığına dair fikirlerimizi ve en nihayetinde dünyaya bakışımızı değiştirecek.

“İyi bir yazar olan Sands sahneleri öylesine ilgi çekici ve samimi bir dille kurguluyor ki, eserinin başarılı olmaması mümkün değil… Sürükleyici, aydınlatıcı ve duygu yüklü bir kitap bu.”
–SAMUEL MOYN, THE WALL STREET JOURNAL

“Olağanüstü bir keşif yolculuğu … merak uyandıran bir macera… Sands’in kitabına konu olan kişiler inanılmaz açıklamalarda bulunuyor.”
–ISABEL HULL, LONDON REVIEW OF BOOKS

“Doğu-Batı Sokağı yaşam öykülerini bir neslin müşterek biyografisi halinde bir araya getiriyor… Fevkalade, ilginç, etkileyici ve güçlü bir kitap.”
 –MARK MAZOWER, FINANCIAL TIMES

₺27,08
₺36,11

Büyükler İçin Boyama Kitabı

 

Kendinize güzel bir yer belirleyin, boya kalemlerinizi alın ve Snoopy’nin sevimli dünyasına adım atın! Naif beagle Snoopy, yakın arkadaşları Charlie Brown, Woodstock, Lucy, Linus ve diğerleri, birbirinden eğlenceli karelerde bu büyükler için boyama 
kitabını sizin renklendirmenizi bekliyor! 

₺15,98
₺21,30

Antikçağda Kitap

 

“Yazının o büyük cazibesine kapılan Attalos kralları herkesin kullanımına açık olan muhteşem Pergamon kütüphanesini kurdular.” –Vitrivius

Tarih insanların kitaplarla kurduğu derin ilişkinin örnekleriyle doludur:
Herakleitos Doğa Üstüne adlı eserini Ephesos’taki tapınakta Tanrıça Artemis’e sunmuştu. Büyük İskender’in yastığının altında hep iki şey dururdu: Bir hançer ve Homeros’un İlyada’sı.  Vergilius ölmek üzereyken, yeterince olgunlaşmadığını düşündüğü Aeneis’i yakmaya kalkmıştı.

Horst Blanck muazzam bir araştırmanın ürünü olan Antikçağda Kitap’ta antik Yunan ve Roma’daki okur yazarlığı, çeşitli alfabeleri, kitapların nasıl üretildiğini, yazın ve yayın dünyasını, kitap dağıtımı ve kitapçılığı, papirüsten parşömene, rulo kitaptan kodekse nasıl geçildiğini, kitap koleksiyonlarını ve kütüphaneleri, kütüphane mimarisini ve işleyişini çok sayıda görsel malzemeyle birlikte anlatıyor.

₺16,67
₺22,22

Antik Yunan (Ciltli)

 

“Yönetim biçimimiz komşularımızın yasalarını örnek almaz, çünkü biz başkalarını örnek almaktan çok başkalarına örnek oluştururuz. Yönetim biçimimiz az sayıda insanın değil çoğunluğun sivil haklarına saygı duyulmasına izin verdiği için adına demokrasi denir.  Şahsi ilişkilerimizi birbirimize zarar vermeden yaşarız ve kamusal hayatta başkalarına saygı gösteririz; yöneticilere ve haksızlıklara uğrayanları korumak için oluşturulan kurumlara ve özellikle yazılı olmamalarına rağmen onları ihlal edenlere utanç getiren saygımız, yasaları ihlal etmemize engel olur. […]
Güzel olanı severiz, ama ciddiyetle ve kendimizi bilgiye adarız, ama zayıflık sergilemeden; zenginlikten de ahmakça bir kibirden çok, sunduğu eylem imkânından dolayı yararlanırız ve yoksulluk utanç verici değildir, yoksulluktan kurtulmak için hiçbir şey yapmamak daha utanç vericidir. Kamusal işlerle ve şahsi işlerle bir arada ilgileniriz, başka faaliyetler yürütsek bile kamusal çıkarları ihmal etmeyiz.” 
—Perikles’in konuşması, Thukydides, Peloponnessos Savaşları, II 37-40 

₺86,81
₺115,74
%25 İndirim
%25İndirim
Ücretsiz Kargo

Babalar da Ağlar

 

Babalar buzdolabının içindeki lambaya benzer. Buzdolabın kapısını açmadan lambanın varlığının farkında olmazsınız. Peki, babaların yürek kapısı nasıl aralanır? Kim bilir nice söylenmemiş sözler saklıdır tıpkı kırışık alnındaki çizgilerde kuytuya yatırılmış duygular gibi. Yaşarken yaşadıkları görülmemiş silik gölgelerimizdir babamız.

Hem kendisinden korktuğumuz tedirgin bir düş gibidirler, hem de korktuğumuz, canımız yandığında imdadımıza yetişmesini beklediğimiz usulca yanağımıza dokunmasını istediğimiz yitik dayanağımızdır babamız.

Bir babayı ancak babasını yattığı toprağın altından çağıran bir kızın gözlerindeki çaresizlikten anlayabilirsiniz.  En  çok  kızlar  sayıklar babalarının isimlerini.  Sesinden önce  soluğu yere  düşer de yerden kaldıran baba eli yoktur artık.

Yaşamak ağrısı büktükçe boynumuzu varsa bir avuç gözyaşımız gider mezarında “Ölmek ne kadar uzak böyle baba!” diye tırnaklarız geçmişimizi. Babaları ağlamaz bilir onun adına da yaşlar dökeriz, oysa babalar da ağlar içten içe akıtarak sessiz gözyaşlarını.

₺12,75
₺17,00

Sevgi Öğretmeni

 

Kimine göre bir meslek, kimine göre bir kariyer vesilesi, kimine göre de sosyal güvence yolu olarak görüldü öğretmenlik.  Öğretmenlerin seven sarmalayan aydın ve bilge yüreği pek görülmedi, görülmek istenmedi.  Oysa sevgi yolunun ışıklarıydı gözleri, karamsar 
ve başa gelen olmaz işlerin umutsuzluğunda 
naif bir ümit sesiydi sözleri.

Değerlerini ya okuldan mezun olunca yahut da 
onları toprağa verince anladığımız kahramanlarımızdı öğretmenlerimiz. Çocukluğumuzda elimizden tutan tebessüm dolu bakıştı öğretmen, gençliğimizde 
bilgelik üfleyen bahar nefesleriydi öğretmenler. 
Bize kimsenin sabır göstermediği yerde sabrederek sabrı öğreten, önemsenmediğimizi hissettiğimiz de “sen değerlisin” sözünü yüreklerimize akıtan 
sevgi kaynağımızdır öğretmenler.
Her öğretmen bir sevgi peteğidir, arısı da öğrenci, çiçeği de öğrenci olan bir sevgi öğretmeni… 
Onlar bize sevgiyi öğretmezler, yaşatırlar.

₺16,67
₺22,22

Ruhun Labirentleri

Benlik: O Yakın Soru, O Uzak Ülke

 

Kemal Sayar soruyor: Yeryüzünde şu veya bu topluluğu biricik kılan şey nedir? Peki, o topluluk içinden çıkan bir kişiyi biricik kılan hususiyetler nelerdir? 
İnsanları bir araya toplayıp benzerlikler esasında tasnif etmeye yeltenen bir bilim anlayışına karşı, insanın biricikliğine vurgu yapan ve farklılıkları gözeten bir alternatif anlayış geliştirilemez mi? 

Geniş bir coğrafyadan derlenen cevaplar arasında bir gezinti Ruhun Labirentleri. “Değil mi ki kalbimiz vardır, insanlığa söyleyecek bir son sözümüz de vardır. Kalbi olanın aşkı da olacaktır ve aşk bir yolunu bulup nasıl hayatlarımızı imar ediyorsa, bu kitabın gezindiği vadilerde de bir onarıcı ve şifa verici olarak gözümüze çarpmaktadır. Bu enformasyon yığınının içinden bir bilgi kıvılcımı parlayabilirse, bilgi yığınının içinden bir hikmet keşfedilip ondan bir tat devşirilebilirse, ‘Ruhun Labirentleri’nde yorulmaya değecektir.”

₺16,67
₺22,22

Kavuşma (Midi Boy)

 

Bu hayatta her şeyin bir bedeli vardı. Büyük sevdaların bedeli büyük acılardı, büyük hırsların bedeli büyük kayıplardı, büyük umutların bedeli yalnızlık dolu uzun yıllardı. Ama her şeyden önemlisi masumiyetin de bedeli ağırdı, zalimliğin de… Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çareyle zincirlidir ötekine. Bazı hikâyeler sadece onu anlatabilecek olanların başından geçer. Fakat pek azımız bunu yaşarken bilebilir. Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye’ye kaçan Piruze için bir anda karanlığın en koyu noktasında bir ışık yükselmeye başlar, Amer!.. Oğlu Amer’i görmek, sarılmak, kokusunu içine çekmek… Sonra İmad… Daha sonra da Rami… Onca hasretle geçen hüzünlü yılların ardından Piruze için belki de hiç uyanmak istemeyeceği tatlı bir rüya başlıyordu… İncir Kuşları, Piruze/Şam’da Bir Türk Gelin, Şahika&Feraye, Yağmurun Gelini gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden Piruze’nin, oğullarına kavuşma hikâyesini soluk soluğa okuyacaksınız…

₺11,18
₺14,90

Tuz

Tuz Üçlemesi 1. Kitap

 

Acımasız Bir Dünyada Bile Hep Umut Vardı

KARANLIK AYDINLIĞA EVRİLDİĞİNDE BAŞLADI ASIL SAVAŞ. BU KEZ DÜŞMAN İÇLERİNDEN BİRİYDİ.

Şirket olarak bilinen güçlü bir grup, çukurlarda yaşayan çoğunluğu, Kamçılar aracılığıyla köleleştirmişti. Günün birinde Kamçılar, sabahın erken saatlerinde Kan Çukuru’nu kuşattı ve dehşet saçarak, Şirket için ölümüne çalıştırılacak adamların peşine düştü. Hari’nin babası Tarl da avlananlar arasındaydı. Tarl’ın küçük direnişinin bedeli, dönüşü olmayan Derin Tuz’a gönderilmekti.
Babasını kurtarmaya yemin eden Hari, Derin Tuz’a yolculuğu sırasında Şirket’in ayrıcalıklı dünyasında doğan güzel İnci ile karşılaşacaktı.
Düşman iki gencin Tarl’ı kurtarmak için ölüme doğru yaptıkları uzun yolculuk dostluğa dönüşürken dünyalarını tehdit eden karanlık teröre karşı da bir umut doğacaktı.
Fantastik bir üçlemenin ilk kitabı olan Tuz, dünyamızın kara bir aynadan yansıması gibi; alabildiğine vahşi ve acımasız.

₺16,67
₺22,22

İncir Kuşları (Midi Boy)

 

Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!
Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…
Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor. Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı… Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor. Arka Kapak… Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı. Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti. Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları… Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır… 

₺11,18
₺14,90

Yalancı Şeker

 

Metin Başaranoğlu bu çok önemli çalışmasıyla aslında psikolojik, sosyolojik ve antropolojik nedenleri olan ve gelecek yüzyıllarda insanlığın çöküşünü başlatabilecek önemde bir hastalığı tanımlıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.
İhtiyacı olan enerjiden daha fazlasını tüketmek ve bu tüketimini insan doğasına uygun olmayan kaynaklardan sağlamak, insanlığı metabolik sendrom denen yeni bir olguyla karşı karşıya getirdi. Bel çevresi kalın, tansiyonu yüksek, kan yağları bozuk, kan şekeri yüksek kardiyometabolik riskleri yüksek olan bu insanlar sonuçta Başaranoğlu’nun tanımladığı Şişman Sirozu adayları oluyor. 
Biyolojik çeşitliliğin azalması, iklimin olumsuz değişikliği, nüfus artışı, adaletsiz paylaşım ve insan doğasına aykırı yaşam tarzları artık tüm dünyayı aynı derecede ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre dünya üzerinde 300.000’e yakın yenilebilir bitki çeşidi bulunurken Amerikan Bitki Bilim Topluluğunun verilerine göre tüm dünyadaki gıda ihtiyacının yaklaşık %95’i yalnızca 30 kadar farklı bitki üründen elde edilmektedir.
Diğer yandan yaklaşık 1 milyar insan ihtiyacı olan enerjiyi temin edemediği için açlık çekerken ondan daha fazla insan şişmanlığın oluşturduğu hastalıklarla boğuşmaktadır. İşin ironik yanı ise yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın 1,3 milyar tonunun hiç tüketilmeden çöpe atılmasıdır.
Sınıf arkadaşım değerli bilim insanı Metin Başaranoğlu’nu bu önemli başarısı için kutluyor, insanlığın geleceğine olumlu katkılar yapmasını diliyorum.

Dr. Kerem Kınık
Kızılay Genel Başkanı

₺18,75
₺25,00

Memleket Kokusu

 

Birbirlerine deli gibi âşık Safiye ve Osman, Nevrekop’taki çiftliğin meyve bahçesinde el ele yürüdükleri güzel günleri geride bırakmışlardı. Bulgar çetecilerin köyleri yakıp yıkmaya başlamasıyla, evlerini terk etmek zorunda kalınca, bir at arabasında İstanbul’a doğru yola çıkarlar. Safiye, Osman, yaşlı halaları ve iki küçük çocuğun bu çetin yolculukta tek dayanağı vardır: Memleket kokusu...

“Sevinçler nasıl paylaşılarak büyürse, acılar da tam tersine paylaşılarak azalır.”

₺16,67
₺22,22

Farecik Uyku

 

Türk edebiyatının en özgün ve 
gerçekçi yazarlarından Orhan Kemal, 
roman, oyun ve öykülerinin hepsinde yoksul, 
hayatla mücadele etmek zorunda 
olan ama umudunu, yaşama sevincini 
kaybetmeyen insanlardan söz eder. 
Farecik-Uyku’daki yedi öykü, 
yine aynı dünyanın çocuklarını anlatıyor.

Dönem etkilerinin çocuk edebiyatına nasıl 
yansıdığını gösteren bu yapıt, Orhan Kemal 
külliyatını eksik bırakmamak adına 
önemli bir adım.

₺11,81
₺15,74

Cennetteki Gölgeler

 

“Almanlar savaşı belki kaybedecekler ama Naziler değil. Naziler Mars’tan inmedi ki! Ama onlar Almanya’nın anasını bellediler,” dedi. “Sizin söylediğinize, Almanya’yı 1933’te terk edenler inanır belki. Topluma haykıran o kalın, o hunhar sesi radyoda dinledim ben. Bu artık bir partinin sesi değildi. Almanya’nın sesiydi.”

Savaşın ve göçmenliğin ruhunu en iyi yansıtan yazarlardan biridir Erich Maria Remarque. Birinci Dünya Savaşı’nı anlattığı ilk romanı Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ile okurlarını çıkardığı yolculuk, İkinci Dünya Savaşı’nın son dönemini anlattığı Cennetteki Gölgeler ile sona erer. Romanda, toplama kampından sağ çıkan, geçerli pasaportları olmadığı için ülkeden ülkeye kaçan, sonunda yolları Amerika’da kesişen mültecilerin tedirginlikleri, savaşın sonunu bekleyişleri ve hayata tutunma çabaları anlatılır. Amerika savaştan uzak bir cennettir, mülteciler ise sadece birer gölge…

₺24,31
₺32,41

Karanlık At

 

Merritt Wenner, çok sevdiği büyükannesinin trajik ölümünden beri bir türlü toparlanamamıştı. Üniversite sınavına gireceği gün kimseye haber vermeden ortadan kayboldu. Ne yapacağını bilemeyen ailesi, onu bir atlı terapi programına kaydettirip bir çiftliğe gönderdi.
Merritt burada Red’le tanıştı; kendisinden bekleneni vermeyen ve ahırda terör estiren bir yarış atı. Red şimdiye kadar kimseyle bir bağ kurmamıştı ama Merritt ondan korkmuyordu. Bütün mesele de buydu zaten. Çok geçmeden aralarındaki yakınlık, büyük bir sevgiye ve bağlılığa dönüştü. Yetenekleri ve uyumları eşsizdi. Yarış dünyasında önlerinde durabilecek çok kişi yoktu artık.
Merritt bir yandan da rakip jokey Carvin’e kapıldığını hissediyordu. Ama Red’e göre Merritt sadece ona aitti; herkes, aralarındaki sevgi için bir tehditti. 
Ve genç kız, Red’in, sevgisi uğruna neler yapacağını asla tahmin edemezdi. Çünkü bir atın hayatı, sahibinden ibaretti. 

₺20,84
₺27,78

Merhaba! Dilimizi Biliyor musun?

 

Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
Siri çok heyecanlı çünkü Amerika’da yaşayan kuzeni onu ziyarete geliyor. Kuzenini arkadaşlarıyla tanıştırmak ve etrafı gezdirmek için sabırsızlanıyor, ama küçük bir sorunu var. Kuzeni sadece İngilizce konuşabiliyor. 
Sizce insanlar aynı dili konuşmasalar bile anlaşabilirler mi?

₺10,42
₺13,89

Küçük Böceklerin Peşinde

 

     Sınıf 1b serisinde hem kız hem de erkek çocukların gündelik hayatlarında karşılarına çıkan; zorbalık, dışlanma, taşınma, arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri, kardeş kıskançlığı gibi evrensel konular sade bir dil ve rengârenk çizimlerle anlatılıyor. 
1b sınıfı küçük böcekleri daha yakından tanımak için doğa yürüyüşüne çıkıyor. Maja ve Lova çok heyecanlı. İncelemek için bi’ sürü böcek toplayıp kavanozlarına dolduruyorlar. Peki, böceklere bakınca insanın kafası kaşınır mı? Maja ve Lova kaşınmadan duramıyorlar…

₺10,42
₺13,89

Hayat (Midi Boy)

1941-1964 Dürbünümde Kırk Sene

 

Hayat ve Hüzünde yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941'den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım.
1983'ten sonraki yıllarımın serüveni belki bir başka kitaba konu olur ama bu kitaplar, 1983 yılına kadar, Edip Cansever'e rahmetle selam olsun, "Ben Ayşe Kulin Nasılım?”'a yanıtımdır.
Veda ve Umut'ta ailesinin yaşadıklarından yola çıkarak Osmanlı'nın son günlerinden cumhuriyetin ortalarına kadar Türkiye'nin öyküsünü anlatan Ayşe Kulin, bu kez Hayat ve Hüzün'de kendi anılarını ve o anılarının geri planını oluşturan dünyayı anlatıyor.
Çağdaş Türk edebiyatının en sevilen kalemlerinden biri olan Ayşe Kulin'den, anıların, Türkiye ve dünya koşullarının iç içe geçtiği bir çalışma.

₺11,18
₺14,90

Bir Gönül Hikâyesi

"Her Bilgi Paylaştıkça Güzelleşir, Büyür, Yeşerir, İnişleriyle, Çıkışlarıyla, Hatıralarıyla..."

 

Çocukluktan gençliğe, eğitim hayatından iş hayatının zorlu günlerine, hayat değiştiren Ayhan Şahenk gibi kahramanlardan ikinci ve üçüncü nesil ailelerimize, çalışanlarımıza sebat, disiplin, sevgi ve sabırla örülmüş bir hikâye elinizde tuttuğunuz.

Aynı zamanda bir doğuş hikâyesi… 
Bu toprakların kendi mühendislerine emanet edilmesi, dağa taşa Türk imzasının atılması üzerine kurulu bir doğuş hikâyesi. 

Çiçeği burnunda bir şantiyeden baraj inşaatlarına, cesaret gerektiren coğrafyalardan güzide memleketin en saklı köşelerine, savaşın gölgesindeki uzak diyarlardan enerjisini güneşinden, suyundan alan cennet topraklara paylaşılacak, hatırlanacak ve hatırlatılacak çok hikâye var. 

Okur, yakın tarihin unuttuğumuz günlerine de şahitlik edecek kitabımızda, uzaklardaki toprakların aslında ne kadar yakın olduğuna da. Bu noktada söz artık hatıraların, geçmiş günlerin, geleceğe dair düşüncelerin.

Gönül Talu’nun hikâyesine hoş geldiniz. 
Tüm Türkiye’yi baştanbaşa kuşatan projelerin sahibi Doğuş İnşaatın hikâyesine hoş geldiniz. 

₺20,14
₺26,85

Suçlu mu?

 

SUÇLU MU?, HERKESİN İÇİNDE VAR OLAN KARANLIĞA DAİR  SÜRÜKLEYİCİ VE MERAK UYANDIRAN BİR PSİKOLOJİK GERİLİM. GEÇMİŞİMİZE NASIL BAĞLI OLDUĞUMUZU VE SUÇLU OLMANIN NE ANLAMA GELDİĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR.

Sekiz yaşında bir çocuk, oyun parkında ölü bulunmuştu. Cinayet şüphelisi ise on bir yaşındaki komşusuydu. Şüpheliyi savunacak ekibin başında, kaybedileceğine kesin gözüyle bakılan davaları kazanmasıyla nam salmış Londralı avukat Daniel Hunter vardı. 
Sıkıntılı bir evde büyümenin yaralarını ruhunda taşıyan genç Sebastian ile avukatı arasında tuhaf bir ilişki kurulucaktı. Sebastian, Daniel’a kendi çalkantılı çocukluğunu ve sevgisiyle onu kurtaran Minnie’yi hatırlatıyordu. Ona ihanet eden ve yıllardır bir türlü affedemediği Minnie’yi...
Dün ve bugün iç içe geçerken Daniel, rahatsız edici sorularla karşı karşıya kalacaktı. Sebastian’a duyduğu sempati ve zihnini istila eden çocukluk anıları, gerçeği görmesine engel mi oluyordu? Parkta neler yaşanmıştı ve küçük çocuğun ölümünden kim sorumluydu? İnandığı her şeyi yeniden sorgulamaya başlayan Daniel, yanılgı ve suçlulukla belki de ilk defa yüzleşecekti.

“Kalbinize dokunacak ve sizi huzursuz edecek.” - Hallie Ephron, There Was an Old Woman’ın yazarı
“Hem sürükleyici hem de merak uyandıran bir ilk roman. Detay açısından zengin ama bir kısa öykü kadar da ürkütücü bir sadeliği var.” - Joyce Carol Oates

₺24,31
₺32,41

İğne Mızrak Mercimek Kalkan

Bilmeceler - Tekerlemeler

“Ben bu kitapta, güzel dilimizin tekerleme ve bilmecelerinden örnekler vermeye çalıştım. Çocuklar, çiğdemler açtığında, koyunlar kuzuladığında kapı kapı dolaşıp bulgur, yağ toplayıp birlikte pilav pişirilen şenlikleri anımsasın diye. İstanbul sokaklarında, çocukların kandil geceleri ellerinde mumlarla, dillerinde tekerlemelerle dolaştığı günlerin de olduğu bilinsin istedim. Okuduklarımı, bildiklerimi okurlarıma daha çok da çocuklara bırakıyorum. Korusunlar diye... Çünkü dilinin özelliklerini bilmek, en büyük zenginliktir. Bu kitabı gülerek, eğlenerek okumanızı istiyorum. Düşündüklerinizi, merak ettiklerinizi öğrenmek için de başka kitaplar arayıp bulmanızı diliyorum.”

₺12,50
₺16,67

Yaban Yaşam

Karayı, Denizi ve İnsan Yaşamını Yeniden Yabanlaştırmak

 

Bugün metropollerde yaşayan, evinin, işyerinin ve taşıtların duvarları arasına sıkışmış biz milyonlar, sıkıntılı, duyarsız ve cansız bir hayata mecbur edildiğimizi hissediyoruz.
Bu kısıtlı, renksiz varoluşun sınırları içinde bunalıyor, ne var ki, daha canlı, daha enerjili hissettiğimiz bir yaşamı ancak hayallerimizde tasavvur edebiliyoruz. 
Çünkü ekoloji ve çevre açısından büyük zarar görmüş, geleceği karanlık bir dünyaya; bereketli doğayla bağlarını tümüyle koparmış ortamlara mahkûm olduğumuzu düşünüyoruz. 
Peki ama gerçek bundan mı ibaret, bu tablo her şeyi anlatıyor mu?..

İnsanın kendisi ve çevresiyle ilişkisine radikal bir bakış açısı getiren Yaban Yaşam, ekolojist ve filozof George Monbiot’nun, doğayla yeniden ilişki kurmasının ve yeni yaşam biçimleri tasavvur etme çabasının lirik, çarpıcı hikâyesi. 
Monbiot kara ve denizlerimizdeki bozulmuş ekosistemleri yeniden-düzenleyip yabanlaştırmanın hiç de imkânsız olmadığını, halihazırda dünyanın çeşitli yerlerinde bu tip programların olağanüstü neticeler verdiğini gösteriyor. 
Bu yolla hayatlarımıza yeniden canlılığı ve varoluş sevincini getirmenin mümkün olduğunu savunan Monbiot, en son bilimsel bulgulardan yola çıkarak, doğanın, insanların desteğiyle kendi yolunu bulduğu yeni, olumlu bir çevreciliğin ve ekoloji anlayışının, daha ötesi yeni bir yaşam felsefesinin temellerini atıyor. 

₺20,84
₺27,78
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ... 28 >