Kırık Burunlu Adam, Balzac Anıtı, Tunç Çağı, Öpücük, Calais Burjuvaları, Adem, Havva, Düşünen Adam... bunlar 19. yüzyılın en büyük isimlerinden Auguste Rodin’i özetleyen birkaç başyapıt olduğu kadar, büyük ustanın tamamlayamadığı ancak ölümünden sonra bronza dökülen opus magnumu Cehennem Kapısı’na giden yolun önemli durakları. 

Yaşamı boyunca bir taraftan büyük iltifat görüp aynı zamanda büyük tartışmalara sebep olan Rodin, kimi dergilere yazdığı yazılarda ve dönemin önemli adlarından Henri Dujardin-Beaumetz ile yaptığı görüşmelerde hem kendini var eden kavramları ve sanata olan yaklaşımını anlatıyor hem de tüm sanatçılara hak bildiği yolda nasıl ilerlemeleri gerektiğini gösteriyor. 

Elinizdeki kitap, doğayı kendine usta bellemiş bir sanatçının, sanatına ve hayata nasıl bir kararlılıkla yaklaştığını kendi sözleriyle ortaya koyuyor.
22,00 ₺ KDV Dahil
27,50 ₺ KDV Dahil
Cumhuriyetin ilk opera sanatçılarından Semiha Berksoy ve hayat hikâyesiyle Türk resim sanatının en “trajik” adlarından Fikret Muallâ. 
1930’ların İstanbul’unda başlayan ve âşıkları kıskandıracak yakınlıktaki dostluk, Fikret Muallâ’nın bir daha dönmemecesine gittiği Fransa’da samimiyetini ve yakınlığını hiç yitirmeden mektuplarla devam eder. Ta ki Muallâ’nın ölümüne kadar… 
Semiha Berksoy’un hayattayken bir araya getirdiği malzemelerden oluşan İki Aykırının Mektupları, bu iki çizgidışı insanı mektuplarında buluşturuyor.
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
Seyirci, Lorca’nın kendi ifadesiyle “tiyatro seyircisi için tahammülü imkânsız” bir oyundur. 1933 yılında verdiği bir röportajda “Bu oyun sahnelemek için değil, bu oyun yuhalanacak bir şiir” der. Oyunu seyircinin yüzüne tuttuğu bir aynaya benzetir. Seyirci bu yüzleşmeyi kaldıramaz çünkü Lorca’ya göre herkesin içinde bir “oyun” vardır ve genellikle bu oyun utanç verici olduğundan seyirci öfkeye kapılıp oyunu durduracaktır. 



“Tiyatro hep kapalı, rutubetli yerlerin içinden çıkar. Gerçek tiyatro hep geçip giden ayın berbat kokusunu taşır.” 



“Ama bir gün bütün tiyatrolar yakıldığında divanlarda, aynaların arkasında ve yaldızlı karton kadehler içinde seyirci tarafından oraya kapatılmış ölülerimizden oluşan toplulukla karşı karşıya kalınacak. Ya tiyatroyu yıkmalı ya da tiyatroda yaşamalı! Pencerelerden ıslık çalmanın yararı yok. Ve köpekler acıklı acıklı uluyorlarsa hazırlık falan yapmadan perdeyi kaldırmak gerekir.”
7,20 ₺ KDV Dahil
9,00 ₺ KDV Dahil
Yapı Kredi Kültür Sanat, 16 Mayıs -  13 Haziran 2018 tarihleri arasında ressam Cemal Erez’in “Yedi Günah” - “Bir Bürokratın 24 Saati” adlı iki bölümden oluşan sergisine ev sahipliği yapıyor. “Yedi Günah” insanın mülkiyet etrafında kurulmuş olan tarihsel durumunun izini sürerken; “Bir Bürokratın 24 Saati” ise bir bürokratın, yani devlet kurumunda çalışan üst düzey bir yöneticinin 24 saatini irdeliyor. 

Ressam Cemal Erez’in işlediği “Burjuvalar” serisinin bu yeni durağında, insanlığın burjuva halleri “Yedi Günah” başlığı ile konu ediliyor. Aslen din kökenli olan bu kavram, sanatçı tarafından bütün tanrısal bağlarından ayrıştırılarak, toplumsal bir olgunun incelenmesi için kavramsal çerçeve olarak kullanılıyor. İnsanın mülkiyet etrafında kurulmuş olan tarihsel durumunun izini sürmek için; şehvet, cimrilik, tembellik, oburluk, kıskançlık, kibir ve öfke halleri “Yedi Günah” olarak merkeze yerleştiriliyor. 
Serginin diğer bölümü “Bir Bürokratın 24 Saati”ise Cemal Erez’in 2002 – 2010 yıllarında, Paris-İstanbul arası yolculukları süresince eskizler halinde tasarladığı ve ardından İstanbul’daki atölyesinde üç yıllık bir çalışmayla ürettiği işlerden oluşuyor.
36,00 ₺ KDV Dahil
45,00 ₺ KDV Dahil
“Bir müzede ya da galeride sergilenen sanat eserini seyrettikten sonra, yaratıldığı atölyeye girmeye çalışırım. Ve orada, oluşum sürecinin hikâyesine ilişkin bir şeyler öğrenme umuduyla beklerim. Hikâyeye içkin umutlara, seçimlere, hatalara, keşiflere dair bir beklenti. Kendi kendime konuşur, atölyenin dışındaki dünyayı gözümde canlandırır, belki tanıdığım ya da asırlar önce ölmüş olan sanatçıya seslenirim. Kimi zaman yaptığı bir şeyden yanıt gelir. Hiçbir zaman bir neticeye varılmaz. Bazen her ikimizi de şaşırtan yeni bir alan açılır. Bazen de soluğumuzu kesen –bir gizin açığa çıkması gibi soluk kesici– bir hayal dünyası belirir.” 

Berger’ın hayat boyu sanat ve sanatçılar üzerine kaleme aldığı yazılarını iki ciltte topluyoruz: İlki Portreler. Mağara resimlerinden günümüze kronolojik bir sırayla sunulan kitap, yazarın kelimelerle çizdiği sanatçı portreleri. Aynı zamanda Berger’ın alternatif sanat tarihi olarak da okunabilir. İkinci cildi ise Manzaralar adıyla yayımlayacağız.
33,60 ₺ KDV Dahil
42,00 ₺ KDV Dahil
İlk kadın ressamlarımızdan Hale Asaf, Osmanlı’nın son ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına rastlayan kısa ve sıradışı hayatında İstanbul’da, Paris’te, Berlin’de ve kısa bir süre de Bursa’da yaşadı, çalıştı, az ama etkileyici eserler üretti. 
Hale Asaf’ın hayata ve sanata yaklaşımı, yaşadığı dönem ve toplumsal dinamikler açısından irdelenmesi gereken bir dönüm noktasına işaret ediyor. 
Sanat tarihçisi Burcu Pelvanoğlu Hale Asaf’ın hayatının ayrıntılarını, toplumsal konumunu ve yapıtlarını titiz bir araştırmayla günışığına çıkardı. Asaf’ın sanatını ve bohem kişiliğini yakın tanıklıklarla, belgelerle ve karşılaştırmalı olarak aktarırken resim kadar toplumsal tarihimize de pencereler açtı. 
Daha önce yayımlanmamış tablo ve belgeler içeren bu çalışmada Hale Asaf bir kez daha okurlarla buluşuyor, sanat tarihinde bıraktığı izlerle dikkatleri çekmeye devam ediyor.
63,75 ₺ KDV Dahil
85,00 ₺ KDV Dahil
Association Internationale pour L’Etude des Céramiques Médiévales et Modernes en Méditerranée (AIECM3), Orta Çağ ve Modern Akdeniz dünyası seramik çalışmalarını destekleyen ve bu alanda çalışan araştırmacıların deneyim ve bilgilerinin paylaşılmasını teşvik eden bir dernektir. Dernek her üç yılda bir işbirliği içerisinde olduğu ülkelerin yerel kuruluşları ile Uluslararası Akdeniz Orta Çağ Seramik Kongresi’ni gerçekleştirmektedir. 



XI. AIECM3 Uluslararası Orta Çağ ve Modern Akdeniz Dünyası Seramik Kongresi, Türkiye’de ilk kez Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) tarafından, 19-24 Ekim 2015 tarihleri arasında Antalya AKMED‘de gerçekleştirilmiştir.Özellikle Doğu Akdeniz bölgesinde yürütülen çalışmalara bir giriş ve genel bir değerlendirme yapmayı amaçlamayan kongrede Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Almanya, Yunanistan, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Hollanda, Tunus, Macaristan, Rusya, Bulgaristan, Makedonya, Ermenistan, Ukrayna, Avusturya gibi çeşitli ülkelerden gelen konuşmacılar tarafından 85 sözlü, 64 poster sunumu yapılmıştır. 

İki ciltten oluşan bu yayında, 19-24 Ekim 2015 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşen kongrede sunulan 106 adet bildiriye orijinal dilinde yer verilmektedir.
112,00 ₺ KDV Dahil
140,00 ₺ KDV Dahil
Sanatçılar neden tablonun içinde başka bir tablo arama ihtiyacını hissetmişlerdir? Bir resmin içine başka bir resim yerleştirmenin anlamı nedir? Rembrandt, Vermeer, Velázquez ya da Magritte çerçeveyi kendi kompoziyonlarıyla bütünleştirmiş ve resimde devrim yaratmışlardır. André Chastel, bu “motif”ten hareketle bize tutkulu bir analiz ve resme bakmanın yeni bir tarzını sunuyor. 
Tablodaki Tablo André Chastel’in iki önemli metnini biraraya getiriyor. Resmin çerçevelenmesi üzerine bu iki metin, hem bir eserin varoluşunu hem de bir varlığın mevcudiyetini sınırlandıran bu çerçevenin bulunuşunu sanat tarihi üzerinden sorguluyor. Chastel bizi XV. yüzyılda başlayan ve XX. yüzyılda Braque ile sona eren gerçek bir soruşturmaya davet ediyor. Kitap yorumlanan eserlerin daha iyi somutlaşması için renkli illüstürasyonlar içeriyor. 
“niyetim ... tablodaki bir tablo, mekânın genişletilmiş ya da nesnel bir temsilinde yer bulduğu anda neler olup bittiğini incelemek, uyumlu bir ışık ve tiyatrocuların dediği gibi, hakiki bir yer birliği ihtiva eden zaten kurulu bir mekân ikiye bölündüğünde ya da küçültülüp indirgendiğinde ne olmaktadır? Bu, soruşturmanın 15. yüzyılla başlayıp 20. yüzyılda sonlanacağı anlamına geliyor... Tablo içinde resmedilen tablonun âdeta ikili bir yankılaması vardır: imge olarak, doğaya (biçime) gönderim yapar, bir imgenin imgesi olaraksa akla (fikre, ideaya) atıfta bulunur. Tablo-içinde-tablonun tefsiri, sanat üzerine incelemeye denk bir şey üretir.”
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
Evrensel Deha Leonardo Da Vinci'ninMuhteşem Buluşları Leonardo da Vinci'nin çalışmaları her zaman gerçek bir dehanın çalışmaları olarak kabul edilmiştir ve onun şifreli defterleri, çizimleri ve onların içindeki sırları gizem ve yanlış algılamalar içinde gömülü olarak kalmıştır; ta ki şimdiye kadar. Bu büyüleyici, eşsiz kitap çağdaş bilgisayar imgelerini özgün şifreli defterlerin çalışmalarıyla birleştirmektedir. Kitapta Leonardo'nun mekanik buluşlarından 30'dan fazlası daha önce hiç yapılmamış bir sanat çalışması seti şeklinde bir araya getirilmiştir.
127,50 ₺ KDV Dahil
170,00 ₺ KDV Dahil
Bu Kitap, sanat tarihinin genis bilgi evreninde, öncelikle sanat tarihiyle ilgilenmeye yeni baslayanlara, ögrencilere yönelik bir temel baslangiç kaynagi olma özelligini tasimakta ve baslangicindan 17. yüzyila kadar olan süreç içinde sanatin tarihini belli çaglara ve uygarliklara odaklanarak ele almaktadir.
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

“Bir ressamın bir başka ressam üzerine yazdığı, bu elinizde tuttuğunuz kitap, Türkçede benzeri olmayan bir kitaptır. (…)
Bu, dünya görüşleri birbirinden farklı, sanatları birbirinden ayrı yollarda ilerlemiş iki sanatçının dostluğunun kitabıdır…
Tek sözcükle bir vefa kitabıdır.”

-  Ferit Edgü -

Ressam Abidin Dino, ressam Fikret Muallâ’yı anlatıyor. Kendisi bir öykücü gibi, Muallâ’yı bir öykü kahramanı gibi anlatıyor. Gören Göz İçin Fikret Muallâ’da Abidin Dino, 1930’larda Bakırköy Akıl Hastanesi’ne yaptıkları bir ziyaretin anısıyla başlayarak Ayasofya’dan Galata’ya, Bakırköy’den Saint-Anne’a, İstanbul’dan Paris’e bütün duraklarıyla, ölümde sonlanan yolculuğunda Fikret Muallâ’nın hayatındaki kırılma noktalarını, dönemiyle, dönemin şartları ve insanlarıyla birlikte dile getiriyor…

Abidin Dino, Fikret Muallâ ile olan derin dostluğunu bir dil şölenine dönüştürürken, resim sanatı üzerine de önemli yorumlarda bulunuyor.

20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil

 

“Abidin, gerçeküstücüler gibi, insanoğlu tarihinde, yazar, şair, ressam, mimar, müzikçi, sinemacı, tiyatrocu ayrımının silineceği bir günün geleceğine; bir insanın, yetenekleri doğrultusunda birçok işi birden severek yapacağına, o mutlu yeniden doğuş mitosuna inanırdı. Sanatın bir alanında derinleşmekle, birçok alanında at oynatmak arasında (eğer kişi o atı iyi oynatabiliyorsa), ne nitelik, ne de nicelik açısından bir ayrım görürdü.

 

Bu kitapta, İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, Paris’te yazdığı yazıların hemen hemen toplamını bulacaksınız. Abidin’in, sanat, kültür, şiir, yazın, politika üzerine yarım yüzyıllık bir süreye yayılmış ve her biri sorumluluk bilinciyle yazılmış bu yazıları hiçbir konuda son sözü söylemiyor. Tam tersine, okuru düşünmeye ve tartışmaya çağırıyor.

 

Umarım, Abidin’in ‘yazarlığının keşfi’, genç kuşaklar tarafından kitapları gereğince okunarak, gerçekleşir. Böylece, resimleri mi bir yazarın fırçasından çıkmıştı, yoksa yazıları mı bir ressamın kaleminden çıkmış, gibi sorular da anlamını yitirir.”

36,00 ₺ KDV Dahil
45,00 ₺ KDV Dahil

 Etkinlik gösterdiği bütün alanlarda devrimci ve yenilikçi olan Çernişevski, bilimi devrimci mücadeleden ayırmadı. Hazırladığı tez (Sanatın Gerçeklikle İlişkileri- 1855), felsefe ve estetikte materyalizmi, sanatta gerçekçiliği yüreklice savunan bir tezdi. İnsanın politik ve sosyal baskıdan kurtuluşu için mücadeleye çağrı, sanatın toplumsal öneminin materyalist temelde tanımlanması, gerçekçi yöntemin tanıtlanması tezin içeriğini oluşturan ögelerdir.

Çernişevski’nin tez savunması büyük bir toplumsal olay oldu. Tez üzerine yapılacak tartışma çok sayıda dinleyiciyi konferans salonuna çekmişti. Devrim yanlısı gençlik temsilcileri, Çernişevski’nin konuşması sırasında onu onayladıklarını ve takdir ettiklerini açıkça gösterdiler. “Fazla geniş olmayan konferans salonu, tezi savunulmasını engellemek için tıklım tıklım doldurmuştu. İçeride öğrenciler vardı ama galiba daha çok konuyla doğrudan ilgisi olmayan kimseler, subaylar ve sivil gençler doldurmuştu salonu. İçerisi o kadar kalabalıktı ki dinleyiciler pencere önlerinde ayakta duruyorlardı. Ben de bu ayakta duranlar arasındaydım, yanımda da Serakovskiy (Genelkurmay’da görevli bir subay, sonradan Polonya ayaklanmasına katılmış ve Muravyev’in emriyle asılmıştı.) dikiliyordu. Tartışma sırasında Serakovskiy sevinçten kabına sığmaz oldu, büyük bir heyecan yaşadı...” diye anlatır Şelgunov. Çernişevski, tezine karşıt düşüncelerle itiraz eden akademisyenlere sıkı ve kuşkuya yer bırakmayacak yanıtlar verirken, profesörlerin oturduğu koltuklarda gözle görülür bir hareketlenme yaşanıyordu. Tez, idealist estetiğin taklitçilerine korkunç bir darbe vurdu.

9,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil

30.000 yıl öncesinden bugüne sanatçılar hangi eserleri verdiler, bu eserleri yaratırken hangi fikirlerle yola çıktılar, içerisinde yaşadıkları dönem onları nasıl yönlendirdi? Ressamlar, heykeltıraşlar, mimarlar hangi malzemeleri kullandılar, hangi teknikleri uyguladılar, hangi akımları temsil ettiler, hangi üslupları benimsediler?

Güzellik nedir? Eski Yunan mimari düzenleri nelerdir? Mona Lisa’yı böylesine büyük bir sanat eseri yapan şey nedir? Sıradan bir pisuar “sanat eseri” olarak görülebilir mi?

* Venüs’ün DoğuşuNedimelerAvignon’lu Kadınlar...

* Willendorf VenüsüAgamemnon’un MaskesiDüşünen Adam...

* Stonehenge, Selimiye Camii, Guggenheim Müzesi...

* Lascaux’nun meçhul ressamı, Leonardo da Vinci, Paul Gauguin...

* Barok, ekspresyonizm, sürrealizm...

A’dan Z’ye Sanat Tarihi görsel sanatlarla ilgili tüm bu konularda okuru aydınlatmayı başaran, kapsamlı bir çalışma.

 

31,88 ₺ KDV Dahil
42,50 ₺ KDV Dahil

Toplumsal Hafıza, Mimarlık, Tarih ve Kuram, Türkiye’nin önde gelen mimarlık tarihçilerinden Uğur Tanyeli ile Erhan Berat Fındıklı’nın gerçekleştirdiği bir nehir söyleşi.

Tanyeli ve Fındıklı’nındiyaloğu, bir yandan Tanyeli’nin akademisyen, yazar, tarihçi, yayın yönetmeni ve küratör olarak uzun yıllara dayanan kariyerinin yaşamöyküsel boyutunu ele alırken, bir yandan da Türkiye’de sanat ve mimarlık tarihinin 20. yüzyılın başından günümüze uzanan macerasını irdeliyor.

Türkiye’deki mimarlık üretimi, kuramı, eleştirisi, tarihi, eğitimi ve piyasasının oluşum ve işleyiş süreçlerini şekillendiren tarihsel, kültürel, siyasi, ekonomik, toplumsal ve sosyo-psişik koşulların şaşırtıcı bir zihinsel berraklıkla ele alındığı söyleşi, giderek derinleşerek, tarihsel deneyimi bugünle buluşturarak, en geniş anlamda kültür dünyamızın sorunlarını, kodlarını, alışkanlıklarını, tabularını, açmazlarını, klişelerini çözümleyen yeni bir mimarlık ve kültür sosyolojisi yaklaşımını örneklendiriyor.

Tanyeli yeri geldiğinde bir ayrıntının, polemiğin, anekdotun, anının izini sürerek veya yeniden inşa ederek, mimarlığın eski-yeni aktörlerinden star mimarlara, akademinin bilinmeyen içyüzünden inşaat sektöründeki gelişmelere varana dek pek çok konudayorumlar, açımlamalar getirirken, zihinsel kodlarımıza; bir metni, bir mekânı, bir yapıyı okuma ve anlamlandırma biçimimizi belirleyen toplumsallık, kimlik ve temsil çoğulluğuna yönelik son derece önemli tespitlerde bulunuyor.

Toplumsal Hafıza, Mimarlık, Tarih ve Kuram, Türkiye’nin mimarlık, kültür ve sanat ortamına ilişkin yeni düşünsel gerilim alanları yaratan, disiplinlerarası bir bakış açısı sunan, yeni sorular, sorunsallar, araştırma alanları öneren, çok tartışılacak bir kitap.

 

22,50 ₺ KDV Dahil
30,00 ₺ KDV Dahil

Mitler insanoğlunun uzak geçmişine, yazılı kültür öncesine ait, nesilden nesile sözlü olarak aktarılan hikâyeler olarak tanımlanır.

Her ne kadar mitler yazı öncesi toplumların sözlü anlatımları ise de, çağlar boyunca sanat ve edebiyat alanlarında, görsel ve yazılı ürünler aracılığı ile farklı yorumlarla yaşamın içinde temsil edilmişlerdir. Doğal olarak kültürün fizik mekândaki bir yansıması olarak kabul ettiğimiz mimarlık disiplini de, toplumsal pratikleri ya da inançları sürekli kılmak adına mitlerden etkilenmiştir.

Bu kitap, ister kökeni unutulmuş uzak geçmişe kadar uzansın, ister sonradan yaratılmış olsun, mitlerin, mimari geleneklerin ve mekân yaratma pratiklerinin oluşumuna etkisini bir nebze olsun ele almaya çalışmaktadır.

16,50 ₺ KDV Dahil
22,00 ₺ KDV Dahil

Günümüz sanatını ve dünyasını anlamanın kilit figürlerinden Andy Warhol’u, sanat felsefesinin önde gelen isimlerinden Arthur C. Danto’nun kaleminden okuyoruz bu kitapta.

Danto, “Beni bir sanat felsefecesine dönüştürdü” diyerek, kendi sanat felsefesinin gelişiminde Andy Warhol’un özel bir yeri olduğunu ilan etmişti. Nedir Andy Warhol’u bu kadar özel yapan şey? Sanatın temellerini sarsan, etkisi günümüze kadar uzanan ve bir ikona dönüşmüş Warhol’un hayatı ile eserleri arasındaki bağ, Danto’nun şüpheciliği elden bırakmayan titiz araştırmacılığıyla görünürleşiyor.

Danto, bu kitabıyla Warhol ile ilgili yeni bir biyografi yazmak derdinde değil, her ne kadar kronolojik bir sıra izleyerek Warhol’un özel hayatına ait sırları deşifre etmeye çalışsa da... Paris’te bir kütüphanede Warhol’a ait siyah-beyaz bir reprodüksiyonla karşılaştığında “Bu sanat ise her şey sanat olabilir” düşüncesiyle yaşadığı sarsıntının peşine düşüyor, sanat felsefesiyle mevcut çağı anlamaya yönelerek...

Bir ressam, sinemacı, yapımcı ve yayıncı olarak Andy Warhol’un, öncüllerinden sanat eserlerine ilham ve fikir veren durum ve kişilere, o meşhur atölyesi Fabrika’daki sıradışı hayatlardan uğradığı silahlı saldırının ruh sağlığına ve sanatına etkisine, başdöndürücü bir hayat ve sanat serüvenini, sohbet edercesine anlatıyor Danto…

9,60 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
Göle, dünyayı lekenin hâkimiyetinde dolaşmaya devam ediyor. Oğuz Demiralp, Münir Göle ve Faruk Duman’ın kısa metinlerinin eşlik ettiği bu görsel başyapıtın baskı tasarımını, ünlü sanatçı Mehmet Ulusel yaptı. 
37,50 ₺ KDV Dahil
50,00 ₺ KDV Dahil

Neoliberalizmin Mimarlığı, çağdaş mimarlıktaki egemen düşünce ve uygulamaların neoliberal yönetim teknikleriyle ittifakını irdeliyor. Eleştirelliği bir yana bırakarak, açıktan piyasaya tâbi olmayı savunan mimarlık teorisi ve pratiğinin, bir yandan toplumsal denetim mekanizmalarını mekânlaştırırken, diğer yandan kendini nasıl “ilerici” olarak sunduğunu gösteriyor. Zaha Hadid, Patrik Schumacher, Rem Koolhaas ve Greg Lynn Spencer gibi mimarlık alanında büyük şöhret ve nüfuz sahibi olmuş isimlerin yazılarını ve mimari uygulamalarını derinlemesine çözümleyerek, neoliberal düşünceyle ortaklıklarını açığa çıkarıyor. Ayrıca bu yeni mimarlık teorilerinin, Deleuze, Guattari ve Bruno Latour gibi düşünürlerden devşirdikleri kavramları nasıl çarpıtarak kullandıklarını açıklıyor. Eğitim, tüketim ve çalışma hayatına ait birçok mimari projeyi araştıran Spencer, Foucault’nun düşüncelerinden de yararlanarak, çağdaş mimarlığın, neoliberalizmin itaatkâr öznellik üretimi süreçlerindeki rolünü inceliyor. 

 

22,80 ₺ KDV Dahil
28,50 ₺ KDV Dahil
75,00 ₺ KDV Dahil
100,00 ₺ KDV Dahil
  • Yeni

Resmin Tarihi
Çevirmen: Mine Haydaroğlu

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
  • Ön Sipariş Tarihi: 01.12.2017
  • Temin süresi ön sipariş tarihinden itibaren 5 iş günüdür.

Bir şeye baktığımızda ne görüyoruz? İnsana, duruma, yere göre değişen bu algı, bir şeyi görüş biçimi, ancak resimle gösterilebilir, açıklanabilir der Hockney. Resim ile kastettiği de sadece tablo değil; fotoğraf, çizim dahil her tür imgedir; ve bu anlamda resim yapan herkesin karşılaştığı bir sorunu ele alır: İnsanlar, şeyler ve mekânlar üçboyutlu olduğuna göre bunlar düz bir yüzeyde nasıl gösterilebilir, açıklanabilir? Bu amaca yönelik çabalarla ortaya çıkan sonuçlar, genelde tablo, fotoğraf, film diye tek bir kategoride sınıflandırılıyor. Ya da tarih ve üsluba göre tasnif ediliyor: Ortaçağ, Rönesans, Barok vb adlandırılan dönemlere ayrılıyor. Hockney ise bütün imgeleri; ister fırça, ister kamera ya da dijital programla yapılsın, ister mağara duvarlarında veya bilgisayar ekranında görülsün, öncelikle resim olarak niteliyor. Çevremizdeki dünyayı –ve böylece kendimizi– anlayabilmemiz için de resmin tarihine ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Resmin tarihi işte elinizdeki bu kitaptır.

Resim ve çizimler yapmak, kameralarla imgeler üretmekle geçen yaşamı boyunca edindiği bilgi ve enerjiyle sanatçı Hockney, sanat eleştirmeni Martin Gayford’la birlikte bin yıl boyunca resimlerin neden ve nasıl yapıldıklarını araştırıyor. Düz bir yüzey üzerine yapılan işaretler neden ilginçtir? Hareketsiz bir resimde hareketi nasıl gösterirsiniz? Veya tam tersi, film ve televizyonu eski usta ressamlarla nasıl bağdaştırabilirsiniz? Zamanı ve uzamı tuval ya da ekranda statik bir imgeye sığdırmanın, indirgemenin yolları nelerdir? Resimler bize ne gösterir – yalan mı söyler, gerçeği mi gösterir? Fotoğrafların gösterdiği dünya yaşadığımız, deneyimlediğimiz dünya mıdır?

Hockney ve Gayford, zengin çeşitlilikle imgeleri, örneğin Disney çizgifilmlerinden bir kareyle Japon Hiroshige’nin bir baskısını, Ayzenştayn filminden bir kareyle Velázquez tablosunu yan yana getirerek yüksek kültür ile popüler eğlence arasındaki sınırları aşıyor ve zaman ve medya arasında beklenmedik bağlantılar kuruyorlar. Hockney’nin yeni bir çığır açan Secret Knowledge (Gizli Bilgi) kitabının ardından yola devam ederek film, fotoğraf, resim ve çizimlerin birbirlerine derinden bağlı olduklarını savunuyorlar. İçgörüsü güçlü ve zihin açıcı Resmin Tarihi gerçekliğin temsiliyetine adanmış saygın çalışmaların yeni ve önemli bir halkası.

David Hockney uluslararası sanat tarihçileri tarafından takdir almış ve popüler anlamda da en beğenilen günümüz sanatçısıdır denebilir. Resim, çizim, sahne tasarımı, fotoğraf ve baskı resimler dahil neredeyse her teknikle eser üretirken bu türlerin sınırlarını da genişletmektedir. Secret Knowledge: Rediscovering the lost techniques of the Old Masters (yay. Thames and Hudson) başlıklı kitabı da büyük ilgi görmüştür.

 

Martin Gayford Spectator dergisinin sanat eleştirmeni ve Van Gogh, Constable ve Michelangelo hakkında önemli kitapların yazarıdır. Ayrıca A Bigger Message: Conversations with David Hockney, Philippe de Montebello ile hazırladığı Rendezvous with Art ve A Man with a Blue Scarf: On Sitting for a Portrait by Lucian Freud adlı kitapları Thames and Hudson tarafından yayımlanmıştır.

71,25 ₺ KDV Dahil
95,00 ₺ KDV Dahil
18,75 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
11,25 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
26,00 ₺ KDV Dahil
32,50 ₺ KDV Dahil
10,50 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
23,20 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
23,20 ₺ KDV Dahil
29,00 ₺ KDV Dahil
22,40 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil
17,60 ₺ KDV Dahil
22,00 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
52,50 ₺ KDV Dahil
75,00 ₺ KDV Dahil
38,00 ₺ KDV Dahil
50,00 ₺ KDV Dahil
7,20 ₺ KDV Dahil
9,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
20,80 ₺ KDV Dahil
26,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
11,25 ₺ KDV Dahil
15,00 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
14,40 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
14,40 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
14,40 ₺ KDV Dahil
18,00 ₺ KDV Dahil
47,20 ₺ KDV Dahil
59,00 ₺ KDV Dahil
15,20 ₺ KDV Dahil
19,00 ₺ KDV Dahil
56,25 ₺ KDV Dahil
75,00 ₺ KDV Dahil
160,00 ₺ KDV Dahil
200,00 ₺ KDV Dahil
56,00 ₺ KDV Dahil
70,00 ₺ KDV Dahil
22,40 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil
9,12 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
22,80 ₺ KDV Dahil
28,50 ₺ KDV Dahil
32,00 ₺ KDV Dahil
40,00 ₺ KDV Dahil
40,00 ₺ KDV Dahil
50,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
39,60 ₺ KDV Dahil
49,50 ₺ KDV Dahil
64,00 ₺ KDV Dahil
80,00 ₺ KDV Dahil
19,20 ₺ KDV Dahil
24,00 ₺ KDV Dahil
63,75 ₺ KDV Dahil
85,00 ₺ KDV Dahil
10,50 ₺ KDV Dahil
14,00 ₺ KDV Dahil
78,75 ₺ KDV Dahil
105,00 ₺ KDV Dahil
36,00 ₺ KDV Dahil
45,00 ₺ KDV Dahil
28,00 ₺ KDV Dahil
35,00 ₺ KDV Dahil
9,00 ₺ KDV Dahil
12,00 ₺ KDV Dahil
90,00 ₺ KDV Dahil
120,00 ₺ KDV Dahil
16,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
5,08 ₺ KDV Dahil
6,35 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
20,00 ₺ KDV Dahil
25,00 ₺ KDV Dahil
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 >