"Tıpkı izleyenler gibi ben de, bu filmdeki rolümü yaşamım boyunca hatırlayacağım."
-DAVID BOWIE-

Dünyaya düşen insan kılığında bir uzaylı; gezegeni susuzluğun ve türlü savaşların sonucunda yok olmanın eşiğine gelmiş bir Anthea'lı, üstün teknolojik bilgisini kullanarak kısa zamanda dünyadaki en büyük şirketlerden birini kuracak ve kazandıklarıyla kendi "insanlarını" kurtarabilmek için bir uzay gemisi inşa edecektir. Fakat ziyareti uzadıkça bütün planları tersine işlemeye başlar. Alkol, televizyon, yozlaşma... insanlık onu ele geçirmektedir. Dünyaya Düşen Adam hem Walter Tevis'in romanıyla hem David Bowie'nin hafızalara kazınan bir performans sunduğu sinema uyarlamasıyla iki kez kült mertebesine erişmiş bir modern klasik. 

"Muhteşem güzellikte bir bilimkurgu... Başka bir gezegenden gelen bu ziyaretçinin dünyamız hakkında söyleyecek pek çok sözü var."
-THE NEW YORK TIMES-
₺13,00
₺16,67
Fantastik edebiyatın ve bilimkurgunun renkli, şaşırtıcı, efsunlu dünyasında dolaşmaya hazır mısınız?

Yerli fantazyanın öncüsü Barış Müstecaplıoğlu bu kez öyküleriyle okurları düşsel dünyalara taşıyor: Distopik bir İstanbul’a, gizemli gezegenlere, hayal gücünün sınırlarını zorlayan Perg ve Delkarna diyarlarına… Büyücüler, uzaylılar, hayaletler, şamanların yol arkadaşlığında türün tüm zenginliğini yansıtan şahane bir yolculuk Gerçekler Kırıldı… Bu sıra dışı öyküler, bizlere günümüze ve insanlık hallerine yepyeni açılardan bakma özgürlüğü sunuyor.
₺20,28
₺26,00

“Ivan Yefremov, modern bilimkurgunun nasıl yazılması gerektiğini gösterip Sovyet bilimkurgusunun altın çağını başlattı.”

- Boris Strugatski -

Aynı zamanda bir biliminsanı olan Ivan Yefremov, Sovyet Rusya’da bilimkurgu edebiyatının öncülerinden biri. Başta Strugatski Kardeşler olmak üzere birçok Sovyet yazara ilham veren ve onlara yol gösteren belki de en önemli yazar. Andromeda Nebulası da sosyal içeriği ve Yefremov’un sahip olduğu bilimsel bakış açısıyla ilk modern Sovyet bilimkurgusu olarak kabul ediliyor.

Kimsenin aç kalmadığı, fakirliğin yok olduğu, sınıf ayrımının ortadan kalktığı, insanların potansiyellerinin zirvelerine ulaşmak için tüm imkânlara sahip oldukları klasik bir komünist ütopya anlatısı Andromeda Nebulası. Zamanın bilimsel gelişmelerini sonuna kadar kullanmakla kalmayıp geleceğin toplumları hakkında çağdaşı bilimkurguların ötesinde şeyler söylemeyi de beceren, bunu yaparken macera dolu bir hikâye anlatmayı ihmal etmeyen bir kitap.

₺24,63
₺32,41

Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, sıklıkla Herman Melville ve William Faulkner gibi ustalarla kıyaslanan Cormac McCarthy kariyeri boyunca Güney gotiği, Western ve postapokaliptik türlerde verdiği birbirinden başarılı eserlerle Pulitzer, National Book, National Book Critics Circle ve MacArthur Fellowship gibi ödüllerin sahibi oldu. 2009 yılında sinemaya da uyarlanan Pulitzer ödüllü Yol, kıyamet sonrası edebiyatının en önemli örneklerinden.

Bir baba ve oğlu yanıp kül olmuş Amerika topraklarında sonu asla gelmeyecekmiş gibi görünen bir yolculuğa çıkar. Niyetleri orada onları bir şeylerin bekleyip beklemediğini dahi bilmedikleri sahile ulaşmaktır. Rüzgârda uçuşan kurşuni küller her yeri ele geçirmiştir. Bu yıkım sonrası yolculukta kendilerini savunabilecekleri bir tabanca, yağmaladıkları yemekler ve birbirleri dışında hiçbir şeyleri yoktur.

Hiçbir umudun kalmadığı bir gelecekte bir baba ile oğulun hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi anlatan Yol nihai yıkım, umutsuz azim ve bunlara rağmen kaybolmayan şefkatin anlatıldığı bir şaheser.

₺16,72
₺22,00

Kalpsiz bir ölüm makinesi olarak tam bir başarısızlık abidesiydim. Uzay araştırmalarının kurumsallaştığı bir gelecekte, araştırmalarda kullanılacak tüm malzemelerin Şirket’ten kiralanması gerekmektedir. Buna, araştırma yapacağınız gezegene gitmek için kullandığınız uzay gemisinden, sizi koruması için gönderilen GüvBirim androidi de dahil.

Uzak bir gezegende, yüzey testi yapan bir grup biliminsanına da kendine “Katilbot” diyen ve kendi idari modülünü hacklediği için bilinç kazanmış bir GüvBirim androidi kiralanmıştır. İnsanlardan çekinen ve dikkatleri üzerine çekmek istemeyen Katilbot’un tek yapmak istediği görevini başarıyla yerine getirip insanların onu rahat bırakmasıdır.

Ancak komşu bir araştırma ekibinden haber alınamadığında gerçeği ortaya çıkarmak Katilbot’a kalacaktır.

Katilbot Günlükleri, Tüm Sistemler Çöktü ile başlıyor…

₺11,40
₺15,00

Günler Haritası’nda Bayan Peregrine’in vesayeti altındaki çocuklar Amerika’da yepyeni bir maceraya atılıyorlar.

Tuhafların dünyasını yerle bir eden savaştan sonra döngüler ve tuhaf halk hayatlarını yeniden kurmaya çalışmaktadır. Jacob Portman da savaştaki rolünden sonra evine, Florida’ya dönmüştür. Hayatının normale döndüğünü sanan Jacob, arkadaşlarının sürpriz ziyaretiyle aslında tuhaflıkların peşini bırakmayacağını fark eder. Tam da istediği gibi.

Dedesi hakkında daha önce hiç bilmediği yeni şeyler öğrenen Jacob, bir gölge avcısı olarak dedesinin izinden gitmeye ve Amerika’daki tuhaflara yardım etmeye karar verir. Yepyeni tuhaflıklara ev sahipliği yapan Amerika, tuhaflar için kanunsuz bir kıtadır. Jacob ve arkadaşları kendilerini eskisinden bile daha büyük bir tehlikenin içinde bulacaklardır.

 

₺44,84
₺59,00

Döneminin en çok okunan yazarlarından Nevil Shute’un iki dünya savaşını da gören bir uçak mühendisi olduğunu bilince, edebiyatındaki, mesleğini seven, çalışkan, iyi niyetli ama dünyanın korkunçluğuyla karşı karşıya kalan çaresiz karakterlerini daha iyi anlayabiliyoruz. Ancak Nevil Shute sadece karamsar değildi, mühendisliğin, bilimin insan hayatını nasıl daha iyiye götürebileceğini de düşünen bir yazardı. Yayımlandığı zamanın korkularını açıkça görebileceğimiz Kumsalda, günümüzde de kendini unutturmayan “büyük savaş” endişesini ve bu savaşın kazananı olmayacağını anlatıyor.

Dünyadaki son nesil. Üçüncü Dünya Savaşı’nın masum kurbanları. Gittikçe yaklaşan radyoaktif bulut. Medeniyetin son günleri. Avustralya’ya sığınan Amerikan denizaltısı Scorpion’ın kaptanı Dwight Towers, eşiyle çocuklarının hala yaşadığına inanmak istiyordu. Yeni istihbarat subayı Peter Holmes ise kaçınılmaz sonu ailesiyle nasıl karşılayacağını düşünüyordu. Hayatını çalışarak, birçok arzusunu gerçekleştirmeye cesaret edemeden geçiren biliminsanı John Osborne ise kalan zamanını elinden geldiğince güzel geçirmeye kararlıydı.

Sonra bir umut: Seattle yakınlarından gelen bir sinyal. Belki de hayatta kalan birileri daha vardı. Son bir göreve çıkan bu adamlar ne olursa olsun pes etmeden kıyametle yüzleşeceklerdi.

 

₺22,80
₺30,00
Selina Kyle Catwoman’dır. 
Yarasa yokken meydan Kedi’ye kalır. 
Bakalım bu kedinin gerçekte 
kaç canı var. 
 
 SELINA KYLE BİR HIRSIZ 
Selina Kyle, Gotham’ın kenar mahallelerinden kaçtıktan iki sene sonra gizemli ve varlıklı Holly Vanderhees olarak geri döner. Çok geçmeden Batman’in önemli bir görev için şehirden ayrıldığını ve Gotham’ın savunmasız olduğunu öğrenir. 
 
LUKE FOX İSE KAHRAMAN 
Luke Fox ise Batwing olarak insanlara yardım edebileceğini kanıtlamak istemektedir. Poison Ivy ve Harley Quinn’le işbirliği yapan yeni bir hırsızın peşine düşer. Üçlü, şehirde karmaşa yaratmaktadır. Catwoman isimli hırsız zekidir ve Batwing’in sonunu getirebilir. 
 
GOTHAM’DA KİMSE GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL 
Üçüncü DC İkonlar kitabında Selina tehlikeli bir oyun oynuyor, beklenmedik arkadaşlıklar kuruyor, geceleri Batwing’le, gündüzleriyse yakışıklı komşusu Luke Fox’la yakınlaşıyor. Fakat geçmişinden gelen bir tehdit kuyruğunu kapmak üzereyken kalbinden geçen planı gerçekleştirebilecek mi? 
₺50,70
₺65,00

Prenses.
Tutsak.
Kimsesiz.
İsyankar.

“Annem ateş kraliçesi’ydi. Bense kaderin bir cilvesi olarak kül prensesiyim.”

Ülkesi işgal edilip Ateş Kraliçesi olan annesi gözlerinin önünde öldürüldüğünde Theodosia henüz altı yaşındadır. Kayzer o gün Theodosia’nın ailesini, ülkesini ve ismini elinden almıştır. Theo artık esir olarak yaşayacağı yeni hayatında bir utanç gibi taşıyacağı Kül Prensesi unvanıyla anılmaktadır. On yıl boyunca kendi sarayında tutsak hayatı yaşar. Kayzer ve sarayındakilerin acımasız tacizlerine ve aşağılamalarına maruz kalır. Eskiden olduğu kızı içine gömüp yeni dünyasında güçsüz bir prenses olarak hayatını sürdürür. Ta ki bir gece, Kayzer akla hayale gelmeyecek bir şey yapana kadar. Ellerini kana bulayınca, kaybettiği tahtını bir gün geri alma umudunu da yitiren Theo için artık kurtuluş yoktur. Ancak bir silahı vardır: Zekâsı kılıçtan keskindir. Ve güç, her zaman savaş meydanında kazanılmaz. Kül Prensesi on yıl boyunca ülkesinin nasıl yağmalandığını, halkının nasıl köleleştirildiğini görmüştür. Ama bu böyle bitmeyecektir. 

“Politik entrikalar, insanı elden ayaktan düşüren gizli güçler ve sömürgecilik zulmünü anlatan bir hikâye. Kül Prensesi, okurlarını sürükleyici ve büyüleyici bir yolculuğa çağırıyor.”

- Kirkus Reviews -

“Yazın en çok okunan kitaplarından biri olacak. Elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici ve büyüleyici bir roman.”

- Bustle -

“Büyük bir hayal gücüyle ustaca örülen bu hikâye, gözden düşmüş ancak intikam almak isteyen bir prensesi ve eski gücünü yeniden ele geçirmek için nasıl adım adım isyana gittiğini anlatıyor. Kül Prensesi, düşmüş bir kahramanı anlatan klasik anlatıların aksine zeki ve feminist kahramanıyla saray entrikaları, aşk ve yalanlarla örülü bir dünyayı baş döndürücü bir hızla anlatıyor. Gözünüz kesiyorsa onu alt edin bakalım.”

- Virginia Boecker -

“Bu öykü, kılıç ustası bir kadın gibi savrulup dönerken her kılıç darbesiyle karakterlerini de baştan yaratıp kendileriyle karşı karşıya getiriyor. Bu sürükleyici ve yakıcı roman hem kötülüğün hem de direnmenin zorlu sınavını anlatıyor.”

- Sarah Porter -

“Laura Sebastian, Kül Prensesi’nde karanlık ve muhteşem bir dünya yaratmış. Kendinizi hazırlayın çünkü yaralı, hırslı ve ölümcül Theodosia Huzzara gelip kalbinizde kendine bir yer açacak.” 

- Sara Holland, The New York Times çoksatan kitabı Everless’in yazarı -

“Özellikle de güçlü kadın kahramanları seven fantastik hayranları bu kitaba bayılacak. Theo sert, gururlu ve herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir karakter ve elbette Laura Sebastian çok katmanlı ve müthiş bir dünya yaratmış.” 

- VOYA -

“Asi bir kraliçe, isyan ateşini yakar. Theo’nun birinci şahıs anlatımı sayesinde hem duygularını daha derinden hissederiz hem de entrikaların ve vaatlerin hızına ayak uydururuz.” 

- Kirkus Reviews -

“Beklenmedik müttefikler ve tehlikeli kaçış planlarıyla Theodosia’nın mazlum prensesten kraliçeliğe giden yolculuğu fantastikseverlerin bayıldığı heyecanı sunuyor.”

- Suzanne Collins, SLJ -

“Sebastian, Tehodosia’nın iç çatışmalarını tırnak yedirten bir maceraya dönüştürüyor. Okurlar, devrime giden ikinci kitabı büyük bir sabırsızlıkla bekleyecek.”

- Bulletin -

₺50,70
₺65,00

Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock'ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock'n'roll tarzı anti-kahramanı Elric!

Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin altıncı ve sonuncu kitabı Kılıçlar ve Güller’de bizi çokluevrende bir maceraya götürüyor. Kitabın ana öyküsü olan Gül’ün İntikamı’nda Rüya Gören Şehir’e dönen Elric’in babasının hayaletiyle karşılaşmasını ve hem kendi ruhu hem de babasının ruhu için çokluevrende cehennemin sakinleriyle girişeceği mücadele anlatılıyor.

Gül’ün İntikamı’na ek olarak Fırtınayaratan için yazılmış bir film senaryosunun taslağıyla Siyah Taç Yaprakları isimli bir Elric novellası da kitapta bulabileceğiniz metinlerden. Michael Moorcock önceki ciltlerde başladığı “Fantazi Suretleri” isimli fantastik edebiyat tarihi üzerine makalesini bu ciltte sona erdiriyor.

Önsöz ise bir fantazi devi olan Tad Williams’tan.

₺34,65
₺45,00

Barok Döngü devam ediyor.

1689 yılında, Vagabondlar Kralı Jack Shaftoe ve Berberi kürek mahkûmlarından oluşan bir grup hem özgürlüklerini hem de bir servet kazanmak için bir plan yapar. Amaçları bir gemi dolusu gümüşü elde etmektir. Gemiyi ele geçirdiklerinde bir sürprizle karşılaşırlar; gemi gümüşle değil altınla, üstelik efsanevi altınla doludur. 

Avrupa’da ise, güzel ve zengin Zeur Kontesi Eliza, büyük servetini Fransa’nın en cesur korsanlarına kaptırır ve kendisini uluslararası bir entrika ağının içinde bulur.

Bu sırada Newton ve Leibniz, meşhur rekabetleri sürerken, büyük teorilerini ortaya atmaya devam ederler, inatçı simya doğa bilimleriyle savaşır, adi komplolar kurulur. Daniel Waterhouse ise içine düşmeye başladığı delilikten kaçma umuduyla Massachusetts kolonisine girmenin yolunu arar.

 

“Mükemmel…

Macera, büyük fikirler ve entrika bir arada.”

- Locus

 

“Stephenson modern ekonomi, bilim, politika, para birimi, bilgi teknolojisi, ticaret, din ve kriptografinin başlangıcını ustaca aydınlatıyor. Okurlara böyle bir şölen sunan ve onların daha da fazlasını istemesine sebep olan bin sayfalık bir roman yazmak nadir görülen bir özellik.”

- Daily Yomiuri

 

“En etkileyicisi de Stephenson’ın ana konusunu, paranın doğasını büyük bir cesaretle keşfetmesi.”

- Time Out

₺56,25
₺75,00

Uzun zamandır ne yazacağını merakla beklediğimiz, birden fazla türde yazdıklarıyla oldukça geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden Seray Şahiner’in yeni öykü kitabı Hepyek manifesto niteliği taşıyor...

Şimdiye dek Şahiner edebiyatında pek aşina olmadığımız sulara cesurca giriliyor Hepyek’te. Kır öyküsü çıkıyor karşımıza ama bu tanıdığımız bir kır değil. Erkek anlatıcılar, komiler, dansözler, babaanneler; hastane odaları, yetiştirme yurtları... Hepsi bir arada, kimsenin kurmadığı bir çetenin üyeleri… Hepsi bir arada, hepyek ile yüzleşmenin ne demek olduğunu tek başına anlatıyor. İnsanlık tarihi, biraz da iletişim araçlarının tarihi olarak okunabilir. Bu araçların neredeyse her biriyle kimi zaman sezdirerek, kimi zaman doğrudan anarak uğraşıyor Şahiner. Bunları edebiyatın meselesi haline getiriyor.

Hepyek; Haşim İşcan Geçidi’ne her girdiğinde bisiklet almaya karar verip geçitten çıkar çıkmaz bu hayali unutanların, fesleğen görünce gayrı ihtiyari okşayıp elini koklayanların, sokak çalgıcılarına para verenlerin, niyet etmedikleri dünyanın falına gaipten işaretlerle bakanların, hayatta kalma yolu olarak oyunu benimseyenlerin kitabı… Ama hakikaten “sadece” bu kadarı değil.

Şimdi, hepyek gelebilir!

“Şahiner insanların en aptalının bile artık çok enayi olamadığı bir dünyadan yazıyor: asgari bir sinizm, bir haşinlik belki, bir ‘külyutmazlık’, hem bu dünyada sağ kalmanın hem de yazının inandırıcılığının koşulu hâline gelmiştir.”

- Orhan Koçak - 

₺13,72
₺17,59
“Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.” –Kingsley Amis 

“Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.” –George Orwell 

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor. 

Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki, daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti. 

Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti. 

Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.
₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Aşk, tutku, dehşet, savaş, fedakârlık, şefkat, korku ve güzellik… Yüzyıllara yayılan yedi öykü ve aralarında gizemli bir bağ…
Tuhaf keşifler yapan bir arkeolog, kendini evinden çok uzakta bulan bir pilot, bir ressam,
bir hayalet, bir vampir ve ejderhaya benzeyen bir çiçek. Cenneti andıran Kutsal Ada’da hangi sırlar 
saklı?

Kurban törenleri. Hep kaybedenler. Gözlerini bambaşka hayatlara açanlar. Çağlara yayılan bir döngüyü bozacak kadar güçlü ne var hayatta?

“Bu korku dolu roman akla Zaman Yolcusunun Karısı ve Lost’u 
getiriyor."

-Kirkus Reviews-

₺22,12 KDV Dahil
₺29,50 KDV Dahil

NETFLIX FİLMİ BIRD BOX’A İLHAM VEREN ROMAN DAHA ÖNCE YAYIMLANMAMIŞ “BOBBY KAPIYI ÇALIYOR” ÖYKÜSÜYLE

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına alıp onu da kurtaran arkadaşları bir bir aklına geliyordu. Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

“Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”

- Hugh Howey -

 

“Çok iyi, çok başarılı ve dolaysız yazılmış, büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman.”

- Peter Straub - 

₺20,00 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Küçük ve cesur bir kız olan Adara buz ejderhasını ilk kez ne zaman gördüğünü hatırlamıyordu. Sanki ejderha hep orada, hep onun hayatındaydı. Diğer çocuklar soğuktan kaçarken Adara karda oynar, buz ejderhasını uzaktan izlerdi.

Soğuktan korkmuyordu.

Kış çocuğuydu o, atalarının bile hayatlarında gördükleri en korkunç kışta doğmuştu.

Dört yaşındayken ejderhaya dokunabildi.

Beş yaşındayken onun geniş, soğuk sırtına ilk defa bindi. Sonra, yedi yaşına bastığında, sakin bir yaz günü, kuzeyden gelen ateş ejderhaları Adara’nın yaşadığı huzurlu çiftliğe saldırdı. Burayı sadece bir kış çocuğu ve onu seven buz ejderhası koruyabilirdi.

Filme de uyarlanacak olan BUZ EJDERHASI, kaçırılmayacak, arşivlik bir eser.

GEORGE R. R. MARTIN

İlk kitabı Taht Oyunları olan, New York Times çoksatanı Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin yazarı George R. R. Martin, Time tarafından “Amerikalı Tolkien” olarak tanımlandı.

Martin, günümüz fantastik edebiyatının önde gelen yazarlarındandır.

LUIS ROYO

En çok fantastik dünyaları anlatan illüstrasyonlarıyla tanınan Luis Royo, İspanyol bir sanatçıdır. Otuzdan fazla seçki kitabı yayımlanmıştır. Barselona, Madrid, Milan, New York, Seattle ve St. Petersburg’da çalışmaları sergilenmiştir.

“Buz Ejderhası, Martin’in kadifemsi, zengin üslubunun sihri ve güzelliğiyle dolu. Her yaştan okur, kahramanlar, ejderhalar, ailenin gücü ve özel bir kızın yetişkinliğe adım atışıyla ilgili eskimeyecek bu hikâyenin büyüsüne kapılacak. Hediye etmek için harika bir eser.”

-VOYA-

“Bu fantastik hikâye, türle kısa ama değerli bir tanışma

İmkânı sağlıyor, hem kızların hem erkeklerin ilgisini çekecektir.”

-School Library Journal-

₺20,00 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Amerikan Ulusal Kitap Ödülü Finalisti

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, yalnızca türün değil tüm yirminci yüzyılın en önemli edebiyatçılarından.

Orsinya… ortaçağ kalelerinin, surlarla çevrili şehirlerin ve kadim tanrıların mesken tuttuğu dağlara uzanan tren raylarının diyarı. Hayatın sert, düşlerin kırılgan ve bilinmedik güçlerin parçalamaya çalıştığı halkın akıl bütünlüğünü yitirmeme uğraşı verdikleri bir ülke burası.

Le Guin’in kendi için yarattığı bir Doğu Avrupa ülkesi olan Orsinya’da geçen ve yaklaşık sekiz yüz yıllık bir tarihten kesitler sunan Orsinya Öyküleri, yazarın kelime işçiliğinin ve karakter yaratımının başarısını gözler önüne sermekle kalmayıp modern edebiyattaki en sıradışı başkaldırı, devrim, şiddet ve aşk öykülerini de bir araya getiriyor.

₺20,80 KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Ölümlüler Diyarı’na Kaçıp Salgın Hastalıklar Bulaştıran Nosoi, Esrarengiz Cinayetler, 

Bir Araya Gelemeyen Eva İle Alek Ve Tehlikeli 

Bir Durumun Üstesinden Gelmesi Gereken Sıradan Ölümlüler. 

 

Nosoi serbest kalıp Ölümlüler Diyarı’na kaçmıştır ve zeki, koşullara ayak uydurabilen sinsi bir salgın bulaştırmaktadır. Eva ile Alek, Nosoi’yi yakalayıp Yeraltı Diyarı’ndaki zindanlarına geri göndermek zorundadır ancak Eva bu kadar güçlü bir düşmanı yenme konusunda yeteneklerini henüz tam olarak kontrol edememektedir ve Alek onları yakalamaya çalışırken korkunç yaralar almıştır. Nabız gibi atan kanlı bulutlar ve sağanak halinde yağan kızıl yağmurlar, insanların aklını kaçırmasına sebep olurken, en azından salgını yavaşlatmak istiyorlarsa Dedektif James Graham’a ve Eva’nın en yakın arkadaşı Bridget’e güvenmek zorundadırlar. Peki, ölümsüz kahramanlarımızın arkadaşları dünyayı bu zor durumdan kurtarabilecek mi? 

 

“Uzun zamandır okuduğum en iyi paranormal roman. Kızıl Yağmur’un karakterleri son derece başarılı bir şekilde geliştirilmiş ve olay örgüsü baş döndürücü. Bu sürükleyici romanı bir gecede soluksuz okuyacaksınız.” 

-Romantic Times-

 

“Sihri ve eğlenceyi tam kıvamında kullanan çarpıcı bir roman. Muhteşem bir iş çıkarmışsın, Kristin Cast!” 

-The New York Times çoksatan yazarı Kresley Cole-

₺30,72 KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil

Sanat, fantastik, bilimkurgu, aşk, aksiyon, gerilim her şeyden tatmak isteyen bir obursanız bu sofra tam da size göre. Derin bir nefes alın ve okumaya başlayın, nefesinizi verdiğinizde kitap da bitmiş olacaktır. Sonra kapatın kitabı ve en ütopik hayalinizi düşünün. Göğüs kafesinizden çıkarın hayal kuşunuzu gökyüzüne doğru özgürce uçurun.

Hadi başla!

Oku, tat, öğren, hayal et, aşık ol, hüzünlen, düşün, sevin, şaşır ve sarhoş et kalbini...

Soframda kadehimi tüm hayalperestler için kaldırıyorum.

Afiyetle okuyun ve HOŞ geldiniz.

₺14,40 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil

Nebula ödüllü bilimkurgu yazarı, editör ve müzisyen Michael Moorcock’un kahramanı Jerry Cornellius çoğulevrende çalkantılı bir serüvene çıkıyor. 1960’ların Londra’sında başlayan yolculuğunda Jerry, New Orleans, Guantanamo, California gibi duraklara uğrarken modern dünyanın belli başlı siyasi karakterleri ile olaylarını da es geçmiyor. Sünni-Şii çekişmesi, Ebu Garib cezaevindeki insanlık dışı uygulamalar gibi tartışma yaratan birçok konu Moorcock’un radarından kaçmamış.

Rüya nöbetleri gibi art arda gelen kısa bölümleri ile elden düşmeden okunabilecek bir maceranın ardından Moorcock’un bakış açısından Londra’nın 1940’lardan 1990’lara dek geçirdiği değişim tüm çıplaklığıyla aktarılıyor.

Son olarak da seri editörü Terry Bisson’un usta yazar Moorcock ile gerçekleştirdiği bilimkurgu, çoğulevren, yazarlık, okunabilecek kitaplar ve müzik gibi birçok konuya değinen samimi bir röportaj yer alıyor...

₺9,80 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

Yüz binlerce okura ulaşan Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin sevilen gezgini Arthur Dent’in yaratıcısı Douglas Adams, bu yeni serisinde dedektifliğin kalıplarını yıkan dedektif Dirk Gently ile çıkıyor okurun karşısına.

Holistik dedektifimize göre, her olayın temelde birbiriyle bir bağlantısı vardır ve bu bağlantıların gizemini herkesten önce o çözmelidir. Çünkü Dirk Gently, soruları yalnızca yanıtlarını bildiğinde sormayı seviyor.

Şimdiyse karşısında, yanıtını henüz bilmediği sorular var: Örneğin, basit bir hokkabazlık numarasıyla, Kolejin akşam yemeğindeki tuzluk nasıl oldu da iki yüz yıl önce yapılmış bir Yunan vazosunun içine girdi? Ve şu tuhaf bilgisayarcının kanepesi apartmanın merdivenine, yerinden oynatılamamak üzere nasıl sıkıştı? Fizik kurallarınca “imkânsız”, Dirk’ün anlayışınca “açıklanamaz” görünen bu muammaların peşinde, gezegenin varoluşuna dek uzanan bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.

“Douglas Adams, Dirk Gently’nin Holistik Dedektiflik Bürosu’nda bizi yine galaksiler arası tuhaf karakterlerle tanıştırıyor... Pürüzleri üst üste yığıyor, ilgiliyi ilgisizden ayırma işini okura bırakıyor. Yerleşik uygulamalarla ve tuhaflıklarımızla resmen dalga geçiyor…

Gently ve arkadaşları için çok güzel bir başlangıç.”

- Sacramento Bee -

₺18,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

H. G. Wells’in 1897 yılında yazdığı Görünmez Adam, bilimkurgu romanları arasında önemli bir yere sahiptir. Görünmezlik fikrinin ilk kez ortaya atıldığı kitapta Wells, görünmezliğin sırrını keşfeden Dr. Griffin’in öyküsünü anlatır. Görünmez olmanın kendisine büyük avantajlar sağlayacağını düşünen Dr. Griffin için işler pek de beklediği gibi gitmez. Toplum tarafından kabul görmeyen aykırı bir karakterin başına gelenler, Wells’in eleştiri ve göndermeleriyle birleşerek derin bir etki yaratır.

“Bunu yapmak, büyünün bile tüm sınırlarını aşardı. Gizem, güç, özgürlük; görünmezliğin bir insan için ne anlama gelebileceğine dair o muhteşem hayale bakıyordum, içimde şüphenin kırıntısı bile yoktu. Tek bir dezavantaj bile göremiyordum.

Bir düşün! Ben, taşra kolejindeki aptallara ders veren, bastırılmış bir öğretmen, kılıksız, yoksul ben aniden görünmez oluyorum. Yani Kemp, sen olsaydın ... herhangi biri olsaydı, bu fırsatın üzerine atlamaz mıydı?”

₺11,25 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil

Yol arkadaşlarını kaybeden Drizzt yüz yıldan sonra ilk kez özgür ve yalnızdır. Dahlia ismindeki yeni dostuyla beraber Kışgörmez şehrinin başına gelenlerin intikamını almak için yola düşerler. Fakat Drizzt yeni dostlarla beraber yeni düşmanlar da kazanacaktır. 

 

Ve artık yalnızım. Yıllar önce Montolio’nun ölümünü takip eden günlerden beri hiç olmadığım kadar. Arkadaşlarımı tehlikeye atmanın insafsızca olacağı inancıyla onları terk ederek Menzoberranzan’a gitmek için Karanlıkaltı’na yolculuk ettiğimde bile böyle hissetmemiştim. Karanlıkaltı’nda yalnız olmama karşın, ruhen yanımda oldukları için manevi desteğim olmadan gitmemiştim. Bruenor, Catti-brie ve Regis’in hayatta ve iyi durumda, aslında onları geride bırakmış olduğum için çok daha iyi durumda olacaklarına inanıyordum, olacaklarına inancım tam olarak gitmiştim.

₺20,25 KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil

Işınlanmadan zaman yolculuğuna, yapay zekadan paralel evrenlere,

bilim kurgunun klasik konularını zaman zaman felsefi, bazen de insani

yönden ele alan kısa öyküler...

...

Elektronik bir kartın üzerine, sırlarının çözülebildiği kadarıyla, insan

beynini birebir simüle eden bir yazılımın konmasıyla oluşturulan yapay

bir beyin, yeni ölen bir insanın kafatasının içine kondu. Bir insan bedeninde

yapay bir beyin... Bedenine konan insanın beyin ölümü gerçekleşmeden

hemen önce, tüm hafızası da bu yapay beyne yüklenmişti.

...

Çok çok uzun bir zaman önce, her şey birdi ve bir her şeydi. Ne zaman

vardı ne de mekan. Sadece huzurlu bir karanlık vardı. Karanlık, büyük bir

patlamayla aydınlığa dönüştü.

...

Dünyada sadece siyah ve beyaz yoktu. Yaz ve kışla beraber bahar, sıcak

ve soğukla beraber ılık, genç ve yaşlıyla beraber orta yaşlar, büyükle

küçük arasında, hafifle ağır arasında sayılamayacak kadar çok seviye... Her

şeyin gri tonları vardı. Peki ya yasam ve ölüm? Bu ikisi neden bu kadar

birbirinden yalıtıktı? Bu ikisinin arasında gri tonlar olabilir miydi? Olursa

nasıl bir şey olurdu bu durum? Bu sorunun cevabı belki de yaşam ve

ölümün sırlarını verebilecekti ona.

...

Hayat beni avukat olmaya zorladı. Ama mesleğimin daha ilk günlerinde

mesleğimden de insanlardan da iyice soğudum. İyi bir insan olmak ise

yaramıyordu, kötü biri de olamıyordum. İnsanlardan uzaklaşmak istedim.

Dedelerimin köyüne geldim ve şimdi bir çoban olarak daha mutluyum.

...

“Babanne, denizi anlatsana” dedi, Mustafa. “Gözünün görebildiği yere

kadar bir maviliktir o”, dedi babannesi. “İçinde balık dediğimiz canlılar da

yaşarlardı” diye devam etti. Mustafa her defasında denizi soruyordu ve

babannesinin cevaplarını hep abartılı buluyordu. O kadar su nasıl olacaktı?

Bir de su mavi değildi ki.

₺10,50 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
1950’li yılların başında, daha sonra en şöhretli serileri Vakıf ve Robot’a öncülük edecek Gelecek Tarihi öykülerini yazdıktan hemen sonra Isaac Asimov ilk romanlarını kaleme aldı. Artık hem okurlara hem de yayıncılık dünyasına kendini kabul ettirmiş büyük ustanın neredeyse tüm külliyatına egemen olan Galaktik İmparatorluk evreninin ilk uzun kurguları da böylece ortaya çıktı. Nükleer felaketin Dünya’yı yerle bir etmesinden binlerce yıl sonrasını anlatan Galaktik İmparatorluk Serisi insanlığın, galaktik medeniyet ve ilk Galaktik İmparatorluk’un doğuşuna uzanan yolculuğunun başlangıcı. 

Tyrannlılar, Atbaşı Nebulası’ndaki elli gezegeni kontrolleri altına almışlardı. Gezegenlerin yöneticileri, Tyrann gezegenindeki efsanevi taş sarayında yaşayan Tyrann Hanı’na koşulsuz şekilde boyun eğmişlerdi. Dünya Üniversitesi’ndeki son gününde bir suikasttan son anda kurtulan, Widemos Kâhyası’nın oğlu Biron Farrill, kendisini hiç ummadığı bir durumda, Tyrannlılar’a karşı düzenlenen bir başkaldırının ortasında bulur. Biron, tutuklandığını öğrendiği babasının izini sürmek ve hayatta kalmak için Rhodia’ya doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Gezegenlerin kaderini belirleyecek düşmanlar, komplolar ve dostlar orada kendisini beklemektedir.
₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
Bu kitapta fantastik bir dünyadan fazlası var. Ömer Faruk Yazıcı’nın kaleminden dökülen hikâyelerin her biri kültürümüze özgü otantik ve hayal gücünün efsunlu motifleriyle süslü. Okuduğunuzda kendinizi Türk yerel inanış ve mitlerinden oluşmuş tatlı ve sihirli öykülerin içinde bulacaksınız. Hayao Miyazaki’nin animasyonlarındaki Japon mitlerinin ve yerel inanışların şahane tasarımlar ve çekici olay örgüsüyle buluşması gibi, bu kitaptaki öyküler de size gerçek dünyanın içinden gerçeküstü varlıklarla ve güçlü karakterlerle tanışmanın hazzını fazlasıyla yaşatacak. “Onları görüyorum. Kimse bana inanmıyor ancak hem görüyorum hem de uçsuz bucaksız hikâyeler dinliyorum onlardan. Çoğu da insanların farklı şekillerde farklı isimlerle bildiği hikâyeler. Bazıları severek anlatıyor hikâyelerini, bazıları ise insanoğlundan hesap soruyor. Bazıları akıllarını kaçırmış, bazıları ise bin yıl öncesini bile adları gibi hatırlıyor. Ben onları görüyorum, onlar ise herkesi… Unutulmalarını istemiyorum. İster misiniz size de anlatayım, siz de unutmayın?”
₺11,25 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
“Weinbaum, Bir Mars Destanı’yla birlikte sempatik uzaylıyı icat etti. Bilimkurgu onunla birlikte bağnazlıktan uzaklaştı.” –Ursula K. Le Guin 

“Bilimkurgu alanında klişelerden kurtulup özgün hikâyeler üretebilen tek yazar. Büyük bir hayranıyım.” –H. P. Lovecraft 

“Weinbaum, var olmak için kendi sebeplerine sahip dünyadışılar yaratan ilk yazar.” –Isaac Asimov 

“Stanley G. Weinbaum, kısacık kariyerinde bilimkurguda bir devrim gerçekleştirdi. Biz de hâlâ onun bize kazandırdığı temaları keşfediyoruz.” –Poul Anderson 

“Stanley G. Weinbaum, modern bilimkurgunun kurucularından biri olarak Wells ve Heinlein’la anılmayı hak ediyor.” –Frederik Pohl 

Asimov’un deyişiyle bilimkurgunun üç büyük novasından biri olan Stanley G. Weinbaum, bir buçuk yıllık yazarlık kariyerine ve trajik ölümüne rağmen erken dönem Altın Çağ’ın en başarılı yazarlarından biri. Hem ilk hem de en önemli öyküsü “Bir Mars Destanı” da bilimkurguyu kökten değiştiren ve uzaylı algısında devrim yapan gerçek bir klasik. 

Yakın gelecekte insanlık Mars’a sefere çıkar ve mürettebatın asi üyesi Dick Jarvis’in başından beklenmedik bir olay geçer: Mars’ta yepyeni bir ırkla tanışır; devekuşu benzeri Tviil’le. Ancak Mars’taki tek hayat formu Tviil değildir. Onun yardımıyla Jarvis, “Bir Mars Destanı” ve devam öyküsü “Hayaller Vadisi”nde Mars’ın diğer mucizeleriyle de karşılaşacaktır. 

Bu iki klasik öyküye ek olarak Weinbaum’un yarattığı bir diğer çarpıcı karakter olan Profesör Manderpootz’un yer aldığı “Eğer Dünyaları” ve “İdeal”in yanı sıra ters giden bir bilimsel deneyi anlatan “Uyumun Doruğu”, uzaylı ekolojilerine yoğunlaşan saykedelik öykü “Üşütük Ay” ve sanal gerçekliği işleyen ilk öykülerden “Pygmalion’un Gözlüğü” de bu derlemede kendine yer buluyor. 

Bir Mars Destanı, modern bilimkurgunun ilk adımları. 

Isaac Asimov’un önsözüyle
₺15,75 KDV Dahil
₺21,00 KDV Dahil

İlerleme… 
Kulağa pek hoş gelen bir kavram.
Hep ileri, daima ileri! İnsanlığın gelişmesi, sınırlarını zorlaması, aşması…


Peki, bedeli?


Üçüncü Dünya Savaşı sonrası: Aşırı mekanikleşmiş bir toplum. Fabrikalar, tüm üretim, her şeyin çalışması için bir avuç insan, bir avuç becerikli mühendis yeterli. Geri kalanlarsa…


Bu toplumun süper-mühendislerinden Paul Proteus, yaşadığı ‘Mekanize Amerikan Rüyası’ndan uyanarak varlığını, hayatın anlamını, toplumdaki muazzam ayrışmayı, ilerlemenin nelere mal olduğunu sorguluyor. ‘İnsan’ dünyayı yeniden kazanmak için isyan hareketine mi katılmalı yoksa görece muazzam refahın bedelini ödemeye razı mı olmalı?


Otomatik Piyano, ataları Biz, Cesur Yeni Dünya ve dört yıl büyüğü 1984 gibi akıl-ilerleme-mekanikleşme temalı bir distopya. Ama farklı. Çünkü Vonnegut’ın distopyasındaki makineler, diğer distopyaların yazarlarının muazzam hayal güçlerinden çıkmış makineler değil, kitabın yazıldığı dönemde var olan makineler.
Otomatik Piyano bizleri uzakta değil, çok yakında olan bir şeye karşı, hem de ‘İlerleme’ye laf etmenin hiç hoş karşılanmadığı 50’li yıllardan uyarıyor ve teknolojinin muazzam gelişiminin işin içine insana has hırslar girdiğinde nerelere varabileceğini gösteriyor.


Otomatik Piyano, Kurt Vonnegut’ın bildik sivri dilli açık sözlülüğüyle, “Konusunu, konusu güle oynaya Biz’den araklanmış Cesur Yeni Dünya’dan güle oynaya arakladım,” dediği ilk göz ağrısı…

(Tanıtım Bülteninden)

₺20,25 KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil
“Wells’in hiçbir zaman hayal edemeyeceği Zaman Makinesi’nin ta kendisi.” –Brian Aldiss 

Nebula En İyi Kısa Roman Ödülü 

“KORKU OLMADAN DİN HAYATTA KALAMAZ.” 

Tolkien sonrası fantastik edebiyatın öncü ve en önemli yazarlarından olan Michael Moorcock yalnızca yarattığı efsanevi karakteri Elric’le değil, Yeni Dalga akımının yükselmesine sebep olan editörlüğüyle de türün kaderini doğrudan etkilemiş ender yazarlardan. Moorcock’ın kendi sınırlarını bile zorlayıp tabuları yerle bir ettiği bilimkurgu kitabı İşte İnsan ise Jungcu psikoloji temel alınarak yazılmış en cüretkâr zaman yolculuğu romanlarından biri. 

Kafası sorularla dolu, problemli bir genç olan Karl Glogauer, İsa Peygamber’in son aylarına tanıklık etmek için zaman makinesiyle 1970 yılından M.S. 29 yılına yolculuk eder. Kutsal Topraklar’da Vaftizci Yahya ile karşılaşan Glogauer, bu mucizelerle dolu bölgede Nasıra’ya ulaşmak ve İsa’yı bulmak için yola çıkar. 

İsa’yı bulduğunda ise hikâye oldukça çetrefilli bir hal alır zira bu tarihi figür, Nasıra’da bir marangoz dükkânının gölgelerinde saklanan ve değil peygamber olmak, hayatta kalmak için bile başkalarına ihtiyaç duyan bir insandır. Gelecekte vuku bulmuş geçmişinin peşini bırakmayan hayaletleriyle, insanlık tarihinin olması gerektiği gibi yaşanmasını sağlamak için harekete geçen Glogauer, hem yolculuğun sonuna hem de sorularının yanıtlarına adım adım yaklaşır. 

Tarih değişmesin diye tarihe müdahale etmenin bedeli nedir? Fikir mi gerçekliğin sebebidir yoksa gerçeklik mi fikrin? 

İşte İnsan, yanlış sorulara verilen doğru bir cevap.
₺12,00 KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
J.R.R. Tolkien’in Hobbit ile Yüzüklerin Efendisi arasında yayımlanmış klasik çocuk hikâyesi. 

Ham’li Çiftçi Giles bir kahramana benzemiyordu. Kocaman bir göbeği vardı, sakalı kızıldı ve sakin, konforlu bir hayatı tercih ediyordu. Fakat bilmeden istemeden, nispeten sağır ve miyop bir devi korkutup kaçırınca, Çiftçi Giles’ın şöhreti diyara yayıldı. Ne yazık ki kurnaz ejderha Chrysoplax krallığın başına bela olunca, onunla dövüşmesi için de Çiftçi Giles çağırıldı. 

Hobbit ve Roverandom gibi, Ham’li Çiftçi Giles da J.R.R. Tolkien tarafından başta çocuklarını eğlendirmek için uyduruldu, ancak hikâye genişledikçe daha ayrıntılı bir hal aldı. Nihai hali ise zekice anlatılmış, hayal gücü dolu hikâyeleri seven tüm okurlara hitap ediyor. 

“Devlerin ve ejderhaların krallıkta gezindiği zamanlarda geçen muazzam bir öykü.” 
Sunday Times 

Bu edisyonda, ilk kez 1949’da yayımlanmış tam metin ve Pauline Baynes’in çizdiği, Tolkien’in öyküsü için en uygun seçim olduğunu söylediği orijinal illüstrasyonlar bulunuyor. Aynı zamanda öykünün yazılmış ilk taslağını ve bir devam hikâyesi için Tolkien’in notlarını da içeriyor.
₺16,50 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

Büyük Wootton köyünde her 24 senede bir İyi Çocuklar için Ziyafet düzenlenirdi. Bunu kutlamak adına da bu ziyafete davet edilen 24 çocuğu besleyecek bir Büyük Pasta hazırlanırdı. Pasta çok tatlı ve zengin olurdu, baştan aşağı da şekerli kremayla kaplanırdı. Ama bu pastanın içinde çok ama çok tuhaf malzemeler de kullanılırdı ve bunlardan birini yutan çocuklar Periler Diyarı’nı ziyaret edebilirlerdi…

 

Tolkien’in, George MacDonald’ın Altın Anahtar’ı için yazmaya başladığı önsöz, bu keyifli masala dönüşmüştür. Yüzüklerin Efendisi’nden neredeyse bir on yıl sonra ve yaratımı ömür boyu süren Silmarillion sona yaklaşırken yazdığı Büyük Wootton Demircisi, Tolkien’in ömrü boyunca edindiği tecrübe ve fikirlerin ürünüdür ve Tolkien hayattayken basılmış son kurgu eseridir.

 

Şimdi, neredeyse 55 yıl sonra, kendini Perilerin tehlikeli diyarında bulan bir gezginin bu hikâyesi; Tolkien’in ilk taslağı, hikâyenin çıkış noktasına dair notları, alternatif bir son ve Perilerin doğası üzerine yazdığı yayımlanmamış bir makaleyle beraber tekrar okurlarla buluşuyor.

 

“Bu kitabın akıldan silinmeyen bir etkisi var, ‘derin’ halk öykülerinin ortak bir özelliği. Harikulade ve akılda kalıcı.”

Times Educational Supplement

 

“Bu masalı ne kadar yakından incelerseniz, ardındaki fikrin ihtişamı kendini o kadar gösterecektir; ister yedi yaşında olun ister yetmiş yaşında, okumak isteyeceksiniz.”

New Statesman

₺18,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon serisi ve çarpıcı ana karakteri Takeshi Kovacs dizinin ikinci kitabı Düşmüş Melekler’le geri dönüyor!

 

Değiştirilmiş Karbon’daki olayların üzerinden otuz sene geçti. Ancak eski bir BM elçisi olan Takeshi Kovacs’ın maceraları hız kesmedi. Pek çok kez kariyer ve kılıf değiştirip yeni bir bedenle bu kez daha büyük olayların ortasında buldu kendini: Kanlı bir ayaklanmayı durdurmak üzere uzak bir gezegenin hükümetince tutulan bir askerdi artık.

 

Ancak mesele taraf tutmaya geldiğinde ona kimin ödeme yaptığına bakmaksızın Kovacs istediği tarafı seçerdi – yani kendininkini. Haliyle sıradışı bir ekip onu kadim bir uzaylı gemisine yapılacak hazine avı için çağırdığında bu teklife hayır diyemezdi. Kalaşnikoflarını hazırlayıp görevini yarıda bırakan Kovacs için bu yeni macera tek başına yapamayacağı kadar büyüktü. Ama o istediğini almak için her şeyi yapmaya hazırdı; ölüleri diriltmeye bile.

 

Yıldız Gemisi Askerleri ve Bitmeyen Savaş gibi eserlerin izinden giden askeri bilimkurgu/siberpunk türündeki Düşmüş Melekler, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-aksiyon romanlarından biri.

 

“Takeshi Kovasc geri döndü. Morgan, Değiştirilmiş Karbon’da yaratılan dünyayı çok daha ileriye taşıyor.” –Anthony Ryan

 

“Bilimkurguyla gerilimi birleştirmedeki ustalığıyla türe hak ettiği yeri kazandırmayı başardı.” –Peter F. Hamilton

 

“Morgan şirketlerin açgözlülüğünü, siyasetin çürümüşlüğünü muazzam bir kurguyla ele alıyor.” –The Times

₺25,50 KDV Dahil
₺34,00 KDV Dahil
Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu. -Margaret Atwood

Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır. -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag'ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred'la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.
₺14,40 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

Vurun davulları, lavtaları dinleyin. Artık gerçeğin şarkısı çalacak. Ergenlik hayallerinin zamanı geçti. Artık Al’lar halkı büyümek zorunda. Dedelerinizin efsanelerini unutun. Kendinizinkini yazmalısınız. İnanç ailesinin istenmeyen çocuğu Şüphe doğdu ve İsimsizler Kalesi’ne gidiyor.

Zamanın kendisinden daha eski geleneklere uyulacak. Tekneler ölüm kayalıklarını aşacak ve şamanlar gerçeklik tohumlarını dağıtacak. Dolunay yükseldiğinde Al’lar halkı kadırgalarını buzlu denizlerin ötesine sürecek. 

Ölümü bulacak olanların yolculuğu yine başladı ama bu kez yolun sonu belirsiz

₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

Goodreads okurlarına göre 2017'nin en iyi bilimkurgu romanı. 

Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olan Marslı'nın yazarı Andy Weir'dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap! 

Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı. 

Artemis… Ay'daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse "zalim bir sevgilidir". Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa. 

Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz'in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz, tüm Artemis'in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür. 

Andy Weir, Marslı’da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis’te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor. 

“Marslı’dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zekice, eğlenceli, adrenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü.”

–Ernest Cline, Başlat’ın yazarı. -

“Weir imkânsızı başardı – Ay’daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı’yı solladı.

Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı.”

–Blake Crouch, Karanlık Madde’nin yazarı. -

“Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera… senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri.”

–Booklist (starred review) -

₺21,00 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Gezegenimiz değiştiğinde değişmeden kalacak olan şey nedir? Yoksa her şey aynı kalırken sadece isimler mi değişecek? İnsanlığın o büyük birikimine gelecekte ne olacak? Yoksa geleceğe sadece kör bir iktidar savaşı mı miras kalacak? Büyük bir çöküntü mü yoksa başka bir dünya mümkün mü? Dünün, bugünün ve Maymunlar Gezegeni’nin cevapları şaşırtıcı derecede aynı olabilir mi? Peki şimdilik… SAVAŞ?

 

₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Balkanların bir parçası olarak hâlâ bir vampir kahramanımızın olmaması tuhaftı doğrusu. Artık bir Osmanlı vampirimiz var. Öteki’leri bol Osmanlı tarihine bu kez de vampirler dahil oluyor. XIX. yüzyılda doğup günümüze kadar yaşıyor olmanın zengin hatıra ve tecrübelerine sahip bir vampir bu. Erken ölmüş bütün “rock star”lar gibi o da hâlâ 27 yaşında. Üstelik köçeklik yapması söz konusu bu hatıra ve tecrübeleri hayli renkli kılıyor. Resimli tarih kitaplarına özgü canlı kanlı sahnelerle, sürükleyici bir anlatımla ilerleyen eğlenceli bir roman Osmanlı’da Bir Vampir. Kitabı bitirdiğinizde kahramanın yeni maceralarını merak ediyorsunuz.

-Murathan Mungan-

 

******

Mehmet Bilâl, “çok satanlar” üslubunu mizahı, argosu, jargonuyla harmanlayarak gerçekten bir solukta okunacak bir roman yazmış. Her vampir çalışmasında karşılaşacağımız kimi klasik ayrıntıları da atlamamış; onları bu topraklara özgü anlatmış.

-küçük İskender-

 

Ve o kadar sevdiriyor ki kendini bu vampir, dediğim gibi sıradaki macera için sabırsızlanıyorsunuz. Mehmet Bilâl elini çabuk tutsa iyi olur, aksi halde Stephen King’in “Misery”sindeki gibi kendisini rehin alıp yeni Béla romanını yazdırmaya niyetli fanatik okurları olduğunu biliyorum!

-Asu Maro-

 

 

Bir öteki hikâyesinin anlatıldığı kitapta Béla, yeni yaşamla nasıl mücadele edileceğini biraz küstahça belki ama hiç karmaşık hesaplara girmeden anlatıyor. Yaşlı adamla olan çatışması dozunda; bir ötekinin dünyayla, bir oğlun babayla çatışması gibi veriliyor. Diğer vampirler gibi itici değil, aksine sempatik, duygusal ve neredeyse gerçek hayatta olsa arkadaş olmayı isteyeceğimiz bir karakter. Hele Béla’nın, aşkını cümlelere döktüğü cümleler edebiyatla fantastiğin birbirine nasıl da yakıştığının en iyi örnekleri.

-Nihan Bora-

 

“Üçüncü Tekil Şahıs”, “Adresinde Bulunamadı” ve “Üvey” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Mehmet Bilâl şimdi heyecan verici bir kitapla yeniden okur karşısında. “Béla: Osmanlı’da Bir Vampir” cesur ve tutkulu bir proje. Mehmet Bilâl’in sohbetimiz sırasında çaktırmadan müjdelediği gibi bir fantastik roman dizisinin de ilki…

 

-Gülenay Börekçi -

₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Nebula Ödülü’ne layık görülmüş bu çalışmada, kılıç ve ipek toplumunda esir alınmış, adaleti bulma azimleri onları şiddetli ve aşkla dolu bir sona kavuşturan iki “toprak çocuğunun” hikâyesi anlatılmaktadır. Kitapta aynı zamanda şirketleşmiş yayıncılığın iddialarını ve kapitalizmin temel varsayımlarını çürüten “Okurken Uyanık Kalmak” adlı bir deneme; bunun yanı sıra Amerika’nın en tanınmış bilimkurgu yazarı olan Le Guin ile yapılmış ve onun bilinmeyen yanlarını gözler önüne seren “Açıksözlü Bir Söyleşi” başlıklı bir mülakat da yer almaktadır...

 

“Fantezi Âleminin Kraliçesi”

—Washington Post-

 

“Kurmacanın bütün büyük yazarları gibi, Ursula K. Le Guin bizi yeniden canlandıran, yüreklerimizi hafifleten hayali dünyalar yaratıyor.”

—Boston Globe-

 

 “Onun karakterleri karmaşık ve akıldan çıkmayan ve yazarlığı güçlü sezişiyle dikkat çekicidir.”

—Time-

 

 “Kalemini nadiren görülen bir ahlaki ve psikolojik entelektüellikle kullanıyor. Gerçekten yaptığı şey fabllar yazmaktır: Hayat, ölüm, aşk ve cinsellik gibi dünyevi meseleler hakkında olağanüstü bir şekilde çapraşık ve muazzam yaratıcı masallar.”

—Newsweek-

 

 “Kendine has ve inandırıcı olmaları itibariyle, Le Guin’in karakterleri uzun soluklu bir yaşama sahiptirler.”

—Publishers Weekly-

 

 “Onun dünyaları katı bir sanatkârlıkla biçimlenmiş psikolojik önsezileri akla kazıyor.”

—Library Journal-

 

 “Aşırılık, risk ve zekâ istiyorsanız, Le Guin’i deneyin.”

—San Francisco Chronicle-

 

₺7,00 KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil

BARUT BÜYÜCÜSÜ ÜÇLEMESİ SONA ERİYOR…

 

Feldmareşal Tamas ülkesine döndüğünde Adro’nun başkentini tarihinde ilk defa yabancı bir işgalcinin elinde buldu. Oğlu kayıptı, müttefikleri saydığı kişiler dost mu düşman mı belli değildi ve destek kuvvetlerinin gelmesine daha haftalar vardı.

 

Cephede ise Adro ordusu iç çekişmelerine yenik düşmüş, Kez işgalcilerine karşı değil, birbirlerine karşı savaşıyorlardı. Kaçırılmış oğlunun peşinden giden Adamat bu çekişmenin ortasına düştü. Eskiden dost sandığı kişiler tarafından ihanete uğrayan Taniel Çift Atar’ın da Adro’nun bu savaştan tek parça çıkabilmesi için elinden geleni yapması gerekiyordu.

 

BİR DE İŞİN İÇİNE TANRILAR GİRİNCE…

Brandon Sanderson’ın edebi vârisi McClellan’ın teknolojiyle büyüyü birleştiren bu zengin dünyasında, barut ve mermileri kontrol edebilen büyücülerin karşısında kim durabilir ki?

 

“Yaratıcı bir büyü sistemi, soluk soluğa bir kurgu, ilgi çekici bir dünya.”

-BRANDON SANDERSON-

 

“Silahlar, kılıçlar ve büyü bir arada? İnsan daha ne ister ki? Ya heyecan dolu aksiyon, hafızalara kazınan karakterler ve tekrarlanması güç bir başarı? Brian McClellan bu işi biliyor. ”

-BRENT WEEKS-

₺24,00 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil

 

Annabelle Jefferson, zamanın çok öncesinden gelen savaşı artık biliyordu. Fakat bu savaşı sürdüren iki düşman türün ortasında kaldığını sanırken, kendisini izleyen yeni düşmanların varlığından haberdar değildi.
Keşfedilen yeni türler, anlamı bilinmeyen kâbuslar, saklı kalan gerçekler, çözülmesi gereken yeni gizemler ve güç peşinde olanların bitmek bilmez mücadelesi…
Tüm bunların ortasında Annabelle’in sığındığı tek bir kişi vardı; Jay Sullivan.
Fakat…
“Aşk, şeytanın hiç uğraşmadan kendi sonlarını yazması için insanların önüne attığı oyuncaktan başka bir şey değil,” demişti Jay Sullivan.
Belki de haklıydı.

Tehlikeli bir hayat
Tehlikeli bir avcı
Ve
Tehlikeli bir aşk…

 

EDİTÖR Ayşenur Nazlı

₺25,87 KDV Dahil
₺34,50 KDV Dahil
Set İçindeki Kitaplar; 

Büyücünün İlk Kuralı Kısım I
Bir efsane, kapısını aralayıp sizi içeri davet ediyor. Burada büyü, iyiyi ve güzeli güçlendirir ama ihaneti ve kaybı da bir o kadar ağırlaştırır. Burası doğruluk kılıcı'nın dünyası. Büyünün etkisine girmeye hazır olun. Farklı diyarların bulunduğu bir dünya düşünün, her birinin kendine ait bir düzeni olan. İşte bu düzen artık yıkılmak üzere çünkü karanlık büyücü Darken Rahl bütün diyarlara hükmetmek istiyor. Onu da yalnızca Büyük Büyücü Zedd'in atayacağı Doğruluk İzcisi durdurabilir. Ancak Zedd yıllar önce ortadan kaybolmuştur...

Richard Cypher'ın hayatı Kahlan isminde güzel bir kadını suikast timinden kurtarmasıyla tamamen değişir. Batı Diyar'ın yabanıcısı olan bu kadın son büyücü Zeddicus Zu'l Zorrander'i, namı diğer Zedd'i aramaktadır. Richard ister istemez kendisini bu genç kadına yardım ederken bulur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Richard bile…

"Büyücünün İlk Kuralı'nın, Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum."
-Marion Zimmer Bradley-

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor."
-Publishers Weekly-

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok." -
-Kirkus Reviews-

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!"
-Romantic Times-

"Goodkind, karakterleri ve dünyalarını öyle iyi tasvir etmiş ki okurun onları gözünde canlandırmaması imkânsız." 
-Roland Green-

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle-
"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler."
-Gordon R. Dickson-

"Büyücünün İlk Kuralı, Terry Goodkind'ın ilk kitabı olabilir ama kariyerinde çoktan etkileyici başarılara imza atmış biri o. Klasik fantastik edebiyatın tüm özelliklerine ve çok daha fazlasına sahip bir roman bu." 
-Piers Anthony-

Büyücünün İlk Kuralı Kısım II
Büyücünün ilk kuralı'nın ikinci kısmında da heyecan hiç hız kesmeden devam ediyor! Richard ve Kahlan, Çamur Adamların köyünden ayrıldıktan sonra Darken Rahl'ı durdurmak için başka yollar aramaya başlarlar. Ancak işleri hiç kolay değildir. Üstelik bu kez Büyücü Zedd de yanlarında yoktur.

Üçüncü Orden kutusu Darken Rahl'ın eline geçmeden önce çok az zamanları kalmıştır. Fakat onlar ilerledikçe bela da onları takip edecektir. Belanın en büyüğü Mord Sithlerin eline düşen Richard ise Büyücünün İlk Kuralı'nı öğrenmeden önce çok büyük bir ders alacaktır.

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor." 
-Publishers Weekly-

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler, fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek." 
-Library Journal-

"Büyücünün İlk Kuralı'nın, Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum." -
-Marion Zimmer Bradley-

"Kendi türünde büyük isimlerden biri olacağına kalıbımı basarım. Yaratıcılığı sınırsız, alışılmışın ötesinde." 
-Piers Anthony-

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok." 
-Kirkus Reviews-

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times-

"Goodkind, karakterleri ve dünyalarını öyle iyi tasvir etmiş ki okurun onları gözünde canlandırmaması imkânsız." 
-Roland Green-

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle-

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler." 
-Gordon R. Dickson-

Gözyaşı Taşı Kısım I
Büyücünün ilk kuralı ile başlayan efsane bu kez doğruluk izcisi'nin hem bedenini hem de ruhunu sınayacak zorlu bir yolculukla devam ediyor. Tam da Darken Rahl gitti, her şey yoluna girdi derken Yeraltı Dünyası'ndan tuhaf yaratıklar yaşayanların dünyasına geçmeye başlayınca iki dünyayı birbirinden ayıran perdenin zarar gördüğü anlaşılır. Yeraltı Dünyası'nın Bekçi'si de bu tarafa geçmeye çalışmaktadır. Eğer başarılı olursa kimse sağ kalmayacaktır, Richard'ın sevgili aşkı İtirafçı Ana Kahlan bile…Richard ise o esnada kontrol bile edemediği büyük bir gücün etkisi altındadır. Birden ortaya çıkan üç rahibe Doğruluk İzcisi'ne gücü kontrol edebilmesi için yardım teklif eder ancak çok önemli bir şartları vardır. Richard ya bu şartı kabul edecek ya da ölümüne neden olsa dahi gücü kendi başına kontrol altına almaya çalışacaktır. 

"Kendi türünde büyük isimlerden biri olacağına kalıbımı basarım. Yaratıcılığı sınırsız, alışılmışın ötesinde."
-Piers Anthony- 

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok."
-Kirkus Reviews -

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor."
-Publishers Weekly -

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek."
-Library Journal -

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times -

"Romanın karakterleri ve dünyaları Terry Goodkind'la âdeta gerçek bir hayat bulmuş." 
-Roland Green- 

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda."
-Science Fiction Chronicle- 

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler."
-Gordon R. Dickson -

"Karakterler ve dünyaları sayfaları çevirdikçe âdeta canlanıyorlar. Goodkind harika bir iş çıkarmış."
-Booklist -

Gözyaşı Taşı Kısım II
Gözyaşı Taşı'nda Macera Kaldığı Yerden Devam Ediyor… Richard, boynuna takılan tasma yüzünden Kâhinler Sarayı'ndan ayrılamamaktadır. Kahlan'ın ona ihanet ettiği düşüncesi ise zaten her şeye olan inancını sarsmış durumdadır. Richard'ın artık tek bir hedefi vardır; gücünü kontrol altına almak ve tasmadan kurtulmak. Öte yandan Kahlan, Richard'ı kurtarmaya çalışırken Bekçi'ye hizmet edenler tarafından büyük bir tuzağa düşmek üzeredir. 

O sırada İmparatorluk Düzeni denen yeni bir oluşum da Orta Diyar'a kan ve ölüm saçmaktadır. Bir an önce bir şeyler yapılmazsa Bekçi, canlıların dünyasını ele geçirecek ve hayat ile ölüm arasındaki hassas denge sonsuza dek bozulacaktır.

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times -

"Romanın karakterleri ve dünyaları Terry Goodkind'la âdeta gerçek bir hayat bulmuş." 
-Roland Green -

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle- 

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler." 
-Gordon R. Dickson -

"Karakterler ve dünyaları sayfaları çevirdikçe âdeta canlanıyorlar. Goodkind harika bir iş çıkarmış." -
-Booklist -

"Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bu serinin de bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda eminim koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum." 
-Marion Zimmer Bradley-

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor." 
-Publishers Weekly -

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek."
-Library Journal-
₺122,89 KDV Dahil
₺159,60 KDV Dahil
%23 İndirim
%23İndirim
Ücretsiz Kargo

Bilimkurgu yazınının benzersiz ismi Douglas Adams’ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilen dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi, BBC’de radyo oyunu olarak yayımlanmasının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu...

 

Belli başlı her galaktik uygarlığın tarihi üç ayrı ve fark edilebilir aşamadan geçme eğilimindedir. Bu aşamalar hayatta kalma, sorgulama ve incelikli düşünmedir. Bu konuya genel ve fazlasıyla açıklayıcı bir örnek olarak ilk aşama “Nasıl yiyebiliriz?”, ikinci aşama “Nerede yiyoruz?”, üçüncü aşamaysa “Öğle yemeğini nerede yiyelim?” sorularıyla tanımlanmaktadır. Hayat, Evren ve Her Şeye Dair Nihai Soru’nun cevabını bilseniz ve uzun bir arayışın ardından ulaştığınız Evren’e hükmeden kişiyle fikir alışverişinde bulunacak olsanız bile, sizi sakinleştireceğini düşündüğünüz bir fincan demli çay içmek ya da asla unutamayacağınız mükellef bir yemek için Evrenin Sonundaki Restoran’a buyrun. Asla pişman olmayacaksınız...

₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

Karanlık Bir Hisar. Kayıp Bir Hafıza. Hizmet Etmekle Geçecek Bir Ömür…

 

Pin, sadece bir terzi olduğunu ve peri masallarına layık elbiseler yapmak için gece gündüz demeden çalıştığını biliyordu. Kaçmak isteyince kunduracı da onunla geldi. Ancak bir diken yüzünden, özgürlüğü fazla sürmedi. Analık tarafından yakalandı ve anılarını tekrar kaybetti.

 

Analık onu yeni bir masalın içine bırakmıştı. Yakışıklı prensin ve mutlu sonun da olduğu bir masala… Ancak kunduracı hâlâ onu aramaktaydı ve onun kendisini masalın içinde kaybetmemek için elinden geleni yapmaya hazırdı.

 

Zaten Pin de cam ayakkabılar yerine bir kılıcı ve kendi mutlu sonunu bulmayı tercih ediyordu. Herkesi Analık’ın zalim hükümdarlığından kurtarmaya kararlıydı. Kunduracı’yla beraber kendi kaderlerini çizmek için zorlu bir mücadeleye atılacaktı. Fakat Masal’ın onlar için başka planları vardı…

 

“Kül ve Diken toplumumuzun peri masalı efsanelerini enfes biçimde yıkan, harika ve sürükleyici bir macera. Kendi yollarını çizmeyi arzulayan gençler kesinlikle okumalı.”  - Rae Carson -

 

“Prineas, klasik peri masallarını alıp yeniden kurgulayarak, bu feminist Külkedisi masalında hünerle birleştiriyor.” - Publishers Weekly -

 

“Kül ve Diken kendi kararlarını vermek ve kendi yollarını çizmeyi isteyen herkes için yazılmış.” - VOYA -

 

“Kül ve Diken, güçlü ve çarpıcı bir sesi olan, eşsiz bir hikâye. 4½ yıldız.” - Romantic Times Book Reviews, Top Pick -

 

“Yürek sızlatan bir aşk. Özgün bir peri masalı uyarlaması.” - ALA BOOKLIST -

 

“Güzellik ve tehlikeyle dolu, özgün bir peri masalı. Muazzam!” - Tamora Pierce, Küçüklerin Koruyucusu serisinin yazarı -

₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Zalim krallar, güç uğruna yitirilen hayatlar, kadınların erkekler için
döktükleri kanlar… Emily R. King fantastik üçlemesinde okurları
özgürlük ve barış uğruna verilen bir mücadelenin gerilimine ve heyecanına
davet ediyor!
Kimsesiz Kalinda daha bebekken bir manastıra getirilir, çocukluğunu
ateşler içinde yanarak geçirmiştir. Nihayet iyileşip on sekiz
yaşına bastığında tek arzusu; yuvası bildiği manastırda kalmak,
huzur içinde bir hayat sürmektir.
Fakat “hayırseverlerin” bağışlarıyla ayakta duran manastırın kuralları
belli. Hayırseverler istediklerinde gelip oradaki kızlardan
birini “talep” edebilir; eşi ya da cariyesi yapabilir. Kalinda’yı talep
edense kötülerin kötüsü, zalimliğiyle nam salmış Raca Tarek.
Kalinda manastırdan ayrılıp Turkuaz Saray’a gitmekle kalmayacak,
racanın yüzüncü kraliçesi olmak için doksan dokuz eş, sayısız
cariyeyle ölümüne savaşacak.
Huzurlu ve özgür bir hayat peşinde olan Kalinda saray duvarları
arasında aşkı da bulunca kendine nasıl bir yol seçecek? Başkalarının
onun için seçtiği yoldan mı gidecek yoksa ruhundaki en yasaklı
güce ulaşıp mücadele etmeyi mi tercih edecek?
Emily R. King’in yazdığı Yüzüncü Kraliçe’de fantastik roman sevenleri
heyecan dolu bir macera bekliyor!
₺19,50 KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Modern bir klasik ve Yüzüklerin Efendisi’nin çıkış̧ kitabı.

Bilbo Baggins rahatlık içinde kendi kendine yeten bir hayat süren, kilerinden ve bodrumundan daha öteye seyahat etme konusunda gönülsüz bir hobbittir. Ama büyücü Gandalf ve bir grup cüce onu bir maceraya götürmek için kapısında belirdiğinde keyifli hayatı sekteye uğrar. Muhteşem Smaug isimli devasa ve çok tehlikeli bir ejderhanın yıllar önce cücelerin elinden aldığı Yalnız Dağ’ı ve paha biçilemez hazineleri geri alacaklardır. Bilbo plana dahil olma konusunda ayak direse de bir hırsız olarak yeteneğini ve başarısını fark ettiğinde kendisi bile çok şaşırır!

“J.R.R. Tolkien’in kendi çocukları için yazdığı Hobbit, 1937’de yayımlandığında büyük bir başarı yakaladı. Dünya çapında milyonlarca sattı ve ‘neslimizin en mühim kitaplarından biri’ olmayı başardı.” –The Times

“Cücelerden, elflerden, korkutucu goblinlerden ve trollerden oluşan harika bir hikâye ... seyahat ve büyülü maceralarla bezeli heyecan dolu bir epik.” –The Observer

Hobbit’in ilk basımının 75. yıldönümünü kutlamak için hazırlanan bu edisyonda Christopher Tolkien’in önsözü ve J.R.R. Tolkien’in illüstrasyonları da metne eşlik ediyor.

₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

“Unutulmaz karakterler ve şeytani zekâ, ortaya müthiş bir hikâye, müstehcen bir eğlence çıkarıyor.” -Publishers Weekly

 

Laurell K. Hamilton’ın dünyevi hazlarla ve tehlikeli büyülerle, tuhaf ihtiraslar ve nefes kesici maceralarla dolu dünyasına hoş geldiniz! 

 

Çoğunuz beni özel dedektif Merry Gentry olarak tanırsınız. Fakat asıl adım Prenses Meredith NicEssus. Hava ve Karanlıklar tahtının vârisiyim. Tabii tahtta hak iddia edecek kadar yaşayabilirsem. Kuzenim Prens Cel, o günü görmemem için elinden geleni yapmaya kararlı. İkimiz de hayatta olduğumuz sürece tahtı ele geçirmek için savaşacağız. Kim daha önce çocuk sahibi olursa, taç onun olacak. Kraliyet muhafızlarının çoğu  âşığım oldu. Hepsi korkutucu derecede becerikli savaşçılar... Geleceğin kralı ve çocuğumun babası olmak için sıraya girdiler. Tabii beni hâlâ korumaları gerekiyor. Zira çoğu Fey’in aksine kısmen insanım ve gayet ölümlüyüm. Fakat şimdi, Melekler Şehri’nde insanlar korkunç ve gizemli bir biçimde ölüyor. İnsan polislerin fark edemediği, katillerin bir yandan perileri de avladığı. Kaosun kapımızda olduğunu hissediyorum. Bir yandan muhafızlarımla müthiş hazlar yaşarken bir yandan da gerçekliğin -sizin ve benim gerçekliğimin- dokusunu yok edebilecek kadim bir şeytanla karşı karşıya gelmek zorunda 

olduğumun farkındaydım.

 

“Karakterler sansürsüzce anlatılan ateşli sahnelerle okurların başını döndürüyor.” 

-Starbust Magazine-

 

“Hiç durmayan hızlı bir tempo, sizi eğlencenin doruklarına çıkaracak.” 

-SFX Magazine-

 

“Böyle üretken bir hayal gücüne sahip bir yazar daha okumadım.”

-Diana Gabaldon-

₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
₺30,72 KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil

J.R.R. Tolkien’in yazdığı ilk çocuk hikâyesi.

1925 yılında, dört yaşındaki Michael Tolkien kumsalda gözdesi olan oyuncak köğeğini kaybetti. Oğlunu teselli etmek için J.R.R. Tolkien, büyüyle oyuncağa dönüştürülen Rover isminde bir köpeği ve onu eski haline döndürebilecek büyücüyü arayışına dair bir hikâye uydurdu.

Rover ya da daha sonra tanındığı gibi “Roverandom”, maceraları sırasında bir kum büyücüsü, korkunç bir ejderha, denizdeki kral ve Aydaki Adam’la karşılaşır. Zekice örülmüş̧ ve kelime oyunlarıyla bezeli Roverandom’un, başta Hobbit’le aynı sene, 1937’nin Ocak ayında basılması planlansa da yayıncılar bir devam kitabı istediğinden eser yayımlanamamıştır. Tolkien bunun yerine Yüzüklerin Efendisi’ni yazmaya başlamıştır. Roverandom ise nihayet 1998 yılında yayımlanmıştır.

“Yüzüklerin Efendisi hayranları İskandinav mitolojisinden esintilerden ve Tolkien’in harikulade mekân anlayışından büyük keyif alacaklardır.” – The Times - 

Editörlüğü Christina Scull ve Wayne G. Hammond tarafından yapılan bu edisyonda, hikâyenin Tolkien’in diğer eserleri olan Hobbit’le, Silmarillion’la ve Noel Baba’dan Mektuplar’la olan ilişkisini detaylandıran bir önsöz bulunuyor. Bunların yanı sıra Tolkien’in elinden çıkma illüstrasyonlar da metinlere eşlik ediyor.

 

₺17,25 KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil

Kangurunun cebinden çıkan bir defter, ayaklarından Turp filizi çıkan bir adam, kendi kendine şehirde gezinen bir yatak ve turp filizi hastalığına derman olması beklenen bir kükürt kaplıcası. Cehennem vadisine yerleşmiş kükürt kaplıcasına doğru yatağıyla seyahat eden hastayı bekleyen cüce cinler ve daha niceleri… ve eğri Gözlü kız: hiç aklınızdan çıkmayacak eğri gözlü kız!..

Kobo Abe ile gerçeküstü, enfes bir macera…

 

“Hem dolambaçlı hem de bağımlılık yapıcı.”

-David Mitchell-

 

“Hem Poe hem de Kafka akla geliyor. Kobo Abe sayfalarda hiç dinmeden atan bir heyecan yaratıyor. Okudukça okuyorsunuz ve okuyorsunuz.”

-The New Yorker-

 

“Bazıları onda Kafka’nın bilinmeyene yönelik manipülasyonlarını, başkaları ise örneğin yarattığı kum çukuru metaforu ile Beckett’in esintilerini bulacak.”

-Saturday Review-

 

 

“Dizimin altından üstüne doğru bir karıncalanma hissi başlamıştı. Pijamamın paçasını sıyırıp kaşıdım. Nasıl desem? Soyulmaya yüz tutan ince bir deri tabakasının parçaları gibi mi desem, yoksa kese kiri gibi mi desem? Işığa doğru çevirip baktım. Hayır, kese kiri değildi, derim de soyulmamıştı. Sanki lime lime ezilmiş kuru lif parçaları gibilerdi. Dizimdeki kıllar mı desem? Onları da çakmakla tütsüleyip elinizle toplasanız ancak böyle gözükürdü herhâlde. Fakat yanmış kıllar daha bir tuhaf kokmaz mıydı? Bu sefer her iki paçamı da sıyırıp sandalyenin üzerinde dizlerimi havaya kaldırıp kendime doğru çektim. Tek bir tüy parçasından eser kalmamıştı... 

 

Ertesi sabah şafağına yakın bir saatte henüz hava karanlıkken dizlerimin dayanılmaz iç gıcıklayıcı kaşıntısıyla gözlerimi açtım. Dizimin her yerine alerji kremini bolca sürerken fark ettim ki, bu başıma gelen basit bir şişkinlikten ibaret değilmiş. Deri gözeneklerinin içinden, dün geceye nispeten daha iri, sanki bitki saplarına benzeyen şeyler şişip çıkmaya başlamıştı. Küçücük soya filizlerini andırıyorlardı. Bir bitkiye benzeyen bu görüntü ve verdiği hissiyat o kadar rahatsız ediciydi ki denemek amacıyla bir tane koparıp ne olacağına bakmaya karar verdim. Koparılmasına kopuyordu yerinden kolayca ama hemen ardından da dip kısmından bir irin akıyordu...”

 

 

-KOBO ABE- 

 

₺18,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

H. G. Wells’in yazdıkları insanı kendine hayran bırakan ve hiçbir zaman tam olarak kavrayamayacağımız türden.”

–Orson Welles

 

“Bay Wells’in eserleri zamanın eskitemeyeceği ve gerçekleşmesi pek de imkânsız olmayan hikâyeler anlatıyor.”

-Jules Verne-

 

“Her nesil Dünyalar Savaşı’nı kendi deneyimlerinin ışığında yeniden okuyup yeni bir şeyler öğrenebilir.”

-Arthur C. Clarke-

 

“BU BİR SAVAŞ DEĞİL. HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ OLMADI; İNSANLARLA KARINCALAR ARASINDAKİ BİR SAVAŞTAN DAHA FAZLASI DEĞİL BU.”

 

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Dünyalar Savaşı’nda istila altındaki umutsuz ve çaresiz bir gezegenin hikâyesini anlatıyor: Dünya’nın.

 

Gökyüzünden İngiltere’nin güneyine düşen silindirlerin yarattığı merak hemen sonra yerini korkuya bırakmıştır. Dünya, Mars’tan gelen canlıların istilası altındadır. Henüz ne olduğunu anlayamadan Marslılar tarafından katledilmeye başlayan insanlar, var güçleriyle karşılık vermeye ve direnmeye çalışırlar.

 

Uzaylıların kontrolü altındaki İngiltere’de adsız anlatıcının tanıklıkları, insanlığın kaygı verici ümitsizliğinin ve hayatta kalma mücadelesinin karanlık bir portresini çizer. İnsanlığın Dünya üzerindeki binlerce yıllık hükümdarlığı son mu bulacaktır, yoksa bir kurtuluş ihtimali var mıdır?

 

Arthur C. Clarke’ın önsözüyle, Henrique Alvim Corrêa’nın çizimleriyle...

 

₺17,25 KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil

“Her zaman denemeyi ve cesaret etmeyi unutma. Şans ancak cesurlara yardım eder. Kimse yapabileceğinin ötesinde zorlanamaz. Ölüm kesindir, hayat değil.”

 

Bilinmeyen bir zamanda, varlığı tartışılır fantastik bir dünyada bilinmeyen bir kitap ortaya çıkar. Kitabı bulup sırrını çözmeye çalışan kişi ise kendisi bulmadan önce kitabın onun için geldiğinin farkında değildir.

 

Kuzey Yıldızı, birinin hayatının kısa zamanda nasıl değiştiğinin öyküsüdür. Sıradan ama mutlu bir hayattan savruk bir yaşama ve sonrasındaki bir serüvene yolculuktur. Kuzey yıldızı bir bakıma her insanın hayatında olan ama farkına varılmayan yol göstericilerin simgesidir. Yolunu kaybetmiş her insan, başının üstündeki ya da kendi içindeki gökyüzüne bir gün muhakkak bakacaktır.

 

₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
₺12,75 KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil
₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
₺29,64 KDV Dahil
₺38,50 KDV Dahil
₺30,72 KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
₺21,00 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
₺7,50 KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil
₺38,42 KDV Dahil
₺49,90 KDV Dahil
₺30,72 KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil
₺66,75 KDV Dahil
₺89,00 KDV Dahil
₺19,50 KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil
₺21,00 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
₺21,00 KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
₺13,50 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
₺20,25 KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil
₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
₺20,63 KDV Dahil
₺27,50 KDV Dahil
₺11,20 KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
₺16,50 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
₺12,75 KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil
₺7,50 KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil
₺17,25 KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil
₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
₺21,75 KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
₺25,87 KDV Dahil
₺34,50 KDV Dahil
₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil
₺26,25 KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
₺23,25 KDV Dahil
₺31,00 KDV Dahil
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 >
< style >. async - hide { opacity : 0 ! important } < /style>