Kaderin gerçekleşmesi için insanın aklının durması gerekiyor... 

Yirmi altıncı yaş günümde, 13.30 sularında kapım çaldı. Soğuktan sümüğü burnunda donmuş, kara kuru bir oğlan çocuğu, elinde tuttuğu zarfla eşikte belirerek, “Abla, bunu sana verecekmişim” dedi. İki kelam edemeden zarfı elime tutuşturan çocuk koşarak merdivenlerden inip sırra kadem bastı. 
Mektubu elime aldığımda, yıllar içinde maruz kaldığı nem sebebiyle ıslak gibi duran ucu yırtılmaya başlamıştı bile. Kelebeğin kanadını tutar gibi itinayla tutarak masaya serdim kâğıdı. Nakış gibi işlenmiş satırlar, Sevgili Neva, diye başlıyor, Reng-i Dil imzasıyla bitiyordu. Okudum, bir daha okudum, bir daha okudum. Okuduklarımdan geriye, Çin işkencesine benzer o meşum sual kaldı: “Ben kimim?” 
Neva’nın gerçekte kim olduğu sorusunun cevabını bulması için kalan son kapsül ustasına ulaşması gerekiyordu. Hiç tanımadığı, hayatta olup olmadığını dahi bilmediği annesinden aldığı mektuptan anladığı buydu. Hayatının sırrı, “telakigâh” denilen yerdeki bir zaman kapsülünün içinde saklıydı. 

Yazar Hakkında: 
3 Ocak 1972’de İstanbul’da doğdu. 1995 yılında İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’ndan mezun oldu. Eğitiminin ardından müzik sektöründe profesyonel olarak çalışmaya başlayan yazar, uzun yıllar pek çok sevilen albümün yapımına imza attı, çeşitli albüm projelerinde yer alan yirmi şarkıya söz yazarı ya da besteci olarak katkı verdi. Kültür sanat programları ağırlıkta olmak üzere televizyonda metin yazarlığı ve proje yöneticiliği yaptı. 2010 yılında spor yazarlığına başladı. Çeşitli gazete ve dergilerde spor yönetimi, spor pazarlaması gibi konularda köşe yazıları yayınlayan yazarın 2013 yılında, Yitik Ülke Yayınları’ndan Evladıma Miras Bu Sevda isimli futbol-anı kitabı çıktı. Çeşitli derleme kitaplarda öyküleri öyküleriyle yer alan Dilek Neşe Açıker’in 2014 yılında ilk romanı Denizin Hikâyesi ve 2015 yılında ikinci romanı Gündüz Kelebeği yayımlandı.
₺22,50 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
“Şimdi geri dönemeyeceği bir başka kapının daha kolunu çevirmek üzereydi. Daha önce hiç yaşamadığı zevklerden zevk aldığını fark ettiği o dehşete düşüren an. İçindeki gerçek isteklere, kaçtığı, sakladığı, saklandığı, görmezden geldiği arzulara teslim olma ânı. Ürküten, irkilten, tiksindiren o şehvetin kendinde de olduğu gerçeğine yenilme ânı…” 

Mehmet Bilâl bu kitaptaki öyküleriyle çevrilen kapı kollarını, kapıların arkasında karşılaşılan tutkuları, kapanmamış hesapları, tedirginlik duyarak takip edilen yolları, erkeklere arzu duyan erkekleri, cinsiyet kimliklerinin dışına çıkan bedenleri anlatıyor okura. 

Bedenlerimizde, kalplerimizde, zihinlerimizde yer alan arka sokakların dilini açığa çıkartıp, bazen sert, bazen tekinsiz, bazen bir gülümsemeyle o sokaklarda ilerlememizi istiyor. Çıplak ve içten, sert ve kopkoyu bir dille... 

Üveyolmayı hayatın her alanı için tanımlıyor bu öykülerinde Mehmet Bilâl. 

Üvey aşklardan, üvey ailelerden, üvey arkadaşlardan, üvey sevişmelerden, üvey sokaklardan, üvey mezarlıklardan bahsediyor yazdıklarında. Ve bedenlerimizin tekinsiz koridorlarında gezinirken, üvey hisseden herkesin, üveyleştirmek için yeni birilerini bulma çabasıyla da yüzleştiriyor bizi. 

Ayşe Akaltun
₺12,00 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil
Fikirlerinden ve ruhsal donanımlarından başka hiçbir şeyler olmayan Barış Akademisyenleri'nden, özel tarihlerini kaleme alan on beş yazarın anlatısını okurken barış fikrinin nelere mal olduğuna, hayatların nasıl başa yıkıldığına içeriden tanıklık edeceksiniz. Ama payınıza düşen sadece tanıklık değil. Mağdurun saf haysiyetinden doğan bu kitapta asıl işiteceğiniz şey, hepimizin hakkı olan uygarlığın dili olacak. 

- Sema Kaygusuz 

Bu kitabın içindeki öykülerin sahipleri, isimleri ve imzalarıyla sundukları cesareti şimdi yazdıklarıyla da sürdürmüşler. Homeros'tan bu yana bitmeyen bir dileğin ve umudun temsilcisi olarak şunları söylüyorlar: Başımıza gelenler, bizden sonra da bu dünyayı yaşamaya devam edecek çocuklarımızın dilinde şiir ya da şarkı olacaktır. Öykülerimiz çocuklarımıızn söyleyeceği şarkıların kelimelerini taşıyorlar. Öyle okuyun! 

- Ercan Kesal 

Sokrates'ten Bruno'ya, Behice Boran'dan Server Tanilli'ye, düşün dünyası onurlu adlarla doludur. Şu günlerde biz de tarihi anlama sahip süreçlerden geçiyoruz. Aynı iktidar hırsı hüküm sürüyor ve aynı onurlu sesler buna itiraz ediyor. Bu kitapta, itiraz edenlerin sesi yer alıyor. Günlük hayatların sıradan ayrıntıları, küçük beklentileri anlatılıyor. Her bir hikaye ve her bir kelime, büyük bedellerin tasviridir. Açlıklar, ağlayışlar, üzüntü ve öfkeler, daha iyi bir geleceğe olan umuda bağlanıyor. Kim yok edebilir o umudu? 

- Burhan Sönmez
₺16,00 KDV Dahil
₺20,00 KDV Dahil
“Doku”nun yazarı Burcu Seçmeer’den yeni öyküler... 

Bu kitabın yaratıcısı Parlak Yazarlar Kafesi’nde kahvesini DNA’lı içer. Aynı anda yan masada sevgilisine mektup yazan kadının elinin hamurundan bir parça alıp Paulo Coelho böreği de yapabilir. Düş gücüyle bir çulluk sürüsünün kaderini değiştirebilir. Bir incir ağacı ile bir gökkuzgununu Datça’daki eski bir değirmende buluşturduğu gibi, isterse Ege ile Akdeniz’i yanak yanağa getirebilir. Bir sihirbazdan söz ettiğimi sanabilirsiniz. Eh, Burcu Seçmeer biraz öyledir. Ahtapotları pusula olarak kullanan bir yazardır o. Öykülerinde tren düdükleri bile yüksek topukludur. Onları tamamlarken yazdığı harfler marangoz olarak işe aldığı bir siyah karınca sürüsü tarafından zımparalanmış gibidir. 
Burcu Seçmeer biraz ateş, biraz çağlayan, biraz sis ve epey Alice’tir. Sınır tanımayan düşleri bu dünyaya sığmaz, gökadalar arasında gidip gelir. Bu kitabı okuyanlar da bu yüzden, “Biz bir kitaba binip uçtuk!” diyebilirler. “Çılgınca güzel bir gökyüzü tanığımızdır!” - AKGÜN AKOVA
₺13,60 KDV Dahil
₺17,00 KDV Dahil
Ömer Seyfettin, konusunu günlük olaylardan, hatıralardan, tarih, masal ve efsaneden alan etkileyici hikâyeler yazmış, özellikle konu ve kahramanlarını Türk-İslam tarihinden aldığı çok sayıda hikâyesiyle milli bilincin uyanmasında son derece etkili olmuştur. Edebiyat alanındaki ününü 1911’de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle kazanan Ömer Seyfettin, edebiyat uzmanlarınca Türk hikâyeciliğinin Maupassant’ı olarak değerlendirilmektedir. 

Ömer Seyfettin’in hikâyelerinde işlediği temalardan biri de, canlarını hiç tereddüt etmeden devlet için feda eden destansı kahramanlardır. Serhat boylarında görev yapan Kuru Kadı adlı Osmanlı komutanının neferlerinden Deli Mehmet de bu kahramanlardandır. 

Kitapta "Başını Vermeyen Şehit" hikayesinin yanı sıra Ömer Seyfettin’in "Tarih Ezeli Bir Tekrardır", "Tuhaf Bir Zulüm", "İffet","Çirkinliğin Esrarı", "Acaba Ne İdi" adlı hikayeleri de yer alıyor.
₺7,20 KDV Dahil
₺9,00 KDV Dahil

Yeni yıkanmış bahçenin kokusu yok artık. 
İri iri doğranmış domatesin zeytinyağına karışan kırmızı rengi de. Parmaklarından akarak yediğin, pembe beyaz gofret arasındaki kaymaklı dondurma da. 
Geride kaldı. Hayır, sen gittin. 
Biz gittik oralardan. Biz uzaklaştık… 
Çünkü… Büyüdük…

Çocukluk denilen yitik ülkeye yolculuk… Küçük kızların kahramanları…  Kadın olma, kadın olarak hayatta kalma sınavları... Doğma Yavrum Dünya Çok Kalabalık’ta Armağan Portakal kısacık öykülerle koca koca romanların yapamadığını yapıyor… Hepimizin yüreklerine kök salmış hislere yeniden can veriyor… 

₺12,00 KDV Dahil
₺15,00 KDV Dahil

Sıra dışının krallığına hoş geldiniz!

Casus, savaş pilotu, çikolata tarihçisi ve tıbbi buluşlar yapan bir mucit. Roald Dahl, yazdığı kitaplar kadar renkli bir yazar. Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve diğer çocuk kitaplarıyla tanınan Dahl’ın yetişkinlere anlattığı hikâyeler de bir o kadar sihirli.

Dahl, usta bir öykücü, gelmiş geçmiş en iyi hikâye anlatıcılarından biri. Ağızlardan korkan bir adamı, kocalarından illallah diyen kadınları, ölümünden sonra beyninin yaşatılmasını kabul eden birini anlatırken gündeliği olağandışına, olağandışını sıradana dönüştürmeyi başarıyor. Bazen fantastik bir hikâyeyle çıkıyor okurun karşısına, bazen de dünyayı dışarıdan bir bakışla irdeleyip bizi alışılageldik düzene yabancılaştırıyor.

Çoğunlukla karıkoca ilişkilerinin ele alındığı Öptüm Seni’de insan doğasının karanlığını, var olduğunu kabul etmek istemediğimiz yönlerimizi ortaya çıkarıyor Dahl. Bunu hiçbir hikâyesinde eksik olmayan mizahla yapıyor. Püren Özgören’in incelikli çevirisiyle yayımladığımız Öptüm Seni’deki öyküler, sürprizli sonlarıyla bu sefer yetişkinler için birer şölen.

₺16,50 KDV Dahil
₺22,00 KDV Dahil

“Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar. Her birimiz, dünyanın dört bir yanında, büyük bir karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz diyebilirim. Böyle eserler en ihtiyaç duyduğumuz vakitlerde yakılan, etrafımızdakileri ve gitmemiz gereken yolu aydınlatan lambalardır. Bu lambaların yakıtı da hayal gücüdür. Türkiyeli okurlarım, dostlarım ve yoldaş yazarlar, bu ışığın yanmasına vesile olduğunuz için size teşekkürü borç bilirim.”

 

Ursula K. Le Guin

₺18,75 KDV Dahil
₺25,00 KDV Dahil
₺13,50 KDV Dahil
₺18,00 KDV Dahil
₺36,75 KDV Dahil
₺49,00 KDV Dahil
₺10,22 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 >