O KENDİ GÜÇLERİNİ KABUL ETMESE BİLE TÜM DÜNYANIN O GÜÇLERE İHTİYACI VARDI

Güneşin Elçisi Alina Starkov, Karanlıklar Diyarı’ndaki karmaşayı ardında bırakarak bambaşka topraklara doğru yola çıkar, ancak kaderinden ve geçmişinden kaçmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Karanlıklar Efendisi tüm gücü ve ölümcül planlarıyla yeniden karşısına çıkmaya hazırlanmaktadır.

Alina, Karanlıklar Efendisi’ni yenmek ve ülkesini özgürlüğüne kavuşturmak için gereken güce ulaşmak zorundadır. Bu sebeple de uzun ve tehlikelerle dolu bir yolculuğu göze almalıdır.

“Eşsiz ve büyüleyici tasvirlerin her sayfasında kendini hissettirdiği Kuşatma ve Fırtına’nın kendine özgü dünyası onu benzersiz kılan etkenlerden sadece biri.”

-Booklist-

“Mükemmel bir kurgu ve aksiyonla harmanlanmış bu sürükleyici roman okurların hayal gücünü harekete geçirmekte oldukça başarılı."

-The Los Angeles Times-

“Bardugo yine fantastik edebiyatın nasıl yazılması gerektiğini ispatlar nitelikte bir romana imza atmış.”

-The New York Times-

“Kuşatma ve Fırtına’yı bitirdikten sonra onun daha önce okuduğunuz hiçbir kitaba benzemediğini anlayacaksınız.”

-Publishers Weekly-

23,20 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil

Fransız Rivierası, 1956: Doğu Alman Gizli Polisi Stasi’nin Başkan Yardımcısı, eski Nazi Erich Mielke, Nice’te, farklı isim altında bir otelde çalışan dedektif Günther’in karşısına çıkar ve onu tehlikeli ve acımasız bir görevi kabul etmeye zorlar. Geçmişinden kurtulmaya çalışan Günther için ikinci tatsız sürpriz, eski asistanı, şimdiyse Stasi’nin adamı olan, hiç güvenmediği Korsch’la birlikte çalışacak olmasıdır. Korsch’la karşılaşması Günther’i 17 yıl geriye, 1939’a götürür.

Almanya, 1939: Adolf Hitler’in Bavyera’daki dağ evinde, düşük dereceli bir bürokrat ölü bulunur. Üçüncü Rayh’ın lideri ellinci doğum gününü kutlamak üzere bu eve gelmeden önce, istemeyerek Naziler için çalışan dedektif Günther’in Korsch’la birlikte katili bulmak için yalnızca bir haftası vardır.

Hikâye bu iki zaman arasında gidip gelirken Kerr bu ikili kurguyu ustalıkla harmanlıyor, gerilimin dozunu giderek artırarak okuru anlatımın içine çekiyor ve bütün olayı hem şaşırtıcı hem inandırıcı bir sona ulaştırıyor.

31,20 ₺ KDV Dahil
39,00 ₺ KDV Dahil

Parmağını tetikten çek.

Namluyu ağzından çıkar.

Azrail’in işini, Azrail’e bırak.

Derin bir nefes al.

Gözlerime bak.

Kulaklarını dört aç.

Ve beni iyi dinle:

Titanik’tesin.

Yıl, 2019…

Dünyanın en lüks felaketinde başroldesin.

Şimdi…

1] Senin katilini enseleyeceğiz.

2] Seni dirilteni bulacağız.

3] Sen kimsin ahbap, onu anlayacağız.

Titanik’te hiçbir şey göründüğü gibi değil! Ve her an her şey olabilir!

Antika Titanik kahkaha dolu bir felsefi polisiye.

[Antika: Argoda enteresan, şaşırtıcı, sıra dışı.]

Hızlı ve edebî.

Bilgi dolu ve sarsıcı.

Komik ve sürprizli.

Çılgınca bir aşk ve görkemli bir suç hikayesi.

Murat Menteş’in en iyi romanı.

Diğer romanlarının birkaç adım ötesinde, üç-beş basamak yükseğinde.

Antika Titanik edebiyat ummanında, felsefe rotasında, kahkaha dalgalarını aşarak ilerliyor.

“Emsalsiz bir dil, müthiş bir macera.

Aşk, batacağı baştan belli bir geminin yolcusu olmak mıdır, bilinmez.

Bildiğim, Murat Menteş okurken Titanik’ten inilmez!”

ALPER CANIGÜZ

"Tam isabet!"

KAAN ÇAYDAMLI

24,00 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil

Gazeteci Viljar Gudmundsson tüyler ürpertici hikâyelere aşinaydı. O yüzden bir gün, bedeli ödenmemiş suçları olan bir kadını öldüreceğini söyleyen birinden e-posta alınca, yazan kişinin kötü bir şaka yaptığını düşünmüştü. Sonuçta böyle şeyler sadece ucuz polisiye romanlarında olurdu. Fakat ertesi gün sokakta, pencereden atılmış bir kadının cesedi bulunmuştu. Hemen ardından Viljar’ın posta kutusuna da yeni bir mesaj gelmişti. Kendini hâkim, jüri ve infazı gerçekleştiren kişi olarak gören bu yabancı, suçlarının cezasını çekmemiş bir başka kurbandan bahsediyordu. Viljar’ın müfettiş Lotte Skeisvoll ile bir araya gelmesi gerekiyordu. Çok geçmeden katilin onlarla ölümcül bir oyun oynadığını fark edeceklerdi. İpuçlarının hepsi aynı yeri gösteriyor, cinayetler de tuhaf bir şekilde tanıdık geliyordu…

Arka planda ise orkestra şefi batonunu sallıyor ve kendi ağıtını çalıyordu. Ölüm senfonisini. Ellerinde notaları o tutuyordu. Maestro, kendisiydi…

“İskandinav suç romanları sevenler için mükemmel, gerilimli bir kitap.”

- Booklist -

“Karanlık ve biraz da tuhaf bir gerilim romanı. Elinizden bırakamayacaksınız.”

- Library Journal -

“Tüyler ürpertici, komik ve eğlenceli. Tangen hikâye kurgulamayı çok iyi biliyor.”

- Dagbladet, starred review -

“Okumanız gereken gerilim romanları vardır. Geir Tangen de okumanız gereken ustalardan biri.”

- Fyens Stiftstidene -

26,25 ₺ KDV Dahil
35,00 ₺ KDV Dahil

“Varsayımlarımı şu şekilde elde ederim.” diye başlamıştım söze, “Mümkün olmayan her şeyi eledikten sonra geriye kalan, her ne kadar imkânsız gözükse de gerçeğin ta kendisidir diye düşünüyorum. Bazı durumlarda birden fazla açıklama kalabilir. O zaman peş peşe deneme yanılma yolunu izleyerek en güçlü varsayımı ortaya çıkarmaya çalışırsınız. Şimdi bu ilkeden yola çıkarak bunu elimizdeki davaya uygulayacağız. Mesele bana ilk anlatıldığında, bu beyefendinin, babasının malikânesi dışında, başka bir ek binada inzivaya çekilmesi veya hapsedilmesi aklıma sadece üç tane sebep getiriyordu. Ya bir suç işlediği için saklanıyordu, ya delirmişti ve ailesi onu bir hastaneye yatırmak istemiyordu ya da bir hastalığa yakalanmıştı ve onu herkesten tecrit etmek zorunda kalmışlardı. Bunlardan başka ihtimal bulamamıştım. Bundan sonra, bu saydıklarımı gözden geçirip sonuca ulaşana dek elemek için uğraşmalıydım.

Ne Sherlock Holmes’u “tanıtmaya” ne de 1886 ile 1927 yılları arasında Arthur Conan Doyle’un onun hakkında yazdığı altmış hikâyeyi anlatmaya gerek var. Daha sonraki yıllarda Holmes karakteri ile arkadaşı ve tarihçi Dr. John H. Watson, âdeta gerçek kişiliklere bürünmüş ve bilim kurgu dünyasının en ünlü karakterleri olmuşlardır. Kaldı ki hikâyelerini hiç okumayanlar bile onları tanımaktadırlar.

Holmes’un ünü o derece yaygınlaşmıştı ki yanında taşıdığı malzemeler dahi polislik, dedektiflik ve suçluları bulma konusuyla bütünleşmiştir; örneğin, kıvrımlı piposu, uzun şapkası ve büyüteci Sherlock Holmes’un görüntüsünü canlandırmaya yetmektedir. İlk baskılarda kullanılmamasına karşın “Çok basit sevgili Watson.” cümlesi bir özdeyiş olarak dilimize girmiştir. Bu cümle, okuyucuyu şaşırtmakla beraber aslında her şeyin çok açık seçik olduğunu belirtmek amacıyla kullanılmıştır.

Londra’ya giden ziyaretçiler hâlâ akın akın Sherlock Holmes’un yaşadığı Baker Caddesi’ne gitmekte ve uzun yıllardır bu muhteşem dedektifin yaşadığı 221 B numaralı eve, Sherlock Holmes’un kendi problemlerine çözüm bulacağını ümit ederek dünyanın her bir tarafından mektuplar yağdırmayı sürdürmektedirler. Onun gerçek bir insan olduğunu ve yardım edeceğini düşünmektedirler hatta 2008 yılında UKTV GOLD tarafından yapılan bir ankette, İngilizlerin yüzde elli sekizinin Sherlock Holmes’un gerçek bir insan olduğuna inandığı ortaya çıkmıştır (Bunun aksine ankette Winston Churchill’in bir bilim kurgu karakteri olduğuna inananlar ise yüzde yirmi üçtü.).

14,25 ₺ KDV Dahil
19,00 ₺ KDV Dahil
Setin İçindeki Kitaplar;

Göz
Tepki", "Medyum", "Hayvan Mezarlığı" gibi unutulmaz romanların ünlü yazarı...Stephen King'in kitapları tüm dünyada satış rekorları kırıyor...

Hayvan Mezarlığı
Bu eseri beyazperdeye de aktarıldı. Film, bütün dünyada yankılar yaratmaya devam ediyor.Dr. Louis Creed ve ailesi eski kızılderili mezarlığındaki ruhların gazabına uğramışlardı... Bunun elbette nedenleri olmalıydı!... Stephen King okurlarını, doğaüstü olaylarla bezenmiş heyecanların doruğuna götürüyor.

Sadist
Çok ünlü bir yazardı, ama bir gün, hayatta kalabilmek için kitap yazması gerekeceğini hiç düşünmemişti...
65,25 ₺ KDV Dahil
87,00 ₺ KDV Dahil

Set İçindeki Kitaplar;


 


Silahşör - Kara Kule Serisi 1. Kitap


Siyahlı adam tehlikeli büyülerle dolu ölüm yolunda kaçıyor, katil kovalıyordu. Bu kovalamaca yolun sonundaki KARA KULE'de sona erecek miydi? Çılgın bir kâhin, konuşan iblisler, ölmemiş bir çocuğun ruhu KARA KULE'de kimleri bekliyordu?...


 


Üç'ün Çekilişi - Kara Kule Serisi 2. Kitap


Kara Kule romanının sonunda Roland, yani Silahşor, Silahlı Adam'la karşılaşmıştı. Ardından Roland, Orta-Dünya'da Batı Denizi kıyısında uyanır. Karşısında her biri ayrı zamanlarda New York kentine açılan üç kapı görür. Roland, Kara Kule'ye ulaşmak için bu kapılardan üç kişiyi kendi zamanına çekmek zorundadır.


 


I. Kapı: Yıl 1987. Roland, Eddie Dean adlı eroin bağımlısı tutukluyla karşılaşır. Eddie çekilen kişilerden biridir.


 


II. Kapı: Yıl 1964. Gölgelerin Kadını, zenci Odetta Holmes bir metro kazasında bacaklarını kaybetmiştir. İçinde öfke ve nefretle yanıp tutuşan ikinci bir kadın yaşamaktadır ve o kadın Roland'la karşılaşır.


 


III. Kapı: Yıl 1977. Jack Mort insanları ölüme iten ve akıl almaz zalimlikler yapan bir canidir. Ve ne yazik ki Roland'ın çektiği son kişidir.


 


Sizce, arayış içindeki Roland ka-tet'ini tamamlamak için yeni arkadaşlar mı edinmiştir? Yoksa bilmeden tamamen farklı bir bela mı ortaya salmıştır?


 


Çorak Topraklar - Kara Kule Serisi 3. Kitap


Stephen King’in eşsiz hayal dünyasının ürünü; fantastik, bilimkurgu, korku ve western türlerinin iç içe geçtiği başyapıt olan “KaraKule”, Çorak Topraklar’la sürüyor.


 


Büyüleyici bir dünyanın kapılarını aralayan Kara Kule Serisi’nin buüçüncü kitabında, son silahşorun Kule’yi arayışı sürmektedir. Bukez yanına iki yol arkadaşı da katılır: Bağımlısı olduğu uyuşturu-cudan kurtulan Eddie Dean ile kopan bacakları gövdesiylebirleşen ve Susannah Dean’ın güçlü ve dengeli kişiliğine bürünenOdetta.Roland Deschain, yeni dostlarına silahşorluk eğitimi vermeyebaşlar. Fakat Silahşor eski dünyasında ölmüş olan Jake Cham-bers’ın hayatını kurtararak ka’nın yönünü değiştirir. ŞimdilerdeRoland ve Jake, farklı dünyalarda varlıklarını sürdürdükleri halde,aynı çılgınlıklarına devam etmektedirler.

76,50 ₺ KDV Dahil
102,00 ₺ KDV Dahil
Setin İçindeki Kitaplar;

Da Vinci Şifresi
Da Vinci Şifresi satışa çıktığı ilk haftanın sonunda büyük bir başarı kazandı. New York Times'ın 'en çok satanlar' listesine "1 Numara"dan girdi. Aynı zamanda Wall Street Journal, Publishers Weekly ve San Francisco Chronicle'ın 'en çok satanlar' listesinde ilk sıradaki yerini uzun süre korudu. Colombia Pictures kitabın film haklarını satın aldı. 

Harvard Üniversitesi Simge-Bilim Profesörü Robert Langdon, Paris'te iş gezisindeyken, gece yarısı, Louvre'un yaşlı müdürünün ölü bulunduğu haberini alır. Langdon ve yetenekli Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafındaki izleri takip ederek bu garip esrar perdesini araladıkça, ipuçlarının onları Da Vinci'nin tablosuna götürdüğünü keşfederler. Büyük usta bu sırrı herkesin görebileceği bir yere, ünlü eseri Mona Lisa tablosunun içine gizlemiştir.

Langdon bu garip bağlantıyı açığa çıkarınca tehlike artar. Cinayete kurban giden müze müdürü de, Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo, Da Vinci ve aralarında diğer ünlülerin de bulunduğu gizli bir kuruluş olan Sion Manastırı Derneği'nin bir üyesidir. 

Langdon, aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüz yıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenir. Böylece Paris ve Londra sokaklarında amansız bir kovalamaca başlar. Langdon ve Neveu, kendilerini, atacakları her adımı önceden bilen esrarengiz olduğu kadar da çok zeki olan bir adamla karşı karşıya bulurlar. Eğer bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse Priory'nin büyük yankılar uyandıracak bu çok eski gerçeği ebediyen kaybolacaktır.

Melekler ve Şeytanlar
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati'nin -Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten- hala faaliyette olup cinayetler işlediğini öğrenince şok geçirir. Parlak bir fizikçi olan Leonarda Vetra cinayete kurban gitmiştir. Tek gözü oyulmuş ve göğsü örgütün sembolüyle dağlanmıştır. Bilim adamının son buluşu güçlü ve çok tehlikeli enerji kaynağı karşımadde çalınmış ve yeni Papa seçiminin gerçekleşeceği gün Vatikan Şehri'nin altına saklanmıştır. Langdon, Vetra'nın meslektaşı ve aynı zamanda kızı olan Vittoria ile medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa koşuşturarak 400 yıllık izi sürerek Illuminati'nin izini bulmaya çalışırlar. 

Brown bu romanda tıpkı bir hokkobaz gibi havaya yüzlerce top fırlatıp hiçbirini yere düşürmeden okuyucuyu inanılmaz bir gerileme sürüklüyor.

Kayıp Sembol
Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp Sembol'de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde... Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binasında konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak, Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kongre Binas'na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon, Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir. Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı, açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı bulunacaktır?...

Cehennem
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa'da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bir nehrin karşısından kendisine seslenen gümüş saçlı güzel bir kadın ve toprağa baş aşağı gömülü can çekişen bedenlerdir. Langdon gördüğü kâbusları anlamlandırmaya çalışırken kadın bir suikastçı tarafından takip edildiğini, kendine tedavi uygulayan doktorlardan biri gözlerinin önünde vurulunca anlar. Hastanede görevli diğer doktorlardan biri olan Sienna Brooks'un o ölüm kalım anında yardım etmesiyle hayatta kalır. Simgebilim profesörü kendini bir anda ipuçlarını Dante'nin cehenneminde bularak çözmesi gereken korkunç bir senaryonun içinde bulur. Floransa'nın tarih kokan dar sokaklarından Venedik'in muazzam bazilikalarına uzanan semboller zinciri Langdon'ı insanlık tarihini sonsuza dek değiştirebilecek bir mekâna sürükler. Burası üç imparatorluğun merkezi olmuş, insanlık tarihi kadar eski, dünyanın incisi İstanbul'dur. Ve bu şehirde ya insanlık tarihi baştan sona yeniden yazılacak ya da bunu yazacak hiç kimse kalmayacaktır... 

.. Diz çök kutsal bilgeliğin yaldızlı mouseion'unda ve kulağını yere daya, dinle suyun şırıltısını. 

Batık sarayın derinliklerine in, orada, karanlığın içinde bekler khtonik canavar kan kırmızısı sularına gömülmüştür lagünün ki yansıtmaz yıldızları... 

... Dan Brown, dünyanın birçok ülkesinde çok satanlar listesine giren; Kayıp Sembol, Melekler ve Şeytanlar, İhanet Noktası ve Dijital Kale gibi kitaplarının yanı sıra tüm zamanların en çok okunan romanlarından biri olan Da Vinci Şifresi'nin yazarıdır. New England'da eşi ile birlikte yaşamaktadır.
124,50 ₺ KDV Dahil
166,00 ₺ KDV Dahil
Setin İçindeki Kitaplar;

Dersimiz Cinayet
Mösyö Renaud kendi kurduğu cinayet senaryosunun kurbanı olur. Bu işi çözmek de yine dedektif Poirot'ya düşer.

Doğu Ekspresi'nde Cinayet
Korku-gerilim edebiyatının klasiklerinden. Karlar atlında bir trende herkesden uzakta yaşanan entrika dolu bir yolculuk.

On Küçük Zenci
Yargıç Wargrave birinci mevki kompartımanında purosunu tüttürerek The Times gazetesinin politika haberlerini dikkatle okuduktan sonra gazeteyi bırakıp camdan dışarı baktı. Somerset'den geçiyorlardı. Daha iki saatlik yolları vardı.

Zenci adası hakkında şimdiye kadar gazetelerde okuduklarını düşünmeye başladı. Adanın deniz ve yat meraklısı bir Amerikalı milyoner tarafından satın alındığını, Devon sahillerine yakın olan adaya modern ve lüks bir köşk yapıldığını biliyordu; ama, anlaşıldığına göre, Amerikalı milyonerin yeni evlendiği üçüncü karısı denizi sevmiyordu ve adayı satışa çıkarmıştı. Satış için gazetlerde birçok ilan çıkmıştı. Sonunda adanın Owen adında biri tarafından satın alındığı duyulmuştu. Bu haberden sonra gazetelerin dedikodu yazılarının fısıldaşmaları başlamıştı. Zenci adası aslında Gabrielle Turl adında Hollywood'lu bir film yıldızı tarafından satın alınmıştı. Yıldızın bu adada kimse tarafından rahatsız edilmeden birkaç ay geçirmeyi düşündüğü ileri sürülmekteydi. Başka bir yazar ise, Zenci Adasının bazı gizli deneyler için İngiliz Amirallik Dairesi tarafından satın alınmış olduğunu iddia ediyordu...
42,00 ₺ KDV Dahil
56,00 ₺ KDV Dahil
Beklenmeyen Şahit, içinde Hercule Poirot’nun yeni bir macerasının da bulunduğu daha önce yayımlanmamış öyküleriyle okurlarla buluşuyor. 1920’lerin Londrası... Şehirdeki büyük bir evin tüylü halıları şok edici bir cinayetle lekelenir. Kurban, Emily French adında çok zengin, yaşlı bir kadındır. Tüm kanıtlar bu acımasız cinayeti kurbanın yüklü mirasını bıraktığı yakışıklı genç Leonard Vole’un işlediğini göstermektedir. Yaşlı kadının sadık yardımcısı Janet Mackenzie de mahkemede bu yönde ifade vermiştir. Leonard, gizemli eşi Romaine’nin tanıklığıyla temize çıkacağından emindir. Ne var ki zanlının eşinin mahkemedeki ifadesiyle davada akılalmaz bir dönüşüm yaşanır. Daha önce yayımlanmamış öykülerin de yer aldığı Beklenmeyen Şahit’te Agatha Christie’nin ilk defa karşılaşacağınız gizemli karakterleri sizi yine şaşırtacak! 
18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

Dedektif Kurukafa ölü. ValkyrIe CaIn havalı. Omen Darkly her ikisi de değil.

Jilet gibi giyinmiş bir dedektif. Maceradan elini eteğini çekmiş, dertli bir genç kadın. Hangi derse girmesi gerektiğini bile hatırlayamayan, aklı beş karış havada bir oğlan. Dünyayı kurtarmak için sadece yirmi dört saatleri var. Bu hikâyenin sonu pek parlak görünmüyor...

26,25 ₺ KDV Dahil
35,00 ₺ KDV Dahil
Tilda ile Callie ikiz olsalar da birbirlerine hiç benzememektedir. 
Tilda çok güzel ve dışadönük bir kadınken, Callie son derece sıradan 
görünüşlü, kendine güvensizdir. Çocukluklarından beri Tilda’ya 
hayran olan Callie, kardeşinin başına bir şey geleceği korkusuyla 
sürekli onu koruyup kollamakta ve bu nedenle onun hayatına 
müdahale etmektedir. 
Tilda’nın hayatına Felix adında zengin ve karizmatik bir erkeğin 
girmesinden sonra Callie için kötü günler başlar. Kız kardeşinin 
vücudunda ufak tefek darp izleri vardır ve hayatının kontrolünü 
tamamen Felix ele geçirmiştir. Tilda’nın hayatından endişe etmeye 
başlayan Callie, erkek şiddetine maruz kalanların deneyimlerini 
paylaştığı bir siteye üye olur. Sitede tanıştığı kadınlardan biri bir 
erkek tarafından öldürülünce Callie’nin korkuları iyice artar. Duruma 
bir an önce müdahale etmezse her şey için çok geç olacağını 
düşünerek Tilda’nın hayatına daha fazla karışmaya başlar. Ancak 
Tilda onun yardımını ret etmekte, Felix’in de etkisiyle kız kardeşini 
hayatından çıkarmak istemektedir. Ama Callie’nin geri çekilmeye 
kesinlikle niyeti yoktur. Ne pahasına olursa olsun!
21,00 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil

İsa doğduğunda gezegenimizde üç yüz milyon insan yaşıyordu. Günümüzde ise bu sayı yedi milyar. Buna dakikada yüz elli altı insan ekleniyor. Peki dünya bu yükü kaldırmaya hazır mı?

Bir adamın hafızası insanlığın kaderini değiştirebilir mi?

Adını bilmiyordu. Nereden geldiği konusunda hiçbir fikri yoktu. Neden Berlin’de olduğunu ya da neden bir metro istasyonunun tünellerinde uyuduğunu bilmiyordu. Sadece avucunda Noah yazılı bir dövme vardı, bu yüzden evsizler ona Noah diyordu. Kimliğine ulaşma çabası ise tam bir kâbusa dönecekti.

Aynı anda Manila’da yeni bir grip salgını global boyutlara ulaşmakta ve on binlerce kişinin hayatına mal olmaktaydı. Gölgelerde ise radikal bir grup dünyanın kaderini değiştirecek bir planı gerçekleştirmeye hazırdı ve insanlığı kurtaracak anahtar kim olduğunu bile hatırlamayan Noah’nın elindeydi.

“Sebastian Fitzek’in okuyucuyu tekrar tekrar şaşırtma, yanlış yollara sokma ve hiç beklemediği anda tüylerini diken diken etme konusunda eşine az rastlanır bir yeteneği var.”

Oldenburger Onlinezeitung

“Yüksek gerilim hattında geçen bir roman, kanınızı donduracak.”

Münstersche Zeitung

“Dünyanın sonuna dair okuduğum en etkileyici romanlardan biri. Kalbi zayıf olanlar okumamalı.”

Ici Paris

“Fitzek Almanya’nın Stephen King’i.”

RTL

“Günümüz sorunlarına ışık tutan, aynı zamanda hızlı temposuyla sizi etkisi altına alacak bir gerilim.”

Woman

“Başta tanıdık gibi görünen ama daha önce girilmemiş alanlara girmeyi başaran ve insanı dünyanın gidişatını sorgulamaya iten bir roman.”

Ostsee-Zeitung

“Kitabı elinizden bırakamayacaksınız.”

Kölnische Rundschau

37,43 ₺ KDV Dahil
49,90 ₺ KDV Dahil

Başta H. P. Lovecraft olmak üzere kendisinden sonraki birçok yazarı etkileyen Arthur Machen, modern korku edebiyatının erken dönem ustalarından biri. Doğaüstü, fantazi ve korku türlerinde verdiği eserlerin arasında en ünlüsü olan Yüce Tanrı Pan da yazıldığı dönemde cesur içeriğiyle büyük yankı uyandıran ve ünü günümüze kadar ulaşan bir başyapıt.

 

Dr. Raymond’ın ruhani dünyaya erişmek için yaptığı “Yüce Tanrı Pan’ı görmek” adlı deneyin sonucunda kentte gizemli olaylar vuku bulmaya başlamıştır. Bu deneyle birlikte Yunan mitolojisinde ormanların ve kırın tanrısı olan yarı keçi yarı insan Pan, hikâyede korkutucu bir figüre dönüşerek, eski çağların dehşetini on dokuzuncu yüzyıla taşır. Machen’ın benzersiz üslubuyla bilim, bir nevi, korkuya hayat verir.

 

“Yazılmış en iyi korku öykülerinden biri. Belki de en iyisi.”

—Stephen King

Ormanın fısıltısı yükseliyor... Yüce Tanrı Pan’a zihnini açmanın vakti geldi.

7,50 ₺ KDV Dahil
10,00 ₺ KDV Dahil

Mary Wollstonecraft Shelley, bilimkurgunun başlangıcı sayılan Frankenstein’ı, iki yüzyıl önce yazmaya başladığında henüz 18 yaşındaydı. O günden beri, ceset parçalarından diriltilmiş bir ucubenin hikâyesini anlatan roman, kanımızı dondurmaya devam ediyor.

Genç bilim insanı Victor Frankenstein yarattığı dev varlık dünyaya gözünü açtığında, ondan iğrenir ve kaçar. Başıboş kalan bu yaratık önceleri saf iyilikle doluyken, karşılaştığı tüm insanların nefretine maruz kalınca yaratıcısından intikam almaya karar verir. Frankenstein, çirkinlikten değil sevgisizlikten canavarlaştığımızı ve yarattığımız kötülükle yüzleşmekten kaçtıkça kötülüğün büyüdüğünü anlatan “lanetli” bir başyapıt. “Habisliğimin nedeni perişanlığım. Tüm insanlık benden nefret etmiyor mu? Benden tiksinmiyor mu? Yaratıcım olan sen bile beni paramparça etsen sevinirsin; bunu aklından çıkarma. Şimdi söyle bana, insanın benden esirgediği acımayı ben niye insana göstereyim? Beni, elinin emeğini, buzlardaki o yarıklardan birine atıp yok edebilsen buna cinayet demezsin. Peki, beni lanetleyen insana saygı mı göstermeliyim o zaman? Hâlbuki karşılıklı bir sevgiyi paylaşsak, ona zarar vermek şöyle dursun, hoşgörüsünün karşılığında şükran dolu gözyaşlarıyla emrine amade olurdum.Fakat böyle bir şey olanaksız. Yine de çaresiz bir köle gibi boyun eğmeyeceğim.

Çektiğim acıların bedelini ödeteceğim. Sevgi uyandıramıyorsam korku uyandıracağım.”

22,50 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil

İrlandalı yazar Bram Stoker’ın üzerinde yedi yıl çalışıp 1897 yılında yayımladığı Dracula, gerilim ve korku edebiyatında bir başyapıttır.

Roman, İngiliz avukat Jonathan Harker’ın Transilvanya’daki Kont Dracula Şatosuna gidişiyle başlar. Kont’un Londra’da satın aldığı evle ilgili işlemleri halletmeye çalışan Harker, kısa bir süre sonra kendini bir dizi korkunç olayın içinde bulacaktır. Yeni bir kan bulmak ve ölümsüzlüğün lanetini yaymak amacıyla İngiltere’ye ulaşmak isteyen Dracula’nın karşısına bunu engellemek isteyen bir grup genç çıkacaktır. Profesör Van Helsing’in şehri ve insanlığı bu lanetten kurtarmak isteyen gençlere yardımıyla, önce Londra sokaklarında sonra ise denizde bir kovalamaca başlar. Vampir olarak bilinen kurgusal karakteri dünyaya tanıtan Dracula, doğaüstü çekiciliği sayesinde birçok dizi, film ve sahne uyarlamalarına referans olmuştur ve bir asırdan fazla zamandır okuyucuyu büyülemeye devam etmektedir.

18,00 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil

 “Her karanlık kendini sonlandıracak 

aydınlığın tohumlarını içinde taşır.” 

Dante Alighieri 

 

 

Viyana’da bir ormanda gece vakti ağaçların arasında beliren bir silüet hayal ürünü gibi görünüyor; bulanık ve silik. Ama oldukça gerçek. Zayıf, perişan ve tek kelime edemeyecek kadar travmatize olmuş küçük bir kız… Adı Clara. 

 

Ortadan kaybolmasının üzerinden koca bir yıl geçmişti ve artık öldüğü varsayılıyordu. Aksine hayattaydı ama yaşadıkları hakkında tek kelime etmiyordu. İlk bakışta şiddete maruz kaldığına dair herhangi bir iz de yoktu… Ta ki dedektifler insanın kâbuslarında dahi görmek istemeyeceği o şeyi görene dek: Biri kızın sırtına Dante’nin Cehennem’inden alınan bir sahneyi en ince ayrıntısına kadar tasvir etmişti, hem de dövme olarak. 

 

Bu arada Wiesbaden, Almanya’da, genç ve hırslı bir dedektif adayı olan Sabine Nemez, profil uzmanı Maarten S. Sneijder’le birlikte birbirleriyle tamamen alakasız görünen üç kanlı cinayet vakasını incelemektedir. Zamanla bu vakaların arasında bir bağlantı olabileceğini keşfederler. Fakat araştırmalarının sonucunda, kaybolduktan bir yıl sonra ormanda ortaya çıkan ve konuşamayan gizemli kızın tanıklığına ihtiyaçları olduğu anlaşılır. Çünkü katili gören tek kişi bu küçük kızdır… 

 

 

“Andreas Gruber’in kitaplarının atmosferi öyle hayranlık uyandırıcı ki farkına bile varmadan kendimi öykünün içinde sürüklenirken buluyorum.” 

Sebastian Fitzek 

 

“Andreas Gruber’in yarattığı Maarten S. Sneijder ve Sabine Nemez karakterleri o kadar iyi bir ikili ki insan sürekli onların hikâyelerine eşlik etmek istiyor.” 

Krimi-couch.de 

 

“İnsanın karanlık yönünü gösteren muhteşem bir gerilim.” 

ORF, “Kultur nach 6” 

 

“Uluslararası düzeyde bir gerilim yazarı.” 

Kronen Zeitung

 

“Benim eserim bu dünyadan değil. Ben bu sınırı aştım, karanlığa bir bakış attım, ruhumu ilhama açtım ve akla sığmaz bir enkarnasyon meydana çıkardım. Onun aracılığıyla ölümsüz oldum. Ben cehennemin kara tanrısıyım. Kendimden nasıl kuşkulanabilirim ki?” 

37,43 ₺ KDV Dahil
49,90 ₺ KDV Dahil
Bir Rizzoli & Isles macerası 
Adli tabip Maura Isles’ın evinin önünde bulunan ceset, dedektif Jane Rizzoli dahil herkesi hayrete düşürür. Bir kurşunla öldürülen kadın, Maura’ya müthiş benzemektedir. DNA testi şaşırtıcı gerçeği doğrular: Ölen kadın gerçekten de Maura’nın ikiz kardeşidir.  
Bu tuhaf cinayet, geçmişin karanlık sırlarını açığa çıkaracak rahatsız edici bir soruşturmayı başlatır. Maura şoke edici gerçekleri hazmetmeye çalışırken hiç tanımadığı annesine, ona hayat veren buz gibi, korkutucu bir kadına ulaşır. Verdiği hayatı geri alabilecek bir kadına… 

“Tüyler ürpertici bir polisiye; okurun nefesini kesiyor.” 
—The Philadelphia Inquirer
21,75 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil

Celladın gazabını yenebilecek tek şey kurbanın yaşama inadıdır

Coşku dolu bir şekilde başlayan yeni yıl kutlaması... Keyifle yenen akşam yemeğinin ardından yaşanan katliam... Şansı ve zekâsı sayesinde hayatta kalabilen on yaşında bir çocuk: Ben Brook. Köklü ve zengin Brook ailesinden geriye kimseyi bırakmamayı kafasına koymuş bir katil... Ve ne pahasına olursa olsun bu kanlı gizem perdesini aralamak isteyen NYPT dedektifi Buddy Lock... Her saniyesi zekice kurgulanmış ve dehşet dolu bu amansız kovalamaca nasıl son bulacak?

18,00 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil

Oku, okumalısın. Güneşin altında yeni bir şey yoktur. Her şey daha önceden yapılmıştır.”


-Sherlock Holmes-




Sherlock Holmes’un hikâyeleri sırasıyla bir bütün halinde okuduğunda o girift örümcek ağı görülecektir ve aslında müstakil olarak okunabilen metinlerin bile ayrıntılar sayesinde koca bir bütünün sadece parçaları olduğu gerçeği sıra dışı bir okuma deneyimini de beraberinde getiriyor. Neredeyse çoğu hikâye kendi bünyesinde, kendinden önceki ve sonraki hikâyelere dair muazzam parçalar barındırdığı için bu kitap, bir solukta okunabilecek kitaplardan çok daha fazlası…



Klasik Sherlock Holmes hikâyelerine alışanlar için, Sherlock Holmes romanları, suç unsurunun daha derinlemesine işlendiği bir zaman tüneline dönüşüyor. Bazen bir suçun aydınlatılması için yıllar öncesine giderek asıl nedeni görmek gerekiyor ve bu durum işlenen bir suçun ne kadar uzun bir süreçten sonra gerçekleştiğinin kanıtı gibi okuru, anlık işlendiği sanılan suçların sahne arkasına davet ediyor.

108,75 ₺ KDV Dahil
145,00 ₺ KDV Dahil
Anne ve babasını elim bir trafik kazasında kaybeden Murat, Erenköy’deki eski bir köşkte yaşayan dedesinin yanına taşınır. Fakat dedesi de vefat edince bir başına kalır. Bu arada teyzesinin üvey kızına abayı yakar ama teyzesi, Murat’ın evliliğine engel olup genç adamı köşkten kovar. 

Yıllar sonra bambaşka bir insan olup köşke tekrar dönen Murat hiç ummadığı şeylerle karşı karşıya kalır. Üstelik köşkün lanetli olduğu ve birtakım mahlûkatların köşke dadandığı da kulaktan kulağa yayılmaktadır. 

Polisiyenin usta kalemi Osman Aysu, tüyler ürpertici bir romanla daha okurlarla buluşuyor. Sır sürükleyici anlatımı ve sürprizlerle dolu kurgusuyla okurları yine soluksuz bırakacak.
20,63 ₺ KDV Dahil
27,50 ₺ KDV Dahil
Polisiyenin usta kalemi Osman Aysu'dan çarpıcı bir polisiye daha... 
Memleketin sayılı zenginlerinden Vahap Şanlı, kendisinden yaşça küçük olan, göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip Ada’yla evlenir. 

Fakat bu hiç de sağlıklı bir evlilik olmaz. Çünkü sapkın ve merhametsiz Vahap kendisine yapılan hiçbir hatayı affetmemektedir. 

Fazlasıyla pimpirikli olan Vahap lüks bir yaşama kavuşan karısının ihanetinden şüphelenmeye başlar. Kendisini gençlerle aldattığından emin olduğundaysa, Ada'yı ortadan kaldırmaya karar verir. Bulunan kiralık katilse üstün kabiliyetli fakat beş parasız bir heykeltıraştır. Ne var ki sanatçı duyarlılığına sahip bir adam, cinayet işlemeye uygun değildir ve işler çok geçmeden sarpa sarmaya başlar. Artık kimse tehlikenin nereden geleceğini bilememekte ve karanlık her yeri kuşatmaktadır.
22,12 ₺ KDV Dahil
29,50 ₺ KDV Dahil

Dışişlerinde gelecek vaat eden saygın bir diplomatın karısı olan Clarissa sürekli düş kurmakta, varsayımlar üretmektedir. Yine bir gün, “Aşağıya indiğimde kütüphanede bir ceset bulursam ne yaparım?” diye düşünür.
Ve sonunda ne yapacağını görme şansını yakalar, bir ceset bulur… hem de evinin salonunda. Onu ortadan kaldırma çabası içinde, evindeki konuklardan kendisine destek vermelerini ve suç ortağı olmalarını ister. Ancak tam da cesedi yok edip, katili araştırma çabalarına giriştikleri sırada bir polis müfettişi çıkagelir ve bu gizem dolu olayların başlangıcı olur.


“Kendimi giderek artan bir sabırsızlıkla sayfaları çevirirken buldum…”

- David Robson, Sunday Telegraph -

 

(Tanıtım Bülteninden)

14,25 ₺ KDV Dahil
19,00 ₺ KDV Dahil

Sezgi yeteneği yüksek ve meraklı okurlar için!

Erlenburg, 1390 yılı sonbaharı:

Kızıl yakut taşlı kitap çalındı! Acaba bunu kim yaptı? Kitabı manastıra Paul’un babası hediye etmiş olsa da, henüz birkaç haftadır manastırda öğrenci olan Paul, en kuvvetli şüpheliydi. Paul, bu sıkıntılı durumda arkadaşları Agnes, Jakob ve Hannes’ten yardım istedi. Ama gerçek hırsızı bulmak oldukça güç, çünkü manastıra giriş ve çıkışlar yasak. Orta Çağ dedektifleri bu nedenle sizin yardımınızı bekliyor…

(Tanıtım Bülteninden)

9,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil

Bram Stoker En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

Shirley Jackson En İyi Korku Romanı Ödülü Adayı

“Stephen Graham Jones’un edebiyatçılığı en az bu kitap içerisindeki canavarlar kadar güçlü.”

- Josh Malerman - 

“Melezler ağzımı açık bıraktı. Hatta nefesimi kesti. Son derece zeki, özgün, heyecan verici, korkutucu ve bir o kadar da insani.”

- Paul Tremblay - 

“Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın, müziklerini Warren Zevon’un yaptığı eski bir korku filmiyle birleşimi gibi.”

- Kirkus - 

Korku edebiyatının postmodern yazarı Stephen Graham Jones’tan hayatta kalmak, ait olmak, kimliğini bulmak üzerine yazılmış ve kurtadam literatürüne derin bir çentik atan eşsiz bir büyüme öyküsü.

Tıpkı ailesi gibi o da bir dışarlıklıydı. Zorluklara rağmen katlanılabilir hayatını teyzesi Libby ve dayısı Darren’la birlikte onları anlamayan ve istemeyen bir toplumdan uzakta geçirmek zorundaydı. Melezlerdi onlar, bulanık kanlılar, hiçbir yere ait olamayanlar. Vakti geldiğinde teyzesi ve dayısıyla yollarda geçen bir yaşamı mı yoksa onlardan uzakta, yolun kenarında kalan diğer insanlarla geçen bir yaşamı mı tercih edeceğine kendi karar verecekti. Zira onun da bir kurtadam olup olmadığı yakın zamanda belli olacaktı.

Melezler şimdiki zamanla geçmiş arasında mekik dokuyan ve bu sayede kendini ve dünyadaki yerini anlamaya çalışan bir çocuğun unutulmaz panoramasını gözler önüne seriyor.

Dönüşüm yaklaştı… Ama korkma, içindeki canavar dışarıdan daha ürkütücü değil.

 

(Tanıtım Bülteninden)

18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
Bu kitabı okurken çeşitli tahminlerde bulunacaksın. 
Kocasından ayrılmak zorunda kalan kıskanç bir kadının hikâyesini okuduğunu düşüneceksin. Kendi yerini alan genç ve güzel kadını saplantı haline getirdiğini düşüneceksin. Karmaşık bir aşk üçgeni diyeceksin. Tahminlerinden o kadar emin olma… Satır aralarını dikkatle oku. 

“Acayip zekice…”  USA Today 
“Ağzınız açık kalacak. Unutulmaz.” Publisher’s Weekly 
“Kayıp Kız’dan beri en iyi gerilim romanı.” In Touch Weekly 
“Heyecan verici. Hikâyede müthiş sürprizler var.” The Wall Street Journal 
“Çok zekice. Trendeki Kız ve Kayıp Kız’la aynı tarzda.”Anita Shreve 
“Gerilimli, diken üzerinde tutuyor.” The Washington Post 
“Ustaca.” Karin Slaughter
25,50 ₺ KDV Dahil
34,00 ₺ KDV Dahil

“Washington Irving öyle bir yazar ki çağdaşlarını gölgede bırakıyor.” –Stephen King

 

Amerika’nın ilk gotik yazarlarından Washington Irving’le İç Savaş sonrasının puslu coğrafyasına bir yolculuk.

 

“Uykulu Kuytu Söylencesi” Amerikan edebiyatının ilk hayalet öykülerinden biri olmasının yanı sıra ilk gotik öykülerden de biridir. Uykulu Kuytu’nun Başsız Süvarisi, söylenceye göre, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda bir top atışında başını yitirmiştir ve artık geceleri cepheye yetişmek için atını dörtnala süren bir süvariye dönüşmüştür.

 

Bu seçkide, “Uykulu Kuytu Söylencesi”ne ek olarak Irving’in bir diğer meşhur öyküsü “Rip Van Winkle” ile “Lanetli Ev”, “Şeytan ile Tom Walker”, “Hortlak Damat”, “Alman Öğrencinin Serüveni” ve “Gibbet Adası’ndan Gelen Konuklar” isimli öyküler de yer alıyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)

10,50 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
Mehtap Erel’den “Yatır”dan sonra gerilim türünde yeni bir roman: “Sır” 

Şehirde yaşayan insanlar garip olaylar yaşamaz, okumuş insanlar doğaüstü güçlere inanmaz mı sanıyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz. Mehtap ve Sinan’ın oğulları Berk’in, yaz okulu için Viyana’ya gitmesinin ardından ürkütücü olaylar birbirini kovalıyor. Tanıklık ettikleri hayatların dehşetinin onların da hayatını karartmasına engel olabilecekler mi? Çocukları eve dönmeden üzerlerine çöken sır perdesinden kurtulup normal yaşamlarına geri dönebilecekler mi? Sır, kimi zaman ürkerek, kimi zaman gülümseyerek okuyacağınız farklı bir hikâyeyi okura sunarken, toplumsal bir meseleyi de yeniden hatırlatıyor... Yatır’ın yazarı Mehtap Erel’den sürükleyici bir roman daha...
15,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil

 

“Sizlere Carlo’nun içine düştüğü tuzağın sadece onu hedeflemediğini, parlamento dışındaki solun, silahlı mücadele yanlısı olalım ya da olmayalım, hepimizin mücadelesini itibarsızlaştırmayı hedeflediğini anlatmaya çalışıyorum. Yanılmayalım, kaderlerimiz artık birbirine bağlı. Eğer geçmişimizi kurtarmak için hep birlikte mücadele etmezsek bir kez daha kaybedeceğiz ve İtalya’nın mücadele tarihinden silinip gideceğiz.”

 

Gerçek Yaşananlarda mı Yoksa Anlatılanlarda mı Gizli?

İtalya’nın kurşunî yılları. Bir firarın hemen sonrasında, başarısızlıkla sonuçlanan kanlı banka soygunun ardında yatan gerçeklere, firara anlık bir kararla katılmış ve sonrasında Fransa’ya geçmiş olan genç bir adamın yazdığı başarılı romanı, Fransa’da mülteci olarak yaşayan İtalyan devrimcilerinin tartışmalarını ve faaliyetlerini ve İtalyan siyasi polisinin güdümündeki sivil faşist, paramiliter örgütleri izleyerek ulaşmak mümkün olabilecek midir?

Firar bir solukta okunacak türden sıkı bir polisiye…

16,50 ₺ KDV Dahil
22,00 ₺ KDV Dahil
Will Trent, Grant County'ye ulaştığında, karşısında kendisini korumaya kararlı bir polis teşkilatı bulur. Polis memuresi Lena Adams'ın sakladığı sırların yanısıra, teşkilatın gözde polis şefinin ölümünün üzerindeki kuşkular henüz dağılmamıştır. Şefin ölümüyle dul kalan ve yıllar sonra Şükran Günü tatilinde ailesini görmeye kasabaya geri dönen Dr. Sara Linton, gözaltında yaşanan bir ölüm vakasını çözmek için Will Trent'in yardımına ihtiyaç duyar. Güvenlik güçleri bir yandan donmuş gölden çıkarılan bir genç kız cesediyle ilgili soruşturmayı yürütürken, Will Trent de kasabanın polis teşkilatını sanık sandalyesine oturtur. Kararlı ve karmaşık iki kadın arasındaki kişisel mücadelenin ortasında kalan özel ajan Will Trent, polis şefi Tolliver'ın ölümüne ilişkin gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken çok daha tehlikeli, ölümcül bir sır perdesini aralayacaktır. Dünya çapında yüksek satış rakamları yakalayan usta polisiyeci Karin Slaughter'ın, özel ajan Will Trent karakteri etrafında gelişen sürükleyici serisi, Paramparça ve Acımasız'dan sonra şimdi de Darmadağın'la Kırmızı Kedi tarafından yayımlanmaya devam ediyor.

"Slaughter duygusal gerilimi su?rekli u?st çizgide tutuyor."
-Publishers Weekly-

"Slaughter gu?nu?mu?zu?n belki de en bu?yu?k kadın polisiye yazarı."
-Library Journal-
(Tanıtım Bülteninden)
22,50 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil
Polisiye meraklılarının kaçırmaması gereken bir roman. TessGerritsen’in en iyi kitaplarından biri. 
San Francisco Review of Books 

Korku filmi yapımcısı genç bir kadınla, bekâr bir muhasebecinin cesedi bulunduğunda bu iki farklı cinayeti birbirine bağlayan hiçbir kanıt yoktur ortada. Cesetlerde belirgin yaralar bulunsa da ölüm sebebi belli değildir. Adli tabip MauraIsles bu iki cinayetin birbirine bağlı olabileceğini düşününce, dedektif JaneRizzoli hummalı bir araştırmaya girişir.  
Soruşturma geçmişte büyük bir taciz vakasının kurbanı olan genç bir kadına, gerçek bir hikâyeye dayanması muhtemel bir korku filmine, gaddar ve sıra dışı ölümlere maruz kalmış azizlere doğru genişler. Rizzoli ile Isles tam katili köşeye sıkıştırdıklarını düşündüklerinde çok uzun süre saklı kalmış bir sır yüzeye çıkıp başka masumların da hayatını tehdit etmeye başlar...
20,25 ₺ KDV Dahil
27,00 ₺ KDV Dahil
“Karin Slaughter bizi diğer romancıların gitmeye cesaret edemediği, derin ve karanlık yerlere götürüyor. Günümüzün en cesur polisiye yazarlarından biri.” 
Tess Gerritsen 

“Amerika’nın en iyi polisiye yazarlarından biri.” 
The Washington Post 

Atlanta’nın varlıklı bir semtinde, güzel bir evde genç bir kız hunharca katledilmiş ve başka bir kız da kaçırılmıştır. Genç kızın annesi, cesedin başında bulduğu yabancıyı kendi elleriyle öldürür, ancak öldürdüğü kişi gerçekten kızının katili midir? Ya da öldürülen, kendi kızı mıdır? 
Olayı inceleyen iki dedektif Will Trent ve Faith Mitchell’ın zamana karşı yarışı başlar. Hem cinayeti aydınlatmak hem de kaçırılan genç kıza, henüz hayattayken ulaşmak zorundadırlar. 
Paramparça’da Karin Slaughter, iz peşinde geçen üç günün soluk kesen hikâyesini anlatıyor. 

Genç kuşağın en sevilen polisiye yazarlarından olan Karin Slaughter’ın kitapları dünya çapında 32 dile çevrildi, 30 milyon okura ulaştı. Paramparça, İngiltere ve Hollanda’da çok satanlar listesine bir numaradan girdi ve haftalarca kaldı.
22,50 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil
Yugoslavya parçalanmakta, dünyanın Nazilerden sonra verdiği bütün sözlere rağmen Avrupa'nın göbeğinde bir başka soykırım yaşanmaktadır. Koalisyon kuvvetleri, Saraybosna'nın eteklerinde bulunan Omarska Kampı'ndaki katliamdan sağ kurtulmayı başarmış, ancak yaşadığı derin travma yüzünden konuşmaktan bile aciz küçük bir kız bulur. New York'lu bir hukukçu olan Carla Lane'in, yıllar önce Yugoslavya'da yaşanan "etnik temizlik"le ilgili pek az bilgisi vardır. Genç kadın, hamiledir ve müzisyen kocasıyla ideal bir hayat sürmektedir. Ancak kocasının gizemli bir suikastta öldürülmesiyle, Carla'nın zihnini bir süredir meşgul eden garip görüntüler şiddetlenir. Bunların izini süren genç kadın, çocukluğunda ağır bir psikolojik tedavi gördüğünü ve psikiyatristinin ona annesinin günlüğünü vermesiyle, ailesinin 20 yıl önce Bosna'daki bir ölüm kampında, büyük bir vahşetin kurbanları olduğunu öğrenir. Carla'yı zorlu bir sınav beklemektedir. Gerçek kimliklerini saklamak ve kurdukları suç imparatorluğunu muhafaza etmek adına kanlı geçmişlerinden geriye kalan son tanığı da susturmaya kararlı olan suçluları bulmalıdır.
24,00 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil
Genç, güzel bir kadının cesedi çöplerle dolu, dar bir geçitte bulunur. Adli tıp uzmanı Kat Novak’ın önüne gelen isimsiz cesedin avucunda üzerine yedi rakam karalanmış bir kibrit kutusu vardır.  
İkinci kurban bulunduğunda Kat Novak ölümcül bir ilaçla sokaklarda dolaşan seri bir katilin varlığından şüphelenir. Polis kenar mahallelerde gerçekleşen bu ölümleri ciddiye almıyor gibidir, belediye başkanı da Kat Novak’ı dinlemeye hevesli değildir. Kendi kızı da kayıp olan, ilaç şirketi sahibi Adam Quantrell, Kat’in şüphelilerinden biridir. 
Kat ölümleri durdurmaya kararlıdır ancak çok geçmeden kendi hayatının da tehlikede olduğunu anlayacaktır.
18,00 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
Casus romanları ustası John Le Carré’nin unutulmaz kahramanı George Smiley, seneler sonra geri dönüyor. 
Peter Guillam, emeklilik günlerini Bretagne’da huzur içinde geçirirken İngiliz İstihbarat’ı Circus’tan bir mektup alır. Geçmişin hayaletleri hesap sormaya gelmiştir. 

Zamanında alkışlanan operasyonların; Alec Leamas, Jim Prideaux, Peter Guillam ve George Smiley gibi karakterlerin baş tacı yapıldığı günlerin üzerinden uzun zaman geçmiştir. Soğuk Savaş’ın acımasız istihbarat savaşları ve gerekçeleri, o günleri yaşamamış yeni nesil tarafından hoş karşılanmayacak, masumların ölümü için adalet aranacaktır. 

John Le Carré’nin, Soğuk Savaş’la bugünü birlikte ele aldığı, Soğuktan Gelen Casus ve Köstebek gibi önemli romanlarındaki karakteri bir araya getirdiği son romanı! 

“Zamanının en önde gelen casus yazarı... Çok az yazar elli yılı aşkın süre birinci sınıf romanlar yazabilir.” 

Washington Post 

“Nefes kesici ve etkileyici – efsaneye tatmin edici bir son!” 

The Independent
18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.

 

Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.

 

Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.

 

Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.

 

Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.

 

İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.

 

Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.

 

İşte bu yüzden geri döndüm...

 

18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

“Redmerski sadece unutulmaz karakterler yaratmakla kalmıyor, müthiş bir ritim de tutturuyor. Onu bu kadar başarılı yapan da bu.”

–Publishers Weekly -

 “Katiller Çetesi bitmesini istemediğiniz serilerden. Victor ise bu maceranın unutulmaz bir parçası.”

–The New York Times-

“Bir seri ancak bu kadar sürükleyici olabilir! Karakterlerin gelişimine tanık olmak tarifsiz bir duygu.” 

– USA Today-

Profesyonel katiller bile kafa dinlemeye ihtiyaç duyar ama Victor için Izabel’le çıkacakları tatil, sevdiği kadınla baş başa kalmaktan çok daha fazlası demektir. Çünkü bu, Victor için bir tür kendini aklama fırsatıdır. Onu Niklas’la neden İtalya’ya yolladığını, Nora’ya olan ilgisinin ardındaki gerçeği ve daha pek çok konuyu açıklığa kavuşturmak için yakaladığı bir fırsat... Fakat yaşanan olaylar bazıları için tatillerin de sadece boş bir hayalden ibaret olduğunu gösterecektir.

 

25,87 ₺ KDV Dahil
34,50 ₺ KDV Dahil
“Hayatından memnun musun?” 

Bu JasonDessen’ın kaçırılmadan önce duyduğu son şeydi. Uyandığında sedyeye bağlanmıştı, etrafı özel kıyafetler giymiş adamlar tarafından çevriliydi. Hiç tanımadığı biri ona yaklaştı ve gülümseyerek “Yeniden hoş geldin, Jason” dedi.Uyandığı bu dünyada Jason’ın hayatı kendi bildiği hayatı değildi. Karısı kendi karısı değildi. Oğlu hiçbir zaman doğmamıştı. Jason gözünü yeni açtığı dünyada üniversitede sıradan bir fizik profesörü de değildi. Müthiş bir şey icat etmiş meşhur bir dâhiydi.Şimdi Jason’ın yanıtlaması gereken önemli sorular var:  Gözünü açtığı dünya mı hayal, ait olduğunu düşündüğü dünya mı? Ve hatırladığı evi gerçek eviyse ailesine nasıl geri dönecek? 

“Okurken şaşırtan; yaptığımız seçimlere, tercih edilmemiş yollara ve hayalini kurduğumuz yaşamı elde etmek için ne kadar ileri gidebileceğimize dair bir roman.” 
guardian
21,75 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
kahramanlarımız Aristoteles ve Stephanos bu maceralarında, Atina’yı karıştıran üç farklı vakayı çözmeye çalışacaklar.  
İlki zengin bir yurttaşın yaralanması, ikincisi baldıranotuyla işlenen tuhaf bir cinayet, üçüncüsü ise Atina’nın en güzel kadını olan kibar fahişe Phryne’ye yöneltilen suçlamalar. Atina halkının derinlerde yatan nefret ve tutkuları ortaya çıkarken Aristoteles ve Stephanos çok geçmeden zehrin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ahlaki olduğunu da fark ederler. Kentteki gerginliğin ve siyasi kurumların kırılganlığın bilincinde olan Aristoteles bu olayların Atina’yı felakete sürüklemesini önleyebilecek midir?
20,25 ₺ KDV Dahil
27,00 ₺ KDV Dahil

Kick Lannigan'la tanışın.

21 yaşında.

Her türlü kilidi açar.

Sizi bir ceketle öldürmenin beş ayrı yolunu bilir.

Gerektiğinde kaçar, gerektiğinde bulur.

Kick Lannigan'la tanışın.

Ona aşık olacaksınız.

 

Karanlık geçmişi onu yenilmez yaptı.

 

Keskin nişancı, bomba yapım ustası, ölüm makinesi.

Kick yaşıtlarından çok farklı.

Ne de olsa 6 yaşında kaçırıldı ve yıllar sonra bulunduğunda çok değişmişti..

 

Şimdi iki çocuk kayıp. Kick, onların izini sürüyor. Bu yolculukta kendi geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalacak. Karanlıktaki sırlar tek tek ifşa olacak.

 

Kitapları otuz dile çevrilen, New York Times çok satan listelerinin değişmez ismi Chelsea Cain'den nefes kesici bir macera, gerilimi ve enerjisi yüksek bir roman, popüler edebiyata bir tekme: Tek Tekme.

 

"Tek Tekme ile Chelsea Cain yürekleri paramparça ediyor. Kitabın ilk yarısında henüz ağlamamış, ortalarında dehşete düşmemişseniz, yanlış kitabı okuyorsunuz."

 

-Chuck Palahniuk, Dövüş Kulübü'nün yazarı-

"Popüler edebiyat hiç bu kadar iyi olmamıştı."

 

20,25 ₺ KDV Dahil
27,00 ₺ KDV Dahil

Kusursuz bir evlilik mi? Büyük bir yalan mı?

JACK yakışıklı başarılı avukat sevgi dolu bir koca   & GRACE zarif dört dörtlük bir ev kadını  tutsak

Jack ile Grace birbirlerinden hiç ayrılmayan, yeni evli bir çifttir. Gözlerden uzak, harika bir evleri, özenli bir ilişkileri vardır. Ama Grace telefonlara hiç cevap vermez, Jack olmadan arkadaşlarıyla yemeğe çıkmaz.

Odasının camında parmaklık vardır. Bazen mükemmel bir evlilik büyük bir yalandır.

21,00 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil

"Polisiye eserlere ilgin olduğu aşikâr. Bunu görmek için dâhi olmaya gerek yok. Şu an bu satırları okuduğunu göz önüne alırsak, bu benim için gayet basit bir çıkarım. Ancak benden beklentinin ‘detaya inmem’ olduğunu da adım gibi biliyorum. Pekâlâ. Kitabın ismini ilk gördüğünde, istemsizce havaya kaldırdığın sol kaşın, yeni bir Sherlock Holmes romanına tereddütle yaklaştığın sonucuna varmamı sağladı. Üstelik bu romanın Türkiye’den çıktığını fark ettiğinde, sevdiğin her şeyde olduğu gibi korumacı bir yapıya büründün. Başkalarının “ukalaca” diye tarif edebileceği ancak benim gayet makul bulduğum küçük bir gülümsemeyle kitaba dair detaylar almak adına kitabın arkasını çevirdin. Şu ana dek etkilenmediğini varsayıyorum. Beni tanıyan ve takip eden birini etkilemek kolay değildir çünkü. Kitabı tutuş şeklin, çok kitap okuduğunu gösteriyor. Serçeparmağının duruşu kitaplarla ilişkine dair birçok bilgi veriyor şüphesiz. Kitaplara uzak biri, başparmağıyla işaretparmağını bir mandal gibi kullanarak uzaktan göz ucuyla bakar. Daha doğrusu, baktığını başkalarına göstermek ister. Bu konuda Watson’dan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Eleştiri yapmaktan keyif alıyorsun çünkü entelektüel birikimin buna izin veriyor. Doğru zamanda, doğru eleştirileri yapabilecek kadar kendine güveniyorsun. İlgini çeken bir şey okurken gayriihtiyari kasılan yüz hatlarından vardım bu sonuca. Detaycı olduğunu zaten söylemiştim. Zira detaycı olmayan biri, çıkarımlarımda bir açık bulmak için yazıyı okumaya devam etmezdi değil mi?"
-Sherlock Holmes-

"Sir Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’ü polisiye romanın en başat figürlerinden biridir. Doyle dışında oğlu da dahil pek çok kişi Sherlock Holmes öyküleri kaleme almıştır. Bunların içinde çok değerlileri de vardır. Türkçede de  bazı popüler polisiye roman yazarları Holmes öyküleri kaleme almıştır ama bunlardan polisiye edebiyat içinde söz edecek kadar değerlilerine rastlanmaz.
Gökhan Tosun’un İstanbul’dan Gelmeyen Mektup’u onlarcasını okuduğumu Doyle dışında yazılmış Sherlock Holmes öykülerinin en başarılılarından biri ve Türk polisiye edebiyatında bu vadideki ilk ciddi örnek.
Özellikle Doktor Watson ile Sherlock Holmes ilişkisini özgün öykülerdeki kadar keyifli anlatan bu romanı beğeniyle okudum ve Sherlock Holmes hayranlarının da keyifle okuyacağını umuyorum. "

14,25 ₺ KDV Dahil
19,00 ₺ KDV Dahil

Uluslararası bir firmada çalışan Saba, mesai arkadaşlarından birinin öldürülmesi sonucu kendisini bir Uluslararası bir firmada çalışan Saba, mesai arkadaşlarından birinin öldürülmesi sonucu kendisini bir cinayet soruşturmasının baş şüphelisi olarak bulur. Istanbul’un yorucu rekabet ortamında gözü kariyer hırsından başka bir şey görmezken bu soruşturmayla; güven gibi, tevazu gibi ve tabi aşk gibi başka duyguların önemini yeniden keşfeder. Plaza ortamının acımasızca dayattığı izole yaşamından sıyrılarak sokaklara, varlıklarından haberdar bile olmadığı insanlara dönerek masumiyetini kanıtlamaya çalışacaktır.

Saba, gerçekten suçsuz mudur yoksa düzenin bir parçası olmakla çoktan suça bulaşmış mıdır? Temposu yüksek bu kovalamacada onun en büyük rehberi de geçmişteki bir başka cinayetin, müzik notaları arasında gizlenmiş şifreleri olacaktır. Geçmişten günümüze, Mısır’dan geçerek  İstanbul’dan Londra’ya uzanan bir serüven.

14,25 ₺ KDV Dahil
19,00 ₺ KDV Dahil

Sıradışı dedektifin bu ilk macerasında Erast Fandorin’in daha yirmi yaşında,  becerikli, korkusuz, soylu ve yakışıklı bir gençtir. Kaderin cilvesiyle yoksul düşen genç, bir polis karakolunda işe girmiş, verilen görevleri ve kalbinin emirlerini harfiyen yerine getirmektedir. 

Rus polisiye yazarı B.Akunin’i uluslararası üne kavuşturan Fandorin romanlarında 19. yüzyıl sonu Rusya’sının atmosferi bütün renkliliğiyle canlandırılıyor. Rus klasiklerinin Onegin, Çiçikov, Raskolnikov, Anna Karenina gibi karakterleri de polisiye karakterler olarak karşımıza çıkıyor. Serinin bu ilk romanında Fandorin, Petersburg’un beyaz gecelerinden Londra’nın sisli nehrine dek uzanan büyük bir gizli örgütü ortaya çıkarır.

15,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
İS Birinci yüzyılda Roma İmparatorluğu dünyayı, İmparatorluğun kendisini de Domitian yönetirken Flavia Albia ailesinden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşmaya hazırdır. Bunaltan temmuz sıcaklarına rağmen onları sahildeki yazlıklarında bırakıp Roma’ya döner. Mesleğini, kızı olduğu eskinin meşhur bilgi toplayıcısı Didius Falco’dan almış birisi olarak işe dönmesinin vakti gelmiştir. İlk vakası da, Falco ailesine açık artırma evinin gönderdiği bir nakliyattaki sandıkta bulunan ceset olur. Aynı zamanda ailenin Roma’daki tek temsilcisi olarak cesedi teşhis etmek, neden öldürüldüğünü, kimin öldürdüğünü ve en önemlisi de sandığa nasıl konduğunu bulmak zorundadır. Kısa süre sonra Albia vakayı çözemezse başka cesetlerin de bulunacağı kesinleşir.
18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak,

adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16).

İbrahim’in biri köle, biri de özgür kadından iki oğlu vardır. (…)

Bu kadınlar iki antlaşmayı simgelemektedir. Biri Sina Dağı’ndandır, köle olacak çocuklar doğurur; bu Hacer’dir. Oysa göksel Yeruşelim özgürdür, annemiz odur.(…) İşte böyle kardeşler, bizler cariyenin değil, özgür kadının (Sara’nın) çocuklarıyız (İncil, Galatyalılar 4/21-31).

 

Dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Ortadoğu… İnsanlığın beşiği ve Hz. İbrahim’in ayak izlerini taşıyan yurtlar… Ve Müslümanlar üzerinden süregiden savaşlar… Bir bakıma

Hz. İbrahim’in mirası peşindeki evlatlarının amansız mücadelesi…

Ortadoğu’da yalnızca fikirler, inanışlar, canlar değil, tarih de bir katliamın pençesinde. Artık hakikati görenler, Irak ve Suriye’de birinin kanı toprağa akarken uzaklarda kanı bitlenen birilerini, burada bir kurşun namludan fırladığında meçhul ülkelerde kabaran cüzdanları, burada annelerin ağıtları gözyaşlarına karışırken bir yerlere gizlice kaçırılan tarihi mirası fark edebiliyorlar. Oynanan oyuna insanlığın geçmişiyle hesaplaşması deniyor ama hakikatte geleceğini belirleme potansiyeline sahip.

Elinizdeki kitabı yalnızca Roma, Kudüs ve İstanbul ekseninde

bir casusluk romanı olarak değil, aynı zamanda

Mezopotamya’nın sosyal, siyasi ve sanatsal tarihi gibi de okuyacaksınız. İskender Pala’nın her zamanki yetkin

kaleminden nefes nefese bir polisiye...

18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

New York, 1888. Gaz lambaları sokaklarda parıldıyor, elektrik ışığının mucizesi yeni yeni kendini gösteriyor. Hukuk Fakültesi’nden henüz mezun olmuş genç avukat Paul Cravath kazanılması imkânsız gibi görünen bir dava alır. Paul’ün müvekkili George Westinghouse, Thomas Edison tarafından milyon dolarlık bir iddiayla dava edilmiştir. Davayı kazanan taraf, geceyi gündüze çevirme gücünü ele geçirecek ve büyük bir servet kazanacaktır…

Her iki tarafın da ne pahasına olursa olsun kazanmak istediği dava sürecinde Paul’ün yolu dâhi Nikola Tesla’yla kesişir. Paul daha büyük riskler aldıkça kimsenin göründüğü gibi olmadığını, herkesin kendi oyununu oynadığını fark etmeye başlar.

24,00 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil

İstanbul'dan suç manzaraları... Suçun perdelediği yaşamlar... Katillerin ardındaki insanlar. Sıradan olanın gerisindeki gizem. Ülkenin gerçek bir panaroması. Karakterler labirenti... Başkomser Nevzat'la, varoşlardan villalara, batakhanelerden sanat çevrelerine yaptığımız heyecan yüklü bir yolculuk. Trajik olduğu kadar komik, komik olduğu kadar kederli vakalar. Bize, bizi anlatan ironik öyküler.

"Cinayetin işlendiği resim atölyesi bir korku filmi setini andırıyordu. Yüksek bir tavan, ölü yüzü gibi bembeyaz duvarlar, bordo renkli kadife perdelerle kaplanmış üç dar pencere. Pencerelerin hemen önünde duran cevizden yapılma tabutun içinde, uzun saçlı, ilk bakışta kız mı erkek mi olduğu anlaşılmayan bir ceset yatıyordu. Bütün bedenini kaplayan siyah pelerinin kalp hizasında kol saatinin kadranı büyüklüğünde bir delik vardı. Tuhaftır, deliğin etrafında fazla kan lekesi yoktu. Cesedin kalbinden çıkartıldığını sandığımız, heykeltıraşların kullandığı türden, ucu kanlı, yirmi santim uzunluğundaki bir keski, tabut ile üzerinde tamamlanmamış bir resmin bulunduğu şövalenin arasında, yerde duruyordu. Tabutun başında saçı sakalı birbirine karışmış bir adam, ağzını her açtığında alkol kokuları yayarak, 'Karanlıklar Prensi öldü... Karanlıklar Prensi öldü,' diye dövünüp duruyordu.

9,67 ₺ KDV Dahil
12,90 ₺ KDV Dahil
  "Sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan Malerman, yirminci yüzyılın büyük korku ustaları Shirley Jackson ve Robert Aickman'ın yaptığı gibi dehşeti ve tüyler ürperten tuhaflığı anlatmayı çok iyi başarıyor. Bu son romanını da okurlar çok sevecek." –Library Journal (starred review)
  
  "Josh Malerman'ın Kafes'i beklenmedik ve dehşet vericiydi. Korku okurları Kırmızı Piyano'da da benzer hisleri yaşayacak."
  
  -Booklist-
  
  "Malerman'ın yaratıcılığına söylenecek tek söz yok. Yazarın rahatsız edici, korku veren, karanlık ve sürükleyici ikinci romanı ise bu yıl içerisinde okuyacağınız en sıradışı kitaplardan biri olacak."
  
  -Kirkus-
  
  "Malerman'ın üslubu heyecan verici bir deneyim sunuyor. Konu ne kadar gerginse, yazarın üslubu da o kadar kusursuz."
  
 - NPR-
  
  Sese Kulak Verme
  
  Kafes Kitabının Çoksatan Yazarı Josh Malerman'dan Benzersiz Bir Gizem Romanı
  
  Çölde keşfedilen, kaynağı belirlenemeyen bir ses...
  
  Philip Tonka ve grubu The Danes'in bir sonraki hit şarkıları için umutsuzca ilham arama çabaları, Amerikan ordusundan bir generalin ziyaretiyle bölünmüştü. Bir Afrika çölünde nükleer silahları bile etkisiz hale getirebilen bir ses keşfeden Amerikan ordusu, bu sesin kaynağını bulmak için Philip ve arkadaşlarını bir göreve göndermek istiyordu. Bu keşif yolculuğu, kızgın çöl kumları arasında gömülü kalmış bir gizemin kalbine yapılan bir yolculuğa dönüşecekti.
  
  Amerika'da, gözlerden saklı bir hastanede Ellen isimli bir hemşire, vücudundaki tüm kemikleri kırılmış bir hastaya bakıcılık yapıyordu. Hasta bu şekilde nasıl yaralandığı bilmiyordu fakat vücudu mucizevi bir hızda iyileşiyordu. Başına gelenler hakkında her geçen daha çok şeyi hatırlayan bu gizemli hasta, Ellen'ı hiç beklemediği bir yola sokacaktı. Peki bu gizemli hastanın Afrika'daki olaylarla ne gibi bir ilgisi vardır?
21,75 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
Dağ.Tar.27/10/17
17,25 ₺ KDV Dahil
23,00 ₺ KDV Dahil
85,50 ₺ KDV Dahil
114,00 ₺ KDV Dahil
67,50 ₺ KDV Dahil
90,00 ₺ KDV Dahil
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ... 13 >