Amerikan Ulusal Kitap Ödülü Finalisti

Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, yalnızca türün değil tüm yirminci yüzyılın en önemli edebiyatçılarından.

Orsinya… ortaçağ kalelerinin, surlarla çevrili şehirlerin ve kadim tanrıların mesken tuttuğu dağlara uzanan tren raylarının diyarı. Hayatın sert, düşlerin kırılgan ve bilinmedik güçlerin parçalamaya çalıştığı halkın akıl bütünlüğünü yitirmeme uğraşı verdikleri bir ülke burası.

Le Guin’in kendi için yarattığı bir Doğu Avrupa ülkesi olan Orsinya’da geçen ve yaklaşık sekiz yüz yıllık bir tarihten kesitler sunan Orsinya Öyküleri, yazarın kelime işçiliğinin ve karakter yaratımının başarısını gözler önüne sermekle kalmayıp modern edebiyattaki en sıradışı başkaldırı, devrim, şiddet ve aşk öykülerini de bir araya getiriyor.

₺20,80KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Ölümlüler Diyarı’na Kaçıp Salgın Hastalıklar Bulaştıran Nosoi, Esrarengiz Cinayetler, 

Bir Araya Gelemeyen Eva İle Alek Ve Tehlikeli 

Bir Durumun Üstesinden Gelmesi Gereken Sıradan Ölümlüler. 

 

Nosoi serbest kalıp Ölümlüler Diyarı’na kaçmıştır ve zeki, koşullara ayak uydurabilen sinsi bir salgın bulaştırmaktadır. Eva ile Alek, Nosoi’yi yakalayıp Yeraltı Diyarı’ndaki zindanlarına geri göndermek zorundadır ancak Eva bu kadar güçlü bir düşmanı yenme konusunda yeteneklerini henüz tam olarak kontrol edememektedir ve Alek onları yakalamaya çalışırken korkunç yaralar almıştır. Nabız gibi atan kanlı bulutlar ve sağanak halinde yağan kızıl yağmurlar, insanların aklını kaçırmasına sebep olurken, en azından salgını yavaşlatmak istiyorlarsa Dedektif James Graham’a ve Eva’nın en yakın arkadaşı Bridget’e güvenmek zorundadırlar. Peki, ölümsüz kahramanlarımızın arkadaşları dünyayı bu zor durumdan kurtarabilecek mi? 

 

“Uzun zamandır okuduğum en iyi paranormal roman. Kızıl Yağmur’un karakterleri son derece başarılı bir şekilde geliştirilmiş ve olay örgüsü baş döndürücü. Bu sürükleyici romanı bir gecede soluksuz okuyacaksınız.” 

-Romantic Times-

 

“Sihri ve eğlenceyi tam kıvamında kullanan çarpıcı bir roman. Muhteşem bir iş çıkarmışsın, Kristin Cast!” 

-The New York Times çoksatan yazarı Kresley Cole-

₺31,92KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil

Sanat, fantastik, bilimkurgu, aşk, aksiyon, gerilim her şeyden tatmak isteyen bir obursanız bu sofra tam da size göre. Derin bir nefes alın ve okumaya başlayın, nefesinizi verdiğinizde kitap da bitmiş olacaktır. Sonra kapatın kitabı ve en ütopik hayalinizi düşünün. Göğüs kafesinizden çıkarın hayal kuşunuzu gökyüzüne doğru özgürce uçurun.

Hadi başla!

Oku, tat, öğren, hayal et, aşık ol, hüzünlen, düşün, sevin, şaşır ve sarhoş et kalbini...

Soframda kadehimi tüm hayalperestler için kaldırıyorum.

Afiyetle okuyun ve HOŞ geldiniz.

₺14,40KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın yayımlanışının yirminci yılı şerefine sihir tarihini keşfetmeye davetlisiniz... 
Bu kitap, J.K. Rowling’in kişisel koleksiyonundan daha önce hiç görülmemiş parçalar da dahil olmak üzere British Library’nin arşivlerinden garip, müthiş ve ilham verici parçalarla dolu harika bir eser. Sizi Astronomi’den İksir derslerine, Tılsımlar’dan Kehanet’e Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu’nun ders programını derinlemesine keşfetmeye davet ediyor. 
Uzmanlardan oluşan bir kadro, sizi British Library’den ve dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonlardan itinayla seçilmiş nadide parçalar arasında gezdirerek, sihirle ilgili bütün konularda size rehberlik edecek. Kadim büyü kitaplarını inceleyecek, gökyüzü kürelerine hayret edecek, Yaşam İksiri’nin sırrını açığa çıkarmayı vaat eden tezhipli bir el yazmasını açacaksınız. Ejderha kanı şişelerine, yılan biçiminde asalara, acayip adamotu köklerine, renkli at-adamlara ve gerçek bir cadı süpürgesiyle karşılaşmaya hazır olun. Harry Potter hikâyelerinin sihir, tarih ve mitle kesişimi hem büyüleyecek hem de eğlendirecek.
₺90,00KDV Dahil
₺120,00 KDV Dahil

Nebula ödüllü bilimkurgu yazarı, editör ve müzisyen Michael Moorcock’un kahramanı Jerry Cornellius çoğulevrende çalkantılı bir serüvene çıkıyor. 1960’ların Londra’sında başlayan yolculuğunda Jerry, New Orleans, Guantanamo, California gibi duraklara uğrarken modern dünyanın belli başlı siyasi karakterleri ile olaylarını da es geçmiyor. Sünni-Şii çekişmesi, Ebu Garib cezaevindeki insanlık dışı uygulamalar gibi tartışma yaratan birçok konu Moorcock’un radarından kaçmamış.

Rüya nöbetleri gibi art arda gelen kısa bölümleri ile elden düşmeden okunabilecek bir maceranın ardından Moorcock’un bakış açısından Londra’nın 1940’lardan 1990’lara dek geçirdiği değişim tüm çıplaklığıyla aktarılıyor.

Son olarak da seri editörü Terry Bisson’un usta yazar Moorcock ile gerçekleştirdiği bilimkurgu, çoğulevren, yazarlık, okunabilecek kitaplar ve müzik gibi birçok konuya değinen samimi bir röportaj yer alıyor...

₺10,50KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil

Yüz binlerce okura ulaşan Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin sevilen gezgini Arthur Dent’in yaratıcısı Douglas Adams, bu yeni serisinde dedektifliğin kalıplarını yıkan dedektif Dirk Gently ile çıkıyor okurun karşısına.

Holistik dedektifimize göre, her olayın temelde birbiriyle bir bağlantısı vardır ve bu bağlantıların gizemini herkesten önce o çözmelidir. Çünkü Dirk Gently, soruları yalnızca yanıtlarını bildiğinde sormayı seviyor.

Şimdiyse karşısında, yanıtını henüz bilmediği sorular var: Örneğin, basit bir hokkabazlık numarasıyla, Kolejin akşam yemeğindeki tuzluk nasıl oldu da iki yüz yıl önce yapılmış bir Yunan vazosunun içine girdi? Ve şu tuhaf bilgisayarcının kanepesi apartmanın merdivenine, yerinden oynatılamamak üzere nasıl sıkıştı? Fizik kurallarınca “imkânsız”, Dirk’ün anlayışınca “açıklanamaz” görünen bu muammaların peşinde, gezegenin varoluşuna dek uzanan bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.

“Douglas Adams, Dirk Gently’nin Holistik Dedektiflik Bürosu’nda bizi yine galaksiler arası tuhaf karakterlerle tanıştırıyor... Pürüzleri üst üste yığıyor, ilgiliyi ilgisizden ayırma işini okura bırakıyor. Yerleşik uygulamalarla ve tuhaflıklarımızla resmen dalga geçiyor…

Gently ve arkadaşları için çok güzel bir başlangıç.”

- Sacramento Bee -

₺18,00KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

H. G. Wells’in 1897 yılında yazdığı Görünmez Adam, bilimkurgu romanları arasında önemli bir yere sahiptir. Görünmezlik fikrinin ilk kez ortaya atıldığı kitapta Wells, görünmezliğin sırrını keşfeden Dr. Griffin’in öyküsünü anlatır. Görünmez olmanın kendisine büyük avantajlar sağlayacağını düşünen Dr. Griffin için işler pek de beklediği gibi gitmez. Toplum tarafından kabul görmeyen aykırı bir karakterin başına gelenler, Wells’in eleştiri ve göndermeleriyle birleşerek derin bir etki yaratır.

“Bunu yapmak, büyünün bile tüm sınırlarını aşardı. Gizem, güç, özgürlük; görünmezliğin bir insan için ne anlama gelebileceğine dair o muhteşem hayale bakıyordum, içimde şüphenin kırıntısı bile yoktu. Tek bir dezavantaj bile göremiyordum.

Bir düşün! Ben, taşra kolejindeki aptallara ders veren, bastırılmış bir öğretmen, kılıksız, yoksul ben aniden görünmez oluyorum. Yani Kemp, sen olsaydın ... herhangi biri olsaydı, bu fırsatın üzerine atlamaz mıydı?”

₺11,25KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil

Yol arkadaşlarını kaybeden Drizzt yüz yıldan sonra ilk kez özgür ve yalnızdır. Dahlia ismindeki yeni dostuyla beraber Kışgörmez şehrinin başına gelenlerin intikamını almak için yola düşerler. Fakat Drizzt yeni dostlarla beraber yeni düşmanlar da kazanacaktır. 

 

Ve artık yalnızım. Yıllar önce Montolio’nun ölümünü takip eden günlerden beri hiç olmadığım kadar. Arkadaşlarımı tehlikeye atmanın insafsızca olacağı inancıyla onları terk ederek Menzoberranzan’a gitmek için Karanlıkaltı’na yolculuk ettiğimde bile böyle hissetmemiştim. Karanlıkaltı’nda yalnız olmama karşın, ruhen yanımda oldukları için manevi desteğim olmadan gitmemiştim. Bruenor, Catti-brie ve Regis’in hayatta ve iyi durumda, aslında onları geride bırakmış olduğum için çok daha iyi durumda olacaklarına inanıyordum, olacaklarına inancım tam olarak gitmiştim.

₺20,25KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil

Işınlanmadan zaman yolculuğuna, yapay zekadan paralel evrenlere,

bilim kurgunun klasik konularını zaman zaman felsefi, bazen de insani

yönden ele alan kısa öyküler...

...

Elektronik bir kartın üzerine, sırlarının çözülebildiği kadarıyla, insan

beynini birebir simüle eden bir yazılımın konmasıyla oluşturulan yapay

bir beyin, yeni ölen bir insanın kafatasının içine kondu. Bir insan bedeninde

yapay bir beyin... Bedenine konan insanın beyin ölümü gerçekleşmeden

hemen önce, tüm hafızası da bu yapay beyne yüklenmişti.

...

Çok çok uzun bir zaman önce, her şey birdi ve bir her şeydi. Ne zaman

vardı ne de mekan. Sadece huzurlu bir karanlık vardı. Karanlık, büyük bir

patlamayla aydınlığa dönüştü.

...

Dünyada sadece siyah ve beyaz yoktu. Yaz ve kışla beraber bahar, sıcak

ve soğukla beraber ılık, genç ve yaşlıyla beraber orta yaşlar, büyükle

küçük arasında, hafifle ağır arasında sayılamayacak kadar çok seviye... Her

şeyin gri tonları vardı. Peki ya yasam ve ölüm? Bu ikisi neden bu kadar

birbirinden yalıtıktı? Bu ikisinin arasında gri tonlar olabilir miydi? Olursa

nasıl bir şey olurdu bu durum? Bu sorunun cevabı belki de yaşam ve

ölümün sırlarını verebilecekti ona.

...

Hayat beni avukat olmaya zorladı. Ama mesleğimin daha ilk günlerinde

mesleğimden de insanlardan da iyice soğudum. İyi bir insan olmak ise

yaramıyordu, kötü biri de olamıyordum. İnsanlardan uzaklaşmak istedim.

Dedelerimin köyüne geldim ve şimdi bir çoban olarak daha mutluyum.

...

“Babanne, denizi anlatsana” dedi, Mustafa. “Gözünün görebildiği yere

kadar bir maviliktir o”, dedi babannesi. “İçinde balık dediğimiz canlılar da

yaşarlardı” diye devam etti. Mustafa her defasında denizi soruyordu ve

babannesinin cevaplarını hep abartılı buluyordu. O kadar su nasıl olacaktı?

Bir de su mavi değildi ki.

₺10,50KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
1950’li yılların başında, daha sonra en şöhretli serileri Vakıf ve Robot’a öncülük edecek Gelecek Tarihi öykülerini yazdıktan hemen sonra Isaac Asimov ilk romanlarını kaleme aldı. Artık hem okurlara hem de yayıncılık dünyasına kendini kabul ettirmiş büyük ustanın neredeyse tüm külliyatına egemen olan Galaktik İmparatorluk evreninin ilk uzun kurguları da böylece ortaya çıktı. Nükleer felaketin Dünya’yı yerle bir etmesinden binlerce yıl sonrasını anlatan Galaktik İmparatorluk Serisi insanlığın, galaktik medeniyet ve ilk Galaktik İmparatorluk’un doğuşuna uzanan yolculuğunun başlangıcı. 

Tyrannlılar, Atbaşı Nebulası’ndaki elli gezegeni kontrolleri altına almışlardı. Gezegenlerin yöneticileri, Tyrann gezegenindeki efsanevi taş sarayında yaşayan Tyrann Hanı’na koşulsuz şekilde boyun eğmişlerdi. Dünya Üniversitesi’ndeki son gününde bir suikasttan son anda kurtulan, Widemos Kâhyası’nın oğlu Biron Farrill, kendisini hiç ummadığı bir durumda, Tyrannlılar’a karşı düzenlenen bir başkaldırının ortasında bulur. Biron, tutuklandığını öğrendiği babasının izini sürmek ve hayatta kalmak için Rhodia’ya doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Gezegenlerin kaderini belirleyecek düşmanlar, komplolar ve dostlar orada kendisini beklemektedir.
₺18,75KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Ejderhaların, peri halkının, konuşan köpeklerin, büyünün ve çok daha fazlasının kol gezdiği dünyalara adım atın; Tolkien’in en sevilen masallarının bir araya geldiği bu kutulu sette her yaştan okur kendisi için bir şey bulabilecek. 

Hobbit 
Roverandom 
Ham’li Çiftçi Giles 
Tom Bombadil’in Maceraları 
Büyük Wootton Demircisi

₺96,00KDV Dahil
₺128,00 KDV Dahil
Bu kitapta fantastik bir dünyadan fazlası var. Ömer Faruk Yazıcı’nın kaleminden dökülen hikâyelerin her biri kültürümüze özgü otantik ve hayal gücünün efsunlu motifleriyle süslü. Okuduğunuzda kendinizi Türk yerel inanış ve mitlerinden oluşmuş tatlı ve sihirli öykülerin içinde bulacaksınız. Hayao Miyazaki’nin animasyonlarındaki Japon mitlerinin ve yerel inanışların şahane tasarımlar ve çekici olay örgüsüyle buluşması gibi, bu kitaptaki öyküler de size gerçek dünyanın içinden gerçeküstü varlıklarla ve güçlü karakterlerle tanışmanın hazzını fazlasıyla yaşatacak. “Onları görüyorum. Kimse bana inanmıyor ancak hem görüyorum hem de uçsuz bucaksız hikâyeler dinliyorum onlardan. Çoğu da insanların farklı şekillerde farklı isimlerle bildiği hikâyeler. Bazıları severek anlatıyor hikâyelerini, bazıları ise insanoğlundan hesap soruyor. Bazıları akıllarını kaçırmış, bazıları ise bin yıl öncesini bile adları gibi hatırlıyor. Ben onları görüyorum, onlar ise herkesi… Unutulmalarını istemiyorum. İster misiniz size de anlatayım, siz de unutmayın?”
₺11,25KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
“Weinbaum, Bir Mars Destanı’yla birlikte sempatik uzaylıyı icat etti. Bilimkurgu onunla birlikte bağnazlıktan uzaklaştı.” –Ursula K. Le Guin 

“Bilimkurgu alanında klişelerden kurtulup özgün hikâyeler üretebilen tek yazar. Büyük bir hayranıyım.” –H. P. Lovecraft 

“Weinbaum, var olmak için kendi sebeplerine sahip dünyadışılar yaratan ilk yazar.” –Isaac Asimov 

“Stanley G. Weinbaum, kısacık kariyerinde bilimkurguda bir devrim gerçekleştirdi. Biz de hâlâ onun bize kazandırdığı temaları keşfediyoruz.” –Poul Anderson 

“Stanley G. Weinbaum, modern bilimkurgunun kurucularından biri olarak Wells ve Heinlein’la anılmayı hak ediyor.” –Frederik Pohl 

Asimov’un deyişiyle bilimkurgunun üç büyük novasından biri olan Stanley G. Weinbaum, bir buçuk yıllık yazarlık kariyerine ve trajik ölümüne rağmen erken dönem Altın Çağ’ın en başarılı yazarlarından biri. Hem ilk hem de en önemli öyküsü “Bir Mars Destanı” da bilimkurguyu kökten değiştiren ve uzaylı algısında devrim yapan gerçek bir klasik. 

Yakın gelecekte insanlık Mars’a sefere çıkar ve mürettebatın asi üyesi Dick Jarvis’in başından beklenmedik bir olay geçer: Mars’ta yepyeni bir ırkla tanışır; devekuşu benzeri Tviil’le. Ancak Mars’taki tek hayat formu Tviil değildir. Onun yardımıyla Jarvis, “Bir Mars Destanı” ve devam öyküsü “Hayaller Vadisi”nde Mars’ın diğer mucizeleriyle de karşılaşacaktır. 

Bu iki klasik öyküye ek olarak Weinbaum’un yarattığı bir diğer çarpıcı karakter olan Profesör Manderpootz’un yer aldığı “Eğer Dünyaları” ve “İdeal”in yanı sıra ters giden bir bilimsel deneyi anlatan “Uyumun Doruğu”, uzaylı ekolojilerine yoğunlaşan saykedelik öykü “Üşütük Ay” ve sanal gerçekliği işleyen ilk öykülerden “Pygmalion’un Gözlüğü” de bu derlemede kendine yer buluyor. 

Bir Mars Destanı, modern bilimkurgunun ilk adımları. 

Isaac Asimov’un önsözüyle
₺15,75KDV Dahil
₺21,00 KDV Dahil

İlerleme… 
Kulağa pek hoş gelen bir kavram.
Hep ileri, daima ileri! İnsanlığın gelişmesi, sınırlarını zorlaması, aşması…


Peki, bedeli?


Üçüncü Dünya Savaşı sonrası: Aşırı mekanikleşmiş bir toplum. Fabrikalar, tüm üretim, her şeyin çalışması için bir avuç insan, bir avuç becerikli mühendis yeterli. Geri kalanlarsa…


Bu toplumun süper-mühendislerinden Paul Proteus, yaşadığı ‘Mekanize Amerikan Rüyası’ndan uyanarak varlığını, hayatın anlamını, toplumdaki muazzam ayrışmayı, ilerlemenin nelere mal olduğunu sorguluyor. ‘İnsan’ dünyayı yeniden kazanmak için isyan hareketine mi katılmalı yoksa görece muazzam refahın bedelini ödemeye razı mı olmalı?


Otomatik Piyano, ataları Biz, Cesur Yeni Dünya ve dört yıl büyüğü 1984 gibi akıl-ilerleme-mekanikleşme temalı bir distopya. Ama farklı. Çünkü Vonnegut’ın distopyasındaki makineler, diğer distopyaların yazarlarının muazzam hayal güçlerinden çıkmış makineler değil, kitabın yazıldığı dönemde var olan makineler.
Otomatik Piyano bizleri uzakta değil, çok yakında olan bir şeye karşı, hem de ‘İlerleme’ye laf etmenin hiç hoş karşılanmadığı 50’li yıllardan uyarıyor ve teknolojinin muazzam gelişiminin işin içine insana has hırslar girdiğinde nerelere varabileceğini gösteriyor.


Otomatik Piyano, Kurt Vonnegut’ın bildik sivri dilli açık sözlülüğüyle, “Konusunu, konusu güle oynaya Biz’den araklanmış Cesur Yeni Dünya’dan güle oynaya arakladım,” dediği ilk göz ağrısı…

(Tanıtım Bülteninden)

₺20,25KDV Dahil
₺27,00 KDV Dahil
“Wells’in hiçbir zaman hayal edemeyeceği Zaman Makinesi’nin ta kendisi.” –Brian Aldiss 

Nebula En İyi Kısa Roman Ödülü 

“KORKU OLMADAN DİN HAYATTA KALAMAZ.” 

Tolkien sonrası fantastik edebiyatın öncü ve en önemli yazarlarından olan Michael Moorcock yalnızca yarattığı efsanevi karakteri Elric’le değil, Yeni Dalga akımının yükselmesine sebep olan editörlüğüyle de türün kaderini doğrudan etkilemiş ender yazarlardan. Moorcock’ın kendi sınırlarını bile zorlayıp tabuları yerle bir ettiği bilimkurgu kitabı İşte İnsan ise Jungcu psikoloji temel alınarak yazılmış en cüretkâr zaman yolculuğu romanlarından biri. 

Kafası sorularla dolu, problemli bir genç olan Karl Glogauer, İsa Peygamber’in son aylarına tanıklık etmek için zaman makinesiyle 1970 yılından M.S. 29 yılına yolculuk eder. Kutsal Topraklar’da Vaftizci Yahya ile karşılaşan Glogauer, bu mucizelerle dolu bölgede Nasıra’ya ulaşmak ve İsa’yı bulmak için yola çıkar. 

İsa’yı bulduğunda ise hikâye oldukça çetrefilli bir hal alır zira bu tarihi figür, Nasıra’da bir marangoz dükkânının gölgelerinde saklanan ve değil peygamber olmak, hayatta kalmak için bile başkalarına ihtiyaç duyan bir insandır. Gelecekte vuku bulmuş geçmişinin peşini bırakmayan hayaletleriyle, insanlık tarihinin olması gerektiği gibi yaşanmasını sağlamak için harekete geçen Glogauer, hem yolculuğun sonuna hem de sorularının yanıtlarına adım adım yaklaşır. 

Tarih değişmesin diye tarihe müdahale etmenin bedeli nedir? Fikir mi gerçekliğin sebebidir yoksa gerçeklik mi fikrin? 

İşte İnsan, yanlış sorulara verilen doğru bir cevap.
₺12,00KDV Dahil
₺16,00 KDV Dahil
J.R.R. Tolkien’in Hobbit ile Yüzüklerin Efendisi arasında yayımlanmış klasik çocuk hikâyesi. 

Ham’li Çiftçi Giles bir kahramana benzemiyordu. Kocaman bir göbeği vardı, sakalı kızıldı ve sakin, konforlu bir hayatı tercih ediyordu. Fakat bilmeden istemeden, nispeten sağır ve miyop bir devi korkutup kaçırınca, Çiftçi Giles’ın şöhreti diyara yayıldı. Ne yazık ki kurnaz ejderha Chrysoplax krallığın başına bela olunca, onunla dövüşmesi için de Çiftçi Giles çağırıldı. 

Hobbit ve Roverandom gibi, Ham’li Çiftçi Giles da J.R.R. Tolkien tarafından başta çocuklarını eğlendirmek için uyduruldu, ancak hikâye genişledikçe daha ayrıntılı bir hal aldı. Nihai hali ise zekice anlatılmış, hayal gücü dolu hikâyeleri seven tüm okurlara hitap ediyor. 

“Devlerin ve ejderhaların krallıkta gezindiği zamanlarda geçen muazzam bir öykü.” 
Sunday Times 

Bu edisyonda, ilk kez 1949’da yayımlanmış tam metin ve Pauline Baynes’in çizdiği, Tolkien’in öyküsü için en uygun seçim olduğunu söylediği orijinal illüstrasyonlar bulunuyor. Aynı zamanda öykünün yazılmış ilk taslağını ve bir devam hikâyesi için Tolkien’in notlarını da içeriyor.
₺16,50KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

Büyük Wootton köyünde her 24 senede bir İyi Çocuklar için Ziyafet düzenlenirdi. Bunu kutlamak adına da bu ziyafete davet edilen 24 çocuğu besleyecek bir Büyük Pasta hazırlanırdı. Pasta çok tatlı ve zengin olurdu, baştan aşağı da şekerli kremayla kaplanırdı. Ama bu pastanın içinde çok ama çok tuhaf malzemeler de kullanılırdı ve bunlardan birini yutan çocuklar Periler Diyarı’nı ziyaret edebilirlerdi…

 

Tolkien’in, George MacDonald’ın Altın Anahtar’ı için yazmaya başladığı önsöz, bu keyifli masala dönüşmüştür. Yüzüklerin Efendisi’nden neredeyse bir on yıl sonra ve yaratımı ömür boyu süren Silmarillion sona yaklaşırken yazdığı Büyük Wootton Demircisi, Tolkien’in ömrü boyunca edindiği tecrübe ve fikirlerin ürünüdür ve Tolkien hayattayken basılmış son kurgu eseridir.

 

Şimdi, neredeyse 55 yıl sonra, kendini Perilerin tehlikeli diyarında bulan bir gezginin bu hikâyesi; Tolkien’in ilk taslağı, hikâyenin çıkış noktasına dair notları, alternatif bir son ve Perilerin doğası üzerine yazdığı yayımlanmamış bir makaleyle beraber tekrar okurlarla buluşuyor.

 

“Bu kitabın akıldan silinmeyen bir etkisi var, ‘derin’ halk öykülerinin ortak bir özelliği. Harikulade ve akılda kalıcı.”

Times Educational Supplement

 

“Bu masalı ne kadar yakından incelerseniz, ardındaki fikrin ihtişamı kendini o kadar gösterecektir; ister yedi yaşında olun ister yetmiş yaşında, okumak isteyeceksiniz.”

New Statesman

₺18,00KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

 

1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

 

Katır, Galaksi’yi fethetmişti, en azından büyük bir kısmını. Birinci Vakıf’ın liderleri ya öldürülmüş ya da taraf değiştirmişti. Ancak İkinci Vakıf’ın varlığı Katır’ı hâlâ huzursuz ediyordu. Sır gibi saklanan Vakıf’ın yeri, Galaksi’deki “Yıldız Sonu”ndaydı; peki ama burası neresiydi? Ya da bu Vakıf gerçekten mevcut muydu? Katır, artık en sadık generali olan ve an itibariyle beyni yıkanmış eski direniş lideri ile zihni hâlâ özgür, hırslı genç Bail Channis’i Vakıf’ın yerini bulmak için görevlendirmişti. Ama arayış içindekiler yalnızca onlar değildi. Seldon’ın planını kendinden büyük pek çok kişiden daha iyi anlayan 14 yaşındaki Arkady Darrell da Vakıf’ın peşindeydi…

₺18,75KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon serisi ve çarpıcı ana karakteri Takeshi Kovacs dizinin ikinci kitabı Düşmüş Melekler’le geri dönüyor!

 

Değiştirilmiş Karbon’daki olayların üzerinden otuz sene geçti. Ancak eski bir BM elçisi olan Takeshi Kovacs’ın maceraları hız kesmedi. Pek çok kez kariyer ve kılıf değiştirip yeni bir bedenle bu kez daha büyük olayların ortasında buldu kendini: Kanlı bir ayaklanmayı durdurmak üzere uzak bir gezegenin hükümetince tutulan bir askerdi artık.

 

Ancak mesele taraf tutmaya geldiğinde ona kimin ödeme yaptığına bakmaksızın Kovacs istediği tarafı seçerdi – yani kendininkini. Haliyle sıradışı bir ekip onu kadim bir uzaylı gemisine yapılacak hazine avı için çağırdığında bu teklife hayır diyemezdi. Kalaşnikoflarını hazırlayıp görevini yarıda bırakan Kovacs için bu yeni macera tek başına yapamayacağı kadar büyüktü. Ama o istediğini almak için her şeyi yapmaya hazırdı; ölüleri diriltmeye bile.

 

Yıldız Gemisi Askerleri ve Bitmeyen Savaş gibi eserlerin izinden giden askeri bilimkurgu/siberpunk türündeki Düşmüş Melekler, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-aksiyon romanlarından biri.

 

“Takeshi Kovasc geri döndü. Morgan, Değiştirilmiş Karbon’da yaratılan dünyayı çok daha ileriye taşıyor.” –Anthony Ryan

 

“Bilimkurguyla gerilimi birleştirmedeki ustalığıyla türe hak ettiği yeri kazandırmayı başardı.” –Peter F. Hamilton

 

“Morgan şirketlerin açgözlülüğünü, siyasetin çürümüşlüğünü muazzam bir kurguyla ele alıyor.” –The Times

₺25,50KDV Dahil
₺34,00 KDV Dahil
Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu. -Margaret Atwood

Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır. -Neil Gaiman

Hugo En İyi Roman Ödülü
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı.

Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag'ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla kaplı odalarda geçiren eşi Mildred'la beraber yaşıyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir miydi?

Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday.

Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı.
₺15,00KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil

Vurun davulları, lavtaları dinleyin. Artık gerçeğin şarkısı çalacak. Ergenlik hayallerinin zamanı geçti. Artık Al’lar halkı büyümek zorunda. Dedelerinizin efsanelerini unutun. Kendinizinkini yazmalısınız. İnanç ailesinin istenmeyen çocuğu Şüphe doğdu ve İsimsizler Kalesi’ne gidiyor.

Zamanın kendisinden daha eski geleneklere uyulacak. Tekneler ölüm kayalıklarını aşacak ve şamanlar gerçeklik tohumlarını dağıtacak. Dolunay yükseldiğinde Al’lar halkı kadırgalarını buzlu denizlerin ötesine sürecek. 

Ölümü bulacak olanların yolculuğu yine başladı ama bu kez yolun sonu belirsiz

₺21,75KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

Goodreads okurlarına göre 2017'nin en iyi bilimkurgu romanı. 

Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olan Marslı'nın yazarı Andy Weir'dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap! 

Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı. 

Artemis… Ay'daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse "zalim bir sevgilidir". Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa. 

Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz'in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz, tüm Artemis'in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür. 

Andy Weir, Marslı’da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis’te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor. 

“Marslı’dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zekice, eğlenceli, adrenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü.”

–Ernest Cline, Başlat’ın yazarı. -

“Weir imkânsızı başardı – Ay’daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı’yı solladı.

Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı.”

–Blake Crouch, Karanlık Madde’nin yazarı. -

“Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera… senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri.”

–Booklist (starred review) -

₺21,00KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil

Gezegenimiz değiştiğinde değişmeden kalacak olan şey nedir? Yoksa her şey aynı kalırken sadece isimler mi değişecek? İnsanlığın o büyük birikimine gelecekte ne olacak? Yoksa geleceğe sadece kör bir iktidar savaşı mı miras kalacak? Büyük bir çöküntü mü yoksa başka bir dünya mümkün mü? Dünün, bugünün ve Maymunlar Gezegeni’nin cevapları şaşırtıcı derecede aynı olabilir mi? Peki şimdilik… SAVAŞ?

 

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

Balkanların bir parçası olarak hâlâ bir vampir kahramanımızın olmaması tuhaftı doğrusu. Artık bir Osmanlı vampirimiz var. Öteki’leri bol Osmanlı tarihine bu kez de vampirler dahil oluyor. XIX. yüzyılda doğup günümüze kadar yaşıyor olmanın zengin hatıra ve tecrübelerine sahip bir vampir bu. Erken ölmüş bütün “rock star”lar gibi o da hâlâ 27 yaşında. Üstelik köçeklik yapması söz konusu bu hatıra ve tecrübeleri hayli renkli kılıyor. Resimli tarih kitaplarına özgü canlı kanlı sahnelerle, sürükleyici bir anlatımla ilerleyen eğlenceli bir roman Osmanlı’da Bir Vampir. Kitabı bitirdiğinizde kahramanın yeni maceralarını merak ediyorsunuz.

-Murathan Mungan-

 

******

Mehmet Bilâl, “çok satanlar” üslubunu mizahı, argosu, jargonuyla harmanlayarak gerçekten bir solukta okunacak bir roman yazmış. Her vampir çalışmasında karşılaşacağımız kimi klasik ayrıntıları da atlamamış; onları bu topraklara özgü anlatmış.

-küçük İskender-

 

Ve o kadar sevdiriyor ki kendini bu vampir, dediğim gibi sıradaki macera için sabırsızlanıyorsunuz. Mehmet Bilâl elini çabuk tutsa iyi olur, aksi halde Stephen King’in “Misery”sindeki gibi kendisini rehin alıp yeni Béla romanını yazdırmaya niyetli fanatik okurları olduğunu biliyorum!

-Asu Maro-

 

 

Bir öteki hikâyesinin anlatıldığı kitapta Béla, yeni yaşamla nasıl mücadele edileceğini biraz küstahça belki ama hiç karmaşık hesaplara girmeden anlatıyor. Yaşlı adamla olan çatışması dozunda; bir ötekinin dünyayla, bir oğlun babayla çatışması gibi veriliyor. Diğer vampirler gibi itici değil, aksine sempatik, duygusal ve neredeyse gerçek hayatta olsa arkadaş olmayı isteyeceğimiz bir karakter. Hele Béla’nın, aşkını cümlelere döktüğü cümleler edebiyatla fantastiğin birbirine nasıl da yakıştığının en iyi örnekleri.

-Nihan Bora-

 

“Üçüncü Tekil Şahıs”, “Adresinde Bulunamadı” ve “Üvey” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Mehmet Bilâl şimdi heyecan verici bir kitapla yeniden okur karşısında. “Béla: Osmanlı’da Bir Vampir” cesur ve tutkulu bir proje. Mehmet Bilâl’in sohbetimiz sırasında çaktırmadan müjdelediği gibi bir fantastik roman dizisinin de ilki…

 

-Gülenay Börekçi -

₺18,75KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil

Nebula Ödülü’ne layık görülmüş bu çalışmada, kılıç ve ipek toplumunda esir alınmış, adaleti bulma azimleri onları şiddetli ve aşkla dolu bir sona kavuşturan iki “toprak çocuğunun” hikâyesi anlatılmaktadır. Kitapta aynı zamanda şirketleşmiş yayıncılığın iddialarını ve kapitalizmin temel varsayımlarını çürüten “Okurken Uyanık Kalmak” adlı bir deneme; bunun yanı sıra Amerika’nın en tanınmış bilimkurgu yazarı olan Le Guin ile yapılmış ve onun bilinmeyen yanlarını gözler önüne seren “Açıksözlü Bir Söyleşi” başlıklı bir mülakat da yer almaktadır...

 

“Fantezi Âleminin Kraliçesi”

—Washington Post-

 

“Kurmacanın bütün büyük yazarları gibi, Ursula K. Le Guin bizi yeniden canlandıran, yüreklerimizi hafifleten hayali dünyalar yaratıyor.”

—Boston Globe-

 

 “Onun karakterleri karmaşık ve akıldan çıkmayan ve yazarlığı güçlü sezişiyle dikkat çekicidir.”

—Time-

 

 “Kalemini nadiren görülen bir ahlaki ve psikolojik entelektüellikle kullanıyor. Gerçekten yaptığı şey fabllar yazmaktır: Hayat, ölüm, aşk ve cinsellik gibi dünyevi meseleler hakkında olağanüstü bir şekilde çapraşık ve muazzam yaratıcı masallar.”

—Newsweek-

 

 “Kendine has ve inandırıcı olmaları itibariyle, Le Guin’in karakterleri uzun soluklu bir yaşama sahiptirler.”

—Publishers Weekly-

 

 “Onun dünyaları katı bir sanatkârlıkla biçimlenmiş psikolojik önsezileri akla kazıyor.”

—Library Journal-

 

 “Aşırılık, risk ve zekâ istiyorsanız, Le Guin’i deneyin.”

—San Francisco Chronicle-

 

₺7,50KDV Dahil
₺10,00 KDV Dahil

BARUT BÜYÜCÜSÜ ÜÇLEMESİ SONA ERİYOR…

 

Feldmareşal Tamas ülkesine döndüğünde Adro’nun başkentini tarihinde ilk defa yabancı bir işgalcinin elinde buldu. Oğlu kayıptı, müttefikleri saydığı kişiler dost mu düşman mı belli değildi ve destek kuvvetlerinin gelmesine daha haftalar vardı.

 

Cephede ise Adro ordusu iç çekişmelerine yenik düşmüş, Kez işgalcilerine karşı değil, birbirlerine karşı savaşıyorlardı. Kaçırılmış oğlunun peşinden giden Adamat bu çekişmenin ortasına düştü. Eskiden dost sandığı kişiler tarafından ihanete uğrayan Taniel Çift Atar’ın da Adro’nun bu savaştan tek parça çıkabilmesi için elinden geleni yapması gerekiyordu.

 

BİR DE İŞİN İÇİNE TANRILAR GİRİNCE…

Brandon Sanderson’ın edebi vârisi McClellan’ın teknolojiyle büyüyü birleştiren bu zengin dünyasında, barut ve mermileri kontrol edebilen büyücülerin karşısında kim durabilir ki?

 

“Yaratıcı bir büyü sistemi, soluk soluğa bir kurgu, ilgi çekici bir dünya.”

-BRANDON SANDERSON-

 

“Silahlar, kılıçlar ve büyü bir arada? İnsan daha ne ister ki? Ya heyecan dolu aksiyon, hafızalara kazınan karakterler ve tekrarlanması güç bir başarı? Brian McClellan bu işi biliyor. ”

-BRENT WEEKS-

₺24,00KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil

 

Annabelle Jefferson, zamanın çok öncesinden gelen savaşı artık biliyordu. Fakat bu savaşı sürdüren iki düşman türün ortasında kaldığını sanırken, kendisini izleyen yeni düşmanların varlığından haberdar değildi.
Keşfedilen yeni türler, anlamı bilinmeyen kâbuslar, saklı kalan gerçekler, çözülmesi gereken yeni gizemler ve güç peşinde olanların bitmek bilmez mücadelesi…
Tüm bunların ortasında Annabelle’in sığındığı tek bir kişi vardı; Jay Sullivan.
Fakat…
“Aşk, şeytanın hiç uğraşmadan kendi sonlarını yazması için insanların önüne attığı oyuncaktan başka bir şey değil,” demişti Jay Sullivan.
Belki de haklıydı.

Tehlikeli bir hayat
Tehlikeli bir avcı
Ve
Tehlikeli bir aşk…

 

EDİTÖR Ayşenur Nazlı

₺25,87KDV Dahil
₺34,50 KDV Dahil
Set İçindeki Kitaplar; 

Büyücünün İlk Kuralı Kısım I
Bir efsane, kapısını aralayıp sizi içeri davet ediyor. Burada büyü, iyiyi ve güzeli güçlendirir ama ihaneti ve kaybı da bir o kadar ağırlaştırır. Burası doğruluk kılıcı'nın dünyası. Büyünün etkisine girmeye hazır olun. Farklı diyarların bulunduğu bir dünya düşünün, her birinin kendine ait bir düzeni olan. İşte bu düzen artık yıkılmak üzere çünkü karanlık büyücü Darken Rahl bütün diyarlara hükmetmek istiyor. Onu da yalnızca Büyük Büyücü Zedd'in atayacağı Doğruluk İzcisi durdurabilir. Ancak Zedd yıllar önce ortadan kaybolmuştur...

Richard Cypher'ın hayatı Kahlan isminde güzel bir kadını suikast timinden kurtarmasıyla tamamen değişir. Batı Diyar'ın yabanıcısı olan bu kadın son büyücü Zeddicus Zu'l Zorrander'i, namı diğer Zedd'i aramaktadır. Richard ister istemez kendisini bu genç kadına yardım ederken bulur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Richard bile…

"Büyücünün İlk Kuralı'nın, Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum."
-Marion Zimmer Bradley-

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor."
-Publishers Weekly-

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok." -
-Kirkus Reviews-

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!"
-Romantic Times-

"Goodkind, karakterleri ve dünyalarını öyle iyi tasvir etmiş ki okurun onları gözünde canlandırmaması imkânsız." 
-Roland Green-

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle-
"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler."
-Gordon R. Dickson-

"Büyücünün İlk Kuralı, Terry Goodkind'ın ilk kitabı olabilir ama kariyerinde çoktan etkileyici başarılara imza atmış biri o. Klasik fantastik edebiyatın tüm özelliklerine ve çok daha fazlasına sahip bir roman bu." 
-Piers Anthony-

Büyücünün İlk Kuralı Kısım II
Büyücünün ilk kuralı'nın ikinci kısmında da heyecan hiç hız kesmeden devam ediyor! Richard ve Kahlan, Çamur Adamların köyünden ayrıldıktan sonra Darken Rahl'ı durdurmak için başka yollar aramaya başlarlar. Ancak işleri hiç kolay değildir. Üstelik bu kez Büyücü Zedd de yanlarında yoktur.

Üçüncü Orden kutusu Darken Rahl'ın eline geçmeden önce çok az zamanları kalmıştır. Fakat onlar ilerledikçe bela da onları takip edecektir. Belanın en büyüğü Mord Sithlerin eline düşen Richard ise Büyücünün İlk Kuralı'nı öğrenmeden önce çok büyük bir ders alacaktır.

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor." 
-Publishers Weekly-

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler, fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek." 
-Library Journal-

"Büyücünün İlk Kuralı'nın, Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum." -
-Marion Zimmer Bradley-

"Kendi türünde büyük isimlerden biri olacağına kalıbımı basarım. Yaratıcılığı sınırsız, alışılmışın ötesinde." 
-Piers Anthony-

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok." 
-Kirkus Reviews-

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times-

"Goodkind, karakterleri ve dünyalarını öyle iyi tasvir etmiş ki okurun onları gözünde canlandırmaması imkânsız." 
-Roland Green-

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle-

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler." 
-Gordon R. Dickson-

Gözyaşı Taşı Kısım I
Büyücünün ilk kuralı ile başlayan efsane bu kez doğruluk izcisi'nin hem bedenini hem de ruhunu sınayacak zorlu bir yolculukla devam ediyor. Tam da Darken Rahl gitti, her şey yoluna girdi derken Yeraltı Dünyası'ndan tuhaf yaratıklar yaşayanların dünyasına geçmeye başlayınca iki dünyayı birbirinden ayıran perdenin zarar gördüğü anlaşılır. Yeraltı Dünyası'nın Bekçi'si de bu tarafa geçmeye çalışmaktadır. Eğer başarılı olursa kimse sağ kalmayacaktır, Richard'ın sevgili aşkı İtirafçı Ana Kahlan bile…Richard ise o esnada kontrol bile edemediği büyük bir gücün etkisi altındadır. Birden ortaya çıkan üç rahibe Doğruluk İzcisi'ne gücü kontrol edebilmesi için yardım teklif eder ancak çok önemli bir şartları vardır. Richard ya bu şartı kabul edecek ya da ölümüne neden olsa dahi gücü kendi başına kontrol altına almaya çalışacaktır. 

"Kendi türünde büyük isimlerden biri olacağına kalıbımı basarım. Yaratıcılığı sınırsız, alışılmışın ötesinde."
-Piers Anthony- 

"Son derece yaratıcı, akıcı ve nefes kesici bir fantastik efsane. Goodkind'ın yaratıcılığının sonu yok."
-Kirkus Reviews -

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor."
-Publishers Weekly -

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek."
-Library Journal -

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times -

"Romanın karakterleri ve dünyaları Terry Goodkind'la âdeta gerçek bir hayat bulmuş." 
-Roland Green- 

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda."
-Science Fiction Chronicle- 

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler."
-Gordon R. Dickson -

"Karakterler ve dünyaları sayfaları çevirdikçe âdeta canlanıyorlar. Goodkind harika bir iş çıkarmış."
-Booklist -

Gözyaşı Taşı Kısım II
Gözyaşı Taşı'nda Macera Kaldığı Yerden Devam Ediyor… Richard, boynuna takılan tasma yüzünden Kâhinler Sarayı'ndan ayrılamamaktadır. Kahlan'ın ona ihanet ettiği düşüncesi ise zaten her şeye olan inancını sarsmış durumdadır. Richard'ın artık tek bir hedefi vardır; gücünü kontrol altına almak ve tasmadan kurtulmak. Öte yandan Kahlan, Richard'ı kurtarmaya çalışırken Bekçi'ye hizmet edenler tarafından büyük bir tuzağa düşmek üzeredir. 

O sırada İmparatorluk Düzeni denen yeni bir oluşum da Orta Diyar'a kan ve ölüm saçmaktadır. Bir an önce bir şeyler yapılmazsa Bekçi, canlıların dünyasını ele geçirecek ve hayat ile ölüm arasındaki hassas denge sonsuza dek bozulacaktır.

"Doğruluk Kılıcı serisini okumaya başlayanlar bir daha ellerinden bırakamayacaklar. Büyüleyici!" -
-Romantic Times -

"Romanın karakterleri ve dünyaları Terry Goodkind'la âdeta gerçek bir hayat bulmuş." 
-Roland Green -

"Bu kitap yazarın şöhretini ileriye taşıyor. Bunun için gereken bütün unsurlara sahip; sempatik bir kahraman, güzel ve gizemli bir kadın, bütün dünyayı ele geçirmeye çalışan bir cani, artık eski gücü kalmayan bilge bir büyücü, iyilerin ya da kötülerin tarafını tutanlar, canavarlar, büyü ve sıradışı kültürler… Goodkind orijinal bir hikâyeyle karşımızda." 
-Science Fiction Chronicle- 

"Harika karakterler, güçlü bir hikâye ve unutulmayacak sahneler." 
-Gordon R. Dickson -

"Karakterler ve dünyaları sayfaları çevirdikçe âdeta canlanıyorlar. Goodkind harika bir iş çıkarmış." -
-Booklist -

"Tolkien'ın Yüzüklerin Efendisi'nin altmışlarda yaptığı gibi bu serinin de bütün ülkeyi saracağına yürekten inanıyorum. Yazar için kısa zamanda eminim koroya dönüşecek olan övgülere ben de katılabildiğim için kıvanç duyuyorum. Daha şimdiden bir kere daha okumak için sabırsızlanıyorum." 
-Marion Zimmer Bradley-

"Terry Goodkind okurlarını bir efsunun içine çekip kurtulmalarına imkân tanımıyor." 
-Publishers Weekly -

"Pek çok zengin detayla taçlandırılmış bir dünya ve harika kurgulanmış karakterler fantastik edebiyat okurlarını cezbedecek."
-Library Journal-
₺127,68KDV Dahil
₺159,60 KDV Dahil

Bilimkurgu yazınının benzersiz ismi Douglas Adams’ın neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilen dizisi Otostopçunun Galaksi Rehberi, BBC’de radyo oyunu olarak yayımlanmasının ardından büyük bir okur kitlesine ulaşarak popülerliğini asla yitirmeyecek bir kült haline geliyordu...

 

Belli başlı her galaktik uygarlığın tarihi üç ayrı ve fark edilebilir aşamadan geçme eğilimindedir. Bu aşamalar hayatta kalma, sorgulama ve incelikli düşünmedir. Bu konuya genel ve fazlasıyla açıklayıcı bir örnek olarak ilk aşama “Nasıl yiyebiliriz?”, ikinci aşama “Nerede yiyoruz?”, üçüncü aşamaysa “Öğle yemeğini nerede yiyelim?” sorularıyla tanımlanmaktadır. Hayat, Evren ve Her Şeye Dair Nihai Soru’nun cevabını bilseniz ve uzun bir arayışın ardından ulaştığınız Evren’e hükmeden kişiyle fikir alışverişinde bulunacak olsanız bile, sizi sakinleştireceğini düşündüğünüz bir fincan demli çay içmek ya da asla unutamayacağınız mükellef bir yemek için Evrenin Sonundaki Restoran’a buyrun. Asla pişman olmayacaksınız...

₺21,75KDV Dahil
₺29,00 KDV Dahil

Karanlık Bir Hisar. Kayıp Bir Hafıza. Hizmet Etmekle Geçecek Bir Ömür…

 

Pin, sadece bir terzi olduğunu ve peri masallarına layık elbiseler yapmak için gece gündüz demeden çalıştığını biliyordu. Kaçmak isteyince kunduracı da onunla geldi. Ancak bir diken yüzünden, özgürlüğü fazla sürmedi. Analık tarafından yakalandı ve anılarını tekrar kaybetti.

 

Analık onu yeni bir masalın içine bırakmıştı. Yakışıklı prensin ve mutlu sonun da olduğu bir masala… Ancak kunduracı hâlâ onu aramaktaydı ve onun kendisini masalın içinde kaybetmemek için elinden geleni yapmaya hazırdı.

 

Zaten Pin de cam ayakkabılar yerine bir kılıcı ve kendi mutlu sonunu bulmayı tercih ediyordu. Herkesi Analık’ın zalim hükümdarlığından kurtarmaya kararlıydı. Kunduracı’yla beraber kendi kaderlerini çizmek için zorlu bir mücadeleye atılacaktı. Fakat Masal’ın onlar için başka planları vardı…

 

“Kül ve Diken toplumumuzun peri masalı efsanelerini enfes biçimde yıkan, harika ve sürükleyici bir macera. Kendi yollarını çizmeyi arzulayan gençler kesinlikle okumalı.”  - Rae Carson -

 

“Prineas, klasik peri masallarını alıp yeniden kurgulayarak, bu feminist Külkedisi masalında hünerle birleştiriyor.” - Publishers Weekly -

 

“Kül ve Diken kendi kararlarını vermek ve kendi yollarını çizmeyi isteyen herkes için yazılmış.” - VOYA -

 

“Kül ve Diken, güçlü ve çarpıcı bir sesi olan, eşsiz bir hikâye. 4½ yıldız.” - Romantic Times Book Reviews, Top Pick -

 

“Yürek sızlatan bir aşk. Özgün bir peri masalı uyarlaması.” - ALA BOOKLIST -

 

“Güzellik ve tehlikeyle dolu, özgün bir peri masalı. Muazzam!” - Tamora Pierce, Küçüklerin Koruyucusu serisinin yazarı -

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil
Zalim krallar, güç uğruna yitirilen hayatlar, kadınların erkekler için
döktükleri kanlar… Emily R. King fantastik üçlemesinde okurları
özgürlük ve barış uğruna verilen bir mücadelenin gerilimine ve heyecanına
davet ediyor!
Kimsesiz Kalinda daha bebekken bir manastıra getirilir, çocukluğunu
ateşler içinde yanarak geçirmiştir. Nihayet iyileşip on sekiz
yaşına bastığında tek arzusu; yuvası bildiği manastırda kalmak,
huzur içinde bir hayat sürmektir.
Fakat “hayırseverlerin” bağışlarıyla ayakta duran manastırın kuralları
belli. Hayırseverler istediklerinde gelip oradaki kızlardan
birini “talep” edebilir; eşi ya da cariyesi yapabilir. Kalinda’yı talep
edense kötülerin kötüsü, zalimliğiyle nam salmış Raca Tarek.
Kalinda manastırdan ayrılıp Turkuaz Saray’a gitmekle kalmayacak,
racanın yüzüncü kraliçesi olmak için doksan dokuz eş, sayısız
cariyeyle ölümüne savaşacak.
Huzurlu ve özgür bir hayat peşinde olan Kalinda saray duvarları
arasında aşkı da bulunca kendine nasıl bir yol seçecek? Başkalarının
onun için seçtiği yoldan mı gidecek yoksa ruhundaki en yasaklı
güce ulaşıp mücadele etmeyi mi tercih edecek?
Emily R. King’in yazdığı Yüzüncü Kraliçe’de fantastik roman sevenleri
heyecan dolu bir macera bekliyor!
₺19,50KDV Dahil
₺26,00 KDV Dahil

Modern bir klasik ve Yüzüklerin Efendisi’nin çıkış̧ kitabı.

Bilbo Baggins rahatlık içinde kendi kendine yeten bir hayat süren, kilerinden ve bodrumundan daha öteye seyahat etme konusunda gönülsüz bir hobbittir. Ama büyücü Gandalf ve bir grup cüce onu bir maceraya götürmek için kapısında belirdiğinde keyifli hayatı sekteye uğrar. Muhteşem Smaug isimli devasa ve çok tehlikeli bir ejderhanın yıllar önce cücelerin elinden aldığı Yalnız Dağ’ı ve paha biçilemez hazineleri geri alacaklardır. Bilbo plana dahil olma konusunda ayak direse de bir hırsız olarak yeteneğini ve başarısını fark ettiğinde kendisi bile çok şaşırır!

“J.R.R. Tolkien’in kendi çocukları için yazdığı Hobbit, 1937’de yayımlandığında büyük bir başarı yakaladı. Dünya çapında milyonlarca sattı ve ‘neslimizin en mühim kitaplarından biri’ olmayı başardı.” –The Times

“Cücelerden, elflerden, korkutucu goblinlerden ve trollerden oluşan harika bir hikâye ... seyahat ve büyülü maceralarla bezeli heyecan dolu bir epik.” –The Observer

Hobbit’in ilk basımının 75. yıldönümünü kutlamak için hazırlanan bu edisyonda Christopher Tolkien’in önsözü ve J.R.R. Tolkien’in illüstrasyonları da metne eşlik ediyor.

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

“Unutulmaz karakterler ve şeytani zekâ, ortaya müthiş bir hikâye, müstehcen bir eğlence çıkarıyor.” -Publishers Weekly

 

Laurell K. Hamilton’ın dünyevi hazlarla ve tehlikeli büyülerle, tuhaf ihtiraslar ve nefes kesici maceralarla dolu dünyasına hoş geldiniz! 

 

Çoğunuz beni özel dedektif Merry Gentry olarak tanırsınız. Fakat asıl adım Prenses Meredith NicEssus. Hava ve Karanlıklar tahtının vârisiyim. Tabii tahtta hak iddia edecek kadar yaşayabilirsem. Kuzenim Prens Cel, o günü görmemem için elinden geleni yapmaya kararlı. İkimiz de hayatta olduğumuz sürece tahtı ele geçirmek için savaşacağız. Kim daha önce çocuk sahibi olursa, taç onun olacak. Kraliyet muhafızlarının çoğu  âşığım oldu. Hepsi korkutucu derecede becerikli savaşçılar... Geleceğin kralı ve çocuğumun babası olmak için sıraya girdiler. Tabii beni hâlâ korumaları gerekiyor. Zira çoğu Fey’in aksine kısmen insanım ve gayet ölümlüyüm. Fakat şimdi, Melekler Şehri’nde insanlar korkunç ve gizemli bir biçimde ölüyor. İnsan polislerin fark edemediği, katillerin bir yandan perileri de avladığı. Kaosun kapımızda olduğunu hissediyorum. Bir yandan muhafızlarımla müthiş hazlar yaşarken bir yandan da gerçekliğin -sizin ve benim gerçekliğimin- dokusunu yok edebilecek kadim bir şeytanla karşı karşıya gelmek zorunda 

olduğumun farkındaydım.

 

“Karakterler sansürsüzce anlatılan ateşli sahnelerle okurların başını döndürüyor.” 

-Starbust Magazine-

 

“Hiç durmayan hızlı bir tempo, sizi eğlencenin doruklarına çıkaracak.” 

-SFX Magazine-

 

“Böyle üretken bir hayal gücüne sahip bir yazar daha okumadım.”

-Diana Gabaldon-

₺26,25KDV Dahil
₺35,00 KDV Dahil

J.R.R. Tolkien’in yazdığı ilk çocuk hikâyesi.

1925 yılında, dört yaşındaki Michael Tolkien kumsalda gözdesi olan oyuncak köğeğini kaybetti. Oğlunu teselli etmek için J.R.R. Tolkien, büyüyle oyuncağa dönüştürülen Rover isminde bir köpeği ve onu eski haline döndürebilecek büyücüyü arayışına dair bir hikâye uydurdu.

Rover ya da daha sonra tanındığı gibi “Roverandom”, maceraları sırasında bir kum büyücüsü, korkunç bir ejderha, denizdeki kral ve Aydaki Adam’la karşılaşır. Zekice örülmüş̧ ve kelime oyunlarıyla bezeli Roverandom’un, başta Hobbit’le aynı sene, 1937’nin Ocak ayında basılması planlansa da yayıncılar bir devam kitabı istediğinden eser yayımlanamamıştır. Tolkien bunun yerine Yüzüklerin Efendisi’ni yazmaya başlamıştır. Roverandom ise nihayet 1998 yılında yayımlanmıştır.

“Yüzüklerin Efendisi hayranları İskandinav mitolojisinden esintilerden ve Tolkien’in harikulade mekân anlayışından büyük keyif alacaklardır.” – The Times - 

Editörlüğü Christina Scull ve Wayne G. Hammond tarafından yapılan bu edisyonda, hikâyenin Tolkien’in diğer eserleri olan Hobbit’le, Silmarillion’la ve Noel Baba’dan Mektuplar’la olan ilişkisini detaylandıran bir önsöz bulunuyor. Bunların yanı sıra Tolkien’in elinden çıkma illüstrasyonlar da metinlere eşlik ediyor.

 

₺17,25KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil

Kangurunun cebinden çıkan bir defter, ayaklarından Turp filizi çıkan bir adam, kendi kendine şehirde gezinen bir yatak ve turp filizi hastalığına derman olması beklenen bir kükürt kaplıcası. Cehennem vadisine yerleşmiş kükürt kaplıcasına doğru yatağıyla seyahat eden hastayı bekleyen cüce cinler ve daha niceleri… ve eğri Gözlü kız: hiç aklınızdan çıkmayacak eğri gözlü kız!..

Kobo Abe ile gerçeküstü, enfes bir macera…

 

“Hem dolambaçlı hem de bağımlılık yapıcı.”

-David Mitchell-

 

“Hem Poe hem de Kafka akla geliyor. Kobo Abe sayfalarda hiç dinmeden atan bir heyecan yaratıyor. Okudukça okuyorsunuz ve okuyorsunuz.”

-The New Yorker-

 

“Bazıları onda Kafka’nın bilinmeyene yönelik manipülasyonlarını, başkaları ise örneğin yarattığı kum çukuru metaforu ile Beckett’in esintilerini bulacak.”

-Saturday Review-

 

 

“Dizimin altından üstüne doğru bir karıncalanma hissi başlamıştı. Pijamamın paçasını sıyırıp kaşıdım. Nasıl desem? Soyulmaya yüz tutan ince bir deri tabakasının parçaları gibi mi desem, yoksa kese kiri gibi mi desem? Işığa doğru çevirip baktım. Hayır, kese kiri değildi, derim de soyulmamıştı. Sanki lime lime ezilmiş kuru lif parçaları gibilerdi. Dizimdeki kıllar mı desem? Onları da çakmakla tütsüleyip elinizle toplasanız ancak böyle gözükürdü herhâlde. Fakat yanmış kıllar daha bir tuhaf kokmaz mıydı? Bu sefer her iki paçamı da sıyırıp sandalyenin üzerinde dizlerimi havaya kaldırıp kendime doğru çektim. Tek bir tüy parçasından eser kalmamıştı... 

 

Ertesi sabah şafağına yakın bir saatte henüz hava karanlıkken dizlerimin dayanılmaz iç gıcıklayıcı kaşıntısıyla gözlerimi açtım. Dizimin her yerine alerji kremini bolca sürerken fark ettim ki, bu başıma gelen basit bir şişkinlikten ibaret değilmiş. Deri gözeneklerinin içinden, dün geceye nispeten daha iri, sanki bitki saplarına benzeyen şeyler şişip çıkmaya başlamıştı. Küçücük soya filizlerini andırıyorlardı. Bir bitkiye benzeyen bu görüntü ve verdiği hissiyat o kadar rahatsız ediciydi ki denemek amacıyla bir tane koparıp ne olacağına bakmaya karar verdim. Koparılmasına kopuyordu yerinden kolayca ama hemen ardından da dip kısmından bir irin akıyordu...”

 

 

-KOBO ABE- 

 

₺18,00KDV Dahil
₺24,00 KDV Dahil

H. G. Wells’in yazdıkları insanı kendine hayran bırakan ve hiçbir zaman tam olarak kavrayamayacağımız türden.”

–Orson Welles

 

“Bay Wells’in eserleri zamanın eskitemeyeceği ve gerçekleşmesi pek de imkânsız olmayan hikâyeler anlatıyor.”

-Jules Verne-

 

“Her nesil Dünyalar Savaşı’nı kendi deneyimlerinin ışığında yeniden okuyup yeni bir şeyler öğrenebilir.”

-Arthur C. Clarke-

 

“BU BİR SAVAŞ DEĞİL. HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ OLMADI; İNSANLARLA KARINCALAR ARASINDAKİ BİR SAVAŞTAN DAHA FAZLASI DEĞİL BU.”

 

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Dünyalar Savaşı’nda istila altındaki umutsuz ve çaresiz bir gezegenin hikâyesini anlatıyor: Dünya’nın.

 

Gökyüzünden İngiltere’nin güneyine düşen silindirlerin yarattığı merak hemen sonra yerini korkuya bırakmıştır. Dünya, Mars’tan gelen canlıların istilası altındadır. Henüz ne olduğunu anlayamadan Marslılar tarafından katledilmeye başlayan insanlar, var güçleriyle karşılık vermeye ve direnmeye çalışırlar.

 

Uzaylıların kontrolü altındaki İngiltere’de adsız anlatıcının tanıklıkları, insanlığın kaygı verici ümitsizliğinin ve hayatta kalma mücadelesinin karanlık bir portresini çizer. İnsanlığın Dünya üzerindeki binlerce yıllık hükümdarlığı son mu bulacaktır, yoksa bir kurtuluş ihtimali var mıdır?

 

Arthur C. Clarke’ın önsözüyle, Henrique Alvim Corrêa’nın çizimleriyle...

 

₺17,25KDV Dahil
₺23,00 KDV Dahil

“Her zaman denemeyi ve cesaret etmeyi unutma. Şans ancak cesurlara yardım eder. Kimse yapabileceğinin ötesinde zorlanamaz. Ölüm kesindir, hayat değil.”

 

Bilinmeyen bir zamanda, varlığı tartışılır fantastik bir dünyada bilinmeyen bir kitap ortaya çıkar. Kitabı bulup sırrını çözmeye çalışan kişi ise kendisi bulmadan önce kitabın onun için geldiğinin farkında değildir.

 

Kuzey Yıldızı, birinin hayatının kısa zamanda nasıl değiştiğinin öyküsüdür. Sıradan ama mutlu bir hayattan savruk bir yaşama ve sonrasındaki bir serüvene yolculuktur. Kuzey yıldızı bir bakıma her insanın hayatında olan ama farkına varılmayan yol göstericilerin simgesidir. Yolunu kaybetmiş her insan, başının üstündeki ya da kendi içindeki gökyüzüne bir gün muhakkak bakacaktır.

 

₺18,75KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
₺31,92KDV Dahil
₺39,90 KDV Dahil
₺21,00KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil
₺66,75KDV Dahil
₺89,00 KDV Dahil
₺24,00KDV Dahil
₺32,00 KDV Dahil
₺22,50KDV Dahil
₺30,00 KDV Dahil
₺16,50KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil
₺37,50KDV Dahil
₺50,00 KDV Dahil
₺21,00KDV Dahil
₺28,00 KDV Dahil