ÜRÜNÜ PAYLAŞ:

Solfej 1-Cd'siz (9789756216378)

Tedarikçi : Sun Yayınevi
İndirim Oranı : %25 İndirim
Fiyat : ₺36,00
İndirimli : ₺27,00
Toplam Stok Adedi : 5
₺3,00 'den başlayan taksitlerle
Benzer Ürünler
  • Türküler destansıdır...

    Kimisi doğrudan bir olaya dayanır, kimisi bir olaylar toplamıdır.

    Kimisi bir duyguyu aktarır: sevda gibi, kimisi bir duygular yumağıdır.

    Türküler paylaşımcıdır ve paylaşılabilirdir, tüm şoven yaklaşımlara karşın.

    Türküler kimsenin “mal”ı değildir, “herkes”indir.

    Bu “herkes” ise tarihsel ve coğrafi ortamlarda var olagelen “insan”dır.

    Kısacası türkü, “türkü” den fazla bir kültür ögesidir.

    Bu nedenle türküler “teksesli”de olsalar “çoğul”u anlatırlar. Çünkü çoğul yoğurmuştur onların mayasını.

    Türküleri “çokseslendirirken” hep bu düşünceler belirledi yaklaşımımı.

    Anlam olarak yani, aktardığı duygu, düşünce ve olgular olarak türküler zaten çokseslidir.

    Müzikal olarak ise, özlerindeki bu özellikleri biçimlerine yansır.

    Ben türküleri “çokseslendirmeye” değil, içerik ve biçim olarak içerdikleri bu “çoksesliliği” belirginleştirmeye çalıştım.

    Örneğin “Atım Araptır Benim”de olduğu gibi farklı varyantları birleştirirken, “Sarı Gelin”de olduğu gibi “farklı” kültürleri yeniden buluşturmaya çalıştım. “Çıktım Çamın Dorusuna”da ise aynı yöredeki değişik söylemleri harmanladım.

    Bir bilim olarak armoninin teori ve uygulamasında belirli kurallar olabilir ve vardır da. Ama kültür olarak “armoni” resimdeki renkler gibi, kuralları aşar, bazen de görmezden gelir ve çok basit ya da karmaşık olarak kendini yeniden var eder, böylece yaşar ve belki yeni kurallar oluşturur.

    Caz, insanlık kültürünün ortak malı olurken böyle olmadı mı?

    Başarı, kolektif çabayla olur. Eğer birileri bu çalışmaları seslendirmeye çalışır ve yıllar önce iki türküyü birleştirerek yaptığım “Ötme Bülbül” örneğinde olduğu gibi başkalarınca da paylaşılır olursa, amacıma ulaşmış olurum.

    Tabii ki beğenilmek için üretiyoruz. Ama tercihim belirleyici olanın “pop” kültüründeki gibi beğeni değil, eleştiriye değer bulunmaktır.

    Bu çalışmayı değerlendirilmeleri dileğiyle tüm türkü dostlarına sunuyorum...

    İsteğim, yorumlarıma yorum katmalarıdır...

    ₺23,25 KDV Dahil
    ₺31,00 KDV Dahil
  • Fattah Nazarov’un Piyano Konc¸ertosu en popu¨ler eserlerinden birisidir. Besteci, bu eseri kızı Gu¨lnara Nazarova ic¸in yazmıs¸ ve sahnede ilk icralarını da O¨zbekistan başta olmak üzere, yurt dıs¸ında farklı u¨lkelerde yine kızı seslendirmis¸tir. Piyano konc¸ertosunun ilk icrası kızıyla birlikte, iki piyano du¨zenlemesiyle, 1964 yılında Tas¸kent’te “Tas¸kent Baharı” C¸agˆdas¸ Mu¨zik Festivali’nde O¨zbekistan Besteciler Birligˆi salonunda gerc¸ekles¸mis¸tir. Baba ve kızı eserleri Dmitriy S¸ostakovic¸, Aram Hac¸aturyan ve digˆer 20. yu¨zyıl mu¨zik sanatçılarının da hazır bulundugˆu festival gecesinde seslendirmis¸lerdir. Konc¸erto derin izlenimler bırakmıs¸, mu¨zik camiası tarafından c¸ok bu¨yu¨k takdir go¨rmu¨s¸ ve bu nedenle Moskova dinleyicilerine de dinletilmesi yo¨nu¨nde karar alınmıs¸tır.

    Nazarov’un piyano konçertosu, son derece piyanistik ve aynı zamanda piyanonun özelliklerini çok derinden kavramak amacını güderek yazılmıştır. Bu konçerto, kompozisyonun kompakt özelliği, titiz bir klasik formunun bulunması ve bölümler arasında açık bir sınırlama olmasıyla ayırt edilmektedir. Besteci, konçerto bölümleri arasında net bir çeşitlendirme prensibini, yazım, ölçü, tempo gibi müzik ögelerini değiştirerek vurgulamıştır. Bu da icracıya, nota metnini hızlı bir şekilde öğrenme, bilme ve dramaturjisini idrak etme olanağı vermektedir. Konçerto, parlak melodik karakteri ve müzik dilinin zor olmaması nedeniyle geniş yelpazedeki dinleyiciler için anlaşılır olması ile kendini göstermektedir. Aynı zamanda parlak bir Özbek milli renkliliğine sahiptir ve bu da entonasyon, mod, ritmik ve yazım şekilleriyle vurgulanmaktadır. Orkestra, konçertoda bir eşlikçi olarak ve solistle yarış yapan katılımcı olarak önemli bir rol oynamaktadır. Orkestranın fonksiyonları çeşitlidir ve ifade gücüne sahiptir.

    ₺18,75 KDV Dahil
    ₺25,00 KDV Dahil
  • Yirminci yüzyılın büyük yıkımlarıyla kapitalist ideolojinin zihinsel-duygusal yaşamda ve kültürde yol açtığı tahribat karşısında biçimlenen eleştirel teorinin önde gelen figürlerinden T. W. Adorno müzik yazılarıyla modern müzik sosyolojisinin en etkili modellerinden birini sunar. 
    Türkçede ilk kez yayımlanan, Johann Sebastian Bach, Wagner, Schubert, Beethoven, Schönberg vb. besteciler, caz, opera, hafif ve ciddi müzik, müziğin toplumsal işlevi, kültür endüstrisindeki rolü ve açmazları üzerine yazılarını bir araya getiren bu seçki zamanının çok ötesinde düşünebilen T. W. Adorno’nun tavizsiz negatif diyalektiğinin has örneklerini kapsıyor. 
    Bir dil olarak müzik katıksız bir ada, dolaysızlığı nedeniyle insan bilgisinin erişimine tamamen kapalı olan, şeyle göstergenin mutlak birliğine yönelir. Müziğin ada yönelik ütopyacı ve aynı zamanda umutsuz çabaları onu felsefeyle ilişkilendirir ki, müzik düşüncesi tam da bu yüzden, öteki her sanat dalından daha yakındır felsefeye. 
    Günümüzde felsefeyle müziğin ilişkisi üzerine düşünmek müziğin zamansız esasının aslında bir kuruntudan ibaret olduğunun görülmesine yol açacaktır. Sadece tarih, bütün sıkıntıları ve çelişkileriyle gerçek tarih kurar müziğin hakikatini.
    ₺20,84 KDV Dahil
    ₺27,78 KDV Dahil
  • ₺48,75 KDV Dahil
    ₺65,00 KDV Dahil
  • Bu kitap Çağdaş Çoksesli Türk Müziği ve Klasik Armoni Anlayışı ile bestelenen ve düzenlenen parçalardan oluşmaktadır. Kitaptaki parçalar, başlangıç ve orta düzey seviyesindeki piyano öğrencilerinin belirli teknik kazanımları edinebilmeleri düşüncesiyle özenle oluşturulmuştur. Kitaptaki 12 parçanın 8’i özgün çalışma 4 parça ise türkü düzenlemelerinden oluşmaktadır.
    ₺19,86 KDV Dahil
    ₺26,48 KDV Dahil
< style >. async - hide { opacity : 0 ! important } < /style>